Hastalık da bir imtihan! Bir saniye sonrasına kimin garantisi var?

Bir saniye sonrasına hangimizin garantisi var? Hastalığın da bir imtihan aracı olduğunu unutuyoruz...

Milli, Gazete yazarı Selime Sümeyye Abatay bugünkü yazısında hastalıklarla olan imtihanımızı kaleme aldı.

Abatay, “Peki, nimetlerden mahrum bırakıldığımızda tavrımız ne olacak? Hz. Eyyüb (a.s.) gibi, “Başıma bu dert geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin” (Enbiya, 83) diyebilecek miyiz?” görüşünü kaleme aldı.

Abatay’ın, “Bir saniye sonrasına hangimizin garantisi var?” başlıklı yazısı şöyle:

“Teknolojinin faydaları sayılırken zamandan tasarruf ettiğimiz iddia edilir hep. Doğrudur da sayesinde uzaklar yakın olur, saatlerce yapacağımız birçok işi dakikalar içinde hallederiz sayesinde. Bir yandansa arta kalan vakti daha kıymetli kullanmamızı engelliyor, yürünerek aşılacak yolları saatlerce var olan trafikten aşamıyor, ellerimize tutuşturulan telefonlarda saatlerce malayani işlerle meşgul olarak zamanın kıymetini bilemiyoruz. Başka bir açıdan düşündüğümüzde hastalıklara da davetiye çıkartıyor. Büyüklerimizden duymuşuzdur eskiden tüm numaraları ezbere bilir, akıldan birçok matematiksel hesabı yaparlarmış. Şimdi her şey parmaklarımızın ucunda, ama zihni çalıştırmadığımız için birçok beyin hastalığı ile karşı karşıyayız. En hafifinden unutkanlık ile imtihan oluyoruz.
Hadis-i şerifte zaman ve sağlık nimeti değeri bilinmeyen iki nimet olarak yan yana zikrediliyor. Bu hadisi defalarca okumuşuzdur ve her seferinde, “Evet gerçekten de kıymet bilmiyoruz” deyip geçmişizdir. En azından kendi adıma böyle. Ancak bu hadisin üzerine tefekkür edip, biraz da bu nimetlerle imtihan olunca insan anlıyor ki ikisi de birbiri ile çok fazla ilişkili. Sağlık olmayınca var olan zamanı da kullanamıyoruz. Ya da zamanın kıymeti bilinmeyince sağlık da bir şey ifade etmiyor. Birbirinden farklı gibi görünse de birbiri ile iç içe geçmiş, birbiri ile ilişkili iki nimet…
Değerini bilmiyoruz diyoruz demesine de bir o kadar da şikâyetçiyiz. Zamanım yok diye feryat ediyoruz sürekli. Hâlbuki elimizdeki boş işleri bıraksak, uykumuzdan feragat etsek yapamadığımızdan şikâyet ettiklerimizi yapacak zaman bulacağız. Hastalıklardan şikâyet ediyoruz hâlbuki hayır ve şerrin O’ndan (c.c.) geldiğine iman ettiğimizi iddia ediyoruz. Ya da çok kolay bir şekilde “filanca kişi de hep hasta” diye damgalayabiliyoruz. Defolu bir üründen bahseder gibi. “Bu makine de hep bozuluyor” der gibi. Hastalığın da bir imtihan aracı olduğunu unutuyoruz. Bir saniye sonrasına garantimiz var gibi…
Mükemmel bir dünya yaşadığımızı sanıyoruz. Her şeyin tıkırında gideceğini, sağlığımızın hiç bozulmayacağını sanıyoruz. Ertelediğimiz ne varsa yapacak zamanımız var olacak sanıyoruz. Bundandır bu nimetlerin değerini bilemeyişimiz belki de. Hasta olanlara acır gibi bakışlarımız, kendimizi o halden beri görüşümüz, sağlığımızı korumak için önlem almayışımız, sağlığa zarar verdiğini bildiğimiz alışkanlıklarımızı terk edemeyişimiz bundadır belki. Hâlbuki bir saniye sonrasına hiçbirimizin garantisi yok. Mükemmel derecede sağlıklı olduğunu düşündüğümüz vücudumuz bir saniye sonra acı ve ıstıraba gark olabilir. Bir saniyelik bir dalgınlıkla yaşanılan bir kaza hayatımızı tepetaklak edebilir. Mükemmel şekilde çalışan vücudumuz da bir saniyelik sistemin bozulup ters gitmesi işleri bozabilir, elimiz ayağımız tutmaz olabilir. Bir saniyede hem sağlıktan hem zamandan mahrum bırakılabiliriz.
Peki, nimetlerden mahrum bırakıldığımızda tavrımız ne olacak? Hz. Eyyüb (a.s.) gibi, “Başıma bu dert geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin” (Enbiya, 83) diyebilecek miyiz?”

09 Mar 2021 - 16:11 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?