Meral Akşener'den Erdoğan'a: Hayırdır Rabia'yı öksüz mü bırakıyorsun

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin haftalık grup toplantısında açıklamalarda bulundu. İktidara ekonomi ve dış politika konuları başta olmak üzere eleştiriler getirdi.

Büyütmek için resme tıklayın

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin haftalık İYİ Parti Grup Toplantısı'nda konuştu. Akşener, kendisi hakkında sosyal medyada başlatılan 'Fosforlu Meral' tabelasına tepki gösterdi. Bu tabelanın nereden çıktığını 5 yıl önce birlikte yol yürüdükleri arkadaşlarının bildiğini belirten Akşener, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli için "Ben onu korurken 1 yol boyunca gelen giden herkese bunu söyledi" dedi.

Akşener'in konuşması özetle şöyle:

İLİŞKİLER DEVLET ESASLI YÜRÜTÜLMELİDİR: İktidarı, bulduğumuz her fırsatta, her mecradan defalarca uyardık. Devlet yönetiyorsunuz. Devleti yönetmek, ülkemizin ve milletimizin çıkarlarını gözetmeyi ona göre hareket etmeyi gerektirir. Özellikle uluslararası ilişkilerde, şahsi dostluklarınızı değil devletler arası ilişkiyi esas alın. Devlet Başkanları ile dostluk elbette önemlidir ama iki ülke arasındaki ilişki, liyakatli diplomatlarla, devlet esaslı yürütülmelidir. Peki dinlediler mi? Hayır.

ELİMİZDE KALA KALA RABİA İŞARETİ KALDI: Sayın Erdoğan ne yaptı? Tüm dış politikamızı, şahsi kankalıklarına endeksledi. Suriye ile ilişkiler bu zeminde yürüdü. Rusya’yla, ABD’yle, hatta bir dönem Almanya ve İtalya’yla ilişkiler hep aynı kafayla yürütüldü. Mısırla olan ilişkilerimiz de aynı zihniyetin kurbanı oldu. Mursi’ye kankam dedi, Sisi’ye tavır aldı, büyükelçi çekti, iş dünyamızın, milyar dolarlık ticareti ve yatırımları heba olup gitti. Doğu Akdeniz meselesindeki kilit rolü hesaba katılmadan, Mursi ile olan arkadaşlık her şeyin önüne geçti ve gelinen noktada, birçok Müslüman ülke gibi, Mısır da Doğu Akdeniz meselesinde, Yunanistan’dan yana saf tuttu. Kala kala elimizde ne kaldı? Dört parmakla yapılan Rabia işareti kaldı.

HAYIRDIR RABİA'YI ÖKSÜZ MÜ BIRAKIYORSUN?: Ama bugünlerde bir şeyler oluyor. Savunma Bakanı çıktı, Mısır’la tarihi ve kültürel birçok ortak değerimiz var önümüzdeki günlerde farklı gelişmeler olabilir dedi. Ardından, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü çıktı Mısır ve diğer Körfez ülkeleriyle, bölgesel barış ve istikrar için yeni bir sayfa açılabilir dedi. Şimdi ben de, doğal olarak soruyorum. Sayın Erdoğan bu konuları Bakan ve Sözcü’ne açtırarak, nabız mı yokluyorsun? Hayırdır Sayın Erdoğan Rabia’yı öksüz mü bırakıyorsun? Mısır’la bu inatlaşma olmasaydı Doğu Akdeniz konusunda, emin olun, elimiz daha da güçlü olabilirdi. Bundan 5 yıl önce, aynen şöyle demiştim. Rabia'yı, Esma’yı, Suud ve Katar’ın para sofralarında bırakılıp geldiler. Yoksa tarih, tekerrür mü ediyor? Rabia’yı bu kez de Sisi’nin sofrasında mı bırakıyorsun Sayın Erdoğan?

ZİKZAKLARININ BEDELİNİ TÜRKİYE'YE ÖDETEMEZSİN: Sayın Erdoğan böyle devlet yönetilmez. Kişisel ilişkilerinin ve kaprislerinin bedelini bu millete ödetemezsin. Zikzaklarının bedelini Türkiye’ye ödetemezsin. Madem bu noktaya gelecektiniz, Türkiye’ye bunca kaybı niye yaşattınız? Hem diplomatik alanda hem askeri alanda hem de ticari anlamda bunun hesabını kim verecek? Öyle yeni sayfa açıyorum diye işin içinden sıyrılamazsın. Önce, bu başarısızlığın sorumluluğunu alacaksın. Önce çıkıp milletimizden özür dileyeceksin. Ancak ondan sonra şayet milletimizin menfaatineyse yeni sayfa açabilirsin.

UTANMA, SIKILMA VAR MI?: İktidar, ABD ve AB alışverişte görsün mantığıyla her gün kürsülerden yepyeni reformlar, ultra inovatif eylem planları dahiyane ekonomik programlar açıklayadursun aslında akılları fikirleri hala “Beşi Biyerdenin” keyfinde menfaatinde. Hala “mahşerin 5 müteahhidinin” kasasına ne aktarabilirler, onun hesabındalar. Geçtiğimiz hafta Meclis’e bir yasa tasarısı getirdiler. Köprüden geçenin de geçmeyenin de havaalanından uçanın da uçmayanın da hastanede yatanın da yatmayanın da para ödediği meşhur hazine garantili KÖİ projelerini biliyorsunuz. Ağalara, bu işlerdeki garanti yetmemiş olacak. Şimdi de yurtdışından alacakları kredilere de hazine garantisi vermek istiyorlar. Bugüne kadar birçok şirketin 127 milyar lira borcunu üstlenmek zorunda kalan hazineye 50 milyar liralık yeni bir yük daha bindirecekler. 83 milyon vatandaşıma 53 milyar lira, 5 saray müteahhidine 177 milyar lira… Utanma, sıkılma var mı? Elbette yok. Buradan bir kez daha ilan ediyorum. Türkiye’nin imkanları var, kaynakları var. Eksik olan adil bir yönetim ahlaklı bir iktidar.

ÇİN ZULMÜNE NE ZAMAN SES ÇIKARACAKSIN?: Bu iktidar ülkesine de milletine de milletinin değerlerine de yabancılaştı. Aylardır soruyoruz. Doğu Türkistan’daki Çin zulmüne, ne zaman ses çıkaracaksın? diyoruz. Hira Dağı kadar Müslümanım diyen gökyüzüne bakıp ıslık çalıyor. Tanrı Dağı kadar Türküm diyen de masanın altına saklanıyor. Mısırlı Rabia’dan slogan üretenler aynı parmakları Çin’e sallamaya korkuyorlar. Hafta sonu, Doğu Türkistan’daki camilerden gelen görüntüleri izlemeyeniniz yoktur. Görüntülerde insanlar yiyip, içip eğleniyorlar, dans ediyorlar. Çin yönetimi, Kaşgar’daki camilerimizi, ibadethaneleri turizm tesisi olarak değerlendirme kararı aldı. Birçok mescit ve camii, kafe ve restorana dönüştürüldü. Sayın Erdoğan ve medyasının, “Dolmabahçe Camii’nde içki içtiler” fantezisi dost gördükleri Çin’de gerçek oldu. Sayın Erdoğan camiler bizim kutsalımızdır. Kutsal değerler, senin siyasi pozisyonuna göre unutacağımız, veya hatırlayacağımız şeyler değildir. Yarınki Mehmet Akif Ersoy anmasına davet etmeyi biliyorsun ama İstiklal Şairimiz ne yazmış diye merak edip de, iki satır okumamışsın.

KÜÇÜK ORTAK PERİNÇEK'İN ELİNDE ESİR: Çin’de kardeşlerimiz eziliyor Sayın Erdoğan. Mabedimize, namahrem eli uzanıyor. Ne zaman iki çift laf edeceksin? Ne zaman, bir avuç doların hesabını, elinin tersiyle itip, Mabedimin göğsüne uzanan eli sıkmam diyeceksin? Haydi küçük ortak, Perinçek’in elinde esir, onu anladık. Koltuk uğruna, Türklük Davası’ndan caymış, onu da anladık. Peki bu eziklik bu boynu büküklük 5000 yıllık Türk Devleti’nin Cumhurbaşkanına yakışıyor mu? Hiç mi utanmıyorsun? Hiç mi sıkılmıyorsun? Yazıklar olsun.

SEN O YOLLARDAN GELİRKEN BEN DÖNÜYORDUM: Bunlarda ne utanma kalmış, ne de sıkılma kalmış. Biliyorsunuz son dönemde yeni bir alışkanlıkları var. Neymiş, İYİ Parti pkk ile iş birliği yapıyormuş. Kendine oy vermeyen vatandaşına terörist deyip bela okuyacak kadar şirazesinden çıkan bu zihniyetin, bize de terörist demesini elbette yadırgamıyoruz. Bunların da zihniyeti böyle işte, ne yapalım. Son dönemde hızla büyüdüğümüzü milletimizin İYİ Parti’ye ilgisini gördükleri için akıllarınca yalanla, iftirayla yolumuzu şaşırtacaklar. Sayın Erdoğan sen o yollardan gelirken, ben dönüyordum. Şimdiye kadar, önümüze çıkardığın her engeli aştık, her yalanı yendik, her tuzağı bozduk. Bundan da evelallah bileğimizin gücü, alnımızın akıyla çıkarız. Nitekim, kurban olduğum Yüce Allah yalanın, yalancının, kötünün yanına kar bırakmıyor işte.

KÜÇÜK ORTAĞIN O PULLA İMRALI'DAKİ ARKADAŞINA MEKTUP GÖNDERSİN: Bilin bakalım ne oldu? Papa, geçtiğimiz hafta Irak’ın kuzeyine bir ziyarette bulundu. Barzani yönetimi de, Papa’nın ziyareti anısına bir pul bastırdı. Ne var pulda? Papa’nın başının üzerinde bir harita. Nerenin haritası bu? Sözüm ona Kürdistan haritası. Peki nereler var bu haritada? Irak’ın kuzeyinin dışında, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’nun bir bölümü. Hani yerel seçimlerde, Sayın Erdoğan vatandaşa İşte Kürdistan orada, Irak’ta, beğenmiyorsan defol git diyordu ya… Anlıyoruz ki, Sayın Erdoğan’ın bir başka kankası Barzani’ye göre Kürdistan orada değilmiş. Sayın Erdoğan’ın Diyarbakır’da başından konfeti temizlediği Barzani’ye göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu da aslında Kürdistan’mış. Cumhuriyet’in başkentinde şerefine, göndere Kürdistan bayrağı çektikleri Barzani’ye göre Misak-ı Milli’nin yarısı da aslında Kürdistan’mış. Şimdi bu arkadaşlara göre terörist olan bizler bu durumdan rahatsız olurken doğal olarak bu arkadaşların çok büyük tepki vermeleri gerekir değil mi? Peki siz, Sayın Erdoğan’dan, bir tepki duydunuz mu? Peki siz, küçük ortaktan, şöyle okkalı bir twitter tabelası gördünüz mü? Hayır. İşte size, iktidarın zikzaklarla dolu hazin hikayesi. Siyasette zikzak, dış politikada zikzak, ekonomide zikzak, terörle mücadelede zikzak… Sayın Erdoğan bu kafayla gidersen daha çok konfeti temizlersin. Küçük ortağın da artık o pulla, İmralı’daki arkadaşına mektup göndersin.




10 Mar 2021 - 10:26 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Asker - Her zaman gerçek ülkücüler olarak yanındayız. Milliyetçiliği ayaklar altına aldıranlar utansın.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 10 Mart 21:20
01

Farklı Bakış - Onebeşinden sonra başkan olacağım diyen

yurtda sulh cihanda sulh konseyinin başkanı akşener

Yanıtla . 2Beğen . 6Beğenme 10 Mart 12:28
03

Sağım Solum Söbe - @Farklı Bakış 01 nolu yoruma cevabı: 15 ine gelinceye kadar 15 sinden sonrası içinde her istenileni veren bir iktidar

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 11 Mart 01:36


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?