Reklamı Kapat

Su, yolda kayboluyor

İstanbul barajlarının doluluk oranı yüzde 21,66 seviyesine düştü. Mega kentin 2-3 aylık su stoku kalırken susuzluğun en büyük sebebi kayıp-kaçak VE yapılaşma uğruna yok edilen ormanlar.

Furkan Erten
Furkan Erten Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Susuzluğun arkasında kaçak ve inşaat var

Uzun yıllardır su problemi ile gündeme gelen İstanbul’da barajlar son on yılın en düşük seviyesinde. Mevcut hâliyle birkaç aylık suyu kalan İstanbul’da, yapılan araştırmalar, su sıkıntısının sadece yağış azlığından kaynaklanmadığını ortaya koyuyor. Mega kentin susuzluğunun arkasındaki en büyük etken kayıp kaçak ve yapılaşmayla birlikte yok edilen ormanlar. Kayıp-kaçağın yüzde 22,3’e çıktığı kentte arıtma tesisinden çıkan her 100 litre suyun 22,3 litresi şebekede fiziki olarak heba oluyor.

İstanbul’da barajlar son on yılın en düşük su seviyesini gördü. Yeterli yağışın olmamasından dolayı “su krizi” ile karşı karşıya kalınan kentte susuzluğun sebebi sadece yağışların azlığı değil. İstanbul’daki altyapının eskimesi ve suyu taşıyan tesisatlardaki problemlerin uzun yıllardır bilinmesine rağmen hiçbir tamirat yapılmaması, şehrin kuzey tarafındaki yapılaşma ve ormanların tahrip edilmesi İstanbul’daki su krizinin başlıca sebepleri arasında. Buna göre İstanbul’dan su şebekesinden kayıp, kaçak seviyesi yüzde 22,3’e ulaşmış durumda. Diğer taraftan mega kentin kuzey bölümündeki yapılaşma ve ormanların ortadan kaldırılması ise yağışların barajları doldurmasını imkânsız hâle getirdi. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şube Sekreteri Medet Güney, gazetemize İstanbul’un su krizini değerlendirdi.

2-3 AYLIK SU İHTİYACINI KARŞILAYACAK KADAR SU VAR

* TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şube Sekreteri Medet Güney, “21 Aralık 2020 tarihi itibariyle İstanbul barajlarının doluluk oranı yüzde 21,66 seviyesine düştü. Bu durum barajların son yıllardaki en düşük su seviyesidir. Günlük su ihtiyacı yaklaşık 3 milyon m3 olan İstanbul su ihtiyacının; yüzde 43’ü Melen ve Yeşilçay regülatörlerinden, yüzde 57’lik kısmı kentteki su kaynaklarından karşılanmaktadır. Barajlardaki su hacminin tamamını kullanmak mümkün olmamaktadır. Dip çamurundan ve dipteki suyun kirliliği bakımından yüzde 10-15 seviyelerinde baraj suyu kullanılmamaktadır. İstanbul su kaynakları doluluk oranları incelendiğinde ve yağmur yağmaması durumunda, İstanbul’un yaklaşık olarak 2-3 aylık su ihtiyacını karşılayacak kapasitede su bulunmaktadır” diye konuştu.

“KAYIP KAÇAK ORANLARI YÜZDE 22,3”

* Su şebekesindeki kaçak oranlarını değerlendiren Güney, “Kentin su şebekesinde kayıp kaçak oranları günümüzde yüzde 22,3 mertebesindedir, yani arıtma tesisinden çıkan her 100 litre suyun 22 litresi şebekede fiziki olarak kaybolmakta. Bu kayıp kaçak oranı 2014-2019 tarihleri arasında aynı mertebelerde olup, hiçbir iyileştirme ve tedbir alınmadığı anlaşılmaktadır. Şebeke kayıplarının yüzde 5-10 oranı kabul edilebilir olması gerekirken, yüzde 22,3’lük oran çok yüksek bir oran olup, öncelikle çözülmesi gereken bir su sorunudur” ifadelerini kullandı.

“KURAKLIK OLDUĞU BİLİNMESİNE RAĞMEN YILLARDIR PLAN OLUŞTURULMADI”

* “Kuraklık, barajların düşük seviyelerde olmasının temel nedenlerinden bir tanesidir” diyen Güney, “8-10 yılda bir kuraklık olduğu bilinmesine rağmen, su yönetimleri herhangi bir alternatif plan oluşturulamamıştır. Yağışlar ile barajların dolması beklentisi ile su sorunun çözümü doğru bir yaklaşım değildir. Kentin kuzeyinde bulunan yağış toplama havzalarındaki yapılaşma ve ormanlarının yok edilmesi, yağışların akış ile barajları doldurması umutlarını azaltmaktadır. Öncelikle şebeke kayıplarını önleyecek yatırımlar yapılmalıdır. Kirli su kaynaklarından İstanbul’un su ihtiyacını karşılama projeleri kesinlikle planlanmamalıdır. İstanbul havzaları talan edilerek komşu illerin su kaynaklarına muhtaç hale gelmiştir” dedi.

“KANAL İSTANBUL’DAN VAZGEÇİLMELİ”

* Güney, Melen Barajı konusuna da değindi. Güney, “Melen Barajı’nın 2012 yılında yapılan ihalesi 2016 yılı sonunda açılışı planlanmış ancak henüz yapımı tamamlanamamıştır. Su tutma işlemi ile Melen Barajı’nın su sorununu çözmesi beklentisinin daha uzun yıllar alacağı anlaşılmaktadır. Melen projesi ile 2040 -2071 yılına kadar İstanbul’un su sorununun çözüleceği yaklaşımı bugün çözüm olmaktan uzaktır. Melen Barajı ile su sorununun tek başına çözümü beklentisi de doğru bir yaklaşım değildir.  Kentin su ihtiyacını karşılayan Sazlıdere Barajı komple, Terkos Barajı’nın ise bir kısmı Kanal İstanbul projesine feda edilmemelidir. Kanal İstanbul aynı zamanda su toplama havzalarının da yok olmasına neden olacaktır. Havzalarda yapılaşma önlenmeli ve Kanal İstanbul projesinden vazgeçilmelidir” diyerek sözlerine son verdi.

25 Ara 2020 - 04:30 - Gündem

Muhabir  Furkan Erten


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Kanalistanbula Hayır - üstüne kanalistanbul yapıp etrafına imara açıp daha çok insanı o daracık bölgeye sıkıştıyorlar ne politika ama kendi rantları için milleti felakete sürüklüyorlar resmen.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 25 Aralık 06:51