Amerika çöküyor! Bu kez boynu altında kalan kendisi

Hürriyet Gazetesi yazarı Fuat Bol, bugünkü yazısında Amerika’nın bugüne kadar uyguladığı zulümlere değindi.

Büyütmek için resme tıklayın

Sözde insan hakları, özgürlük, demokrasi zırvalarıyla işgal ettiği Irak topraklarında maddi, manevi ve ahlaki anlamda çok büyük tahribatlar yapan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Müslüman Irak halkına zulmetmeye devam ediyor. 2 milyona yakın insanın öldürüldüğü, sürgün edildiği ya da sakat bırakıldığı Irak´ta fiziki şiddetle birlikte ahlaki yozlaşmanın dozu da her geçen gün arttı, artıyor…

Müslümanların azılı düşmanı ABD, bölge halkının petrolünü, madenlerini ve tüm zenginliklerini sömürdüğü yetmezmiş gibi şimdi de ahlaki sömürü modelini uyguluyor. Yukarıdaki tespitler ABD’nin zulüm ve sömürüsünün sadece küçük bir kısmı.

Hürriyet Gazetesi yazarı Fuat Bol, bugünkü yazısında Amerika’nın bugüne kadar uyguladığı zulümlere değindi. Fuat Bol, “AB’nin yıkılışı, dünya üzerindeki herhangi bir ülkenin yıkılışına ve hatta SSCB’nin yıkılışına da benzemez. ABD’nin yıkılışı, sahip olduğu tüm emperyal değerlerle birlikte olup domino etkisiyle tüm dünyayı kasıp kavuracaktır.” diye yazdı.

Fuat Bol’un, “ABD çatırdıyor!” başlıklı yazısı şöyle:

ABD, 1945 yılından beri dünyanın idaresini elinde bulunduruyor.
Nasıl idare edebildiğinin cevabı ise en kısa anlamıyla, dünyanın bugünkü hemen her bakımdan yaşanılmaz halidir.

Yeni kıtanın bugünkü sakinleri, ev sahiplerini (eski sakinleri) öldürerek Amerika’yı mesken tuttular. İşledikleri cinayetler, katliamdan öte tam bir soykırımdı.

Üzerine oturdukları bu kan, gözyaşı ve zulmü unutturmak için ellerinde bulundurdukları emperyal gücü, büyük oranda propaganda amaçlı kullandılar.

Başta sinema olmak üzere tüm iletim araçlarını bu işe tahsis ettiler; amaçları zalimi mazlum, mazlumu zalim olarak tanıtıp göstermek ve bütün insanları bu büyük yalana inandırmaktı.

Bunu başardılar ve böylece Amerika kâbusunu, Amerika rüyası olarak kabul ettirdiler.

Vesayet demokrasisine geçen zavallı Türkiye bile ‘küçük Amerika’ olacağız diye ne ham hayaller kurmuştu.

Avrupa’nın çeşitli milletlerinden oluşan kaçkınlar güruhu, savunmasız, biçare insanlar üzerine yamyamlar gibi saldırdılar; zevk için insanları öldürüp dünyalarını başlarına yıktılar. Yerli halkın (Kızılderili) kanlarını emerek, semirdiler ve devletleştiler.

Aynı zulüm düzenine dünyayı sömürerek devam ettiler, büyük bir iştahla elan da devam etmekteler.

Bakınız: ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, 15 Nisan 2019 yılında, Texas A&M Üniversitesi’nde yaptığı söyleşide, ABD’nin küstahlığını şu sözlerle sergiledi: “Ben CIA direktörüydüm. Yalan söyledik. Hile yaptık, Çaldık. Bu, Amerikan deneyinin ihtişamını hatırlatıyor.”

ABD bundan daha güzel özetlenemez; şecaat arz ederken sirkatin söylüyorlar.

ABD dün nasıl idiyse bugün de odur.

Yalan söyler, hile yapar, çalar ve bu yaptığı tüm bu kepazeliklerle övünür.

ABD’nin büyüklüğünün, süper güç olmasının, yenilmezliğinin ve özgürlüğün timsali(!) olmasının sırrının nereden geldiğini gördünüz mü?

Hem teröre karşı oluğunu söyler, hem de terörist başını (F. Gülen) ülkesinde saklar ve onunla en kirli şekilde iş tutar.

PKK/YPG’ye binlerce TIR dolusu silah ve mühimmatı bedava verir; bu terör örgütlerinin saldırdığı Türkiye’ye ise –ki Türkiye ABD’nin NATO’daki müttefikidir- parası karşılığında silah vermemektedir.

İşte bu ABD, Türkiye’ye ve tüm dünyaya demokrasi ve insan hakları dersi vermeye kalkıyor ve işin bundan da vahimi, Türkiyemizden ve dünyanın çeşitli yerlerinden birileri, bu ABD’den demokrasi dileniyor!

Neyse ki kendi derdine düştü ve onu bu dertten Türkiye’deki muhalefet bile kurtaramaz. Malum, Türkiye’deki muhalefetle el ele verip Tayyip Erdoğan’dan Türkiye’yi ve dünyayı kurtaracaklardı!

Dün Sincan’da Türk tanklarını yürütürken, demokrasiye balans ayarı çekiyorlardı.

Şimdi de 20 Ocak’ı beklerken, Kongre binasına yığdıkları askerlerle kendi demokrasilerine balans ayarı çekmeye çalışıyorlar!

Alınan onca mazlum ahları aheste aheste çıkıyor. Daha ne ahların yükselip arşı titrettiğini, yaşayanlar görecek.

AB’nin yıkılışı, dünya üzerindeki herhangi bir ülkenin yıkılışına ve hatta SSCB’nin yıkılışına da benzemez. ABD’nin yıkılışı, sahip olduğu tüm emperyal değerlerle birlikte olup domino etkisiyle tüm dünyayı kasıp kavuracaktır.

ABD, dünyaya hükümran olduğu andan (1945) itibaren, altta kalanın canı çıksın siyasetini en acımasız şekilde güttü.

Bu kez boynu altında kalan kendisi olacak lakin canı kolay kolay çıkmayacaktır.

16 Oca 2021 - 13:10 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Erenler - Hiç şek ve şüphe yoktur.Allah CC her zaman olduğu gibi bugün de mazlum yanında olacaktır.Yaşasın CEHENNEM ZALİMLER İÇİN

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Ocak 16:45


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?