Reklamı Kapat

FETÖMETRE nedir? FETÖ neden Cihat Yaycı'ya saldırıyor?

FETÖMETRE'yi görevde iken geliştiren Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı istifa etmesine rağmen FETÖ'cülerin saldırısı sürüyor. Peki FETÖ neden Cihat Yaycı'ya saldırıyor?

+3
Haber albümü için resme tıklayın

Son günlerde yurtdışına kaçmış FETÖ mensuplarının organize ettiği bir kitle, Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı ve BAU DEGS kurumuna karşı sistemli ve kitlesel bir saldırı yapıyor. Başta Türk Ordusu olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti kurumlarına kumpaslar kuran ve Türk askeri ve bürokratlarını iftiralarla yıpratmaya çalışan kaçak FETÖ tüm güçleriyle Doç. Dr. Cihat Yaycı’ya saldırıyor. FETÖ'nün sistematik bir şekilde Doç.Dr. Cihat Yaycı’ ya saldırmasının birden fazla önemli nedeni var.

FETÖ'nün tüm gücüyle saldırdığı ve hedef aldığı Doç. Dr. Cihat Yaycı’nın çalışmalarından bazıları şu şekilde:

FETÖMETRE

Tümamiral Cihat Yaycı’nın da vurguladığı gibi; “Fetö bir terör örgütünden ötede bir casusluk örgütüdür.” Fetö militanları kendilerini gizleme hususunda oldukça başarılıdır. Gizlenme ve casusluk dersleri Fetö’nün örgüt evlerinde başlar. Örgüt evinde kalan öğrencilere, ışıkların nasıl yakılacağından perdelerin nasıl çekili olacağına kadar her yöntem tarif edilir.

Devletin değişik kademelerinde yer alan (Ordu, polis, bürokrasi vs.) Fetöcülerin gizlenebilmeleri için her yol serbesttir. Terörist başı Gülen ’in sözde fetvaları doğrultusunda devlet kademelerine sızan militanların ortama uyum sağlamaları ve göze batmamak için sosyal olmaları emredilmiştir. Bu doğrultuda Fetö, devlet kadrolarına sızan militanlarından, kokteyl, içki, kadın gibi konularda ortama uyum sağlamalarını emreder.

Gizlenme ve uyum sağlama gibi casusluk konularında uzmanlaşan Fetö militanlarının, 15 Temmuz’un ardından Ordu ve bürokrasiden temizlenmesi zorlu ve titizlik isteyen bir ihtiyaç haline geldi. Tümamiral Cihat Yaycı, Fetö mensuplarının itirafları, örgüt elemanlarının ortak noktaları ve elde ettiği kurumsal tecrübelerini ters mühendislik yönteminde kullanarak örgütün yapısını ve işleyişini çözen bir sistem geliştirdi. “Fetömetre” olarak isimlendirilen karar destek ve inceleme sistemi oldukça başarılı sonuçlar verdi. 66 ana ve 290 adet alt kritere sahip Fetömetre sistemi sayesinde; Fetö’nün sınav usulsüzlükleri çözüldü, yüzlerce sivil mahrem imam deşifre edildi, kendisini 15 Temmuz’dan sonra bile gizlemeyi başaran ordu içindeki terör örgütü üyeleri açığa çıkartıldı ve bir kısmı da itirafçı oldu.

Fetömetre sistemi, büyük bir casusluk ağı kurarak tıpkı Hasan Sabbah’ın Haşhaşileri gibi faaliyet yürüten Fetö militanlarını deşifre etti. Örgütün sınav usulsüzlüklerini açığa çıkarttı ve uzun yıllar kendisini gizlemeyi başaran yüksek kademelerdeki Fetöcüleri bile deşifre etti. Diğer yandan, Fetömetre sayesinde örgütün tüm yapılanması çözülmeye başladı. Ordu içindeki Fetöcülerin yanı sıra bu kişilerle iltisaklı olan sivillerde tespit edildi ve örgütün hücrelerinde çözülmeler başladı.

Özellikle Fetö yapılanmasını açığa çıkartması ve örgütü çözümleyerek casusluk yapılanmasını tüm detaylarıyla ifşa etmesi nedeniyle Tümamiral Cihat Yaycı, terör örgütünün ana hedefi haline geldi. Fetö’nün medya ayağını oluşturan ve yurt dışına kaçan sözde gazeteciler vasıtasıyla Tümamiral Cihat Yaycı ’yı hedef alan organize trol saldırıları düzenlendi. Diğer yandan, yurt dışına kaçan teröristler doğrudan Tümamiral Cihat Yaycı ’yı tehdit etmeye başladı. Örgüt yapısının çözümlenmesi ve Fetöcülerin açığa çıkartılması örgütte büyük rahatsızlık ve endişe yarattı. Gizli elemanları ve mahrem imamları açığa çıkan örgütün endişeleri giderek arttı. Bu endişe ve korkuya paralel olarak Cihat Yaycı’ya karşı yürütülen alçak saldırıların dozu da arttı. Gizli faaliyetleri ve çok güvendikleri organizasyonları ifşa edilen Fetöcüler, bu durumu hazmedemiyor. Cihat Yaycı’ ya neredeyse tüm sosyal medya platformlarından her türlü alçaklığı içeren organize saldırılar düzenliyor ve tehditler savuruyorlar.

MAVİ VATAN

“Mavi Vatan” kavramının kitleselleşmesi ve devlet parolası haline gelmesinde, Tümamiral Cihat Yaycı ’nın özel çabaları ve akademik çalışmaları temel oluşturmaktadır. BAU DEGS kurumu ise yaptığı akademik faaliyetlerle hem Türkiye’nin haklarını savunacak kanallar yaratıyor hem de stratejik perspektifler oluşturarak Türkiye’nin menfaat alanlarını sürdürülebilir hale getiriyor.

Diğer yandan, Cihat Yaycı’nın tarihsel veriler ve milli bakış açısıyla kullanıma kazandırdığı “Adalar Denizi” gibi kavramlar sayesinde ifade ve söylemlerde de milli bir duruş ortaya çıkıyor. Cihat Yaycı, yabancıların kavramlarıyla milli haklarımızın savunulamayacağını vurguluyor ve Türk vatanının meseleleri için Türk kavramlarını devreye sokuyor. Cihat Yaycı, diplomasi kanallarının genişletilmesi için çağrılarda bulunuyor, Türkiye-Libya Denizcilik Antlaşması gibi Türkiye’nin lehine olacak stratejik hamlelerin teorik zeminlerini oluşturuyor. Cihat Yaycı’nın liderliğindeki BAU DEGS ise akademik, stratejik ve hukuki fikirlerin mutfağı olarak Türkiye’ye hizmet ediyor.

Bu çaba ve çalışmalar sonucunda, Yunanistan’ın Adalar Denizi’ndeki hukuksuzlukları ifşa oluyor. Doğu Akdeniz’de Türkiye aleyhinde gelişen planlar bozuluyor ve Türkiye, Cihat Yaycı ’nın deyimiyle “kendi üzerindeki oyunları bozan ve küresel bir oyun kurucu adayı” konumuna yükseliyor.

Değindiğimiz ve değinemediğiz, Türkiye çıkarları doğrultusunda yürütülen sayısız çalışma ve faaliyetleri nedeniyle Cihat Yaycı ve BAU DEGS, gerek oyunları bozulan güçlerin gerekse bu güçlerin piyonu olan FETÖ’nün hedefi olmuş durumda. Yunan medyası ile ağız birliği yapan firari Fetöcüler, sosyal medyadaki Yunan trolleriyle organize saldırılar düzenleyerek hakaret ve iftira kampanyaları yürütüyor. Cihat Yaycı üzerinden Türkiye’nin Doğu Akdeniz faaliyetlerini ve diplomatik hamlelerini de hedef alan Fetö militanları ve trolleri, Türkiye aleyhtarı ajandaları için kamuoyu oluşturmaya çalışıyor. 15 Temmuz’un ardından Fetöcü militanların sığındığı Yunanistan’da bu militanları kendi ajandası için kullanıyor. Fetö, Dhkp-c ve PKK üyelerine kucak açan Yunanistan, kucak açtığı bu teröristleri sosyal medyada sahaya sürerek, Cihat Yaycı’ ya yönelik saldırıları organize ediyor.

DİPLOMASİ VURGUSU

Doç. Dr. Cihat Yaycı’nın en önemli ve dikkat çeken vurgularından birisi de “diplomasi” hususudur. Doğu Akdeniz’deki ittifakın genişletilmesi ve Türkiyesiz bir Doğu Akdeniz planına karşın etkin mücadele stratejilerinin ortaya konmasını vurgulayan Doç. Dr. Cihat Yaycı, diplomasinin ve uluslararası kanalların, Türkiye karşıtı ülkelere ve terör örgütlerine karşı etkin kullanımını her fırsatta vurgulamaktadır.

Yunanistan’ın yaptığı hukuksuzlukların uluslararası platformlara taşınması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Cihat Yaycı, diplomasi ve uluslararası adalet mercilerinin de devreye sokulmasını vurgulamaktadır. Diğer yandan, kamu diplomasisi hususunda da öneriler sunan Doç. Dr. Cihat Yaycı ’nın bu yaklaşımları “Türkiyesiz bir Doğu Akdeniz” isteyen odakları ciddi derecede rahatsız etmekte.

Diplomasi vurgusunun bir başka boyutu da Fetö ile mücadelede karşımıza çıkmaktadır. FETÖ, uluslararası ilişki ağı ve etkinliği en güçlü terör örgütlerden biridir. Okulları, düşünce kuruluşları ve oluşturduğu milyarlarca dolarlık sermayesiyle birçok devlete ve uluslararası kuruma nüfuz edebilmektedir. ABD’de yürüttükleri lobi faaliyetleri ve uluslararası platformlar üzerinden geliştirdikleri algı operasyonlarıyla Türkiye aleyhinde onlarca faaliyet yürütmekteler. Lobi faaliyetleri, grift ilişki ağı ve sermayesi bu denli büyük olan bir terör örgütüyle klasik terörle mücadele yöntemleriyle savaşılamaz. Bu noktada ise; Doç. Dr. Cihat Yaycı, Türkiye’nin uluslararası nüfuzu ve etkin diplomasi faaliyetini vurgulayan bir strateji sunuyor. Kamu diplomasisi ve devlet nüfuzunun etkin kullanımı sayesinde Fetö’nün uluslararası alanda deşifre edilebileceğini ve Türkiye üzerinde yürüttükleri algı operasyonlarının da etkin kamuoyu oluşturma yöntemleriyle bertaraf edilebileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Cihat Yaycı ’nın bu tavsiyeleri de eli kanlı örgüt Fetö’yü rahatsız ediyor.

Özellikle FETÖ’nün bu rahatsızlığını sosyal medyadan da gözlemlemek mümkün. Doç. Dr. Cihat Yaycı, “FETÖ’nün sınav usulsüzlüklerini, örgüt içinde gerçekleşen Türk örf ve adetlerine son derece zıt evlilikleri, örgütün devlete nasıl sızdığını ve insanları nasıl kullandığı..” gibi onlarca konuyu kanıtlarıyla anlatmasının ardından FETÖ, piyonları ve militanları aracılığıyla en aşağılık ve alçak saldırı faaliyetlerine başladı. Ulusal bazda yarattığı algı faaliyetleri ve küresel bazda oluşturduğu sözde “hizmet” imajının deşifre edilip, açığa çıkmasından korkan FETÖ, odağına Doç. Dr. Cihat Yaycı’yı koyarak her türlü seviyesizliği içeren saldırı ve tehdit dolu alçaklığa imza atmakta.

16 Mar 2021 - 20:48 - Aile & Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?