Erbakan hoca ile Gelenbevi Hazretleri arasındaki benzerlikler

Bu Osmanlı, ünlü matematikçiyi tanıyor musunuz?

Erbakan Hoca konuşmalarında sık sık Sultan Fatih Hazretlerinden…
Erbakan Hoca konuşmalarında sık sık Sultan Yıldırım Hazretlerinden…
Erbakan Hoca konuşmalarında sık sık Sultan Murat, Sultan Melikşah, Ulubatlı Hasan’dan…
Erbakan Hoca konuşmalarında sık sık Orhan Gazi, Nizâm’ülmülk, Akşemseddin, Sultan Yavuz’dan…
Erbakan Hoca konuşmalarında sık sık, Kılıçaslan, Alparslan, Sultan Hâmid’den bahsederdi…
Erbakan Hoca konuşmalarında sık sık bir isimden daha bahsederdi; Gelenbevî Hazretleri.
Peki, kimdir Gelenbevi Hazretleri..
Ve Gelenbevi Hazretlerinin Erbakan Hoca ile benzerlikleri nelerdir?
Milli Gazete yazarı Adnan Öksüz, bugünkü yazısında Gelenbevi Hazretlerini kaleme aldı.
Adnan Öksüz’ün, “Erbakan Hocanın Zikrettiği Gelenbevî Hazretleri Kimdir?” başlıklı yazısı şöyle;

“Biraz önce sizlere Milli Nizam Partisi kurucuları takdim olundu. Ama sizden niçin saklayalım, niçin partimizin hakiki kurucularını bu ilk açılış gününde zikretmeyelim?.. Açıkça ilan ediyorum ki, bizim partimizin kurucuları, Sultan Fatih Hazretleri, Sultan Yıldırım Hazretleri, Sultan Murat, Sultan Melikşah, Ulubatlı Hasan, Orhan Gazi, Nizâm’ülmülk, Akşemseddin, Sultan Yavuz, Kılıçaslan, Alparslan, Gelenbevî Hazretleri, Sultan Hamit’tir.’’ (Prof. N. Erbakan, 18 Şubat 1970, Milli Nizam Partisi Kongresi Açılışı)
Bu isimlere az çok aşinalığımız var… Ama aralarında biri var ki, belki adını duymuşuzdur ama kimdir, nasıl bir kişiliği vardır, çok fazla bildiğimizi sanmıyorum; Gelenbevî Hazretleri…
* Manisa’nın Kırkağaç ilçesine bağlı Gelenbe’de doğdu (1730). Asıl adı İsmail olup daha çok Gelenbevî olarak anıldı.
* Bazı eserlerinde Şeyhzâde lakabını da kullandı.
* Tanınmış bir aileden geliyor.
* İstanbul’da Fatih Medresesi’ne girdi. Devrin ünlü müderrislerinden Yâsincizâde Osman Efendi’den Arapça ve naklî ilimleri, “ayaklı kütüphane” diye meşhur olan Müftîzâde Mehmet Emin Efendi’den de aklî ilimleri okudu.
* Medrese tahsilini tamamladıktan sonra 1177 (1763) yılında açılan ruûs imtihanını kazanarak müderrislik unvanını aldı.
* Daha sonraki yirmi yıl içinde getirildiği resmî görevler hakkında kaynaklarda yeterli bilgi bulunmuyor.
* İstanbul’un Zeyrek semtindeki evine kapanarak günlerini daha çok mantık ve matematikle ilgili eserleri mütalaa ve telifle geçirdi.
* Huzur derslerine muhatap olarak katıldı. I. Abdülhamit döneminde kurulan Mühendishane-i Bahrî-i Hümayun ile İstihkâm Mektebi gibi bazı öğretim kurumlarında riyaziye hocası olarak görev yaptı.
* Gelenbevî, matematik konusunda deha idi. Logaritma Şerhi adıyla da tanınan Şerh-i Cedâvili’l-ensâb adlı Türkçe eseri meşhurdur.
* III. Selim’in huzurunda cereyan eden bir başka olay dikkatlerin yeniden Gelenbevî üzerinde toplanmasına vesile olmuştur. Kâğıthane’de gerçekleştirilen bir bayramlaşma töreninde humbaracıların başarısız atışlar yapmasına çok üzülen padişah, istikamet hesaplarını doğru bir şekilde yapacak bir uzmanın bulunmasını emretmiş, bunun üzerine huzura getirilen Gelenbevî, toplardaki açı hatalarını ince riyazî hesaplarla düzeltmiş, böylece atışlarda tam isabet kaydedilmesini sağlamıştır. III. Selim bu başarısından dolayı Gelenbevî’yi çeşitli hediyelerle ödüllendirdi.
* Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nde Gelenbevi maddesini yazan Şerafettin Gölcük, Metin Yurdagür’e göre; Gelenbevî bu vazifeyi yürütürken devrin şeyhülislâmı Hamîdîzâde Mustafa Efendi’den, hilâl konusunda rü’yetten ziyade hesaba dayanan görüşlerini ağır bir şekilde eleştiren resmî bir yazı aldı. Bu haksız tenkit karşısında çok üzülen ve beyin kanaması geçirerek felç olan Gelenbevî, kısa bir süre sonra Yenişehir’de vefat etti. Mezarı, İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın verdiği bilgiye göre Yenişehir’de Bayraklı Camii Kabristanı’ndadır (Osmanlı Tarihi, IV/2, s. 622).
* Bir görüşe göre de, Gelenbevî’nin naşı, Yunanistan’ın Tesalya bölgesindeki Kostem Köprüsü’nün yakınında inşa edilen bir türbede medfundur.
* Osmanlı Devleti’nin bütün kurumları ile gerilemeye başladığı bir dönemde yaşamış olmasına rağmen, teoriyi pratik alana aktarabilmiş, ilmî gücünü Avrupalılara kabul ettirmiş ve ününü devletin sınırları dışına taşırabilmiş çok yönlü bir âlimdir.
* İstanbul’un Fatih semtinde onun adını taşıyan bir okul (Gelenbevî Lisesi) bulunmaktadır.
* Gelenbevî’nin önemli risaleleri vardır.

ERBAKAN HOCA İLE GELENBEVÎ HAZRETLERİ ARASINDAKİ BENZERLİKLER
1) Gelenbevî Hazretleri de, Erbakan Hoca da tanınmış, köklü ailelerden geliyor.
2) Gelenbevî Hazretlerinin de, Erbakan Hoca’nın da hayatlarında İstanbul Fatih ilçesinin önemli bir yeri var.
3) Gelenbevî Hazretleri de, Erbakan Hoca da ‘mantık ve matematik’ alanında üst seviyede idi. Yenidevir Yayınları arasından çıkan Necmettin Erbakan’ın Söylemlerinde Mantık isimli kitabın yazarı Fatih Yılmaz, Erbakan Hoca’nın “siyasal söyleminin tanımı ile mantık birlikteliğini” irdelemiştir. Matematik derseniz, Hocanın hayatının her karesinde matematik vardı. Gelenbevî de matematik ve mantık alanında adeta bir deha idi.
4) Gelenbevî dönemin önemli silahlarından “top”lardaki açı hatalarını ince riyazî hesaplarla düzeltmiş, böylece atışlarda tam isabet kaydedilmesini sağlamıştır. Erbakan Hoca da, Alman Leopard tanklarının ısıtma-soğutma sorununun çözülmesinde önemli bir misyon yüklendi.
5) Gelenbevî Hazretleri teoriyi pratik alana aktarabilmiş, ilmî gücünü Avrupalılara kabul ettirmiş bir âlim zat. Erbakan Hoca da, Leopard tankları, İHA ve SİHA’lar, Pancar Motor, Devrim Otomobili, fabrika yapan fabrika vb. örneklerle teoriyi pratiğe çeviren bir deha idi.
6) Her iki ismin adına açılan eğitim kurumları var.
7) Gelenbevî Hazretleri de, Erbakan Hoca da çok sayıda eserin altına imza attı.

BİR ÖNEMLİ AYRINTI DAHA…
Bir önemli ortak yanları daha var, Gelenbevî Hazretleri ile Erbakan Hoca’nın. Anlatayım;
* Deniz Mühendishanesi olarak bilinen Mühendishane-i Bahr-i Hümayun, Osmanlı İmparatorluğu döneminde, 1773 yılında III. Mustafa zamanında tersane ve donanmanın geliştirilmesi, tersane halkının eğitilmesi amacıyla açılmış teknik bir okul.
* Okulda sınıflara ilk defa tahta ve sıra konuldu. Bir okul matbaası kuruldu ve ders kitapları basıldı.
* Erbakan Hoca’nın adını andığı Gelenbevî Hazretleri, Mühendishane-i Bahr-i Hümayun’da hocalık yaptı.
* 1774 yılında vefat eden III. Mustafa’nın son ve en önemli icraatlarından biri olan ve bir tersane gözü içerisinde Hendese Odası adıyla bir sınıf olarak açılan okul; 1782 yılında Padişah I. Abdülhamit döneminde Mühendishane-i Bahr-i Hümayun adını aldı.
* İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Deniz Harp Okulu ile Deniz Lisesi, bu kurumun içinden ayrılarak eğitime devam etti.
*
Peki, ortak yan ne?
* Erbakan Hoca da hem bu okuldan (İTÜ) mezun hem de Gelenbevî Hazretleri gibi aynı eğitim kurumunda (İTÜ) hocalık yaptı.”

24 Şub 2021 - 14:02 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?