Yaşanabilir Türkiye için

Saadet Partisi tarafından, Milli Görüş hareketi lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, vuslatının 10’uncu sene-i  devriyesinde Ankara’da siyasi liderlerin katılımıyla dualarla anıldı.

Haber Merkezi
GAZETE MANŞETİ Haber Merkezi Tüm Haberleri
Video için play'e tıklayın

Milli Görüş hareketi lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, vuslatının 10’uncu sene-i  devriyesinde Ankara’da siyasi liderlerin katılımıyla dualarla anıldı. Saadet Partisi tarafından “Yaşanabilir Türkiye” temasıyla düzenlenen anma programı, pandemi şartlarından dolayı sadece davetlilerin katılımıyla online olarak gerçekleştirildi.  Programda, Erbakan Hoca’nın “Yeniden Büyük Türkiye”, “Yaşanabilir Bir Türkiye” ve “Yeni Bir Dünya” vizyonuna vurgu yapıldı. İlim, fikir, siyaset, devlet ve dava adamı Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, vefatının 10’uncu yıldönümünde başkent Ankara’da dualarla anıldı. Saadet Partisi tarafından organize edilen program “Yaşanabilir Türkiye” temasıyla düzenlenirken, programa Kovid-19 pandemisi nedeniyle sadece davetliler iştirak etti.

ANMA PROGRAMI KUR’AN-I KERİM İLE AÇILDI

Program, İstiklâl Marşı’nın okunmasının ardından Hamidiye Camii İmam Hatibi Emrullah Kahraman Hoca’nın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam etti. Programda Erbakan Haftası 2021 temasını anlatan bir sinevizyon gösterimiyle Erbakan Hoca’nın arşivlerden bugüne dek gün yüzüne çıkmamış fotoğraf ve videoları da sevenleriyle buluşturuldu. Davetlilerin yoğun ilgi gösterdiği anma programında devlet ve siyaset adamlarından duygu dolu telgraflar gelirken, program Saadet Partisi sosyal medya hesapları TV5, Kanal 42 başta olmak üzere ulusal ve yerel televizyon kanalları aracılığıyla milyonlarca kişi tarafından canlı olarak takip edildi.

LİDERLER ERBAKAN HOCA’YI ANLATTI

Saadet Partisi tarafından “Yaşanabilir Türkiye” temasıyla hazırlanan programda Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Nuri Okutan, BBP Genel Başkan Yardımcısı Tevfik Eren, İran İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Mohammed Farazmand ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Muhammed Sajjad Qazi birer konuşma gerçekleştirdi. Öte yandan TBMM Başkanı Mustafa Şentop da programa mesaj gönderen isimlerden oldu.

Siyasi liderler, Erbakan’ı saygı ve rahmetle andı

YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE, YENİ BİR DÜNYANIN TEMELİDİR

Programın ev sahibi olarak açılış konuşmasını gerçekleştiren Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, sözlerine Erbakan Hoca’yı vefatının 10’uncu sene-i devriyesinde rahmet, minnet ve şükranla anarak başladı. Gerçekleştirdikleri anma programlarında her yıl Erbakan Hoca’nın farklı yönlerini anlamaya ve anlatmaya çalıştıklarını kaydeden, “10 yıldır düzenli bir şekilde gerçekleştirdiğimiz bu etkinliklerde; ‘ilim adamı’ olarak Erbakan’ı anlamaya çalıştık. ‘Fikir adamı’ olarak Erbakan’ı anlamaya çalıştık. ‘Siyaset ve devlet adamı’ olarak Erbakan’ı anlamaya çalıştık. Bir yıl, ‘dürüstlük ve nezaketini’, bir başka yıl ‘ahlak ve adalet’ anlayışını yorumlayarak, hayat mücadelesinden ve yaşantısından dersler çıkarmaya çalıştık. Bu yıl ise Erbakan Hocamızın en önemli çabalarından birisi olan ‘Yaşanabilir Bir Türkiye’ hedefini anlamaya çalışacağız” dedi.

“Yaşanabilir Bir Türkiye” temasını çok önemli bulduğunun altını çizen Karamollaoğlu, “Çünkü Erbakan Hoca bütün mücadelesini ve siyasetini üç aşamalı bir hedef üzerine inşa etmişti. Birinci hedef ‘Yaşanabilir Bir Türkiye’. İkinci hedef ‘Yaşanabilir Bir Türkiye’nin oluşturulması üzerine doğacak ‘Yeniden Büyük Türkiye’. Üçüncü hedef ise ‘Adalet üzerine inşa edilmiş Yeni Bir Dünya’yı kurmaktı. Çünkü Yaşanabilir Bir Türkiye’yi kurmadan, Yeniden Büyük Türkiye’yi kurmadan da bütün insanlığın refah ve saadet bulduğu Yeni Bir Dünya’yı kurmak mümkün değildir” dedi.

Yaşanabilir bir Türkiye denince; maddi ve manevi yönden kalkınmış bir Türkiye’yi anladıklarını belirten Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Biz yaşanabilir bir Türkiye denince; yerli ve milli bir duruş anlıyoruz. Üreten bir ekonomi anlıyoruz. Siyasetin algılarla, ekonominin vergilerle ve borçla yönetilmediği, ülkenin imkân ve kaynaklarının ranta değil halka aktarıldığı, itibarın gösteriş ve şatafatta değil, şahsiyetli bir duruşta arandığı bir Türkiye anlıyoruz. Biz yaşanabilir bir Türkiye denince; kutuplaşan değil, kucaklaşan bir Türkiye anlıyoruz. Farklılıkların tehdit değil zenginlik olarak görüldüğü, üstünlük ve kibrin değil kardeşliğin esas alındığı, baskı ve tahakkümün değil, insan hakları ve özgürlüklerin hâkim olduğu bir Türkiye anlıyoruz. Biz yaşanabilir bir Türkiye denince; hiç kimseyi ötekileştirmeyen, hiç kimseyi hor görmeyen, müşfik bir devlet anlıyoruz. Milletinin başına gardiyan kesilmeyen, tam tersine milletinin derdiyle dertlenen hadim bir devlet anlıyoruz. Biz yaşanabilir bir Türkiye denince; kamu malına, yetim malına sahip çıkar gibi sahip çıkan, yemeyen-yedirmeyen bir Türkiye anlıyoruz. Atamalarda partizanlığın ve yandaşlığın değil, ehliyet ve liyakatin ölçü alındığı bir Türkiye anlıyoruz. Aldanmayan ve aldatmayan bir Türkiye anlıyoruz. İşte Erbakan; ‘Yaşanabilir Bir Türkiye’ derken neyi kastettiyse biz de bugün aynısını kastediyor ve bunun teminat altına alınması için çaba sarf ediyoruz.”

ERBAKAN’IN YOLUNDAN GİTMEK, ONUN ÇİZGİSİNİ TAKİP ETMEK İLE OLUR

Konuşmasında geçmiş dönemlere atıfta bulunan Karamollaoğlu, “Bendeniz Erbakan Hoca’yı ilk tanıdığımda daha 26 yaşındaydım. Cenab-ı Allah’a hamdolsun, o günden bu yana ne yanından ne de çizgisinden ayrıldım. Hamdolsun hiçbir zaman ‘Milli Görüş gömleğini’ çıkarmadım. Hiçbir zaman ‘bu işler Erbakan kafasıyla olmuyor’ demedim. Hiçbir zaman iktidara gelmek için küresel muktedirlerle iş tutmadım. Erbakan’ın yolundan gitmek, onu izlemek, onun çizgisini takip etmek ancak onu doğru anlamakla mümkündür” dedi.

ERBAKAN’IN MÜCADELESİNİ DEVAM ETTİRİYORUZ

Karamollaoğlu, Erbakan Hoca’nın hayatı boyunca milletin inancının, değerlerinin küçümsenmesine, ülke kaynaklarının bir avuç azınlığa aktarılmasına karşı mücadele verdiğini ve kendilerinin bu yolda çizgiyi devam ettirdiklerini dile getirerek, “Erbakan hayatı boyunca sanayileşmenin, kalkınmanın, Anadolu’yu fabrikalarla donatmanın mücadelesini verdi. Şimdi bizler Erbakan’ın kurduğu şeker fabrikalarının satılmasına karşı çıkıyoruz. Erbakan hayatı boyunca işçinin, çiftçinin, esnafın, memurun, emeklinin hakkını savundu. Milleti borca, bankaya mahkûm eden faizci politikalara karşı çıktı. Şimdi biz de tıpkı onun gibi ülkemizin borç yükünden kurtulması için üretime dayalı bir tarım ve yatırım politikasını elzem görüyoruz. Erbakan, yalınayaklarıyla bir dilim ekmek için çöp arabasının arkasından koşmak zorunda kalan çocuk için gözyaşı döktü. Şimdi biz de karnını doyurabilmek için akşam pazaryerlerinde artık toplayan insanların hakkını arıyoruz.” diye konuştu.

SAADET PARTİSİ’NİN ÇİZGİSİ ERBAKAN’IN ÇİZGİSİDİR

Erbakan Hoca’nın bu ülkeye hizmet için herkesle bir araya geldiğini, kucaklayıcı bir tavır sergilediğini belirten Karamollaoğlu, “Erbakan Hoca, ülkenin istikbalini her daim kendi siyasi ikbalinin önünde tuttu. Hiçbir zaman kutuplaştırmadı. Hiçbir zaman kişiselleştirmedi. Şahıslarla değil, zihniyetlerle mücadele etti. Siyasi rakiplerini düşman olarak görmedi, hiç kimseyi hainlikle suçlamadı. Hedefe giden her yol meşrudur diyerek, siyasi rakiplerine karşı yalana ve iftiraya başvurmadı. Kendisini destekleyene de, muhalif olana da hep bu siyasi nezaketle mukabele etti. Başörtülüyü de, başı açığı da, sağcıyı da, solcuyu da, Türk’ü de Kürt’ü de bu ülkenin bir ferdi, bu vatanın bir zenginliği olarak gördü. O yüzden biz Erbakan’ın çizgisini sadece muhafaza eden değil, onu içselleştiren ve bir gün inşallah tatbikata koyabilmek için azimle gayret gösteren bir anlayışa sahibiz.” ifadelerini kullandı.

MİLLİ GÖRÜŞÇÜ OLMANIN ÖLÇÜSÜ SAADET PARTİLİ OLMAKTIR

Son günlerde siyasette kendilerini ‘Milli Görüşçü’ olarak tanımlayanların sayısının çoğaldığına işaret eden Karamollaoğlu, “Herkes Erbakan’ın yolundan gidiyor. Bunda bir sorun yok. Bundan mutluluk duyarız. Ama kimse Erbakancılık adı altında Saadet Partisi’ne ayar vermeye kalkmasın. ‘Erbakan’ın yöntemleriyle olmuyor’ diyerek, çareyi ‘küresel egemenlerle işbirliğinde’ arayanlar bizi işbirlikçilikle suçlamaya kalkmasın. Öyle yağma yok. Necmettin Erbakan vefat ettiğinde Saadet Partisi’nin genel başkanıydı. Bugün Milli Görüşçü olmanın, Erbakan’ın yolundan gitmenin, Erbakan’ın çizgisini takip etmenin tek ölçüsü vardır: O da Saadet Partili olmaktır.” diye vurguladı.

YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE, YAŞANABİLİR BİR COĞRAFYA HEDEFİMİZ VAR

Karamollaoğlu, Erbakan’ın hayal ettiği ve kendilerine bıraktığı dünyayı kurmak için mücadeleye devam edeceklerini belirterek sözlerini şu cümlelerle bitirdi:

“İnsanların korku ve baskı altında değil, kendisini hür ve müreffeh hissettiği bir Türkiye istiyoruz. Adaletin kâmil manada işlediği bir Türkiye istiyor, bunun için çalışıyoruz. Tıpkı Erbakan gibi, bizim de ‘yaşanabilir şehirler’ hedefimiz var. Rantın değil, insanın esas alındığı şehirler istiyoruz. Herkesin kardeşçe yaşadığı, sahip oldukları imkânları birbirini yok etmek için değil, birbirini yaşatmak için kullanan bir coğrafya istiyoruz. 60 ailenin sahip olduğu servetin, 6 milyar insanın gelirinden fazla olduğu bir dünyayı kabullenemiyoruz. Sömürünün olağan kabul edildiği değil, kaynakların hakça paylaşıldığı, herkesin emeğinin karşılığını aldığı bir dünya istiyoruz. Hiç kimsenin endişesi, hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bir gün yaşanabilir bir Türkiye’yi mutlaka kuracağız. Yeniden Büyük Türkiye’yi mutlaka gerçekleştireceğiz. Adil bir dünyayı mutlaka inşa edeceğiz. Çünkü zafer inananlarındır ve zafer yakındır.”

“SAVUNDUĞU GERÇEKLERE İNANARAK YAŞADI”

Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, Erbakan Hoca’nın mükemmel bir devlet adamı, gerçek bir ilim adamı, kendisine düşmanlık edenleri bile affeden bir insan-ı kâmil ve gerçek bir mücahit vasıflarına uygun şekilde yaşayarak hayatını tamamladığını belirtti. Erbakan Hoca’nın, savunduğu gerçekleri inanarak yaşadığına şahit olduklarını dile getiren Asiltürk, “Gücünü, kuvvetini ve bütün ömrünü, inandığı İslam’a hizmet yolunda harcadı. TBMM’de yaptığı bir konuşmada, ‘Ne yaptımsa Allah rızası için yaptım’ diye haykırışı hâlâ kulaklarda çınlıyor.” dedi.

ERBAKAN HOCA’NIN YERİ DOLDURULAMAZ ANCAK YOLUNDA YÜRÜNÜR

Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın insani ve siyasi anlayışının altında büyük şefkat ve merhamet yattığını vurgulayan Asiltürk, “TBMM’de yaptığı konuşmalarında, bazı milletvekillerinin yerlerinden kendisine saygısızca laf atmalarına karşı, onlara gayet nazik bir şekilde karşılık verirdi. Dünyanın dört bir tarafında yaşayan ve zulme uğrayan, haksızlık gören insanlar, kendisine müracaat ettiklerinde hiç ayırım yapmadan hepsine sahip çıkardı. Milli Görüşçüler olarak böyle bir liderimiz olmasından dolayı Allah’a şükrediyoruz. Prof. Dr. Necmettin Erbakan gibi üstün niteliklere sahip insanların yeri doldurulamaz, ancak açtığı yolda yürünür.” diye konuştu.

HAYATI BOYUNCA HAK VE ADALETİ SAVUNDU

Erbakan Hoca’nın hayatı boyunca hak ve adaleti savunmaktan vazgeçmediğini kaydederek sözlerine devam eden Asiltürk, şunları söyledi:

“Erbakan Hoca, ‘Adalet Mülkün Temelidir’ kavramını sıkça kullanırdı. Bugün de çoğunlukla siyasilerin kullandığı bu kavram Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın siyaset dünyasına yerleştirdiği önemli bir kavramdır. Erbakan Hocamız, ahlâki ve manevi değerlere uygun bir düzenin, dünya ve ahiret saadetini sağlamanın tek yolu olduğunu, hükümet ortaklıklarında, bizzat uygulayarak göstermiştir. ‘İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır’ hadisini kendine rehber edinmişti. Son nefesine kadar bütün insanlığın kurtuluşu için çalıştı.”

MİLLİ GÖRÜŞÇÜLER ONUN YOLUNDA HİZMET ETMEYE GAYRET EDECEK

Milli Görüş fikrinin Erbakan Hoca’nın kendilerine bıraktığı bir emanet olduğunun altını çizen Asiltürk, “Erbakan Hocamız, dünyadan ayrılırken arkasında davasına sahip olacak, bir Milli Görüş topluluğu bırakarak Hakk’ın rahmetine kavuştu. Milli Görüşçüler, onun hatırasına saygı göstererek, çizdiği çizgide yürüyecekler ve onun yaptığı gibi milletimize ve bütün İslam âlemine hizmet etmeye gayret edecekler.” dedi.

İNSANLIĞIN ZULÜM VE BUNALIM İÇİNDE OLDUĞU YILLARDA SİYASETE BAŞLADIK

Asiltürk, insanlığın aşırı derecede bunaldığı ve zulümler içinde kıvrandığı bir dönemde Erbakan Hoca ile siyasi çalışmalara başladıklarını hatırlatarak, “1970 yılında, bundan elli sene önce, zulüm dünyasından kurtulmak ve saadet dünyasına ulaşmak için Millî Nizam Partisi’ni kurarak siyasi çalışmalara başladık. Erbakan Hocamızın yönetiminde, Millî Görüşçülerin kurduğu siyasi partiler, yüklenmiş oldukları bu büyük sorumluluğa uygun olarak, hoşgörülü, birleştirici ve toparlayıcı olmaya azami gayret ediyorlardı. Zira Erbakan Hocamız Millî Görüşçüleri, müminlerin, birbirlerinin kardeşi olduklarına inanan bir topluluk olarak eğitiyordu. Bundan dolayı bizler, kardeşler arasında iyi ilişkiler olmasını arzu ederiz. Siyasi çekişmelerin toplumda oluşturduğu olumsuz etkilerden uzak durarak, aramızda kardeşliğin sağlanmasına ve gelişmesine önem veririz.” diye konuştu.

MİLLİ GÖRÜŞ PARTİLERİNDE AHLÂKİ VE MANEVİ DEĞERLERE ÖNEM VE ÖNCELİK VERİLİR

Erbakan Hoca’nın kendilerinden insanların kusurlarını yüzlerine vurmayı değil, onları gidermeyi istediğini belirten Asiltürk, “Erbakan Hoca, bu hizmeti yapmak için, ‘konuşmanıza tenkitle başlamayın, suçlayıcı bir dil kullanmayın, Peygamberimiz (S.A.S.) insanlara şefkat ve merhametle davranmamızı emrettiği için, Millî Görüşçüler olarak siz de bu emre uyun’ diye tavsiyede bulunurdu. Erbakan Hocamızın kurup yönettiği partilerde, başta Erbakan Hocamız olmak üzere, parti yöneticileri konuşmalarında ahlâki ve manevi değerlere önem ve öncelik verirlerdi. Dinleyenlerin kalplerine, akıl ve mantıklarına hitap ederlerdi. Bugün de faydalı hizmet yapabilmek için aynı şekilde hareket edilmesi gerekir.” ifadelerini kullandı.

YENİ BİR DÜNYA’NIN KURULMASI İÇİN ÇALIŞMALARIMIZA DEVAM EDECEĞİZ

Erbakan Hoca’nın etrafındaki insanlar ile çatışmak ve çekişmek yerine onları Hakk’a çağırdığını ifade eden Asiltürk, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Bizler de bu yolda yürüyerek, Erbakan Hocamızın bizlere emanet olarak bıraktığı, ‘Yaşanabilir Bir Türkiye’nin, arkasından ‘Yeniden Büyük Türkiye’nin ve sonra da ‘Yeni Bir Dünya’nın kurulması çalışmalarına, Allah’ın izni ve yardımıyla devam edeceğiz. Erbakan Hocamızın 1969 yılında başladığı ve her türlü engele rağmen hiç taviz vermeden yürüttüğü 50 yıllık mücadelesi, önümüzde güzel bir örnek olarak durmaktadır. Yolumuz çok sağlam, düzgün ve doğrudur. Millî Görüşçüler olarak, bu çizgide mücadeleyi, inançla devam ettirmekte kararlıyız.”

ÖNEMLİ İSİMLER KATILIM SAĞLADI

Siyaset ve sivil toplum kuruluşlarından birçok önemli isim programda hazır bulundu. Birer konuşma gerçekleştiren siyasi parti genel başkanlarının yanı sıra, ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, Saadet Partisi YİK Üyesi Mustafa Kamalak, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Nuri Okutan, Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tevfik Eren, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Hak İş Genel Sekreter Yardımcısı Erdoğan Serdengeçti katıldı.

ÖZEL ERBAKAN PUL KOLEKSİYONU HEDİYE EDİLDİ

Programda Erbakan Hoca’nın daha çok ilim, fikir, siyaset, devlet ve dava adamlığı yönleri üzerinde duruldu. Ayrıca Erbakan Hoca’nın daha önce bilinmeyen, gün yüzüne çıkmayan birçok fotoğraf ve videosu da bir sinevizyon gösterisiyle izleyicilere sunuldu. Programda ‘Özel Erbakan Pul Koleksiyonu’ da katılımcılara hediye edilirken, ayrıca çevrim içi katılımcılara özel olarak da dijital bilet çalışması gerçekleştirildi. Bu şekilde pandemi kısıtlamasından dolayı programa katılamayan Erbakan sevdalıları da anma gecesine özel hatıra bilet sahibi oldu.

Siyasi liderler, Erbakan’ı saygı ve rahmetle andı

# NECMETTİN ERBAKAN İLE İLİŞKİLİ:

28 Şub 2021 - 01:54 - Gündem

Muhabir Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Mert - Hz. Muhammed (s.a.v.), İslamı tebliğ ederken Mekke'de yaşayan köleleri temel hakları ve özgürlüklerini anlattı. Cehaletin babası Ebu Cehil'e karşı yürüttüğü mücadelenin tek yumruk haline gelmiş halidir. Dokuz çeteden bahseder Kur'an'ı Kerim. Mekke'de köleleri ezme, sömürme ve ayrımcı uygulamaları karşısında duran Hz. Muhammed (s.a.v.) emek hakkının halkın eşitlik ve özgürlüğe dayalı akıl ve dayanışma paylaşmak eylemiyle etrafında köleleri toplamış İslam'a davet etmiştir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Şubat 14:21


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?