Kılıçdaroğlu’ndan asgari ücret açıklaması: Devleti yönetenler utansın

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "CHP'li belediyeler 3 bin 100 lira net asgari ücret veriyorlarsa, devleti yönetenler utanmalıdır." dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yılın son gününü İstanbul’a ayırdı. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile bir araya gelen Kılıçdaroğlu Kemerburgaz’daki “Atık Yakma ve Biyometanizasyon Tesisleri”nde incelemelerde bulunup, Hacıosman’daki Atatürk Kent Ormanı’nda yürüyüş yaptı. Gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da cevaplayan Kılıçdaroğlu, CHP’li belediyelerin asgari ücreti 3 bin 100 TL olarak belirlemelerinin önemine dikkat çekerek, “Eğer CHP'li belediyeler, 3 bin 100 lira net asgari ücret veriyorlarsa, bundan utanması gerekenler devleti yönetenlerdir.” dedi.

2021 YILINA HEPİMİZ UMUTLA BAŞLAYACAĞIZ

Kılıçdaroğlu, inceleme gezisinin ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Kılıçdaroğlu, “2020’de pek çok sorunumuz oldu; acılar yaşadık, depremler oldu, şehitlerimiz oldu. 2021 yılına hepimiz umutla başlayacağız. 2021 yılının acısız, güzel ve sağlıklı bir yıl olmasını, Kovid-19’un artık ülkemizden ve dünyadan gitmesini istiyoruz. Çocuklarımız, okullara gitsinler, öğrensinler, sosyal yaşamın içinde yer alsınlar. Hayatın güzel olmasını istiyoruz ve diliyoruz. Bu akşam da bütün yurttaşlarımızın huzur içinde bir akşam geçirmelerini diliyoruz. En büyük arzumuz bu.” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklaması şöyle:

“2020’de, sadece pandemi süreci değil, depremler değil, ekonomi konusunda da kötü bir yıl geçirdik. Yoksulluk derinleşti. Malum, açık; binlerce insan, çöp konteynırlarından besleniyor. Dolayısıyla ekonomide ciddi bir değişime, ciddi bir dönüşüme ihtiyaç var. Yani faiz ve döviz ekseninden ekonominin kurtarılarak; üretim, yatırım ve istihdam eksenine dönmesi lazım. Eğer bunu yapabilirlerse, çok güzel bir şey yapmış olurlar. Milyonlarca üniversite mezunu bu ülkede işsizken, herhalde bunun bir sorumlusu vardır. O sorumlu, ‘Ben, milyonlarca işsize iş bulacağım. Ekonomiyi düzelteceğim, ekonomide reform yapacağım’ diyor. Bunları yaparsa, alkışlarız. Bu kadar basit. Keşke herkesin işi olsa. Keşke herkes rahatlıkla, huzur içinde çalışsa, üretse, alın teri dökse, kazandığı parayla akşam evine huzur içinde dönse. Bizim de en büyük arzumuz bu. Bunu vadediyor ve gerçekleştiriyorlarsa, benim de görevim onları alkışlamaktır. Ama bunu yapmıyorlarsa, kimse kusura bakmasın ben o zaman eleştiririm. Yani Londra’daki bir avuç tefeciye değil, bu ülkenin insanlarına çalışacaklar. Eğer akılları başlarına gelmiş, ‘Artık biz faizcilere değil, tefecilere değil, kendi halkımıza, kendi işsizimize çalışacağız. Onlara istihdam yaratacağız’ diyorlarsa, benim başımın üstünde yerleri vardır.”

DÜŞÜNCESİNİ AÇIKLADI DİYE  İNSANLARI HAPSE ATARSANIZ, BU YANLIŞTIR

“Biz, hiçbir zaman canileri savunmadık. Terörü de savunmadık. Tam tersine; şiddeti kim hayatının bir parçası olarak kabul ediyorsa, insanları öldürüyorsa, cinayet işliyorsa, bunların tamamına karşıyız. Ama hayatı boyunca, sadece düşüncesini açıkladı diye insanları hapse atarsanız, bu yanlıştır. Dünyanın gidişine terstir. Elbette ki herkesin siyasi görüşü, yaşam tarzı, kimlikleri, inançları farklı olabilir. Biz, bayrağımızın altında huzur içinde; bir arada, kardeşçe yaşamak istiyoruz. Neden ayrılalım? Niye kavga edelim? Siyasiler bizi kavga ettirmek istiyorlar. Ben, o tuzağa düşmeyeceğim. Ben, 83 milyon yurttaşımızı kucaklayacağım. Hangi kimlik, partide ya da yaşam tarzında olursa olsun, Türkiye’nin ya da dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, benim insanım, çok değerlidir ve ben o insanların düşüncesine, inancına, kimliğine saygı duymak zorundayım. Peki benim derdim nedir? Eğer o açsa, ben de açım. O işsizse, ben de işsizim. Ben ona iş ve aş bulacağım. Huzur içinde akşam evine gidecek. Siyasetçinin derdinin bu olması lazım. Siyasetçiler neden kavga eder? Vatandaş açsa, ‘Onun karnını neden doyurmadın’ diye benim sorma hakkım var. Çünkü ben, iktidar değilim. İktidarsam, onun bana bu soruyu sorma hakkı var; ‘Sen iktidarsın bu insanlar neden aç?’, ‘Bu kadar insan neden çöp koyteynırlarından geçiniyorlar’ diye. İnşallah göreceksiniz önümüzdeki süreçte, iktidara geldiğimizde, bütün bu sorunlardan Türkiye’yi arındıracağız. Samimiyim, inanıyorum. Türkiye, zengin bir ülke. Türkiye’nin kaynaklarını bir avuç tefeciye yedirmeyeceğim. Bu ülkenin insanı, esnafı, memuru, emeklisi, çiftçisi için kullanacağım. Kim üretiyorsa, kim alın teri döküyorsa benim başımın üstünde yeri var. Onlar için çalışacağım. İBB Başkanı’mız Ekrem Bey de burada. Az önce belediyeyle ilgili bazı bilgiler verdiler. Burada kaç kişi çalışacak hem de üretim yapılacak. Burada hem çevre açısından hem üretim açısından, üretilen elektrik açısından ekonomiye ciddi katkı var. Duran bir yer, ayağa kaldırılıyor. Kavga değil, bu işleri yapmamız lazım. Bunları yaptığımız takdirde büyüyeceğiz.”

CHP'Lİ BELEDİYELER YAPIYORSA DEVLETİ YÖNETENLER UTANMALIDIR

CHP'li bazı belediyelerin asgari ücreti 3 bin 100 lira yapmasını değerlendiren Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Devasa Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yapamadığı 3 bin 100 liralık asgari ücreti de bizim belediye başkanlarımız uygulayacak. İBB'de çalışan çok sayıda emekçi oturup kalksın, ‘CHP iyi ki Büyükşehir’i aldı’ diye dua etsinler. Burada da asgari ücret net 3 bin 100 lira olacak. Geçen dönem de asgari ücreti yükseltmiştik ama İBB yükseltmemişti. Çünkü, o zaman Ekrem Bey, Başkan değildi. Şimdi Ekrem Bey, Başkan oldu; o da asgari ücreti en az 3 bin 100 lira yapacak. Öyle mi Sayın Başkan? (Yaptık efendim) Yaptık diyor, gayet güzel. Kimin için çalışıyoruz? Alın teri döken işçi için çalışıyoruz. O da evine huzur içinde gitsin. Açlık sınırında asgari ücret mi olur? Adı üstünde, minimum en düşük ücret. Bundan gelir vergisi alıyorsunuz; insan utanır ya. Bunun nesinden vergi alacaksın? Çünkü zaten işçi aylığını alırken vergi kesiyorsun, harcamayı yaparken de vergi kesiyorsun. Otobüse binerken vergi veriyor. Elektrik, doğalgaz, yakıt, arabası olsa benzin... Çocuğuna oyuncak alacak, yine vergi verecek. Yetmedi mi arkadaşlar ya? Öbür taraftan bakıyorsun; 5'li çeteye dünyanın milyarlarca liralık vergi avantajı var. O avantajı neden işçiye vermiyorsun? İşçi hangi koşullarda çalışıyor? Bazen eksi 20-25 derecede çalışıyor, emek harcıyor. Aldığı parayı hak ediyor. Devlet, onun hakkını teslim etmeli. Eğer CHP'li belediyeler, 3 bin 100 lira net asgari ücret veriyorlarsa, bundan utanması gerekenler devleti yönetenlerdir.”

TÜRBAN AYRIMCILIĞINI ASLA DOĞRU BULMUYORUM

Kılıçdaroğlu, CHP'li eski Devlet Bakanı Fikri Sağlar’ın türban ile ilgili sözlerine ilişkin ise, şöyle konuştu:

“Nasıl paylaşırım arkadaşlar? Çağın neresindeyiz biz? Kişi, başörtüsü takar, takmaz. Bu onun tercihidir. Peki benim görevim nedir? Onun tercihine saygı duymaktır. Hakim, hukukun üstünlüğü ve vicdanı kanaatine göre karar verirse, adaleti yerinde dağıtırsa, gerçek anlamda hakimdir. Başımın üstünde yeri vardır. Başörtüsü takıp takmaması ayrı bir şey. O, onun yaşam tarzıdır. Buna benim saygı duymam lazım. Ben, saygı duyarken gerçek anlamda adalet dağıtmasını bekleyeceğim. Adalet dağıttığı sürece hiçbir sorunum yok. Bizim Parti Meclisi’mizde de üstelik hukuk mezunu arkadaşlarımız var. Görev yapıyorlar. Böyle bir ayrımcılığı asla kabul etmiyor ve doğru bulmuyorum.”

# KEMAL KILIÇDAROĞLU İLE İLİŞKİLİ:

31 Ara 2020 - 17:34 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?