Reklamı Kapat

Temel Karamollaoğlu: Milletimiz lebalep borç batağının içerisinde

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, basın toplantısında "Milletimiz lebalep borç batağının içerisinde, geçim sıkıntısı ile boğuşmakta, gelecek kaygısı ile yaşamaktadır." dedi.

İnternet Haber Merkezi
İnternet Haber Merkezi Tüm Haberleri
Temel Karamollaoğlu: Milletimiz lebaleb borç batağına sürüklendi
Video için play'e tıklayın

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karamollaoğlu, "Trabzon’da iflas eden bir kardeşimiz namuslu bir şekilde battık, lebalep batırıldık dedi. Ben de bugün diyorum ki milletimiz lebalep borç batağının içerisinde, geçim sıkıntısı ile boğuşmakta, gelecek kaygısı ile yaşamaktadır." dedi. 

GERÇEKLER CAN YAKTIKÇA HAYAL SATMAK NASIL BİR ÇÖZÜMDÜR

"İktidar, adalet reformu diye bir teklif getirecek ama ne değişecek. Zihniyet değişmeden, yaklaşım değişmeden kanunlarda, kurallarda değişiklik yaparak hiçbir konuyu düzeltemezsiniz." diyen Karamollaoğlu, "Sıkıntılar arttıkça ve iktidar da bu sorunlara çözüm bulamayınca hayallere sarılıyor. Bir hafta bakıyorsunuz uzaya çıkıyoruz. Bir hafta bakıyorsunuz, dünya GAFAM'dan büyüktür. Bu GAFAM’ın muadillerini yapacağız diyorlar. İşsizliğin zirve yaptığı, gençlerin gelecekten ümidini kestiği, her dört gençten üçünün yurt dışında yaşamayı hayal ettiği, her geçen gün beyin göçü verdiğimiz Türkiye'mizde gerçekler can yaktıkça millete hayal satmak nasıl bir çözümdür." diye konuştu. 

Saadet lideri Karamollaoğlu'nun konuşması şöyle:

ANMA PROGRAMINA İŞTİRAK EDENLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM: Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın vefatının sene-i devriyesinde gerçekleştirdiğimiz anma programına iştirak eden tüm misafirlerimize teşekkür ediyorum. Tüm siyasi partilerin bir araya gelebildiği böyle bir atmosferin inşa edilmesi, ülkemizin geleceği adına çok büyük önem taşımaktadır. Anma ve anlama programımız vesilesiyle gördük ki çatışmayı değil diyaloğu, husumeti değil kardeşliği, hakareti değil müzakere edebilmeyi esas aldığımızda bir araya gelebiliyor, konuşabiliyoruz.

28 ŞUBAT'IN MAĞDURİYETLERİ ORTADAN KALKMADI: 28 Şubat’ın yaşattığı mağduriyetler maalesef tamamen ortadan kalkmadı. Bu mağduriyetler tamamen ortadan kaldırılmadan 28 Şubat ile hesaplaşmak mümkün değildir. 

SAĞLIK VE REFAH ARASINDA DENGEYİ KURUP YÜZ YÜZE EĞİTİME BAŞLANMALI: Pandemiyle alakalı alınan kademeli normalleşme kararlarının ülkemiz ve milletimiz adına hayırlı olmasını diliyorum. Yaşadığımız pandemi sürecinin getirmiş olduğu ekonomik ve sosyal bunalım bu vesileyle bir nebze de olsa azalır. Bu arkadaşlar eğitime önem veriyoruz diye başa geldikleri zaman tablet ve akıllı tahtayı bir hamle olarak gördüler. Meseleyi bu kadar basite indirgedikten sonra sizin eğitimdeki problemleri çözmeniz zaten mümkün değildi. Dünyada, her yeri kapatalım ama okullar açık kalsın, anlayışı hakimken Türkiye, dünyada okulları en uzun süre kapalı tutan ülke olmuştur. Okulların güvenle açılabilmesi için gerekli koşullar en kısa sürede sağlamalı, sağlık ve refah arasında en uygun dengeyi kurarak yüz yüze eğitim başlamalıdır.

MİLLETİMİZ LEBALEP BORÇ BATAĞININ İÇERİSİNDE: İktidar, adalet reformu diye bir teklif getirecek ama ne değişecek. Zihniyet değişmeden, yaklaşım değişmeden kanunlarda, kurallarda değişiklik yaparak hiçbir konuyu düzeltemezsiniz. Biz ekonomi denildiği zaman içinde bulunduğumuz sıkıntının reçetesi olarak sık sık üretim, sonra yine üretim ve yine üretim diyoruz. Trabzon’da iflas eden bir kardeşimiz namuslu bir şekilde battık, lebalep batırıldık dedi. Ben de bugün diyorum ki milletimiz lebalep borç batağının içerisinde, geçim sıkıntısı ile boğuşmakta, gelecek kaygısı ile yaşamaktadır. 

ÇÖZÜM BULAMAYINCA HAYALLERE SARILIYORLAR: Sıkıntılar arttıkça ve iktidar da bu sorunlara çözüm bulamayınca hayallere sarılıyor. Bir hafta bakıyorsunuz uzaya çıkıyoruz. Bir hafta bakıyorsunuz, dünya GAFAM'dan büyüktür. Bu GAFAM’ın muadillerini yapacağız diyorlar. İşsizliğin zirve yaptığı, gençlerin gelecekten ümidini kestiği, her dört gençten üçünün yurt dışında yaşamayı hayal ettiği, her geçen gün beyin göçü verdiğimiz Türkiye'mizde gerçekler can yaktıkça millete hayal satmak nasıl bir çözümdür.

MİLLİ GELİR 2004'TEKİ DEĞERE YAKLAŞMIŞ OLDU: Türkiye ekonomisi 2020 yılında TÜİK’e göre yüzde 1.8 büyüdü. Son çeyrekte ise yüzde 5.9 ile büyümüş. 2019 yılında 9 bin 127 dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2020 yılında 8 bin 599'a gerilemiş. Gel de çık işin içinden. Türkiye'de kişi başı milli gelir geldiği nokta itibariyle 2004'teki kişi başı dolar değerine yaklaşmış oldu. Bu da ayrı bir başarı. 

MİLLİ GELİRİMİZİN ARTMASI İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ: 34 Avrupa ülkesi içinde gelir dağılımı eşitsizliği sıralamasında Türkiye ikinci sırada yer alıyor. Türkiye’de en zengin yüzde 20’lik nüfus, toplam gelirin neredeyse yarısını alıyor. Biz, milli gelirin hem artması hem de adil dağılımı için mücadelemizi sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız.

HANGİ POLİTİKALAR İLE BUNU BAŞARDINIZ?: 2020 yılında pamuk ekim alanları yüzde 40 azaldı. Bu, son 30 yılın en düşük değeri, 353 bin hektar gerileme oldu. 962 bin ton pamuk ithalatı için 1.5 milyar dolar döviz ödemek zorunda kaldık. Hangi politikalar ile bunu başardınız? 

THY ZARAR ŞARTLARINDA ARAÇ İHALESİNE ÇIKIYOR: THY geçen sene 5.5 milyar lira zarar etti. Bazı kurumlara göre zarar 17 milyar lira. Personelinin evden çalıştığı, maaş giderlerinin yarıya düştüğü THY’de bu şartlarda 347 araç kiralama ihalesine çıkılıyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.

Sayın Cumhurbaşkanının israf açıklamasını değerli buluyorum ama yeni inşaatlar, yeni makam araçları durmuyor ki. Bunlarla beraber gerekli olmayan yatırımları devam ettirmek ve yenilerini başlatmak da israftır.

# TEMEL KARAMOLLAOĞLU İLE İLİŞKİLİ:

03 Mar 2021 - 12:36 - Siyaset

Muhabir İnternet Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

TS-61 - "Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.!"

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Mart 22:16
01

Mert - EBU ZER Mİ DEDİNİZ HOCAM?

Evet Hocam ''Ebu Zer'' gibilerine hayranım ben bir Müslüman olarak.

Zulüm, haksız kazanç ve şatafat konusunda son derece hassas olan Ebu Zer, Efendimiz’e verdiği söz gereği kılıcına sarılmaz ama sözünü de esirgemez. Hz Ebubekir ve Ömer devirlerinde eleştirecek haksızlık görmez. Ancak ne zaman ki fetihler son haddini bulmuş, mala mülke rağbet artmış, İslam dünyası zenginleşmiştir; baş döndürücü cazibe ve saptırıcı hoşluk da zaaflarla mücehhez insanoğlunu esir almaya başlar. Resulullah’ın “Gökte ve yerde Ebu Zer’den daha doğru sözlü kimse yoktur” mirası kalır ona yadigar.

Nerede bir zulüm ve baskı görse karşı çıkar, servet kalelerine karşı hiç hoşgörülü olmaz. En çok da Muaviye döneminde…

Bir gün Şam’da Hz. Muaviye ile karşılaştı, ona cesurca, eğilip bükülmeden, vali olmadan önceki serveti ile şimdiki servetinin, Mekke’deki evi ile Şam’daki sarayının arasındaki farkı sorar. Akabinde Tevbe suresinden 34 ve 35. ayetleri okur: “Altını, gümüşü yığıp Allah yolunda harcamayanlar var ya, işte onları acı bir azabın beklediğini müjdele! O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve ‘Kendiniz için biriktirip sakladığınız şeyler bunlar. Haydi tadın bakalım, biriktirip sakladıklarınızı!’ denilecek.”

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 03 Mart 12:50


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?