Reklamı Kapat

Çarpıcı araştırma! Enerji kaynakları kimin iştahını kabartıyor?

Küresel güçlerin adeta at oynatmak istediği Doğu Akdeniz bugünlerde en çok konuşulan konular arasında. Peki, emperyalist güçler Doğu Akdeniz’de ne planlar yapıyor?

Büyütmek için resme tıklayın

Saadet Partisi Başkanlık Divanı Üyesi İlyas Tongüç ve Prof. Dr. Sencer İmer’in yaptığı araştırma, bu konuda gerçekleri gözler önüne seriyor.

Milli Gazete yazarı Adnan Öksüz, bugünkü yazısında bu araştırmayı kaleme aldı.

İşte, Adnan Öksüz’ün, “İlyas Tongüç ve C. Sencer İmer’in önemli araştırması!” başlıklı yazısı:

“Önümde son derece titizlikle hazırlanmış, hemen her satırında büyük bir çaba ve gayretin besbelli olduğu bir kamuoyu araştırması var; “KKTC Kamuoyunun Doğu Akdeniz’de Enerji Politikaları Algısı.” (TrncPublıcOpınıon On EnergyPolıcıesInTheEasternMedıterranean).

Araştırmayı hazırlayanlar, Saadet Partisi Başkanlık Divanı Üyesi İlyas Tongüç ve Prof. Dr. Celalettin Sencer İmer. Çalışmada, İlyas Tongüç’ün Ufuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda yaptığı yüksek lisans tez çalışmasından yararlanıldığını da ifade edeyim.
İlyas Tongüç, Milli Görüş’te önemli görevler üstlenmiş bir kurmay. Yıllarca Milli Gençlik Vakfı, Anadolu Gençlik Derneği Başkanlığı görevini üstlendi, halen de dediğim gibi Saadet Partisi Başkanlık Divanı Üyesi. MİLKO (Milli Görüşçü kuruluşlar) Genel Sekreteri. Gerçekleştirdiği diğer araştırmaları ile dikkat çeken bir isim, İlyas Bey.
Prof. Dr. Celalettin Sencer İmer deseniz, Sencer Bey de öyle. Saygın bir akademisyen ve araştırmacı. Erbakan Hoca’mızın yakın çalışma arkadaşlarından. Enerji uzmanı. ESAM’daki tematik konferanslarından biliyoruz.
Dolayısıyla bu iki önemli ismin yaptığı araştırma önüme gelince daha bir dikkat kesildim.
*
Doğu Akdeniz, son dönemde ağırlıklı olarak gündemde olan, bugünlerin de sıcak dış politika konularından.
Doğu Akdeniz’in bu kadar gündemde olmasının ve zaman zaman gerilimli ortamlar meydana gelmesinin temel nedenlerinden birisi hiç kuşkusuz bölgede yer alan enerji kaynakları…
Tam da böyle bir konjonktürde İlyas Bey’in (Sencer Bey’le birlikte) hazırlamış olduğu tez “cuk” diye oturdu, gündeme…
Sizin kadar ben de merak ettim, tezde hangi vurgular var? KKTC halkı bütün bu olup bitenlere ne diyor, nasıl bakıyor?
O zaman hep beraber bakalım mı; bu ehemmiyetli tezde neler, hangi hususlar var?
*
Çalışmanın girişindeki ifadeler de önemli. Birkaç notla sunmak gerekirse;

* Doğu Akdeniz havzası tarih boyunca büyük devletlerin stratejik, jeopolitik ve ekonomik önem atfettikleri ve bu sebeple adına güç mücadelelerine giriştikleri bir bölge. Son dönemde ise yeni keşfedilen yeraltı hidrokarbon kaynakları nedeniyle büyük ilgi odağı.

* Küresel güçler hem bölgedeki siyasi istikrarsızlıklara müdahil olabilmek hem de bölgeden geçen ticaret yolları ile enerji nakil hatlarının güvenliğini sağlamak, bölge ülkeleri ise keşfedilen enerji kaynaklarından kendi paylarına düşeni belirleyebilmek ve artırmak amacıyla bölgeye yönelik yoğun diplomatik faaliyet gerçekleştirmekte.

* Tüm bu siyasi, askeri ve ekonomik diplomasi mücadelesinin merkezinde, bölgede müdahillik peşinde olan tüm tarafların politikalarının bir parçası olan Kıbrıs Adası bulunmakta. Adanın bölünmüşlüğünün ve bölge ülkeleri arasındaki diplomatik ilişkilerin belirlediği diplomatik kamplar, tam da bu noktada teşkil olunmuş durumda.

* Bir tarafta Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ( GKRY), İsrail, Mısır ve Yunanistan (Avrupa Birliği), diğer tarafta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Türkiye ve Libya, Doğu Akdeniz’de enerji politikaları odaklı ve Kıbrıs merkezli yeni bir ekonomik, diplomatik ve uluslararası hukuksal mücadelenin içerisinde...

ENERJİ YATAKLARI İŞTAHLARINI KABARTIYOR!

İlyas Tongüç ve C. Sencer İmer’in araştırması, Doğu Akdeniz’de enerji potansiyeli hususunda önemli verilere işaret etmekte. Şöyle ki;

* 2010 yılında ABD Jeoloji Araştırmaları Merkezi’nce yayınlanan bir raporda, “Filistin, İsrail, Lübnan, Suriye, KKTC ve GKRY’ni kapsayan Levant Havzası’nda yaklaşık olarak çıkarılabilir 1,7 milyar varil petrol rezervi ve yaklaşık 3,45 trilyon metreküp doğal gaz rezervi bulunduğu” açıklandı.

* Esasen Akdeniz gazı 1999 yılında İsrail kıyısı ve Filistin topraklarındaki Noagaz sahasında doğal gazın keşfi ile başladı, ardından 2000 yılında Mari-B rezervi bulundu.

* 2009’da DelekGroup ve NobleEnergy İsrail sularında Tamar alanını keşfetti, 2010 yılında ise son on yılın en büyük derin deniz keşfi olan Leviathan sahasında gaz bulundu.

* Aralık 2011’de Kıbrıs’ın güney kıyılarında Afrodit alanı keşfedildi, 2015 yılında şu ana kadarki en büyük rezerv olan Mısır’daki süper dev Zohr sahası bulundu.

* Dünya üzerinde kanıtlanmış doğalgaz rezervinin toplam 198,8 trilyon metreküp, Ortadoğu’daki doğalgaz rezervi toplamının da 75,6 trilyon metreküp olduğu düşünüldüğünde, Doğu Akdeniz’de bulunan kaynakların küresel politikayı etkileyecek bir büyüklükte olmadığı belli. Ama elbette önemli…

* ABD, Doğu Akdeniz’de dünya hâkimiyetini sürdürme, deniz ticaret yollarının açık tutulması ve İsrail’in güvenliği için varlık göstermekte. Bunda en küçük bir kuşku yok. Özellikle terör devleti İsrail’in güvenliği olmazsa olmazlardan… Arap ülkelerinin yeraltı ve yerüstü kaynaklarını İsrail’in aleyhine gelişmeyecek ve güvenlik sorunu oluşturmayacak seviyede tutulması asıl hedeflerden biri.

* ABD’de Kongre’nin onayladığı “Doğu Akdeniz’de Güvenlik ve Enerji Ortaklığı Sözleşmesi”, ABD, Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs arasında, enerjiyi de içeren ancak daha geniş askeri, ekonomik ve diplomatik işbirliğini garanti altına almakta. Sözleşme, ilgili ülkelerin bölgede bir taraftan Rusya’yı diğer taraftan da Türkiye’yi dengeleme amacı gütmekte.

*Bütün bunlardan benim çıkardığım sonuç şu; bölgedeki enerji kaynakları emperyalist güçlerin iştahını kabarttıkça kabartmaktadır.

RUSYA, TARİHİ EMELLERİNİN PEŞİNDE!

* Araştırmanın önemli bölümlerinden biri de kuşkusuz Rusya. Rusya artık klişeleşmiş ancak geçerliliğini hâlâ koruyor görünen, Doğu Akdeniz özelinde, sıcak denizlere inme emelinden vazgeçmiş değil! Yanı sıra, kara emniyetini güneyden sağlamaya, etki ve ilgi alanını genişletmeye ve bölgede gücünü artırmaya yönelik çabalar içinde olmakta olan bir ülke olarak dikkat çekmekte, Rusya.

* Rusya’nın Suriye ve Libya’da Türkiye ile rakip tarafları destekliyor olması bölgedeki varlığını artırma uğraşlarını daha görünür kılmakta.

* Türkiye ile mülteci krizinde karşı karşıya gelinen durumlar ve enerji krizinin bölgede çatışmaları tetikliyor oluşu da AB’yi soruna taraf olmak konusunda cesaretlendirmekte.

(Devam edecek.)

10 Mar 2021 - 16:33 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?