Moro mücadelesinde Erbakan imzası!

Asırlar süren mücadelenin ardından çok önemli kazanımlar elde edilen Moro destanında Millî Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın da imzası bulunuyor.

Bekir Şirin
Bekir Şirin Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

1984 yılında Türkiye’de Moro’nun haritadaki yerini gösterebilecek kişi bulunmazken Erbakan Hoca, evinde iki misafir ağırlar. Erbakan Hoca’nın bir ay Ankara’da ağırladığı bu iki değerli misafir Moro İslâmi Kurtuluş Cephesi lideri Selamet Haşimi ve onun yakın çalışma arkadaşı Hacı Murat İbrahim’dir. Daha sonra Erbakan Hoca’nın başbakanlık döneminde Moro için de önemli adımlar atılır. Öyle ki Moro destanının önde gelen isimleri, ilk ofislerini Erbakan Hoca’nın yardımıyla kurduklarını ifade ediyorlar.

Sene 1984… Türkiye’de Moro’nun haritadaki yerini gösterebilecek kişi sayısı muhtemelen bir elin parmaklarını geçmeyecek bir sayıya denk iken Ankara’da Millî Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın evinde iki misafir ağırlanır. Bu iki değerli misafir Moro İslâmi Kurtuluş Cephesi lideri Selamet Haşimi ve onun yakın çalışma arkadaşı Hacı Murat İbrahim’dir. Moro direnişinin iki önemli isminin Ankara’daki misafirliği bir ay sürer. Millî Görüş lideri Erbakan Hoca’nın ufkunu gözler önüne seren ziyaretin üzerinden on iki yıl geçerken Millî Görüş artık iktidardadır. Tüm insanlığın saadet ve selameti için nice çilenin çekildiği bu yıllarda Moro için de önemli adımlar atılır. Bu bağlamda İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, Morolu Müslümanların yaşadığı bölgede 1997’den itibaren geçici, 2012’den bu yana ise Necmettin Erbakan başbakanlığındaki 54’üncü hükümetin de destekleriyle kalıcı olarak insani yardım faaliyetleri yürütüyor.

MOROLU LİDER: “İLK OFİSİMİZİ BİZE ERBAKAN HOCA KURDU”

Millî Görüş hareketinin lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Moro mücadelesi için büyük önemi bulunuyor. Erbakan Hoca, 1980’li yıllardan beri Moro direnişine destek verirken belli aralıklarla Morolu Müslümanların liderleriyle de görüşmeler yaptı. Öyle ki Moro destanının önde gelen isimleri, ilk ofislerini Erbakan Hoca’nın yardımıyla kurduklarını ifade ediyorlar. Bu bağlamda Erbakan Hoca için, “İlk ofisimizi bize Erbakan Hoca kurdu. Bize daktilo ve bilgisayar gönderdi. Biz de yazışmalarımızı ve ofis işlerimizi onun gönderdiği bu daktilo ve bilgisayarla kolayca yapmaya başladık. Allah ona rahmet eylesin.” ifadeleri kullanılıyor.

ZORLUĞU MANEVİ BİR YÜKSELME VESİLESİ OLARAK GÖRDÜLER

Moro İslâmi Kurtuluş Cephesi, sahada Filipinler güçlerine karşılık destansı bir mücadele verirken bu durumun oluşmasındaki etkenlerden biri de ilmi hassasiyetleri oldu. Gerçekleştirmiş oldukları cihadın ilmini öğrenme noktasında ihmal gösterilemeyeceğinin bilincinde olan mücahitler, “Savaş içinde olmak bizleri ilimden uzaklaştırmamalıdır” düşüncesine sahip oldu. Öte yandan Morolu mücahitlerin, düşmana karşı verilen mücadelede her türlü zorluğu bir fırsat ve manevi bir yükselme vesilesi görmeleri de zaferin anahtarlarından biri oldu.

 MOROLULAR OSMANLI’YA SEVGİ BESLİYOR

Asırlar süren mücadelenin ardından bugün kapsamlı özerkliğe kavuşmuş bir halde yaşayan Moro Müslümanları, Osmanlı Devleti’ne büyük bir sevgi duyuyor. İHH Mütevelli Heyeti ve Moro Barış Süreci İzleme Heyeti Üyesi Hüseyin Oruç, konuya ilişkin olarak şu ifadeleri kullanıyor: “Moro’da Osmanlı’ya hilafet nedeniyle sevgi ve bağlılık söz konusu. Osmanlı ile Moro arasında etkileşim olmuş. Tarihsel süreçte Morolular tarafından Osmanlı’ya, İstanbul’a gelişler de oluyor. Yine tarihsel süreçte katliamların durdurulmasında Osmanlı’nın etkisi oluyor. Türkiye ile ilgili olarak son dönemde beklenti iyice arttı. Erbakan Hoca’nın başbakanlığı döneminde Moro ile temaslar oldu. O süreçten bugüne İHH’nın yanı sıra Türkiye’den başka kuruluşlar da bölge ile bağ kurmuş bir halde.”

MORO İSLÂMİ KURTULUŞ CEPHESİ’NİN TEMEL İLKESİ

“Allah’tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (s.a.v.) O’nun elçisidir. Bu sözün özünü ise Allah’a mutlak kulluk ve Hz. Muhammed’in (s.a.v.) öğretilerine göre yaşamak oluşturur.” Moro direnişinin efsane lideri Selamet Haşimi, Moro İslâmi Kurtuluş Cephesi’nin (MİKC) ideolojisine dair bu ifadeleri kullanmaktadır. Gerçekten de MİKC mücahitleri mücadelelerini bu ilkeye göre verdi ve yakın tarihimizin en önemli mücadelelerinden birine imza attı. Kur’an ve sünnet üzere bir hayat yaşamaya gayret eden ve bu doğrultuda dünya sevgisine kendilerini kaptırmayan Morolu mücahitler İslâmi mücadelede bulunmaya çalışanlar için de güzel bir örneklik oluşturdu.

YÖNETİMDE İLKE: AHLÂKLI İDARE

Asırlar süren mücadelenin ardından kapsamlı özerkliğe kavuşan Moro halkı için sevindiren gelişmeler yaşandı. Her ne kadar tam bağımsızlık sağlanamamış olsa da kapsamlı özerklik de beraberinde çok önemli kazanımlar getirdi. Bu bağlamda “Savaşın etkilemediği kimse yok” denebilecek Moro’da idare artık Müslümanların elinde. Yönetim için ‘ahlâklı idare’ ilkesini benimseyen Moroluların bugünü için Hüseyin Oruç şu ifadeleri kullanıyor: “Hayal bağımsız Moro’ydu ama bu olmadı. Bazı eksiklikler var, mevcudun uygulanmasında da aksaklıklar var. Ama olumlu yönler de çok fazla. Örneğin idare artık Müslümanların elinde. Yönetim için slogan olarak ‘ahlâklı idare’ ifadesini kullanıyorlar. Herkes Kur’an-ı Kerim’e el basarak yemin ediyor. Hâkimler henüz yeterlilik eğitimlerini bitirmemiş olsa da şeriat mahkemeleri konusunda gelişmeler var. İnşaallah iki sene içerisinde hâkimler şeri yeterliliğe ulaşacak ve şeriat tam anlamıyla uygulanacak. Moro’da mali olarak da ciddi kazanımlar var. Koronavirüs salgını döneminde ekonomi etkilense de herkese yardım edildi. Yardım noktasında her eve ulaştıklarını ifade ediyorlar. Yönetimsel uygulamada da genel olarak işler iyi gidiyor. Silahlı güçler konusunda da önemli mesafe aşıldı. İki bin mücahit silah bıraktı. Bu mücahitler sosyal-ekonomik paketle desteklendi. Mücahitlere arazi, ev, eğitim, sağlık gibi noktalarda destek olundu.”

22 Oca 2021 - 04:30 - Dünya

Muhabir Bekir Şirin


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?