Reklamı Kapat

Lütfi Yalman 'Erbakan Hoca'yı yazdı: Konya ve Erbakan

Saadet Partisi GİK Üyesi, 20. ve 21. Dönem Konya Milletvekili Lütfi Yalman, Millî Gazete için Erbakan Hoca'yı yazdı.

Büyütmek için resme tıklayın

1998 yılı idi. Erbakan Hocamız Altınoluk’ta gençlik çalışmaları ile ilgili yaptığı bir sohbet esnasında, “Bak Lütfi, biz Konya’yı, Konya da bizi bilmezdi. Büyüklerimiz bizi çağırdı ve ‘Konya’ya gidecek ve siyasi harekâtı Konya’dan sen başlatacaksın. Allah yardımcın olsun’ dediler. Ve bize bir vazife verdiler. Yanımıza da Mustafa Albayımızı manevi görevli olarak verdiler” demişti.

Bu cümleler beni 1969’a götürdü. 14 yaşında Konya Karaman’da imam hatip talebesi olduğum zamanlarda, buğday pazarında yapılan bir mitingde nur yüzlü, ve en babayiğit kişi olarak Necmettin Erbakan’ı ilk defa gördüm. Duruşundaki vakar, yüzündeki tebessüm dikkat çekici idi.

Hocalarımız, çevremizdeki insanlar hep ondan bahsediyordu. Köydeki evlerimizde, “Önce Ahlâk ve Maneviyat”, “İmanlı Türkiye için oylarını Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a ver” afişleri asılı idi.

Fakat beni Erbakan konusunda asıl etkileyen; son Osmanlı medreselerinde okuyan “Molla Abdullah” dedemin; “Bu adam imanlı adam, Türkiye’yi kurtarır. Buna sahip çıkmak lazım” sözü olmuştu.

Erbakan’ın imam hatip okullarından, ahlâk ve maneviyattan bahsetmesi, tanıdığımız hocaların, Allah dostu diye bilinen muhterem zevatın onu sahiplenmesi imam hatipliler ve dini hassasiyeti olan Konyalılar üzerinde müthiş bir tesir yapmıştır.

Konya’nın o zamanki manevi direklerinden dişçi Mehmet Efendi’nin ifadesi ile: “Konya’nın ve Türkiye’nin üzerine Erbakan güneşi doğuyordu.”

Konya’da çok güzel bir manevi hava oluşmuş, imam hatipliler ve yüksek İslam enstitüsü talebe ve hocaları arı gibi çalışıyordu.

Bir siyasetçi miting meydanlarında konuşmalarına ilk defa “esselamü aleyküm” diyerek başlıyordu.

Çok yoğun bir çalışma, bu manevi havanın neticesinde Konya halkının Erbakan’ı benimsemesi ve sahiplenmesi ile üç milletvekilliğinden daha fazla bir oy alan Necmettin Erbakan milletvekili seçilmiş oldu.

Konyalı onu “Tek başına bir parti” gibi görüyordu. Ama o, yine de: “Eşref Edip, Necip Fazıl” gibi tanınmış isimlerle MNP’yi kurmuştu.

“Bu partinin kurucusu Sultan Fatih, Sultan Selim, Sultan Hamid ve Gelenbevî Hazretleri’dir” demişti. Bu ifadeler, o günün Konyalısının inancını cûş-u hurûşa ve galeyana getirmişti.

Öyle ya; “tek çiçekle bahar mı olurmuş” diyenlere, “Her bahar bir çiçekle başlar” demişti.

Milli Nizam Partisi’nin kapatılması Konya’da ciddi bir reaksiyona sebep oldu. Bu hareket, manevi baskılara karşı bir “Direniş Hareketi” olarak algılandı. Arkasından MSP kuruldu. MSP, Konya’nın bütün ilçelerinde kısa zamanda teşkilatlandı. Artık herkes Erbakan’dan “Hoca” diye bahsediyordu.

1973 seçim çalışmaları başladığında Hocamızın “Mustafa Albay’ı”, Konyalının da “Deli Albay”ını iyice tanımıştık. O, konuşma yapılacak yerlere Hocamızdan önce gider, Hocamız gelene kadar konuşma yapar, Hocamız geldikten sonra diğer bir köy veya beldeye geçerdi. Öyle ki; bazı köylerde (Hadim / Eğiste gibi) gecenin saat 12’sine kadar Hocamız gelinceye kadar konuşurdu.

12 Ocak 1973’te “Millî Gazete” kurulmuştu ve artık imanlı gençlik ondan besleniyordu.

1973 seçim mitingi öncesi Hocam abdest alıyor, ben de havlu tutuyordum. Hoca’nın abdest dualarının tamamını okuması beni çok etkilemişti. O gün miting meydanında Hocam; “İçi saman dolu kuş yerine, biz kuşun canlısını istiyoruz” demişti.

1974’te MSP/ CHP hükümetinin kurulması, menfi propagandalar nedeniyle tedirginlik oluştursa da; açıklanan hükümet programı, imam hatiplerin orta kısmının açılması, imam hatip, yüksek İslam enstitülerinin ve Kur’an kurslarının sayılarının artması, çiftçiye, esnafa, sanayiciye destekler halkı memnun etmiş, rahatlatmıştı. Kıbrıs Barış Zaferi ise ayrı bir memnuniyet oluşturmuştu. Bütün bu gelişmelerle birlikte tedirginlik kaybolmuş, yeniden toparlanmaya sebep olmuştu.

Konya ve Türkiye, siyasette yeni bir bakış ve yeni bir anlayışla karşılaşmıştı. Siyasete nezaket ve seviye gelmiş, yeni kavramlar siyasi arenaya düşmüştü.

“Esselamü aleyküm”, “Milli Görüş”,  “renksiz görüş”, “Horoz dövüşü”, “AB gavur âşıklığı”, “Montaj değil, yerli sanayi”, “Şahsiyetli dış politika”, “sanayide milli hamle” gibi nice efsane sözler ilk defa Türkiye siyasetinin gündemine düşmüştü.

Yüzünü sadece AB’ye ve Batı’ya dönen siyaset, Erbakan Hoca ile Doğu’ya ve Kâbe’ye bakmayı öğrendi.

1974’e kadar Türkiye’den Doğu’ya, İslam ülkelerine hiç uçak seferleri yapılmıyordu. Ancak İsrail’e, Tel Aviv’e uçak seferleri vardı. Erbakan Hoca’nın gayret ve dirayeti ile İslam ülkelerine uçak seferleri başlatıldı. Türkiye’de FKÖ ilk defa büro açtı, bütün İslam ülkelerinde de bürolarının açılmasına öncülük etti.

MSP/CHP hükümeti yıkıldı, Milliyetçi Cephe hükümetleri kuruldu. Türkiye’nin ağır sanayi hamlesi başladı. Türkiye; şeker, çimento, kâğıt, tekstil fabrikaları ile adeta donatılıyordu. Konya’da motor ve traktör fabrikası, Ilgın Şeker, Karaman tekstil ve bisküvi, Ereğli tekstil vb. fabrikaları kuruldu. Erbakan Hoca, bu hizmetlerle hem Konya’ya hem de Türkiye’ye vefa borcunu ödüyordu.

Erbakan Hocam artık “biz bilmezdik” dediği Konya ile bütünleşmişti.

1977 seçimleri... Çalışmalar başladı... Yahyalılı “Hacı Hasan Efendi”, Konya’da kalabalık bir sohbette şunları söyledi: “Konyalılar, Erbakan Hocamıza sahip çıkın. Ona bu vazife; Ravza-i Mutahhara’da, İslam büyüğünün huzurunda, Mehmet Zahit Efendi ve Sami Efendi tarafından verildi. Rabbim bize de şahit olmayı nasip etti. Haberiniz olsun.”

Demek ki Erbakan Hocamız; bu manevi kıyamı ve Hakk’ı hakim kılmayı hedefleyen bir cihat harekâtı başlatmıştı.

Ve biz anladık ki; Erbakan Hocamız ve Milli Görüş Harekâtı; yıkılmış bir imparatorluğun, parçalanmış bir İslam coğrafyasının, benliğinden, tarihinden, mukaddesatından, ahlaki ve manevi değerlerinden uzaklaştırılmış nesillerin ve evlatlarının yeniden uyanışı ve şahlanışı için bir ihtiyaçtan doğmuştur.

Ve anladık ki;

Yozlaşan, Hakk’tan ve halktan kopan, emperyalizm ve Siyonizm’in güdümünde yürüyen bir siyaset ve yönetim anlayışının Türkiye ve İslam coğrafyasındaki ifsadatını ve tahribatını durdurmak için zaruretten ortaya çıkmış bir ihlas, ıslah ve cihat harekâtıdır.

05 Mar 2021 - 15:58 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?