İhvan’ın onurunu koruyun

Türkiye ve Mısır arasında iki haftadır devam eden anlaşma trafiğinde sıcak gelişmeler yaşanırken olası bir anlaşmada Sisi rejimi karşısında İhvan-ı Müslimîn’in meşru hakları korunmalı.

Abdussamet Karataş
Abdussamet Karataş Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Doğu Akdeniz’deki güç çatışması 2013’ten bu yana diplomatik ilişkileri alt seviyede seyreden Mısır ile Türkiye’yi birbirine yakınlaştırdı. İki ülkenin ulusal menfaatleri yakınlaşmayı zorunlu kılarken gelinen süreçte, Türkiye’nin, Mısır’la yapacağı anlaşmayla Doğu Akdeniz’de çok önemli ekonomik kazanımlar elde edeceği muhakkak. Fakat diplomatik ilişkilerin normalleşmesi beraberinde istihbarat ortaklığını da getirecek. Türkiye’ye büyük kazanımlar sağlayacak olan bu anlaşmanın, Müslüman kardeşlerimize zarar vermemesi konusunda gereken tedbirler alınmalı.

İslam dünyasının köklü devlet geleneklerine sahip iki ülkesi Türkiye ve Mısır arasında son dönemde sıcak gelişmeler yaşanıyor. Doğu Akdeniz’deki güç çatışması 2013’ten bu yana diplomatik ilişkileri alt seviyede seyreden Mısır ile Türkiye’yi birbirine yakınlaştırdı. Bugüne dek farklı ittifaklarda ve karşıt cephelerde yer alan Mısır ile Türkiye, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon dağılımı kapsamında anlaşma masasına oturacak gibi görünüyor. Millî Gazete’nin Mısır kaynaklarından edindiği bilgilere göre, iki ülkenin de ulusal menfaatleri bu anlaşmayı zorunlu kılıyor. Gelinen süreçte, Türkiye’nin, Mısır’la yapacağı anlaşmayla Doğu Akdeniz’de çok önemli ekonomik kazanımlar elde edeceği muhakkak. Fakat diplomatik ilişkilerin normalleşmesi beraberinde istihbarat ortaklığını da getirecek. Darbeci Mısır yönetiminin, 2013 askeri darbesinin ardından terör örgütü ilan ettiği İhvan-ı Müslimîn hareketine karşı Türkiye’den bir yaptırım talep edip etmeyeceği de merak konusu. Bugüne dek İslam davasını savunduğu için hep zulümlere maruz kalan İhvan-ı Müslimîn hareketi, Sisi rejiminin siyasi hırsına kurban edilmesin.

TÜRKİYE, İHVAN’IN MEŞRU HAKLARINI KORUYARAK ANLAŞMALI

Türkiye ve Mısır; tarihi, kültürel ve en önemlisi dini bağlamda birbirine çok yakın ülkeler. Gerek kadim devlet gelenekleri, gerek nüfus zenginliği gerekse stratejik konumları itibarıyla İslâm dünyasının en gözde ülkelerinden olan Türkiye ve Mısır’ın aynı eksende siyaset yapması İslam âleminin gücünü pekiştirecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu anlamda Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri takiben iki ülke arasında yapılacak bir anlaşma hem ekonomik hem siyasi anlamda olumlu sonuçlar doğuracak. Fakat Mısır’ın başındaki darbeci yönetimin İhvan-ı Müslimîn’e yönelik zulümleri göz önüne alındığında Türkiye’nin daha temkinli davranması gerektiği göz önünde duruyor. İslam âleminin önde gelen ilim otoriteleri, Türkiye’nin darbeci Sisi rejimi karşısında İhvan-ı Müslimîn’in meşru haklarını korumaya devam etmesi yönünde kanaat belirtiyor.

TÜRKİYE ISRARCI, MISIR TEMKİNLİ

Mısır- Türkiye arasında 2 haftadır devam eden anlaşma trafiğinde, Türkiye’nin ısrarcı, Mısır’ın ise temkinli davrandığı gözleniyor. Mısır istihbarat kaynakları Türkiye’nin Mısır ile olan iş birliği planlarını tartışmak için bir toplantı önerdiğini aktardı. Teklifin Türkiye’den gitmiş olması Türkiye’nin anlaşmada ısrar ettiği tezini destekliyor.  Öte yandan Türkiye ile Mısır arasındaki normalleşme sürecinde Kahire yönetiminden dikkat çekici bir açıklama da geldi. Darbeci Mısır hükümetinin Dışişleri Bakanı Samih Şükri, Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkinin detaylarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Normal diplomatik çerçeve haricinde bir iletişim yok. Eğer Mısır’ın prensiplerine ve hedeflerine Türkiye uyum sağlayacağını gerçek hamlelerle gösterirse ilişkilerin normale dönmesi için zemin hazırlanabilir” dedi.

ERDOĞAN RABİA’YI UNUTTU MU? MISIR’LA SIKINTIMIZ YOK!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2013 yılında Mısır’da gerçekleşen askeri darbenin ardından, Sisi yönetimine karşı açık tavır almıştı. Muhammed Mursi’yi destekleyen Erdoğan, seçim meydanlarında partisinin sembolü haline getirdiği  ‘Rabia işareti’ uzun yıllar gündemde kalmıştı. Erdoğan geçtiğimiz sene 23 Haziran’daki İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı seçimlerini Muhammed Mursi’nin şehadetiyle ilişkilendirerek, “Pazar günü Sisi mi diyeceğiz, Binali Yıldırım mı? Mesele bu kadar önemli” şeklinde tartışılan ifadeler kullanmıştı. Erdoğan’ın son konuşmasında, Mısır’la ilişkileri normalleştirmek için oldukça hevesli ve ısrarcı olduğu gözlendi. Erdoğan içinde tek bir kelime dahi ‘Rabia ve Mursi’ ifadelerinin geçmediği son konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Mısır’la istihbari, diplomatik ve ekonomik olarak işbirliği sürecimiz devam ediyor. Sıkıntı söz konusu değil. Bu en üst düzeyde değil de, bir tık altında devam ediyor. Gönlümüz ister ki Mısırla olan bu süreci çok daha güçlü devam ettirelim. Bu istihbari, diplomatik ve siyasi görüşmeler netice verici olduktan sonra bunu daha ileri taşırız. Mısır halkıyla Türk milletinin ayrı olması söz konusu değil. Mısır halkını Yunanistan’ın yanına yerleştirmek söz konusu değil.”

ÇAVUŞOĞLU: “DİPLOMATİK TEMASLARIMIZ BAŞLADI”

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ise, 12 Mart’ta dış politikaya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söylemişti: “Anlaşmaya ilişkin Mısırlılardan herhangi bir ön koşul gelmedi. Bizden de herhangi bir ön koşul şu anda gitmedi. Ama yıllarca bağlar kopuk olunca bir günde hiçbir şey olmamış gibi hareket etmek de o kadar kolay olmuyor. Yavaş yavaş görüşerek, bir yol haritası belirleyerek ve o konularda adım atarak oluşuyor. Yıllardır ister istemez bu kadar kopukluk olunca bir güven eksikliği de oluyor. Bu normal, iki tarafta da olabilir. O nedenle belli bir strateji, yol haritası çerçevesinde görüşmeler oluyor, devam ediyor. Mısır ile hem istihbarat düzeyinde hem de dışişleri bakanlıkları düzeyinde temaslarımız var. Diplomatik düzeyde temaslarımız başladı.”

AKAR: “BÖLGESEL BARIŞ VE İSTİKRAR İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM”

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da Mısır ile son dönemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, “Mısır’ın Akdeniz’de hidrokarbon arama ihalesinde, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’e bildirdiği deniz yetki alanları sınırlarına saygılı davranması, değerli ve bölgesel barış ve istikrar için de önemli bir adımdır. Bu yaklaşım ve son gelişmeler, her iki ülkenin ve diğer bölge ülkelerinin de yararınadır. Kültürel ve tarihsel bağlarımıza yakışan da budur” ifadelerini kullandı.

İHVAN ÇOK ACILAR ÇEKTİ! BİR DARBE DE TÜRKİYE’DEN YEMESİN

İhvan-ı Müslimîn hareketi kurucu lideri Hasan el Benna ve fikir adamı Seyyid Kutup’un gayretleriyle ve azimli mücadeleleriyle kök saldı. Bu iki İslam önderi, ülkede İslâmi gelişimi istemeyen Mısır’ın işbirlikçi idarecileri tarafından şehit edildi. İhvan-ı Müslimîn mensupları bir asırdır süren İslami mücadelede hep baskı ve zulme maruz kaldı. Son olarak darbeci Sisi 2013 yılındaki askeri darbenin hemen ardından İhvan-ı Müslimîn’i terör örgütü ilan etti ve İhvan mensuplarını hukuksuz yargılamalarla cezaevlerine attı. 2013’ten bugüne yüzlerce İhvan mensubu idam edilirken İhvan liderleri başta olmak üzere yüzlerce masum Müslüman cezaevinde tedavi olamadıkları için çeşitli hastalıklardan dolayı vefat etti. Mısır’ın meşru Cumhurbaşkanı Muhammet Mursi de mahkeme salonunda kalp krizi geçirerek şehit oldu. Darbeci Mısır yetkilileri, Mursi’nin kalp krizini geçirmesini seyretmiş ve tıbbi müdahalede bulunmayarak Mursi’yi adeta ölüme terk etti. Sisi’nin zulümlerinden kaçan binlerce Mısırlı başta Türkiye olmak üzere çeşitli ülkelere sığınmak zorunda kaldı.

17 Mar 2021 - 04:30 - Dünya

Muhabir Abdussamet Karataş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?