AK Parti kendi getirdiği uygulamalara sırtını döndü

Karar Gazetesi yazarı Akif Beki, "Baksanıza, yeni AK Parti'nin reform vaadinden bile eski Ak Parti'nin reformlarını ret ve inkar çıktı." dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

Ülkemizde en çok tartışılan ve eleştirilen konuların başında yer alıyor; adaletin yerini bulmaması, adaletteki gecikmeler, yargıdaki aksamalar…

Bu sebeple iktidar bir süredir “hukuk” ve “ekonomi” alanında ‘reform’ çalışmalarına hız verdi.

Bir dönem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakın çalışan, Karar Gazetesi yazarı Akif Beki, bugünkü yazsısında adaletteki, yargıdaki aksamalara yer verdi.

Akif Beki, iktidar partisinin ortaya koyduğu uygulamaların bir bakıma “geçmişini inkar” anlamına geldiğini savundu. AKP’nin ‘reddimiras’ yaptığını ileri sürdü.

Beki’nin “Reformdan reddimiras mı çıkacaktı?” başlıklı yazısı şöyle:

“Sözlükte, reddimiras maddesinin karşısında şu yazıyor:

"Özellikle politikada kendinin veya partinin geçmişini tanımama..."

Yeni AK Parti'nin eski Ak Parti ile restleşmesini, herhalde en iyi bu reddimiras kavramı açıklar.

Baksanıza, yeni AK Parti'nin reform vaadinden bile eski Ak Parti'nin reformlarını ret ve inkar çıktı.

Reddimahkeme, reddianayasa ve reddireform tavırlarını da içeren katmerli bir reddimiras. Ama dahası da var.

AİHM kararları bağlayıcıdır, kanun gibidir, iç hukukun üstündedir, kanunlarımızla çelişirse uluslararası sözleşme hükümleri esas alınır diye, kapı gibi bir hükmü Anayasa'ya Bay Kemal'in CHP'si koydu sanırsınız. 2004'te, eski Ak Parti koymadı sanki.
Şimdi yeni AK Parti, "AİHM bizim iç mahkemelerimizin yerine karar veremez" diyor.

Çünkü Demirtaş konusunda, iktidarın istediği gibi karar vermedi.

Demirtaş'ın tutukluluğunun hukuki değil siyasi olduğuna, haklı gerekçelere dayanmadığına ve tahliye edilmesi gerektiğine hükmetti.

Ekonomiyi iyileştirmek için demokrasimizi ve yargımızı iyileştirecek bir reform seferberliği başlatılmıştı.

Adalet Bakanı Gül de o seferberlik kapsamında, yargıya seslenmişti. Kararları haksız ve yanlış çıktığında mağdurlara geri veremeyecekleri şeyleri onlardan almamaları için uyarmıştı.

Bakan, haksız tutuklamaları kastediyordu. Mahkemelere, aslolanın tutuksuz yargılama olduğunu hatırlatıyordu. Kimin ne dediğine bakmadan, sadece delil durumuna göre karar vermelerini bekliyordu. Yapılacak reforma bunlar da dahildi.

Siyasetçilere de bir uyarısı vardı Bakan'ın. Kimin suçlu kimin masum olduğuna karar verme yetkisinin yargı tekelinde olduğunu söylüyordu. Hakkında kesinleşmiş yargı kararı olmadan kişileri suçlu ilan etmenin kanunlarımızda suç sayıldığına bile dikkat çekiyordu.

Bir de alt mahkemelerin, AİHM ve AYM kararlarına uyup uymayacağının belli olmadığı, hukukun öngörülemediği yere yabancı yatırımcıların gelmeyeceğini haykırıyordu.

Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Adalet Bakanı'na katılmadığı anlaşılıyor.

Cumhurbaşkanı, Demirtaş'ın gözümüzde terörist ve suçlu olduğunu dün bir kez daha ilan etti.

Böylece hem Adalet Bakanı'nın reform beklentisini boşa çıkardı. Hem de AİHM'in 'hukuki değil siyasi tutuklama' kararını güya çürütmüş oldu.

Erdoğan, böyle giderse AİHM'e tahammül etmek mecburiyetinde olmadığımızı da bildirdi.

İktidar, artık AİHM kararlarının mahkemelerimizi bağladığını düşünmüyor. Anayasa'nın emrettiği uyma mecburiyetine de inanmıyor.

Mahkeme kararlarını beğenip beğenmeme, tanıyıp tanımama hakkı memleketimize getirilmişti. Artık yerleşik içtihat ve teamül halini alıyor. Hangi kararın uygulanıp hangisinin uygulanmayacağını seçme özgürlüğü genişliyor diyelim.

Henüz Anayasa'da yazmıyor olabilir ama fiili anayasanın iktidara tanıdığı hak ve özgürlükler arasında demek bunlar.

Hamdolsun mu!

Menderes, Özal ve AB’ye veda olur

Düne kadar ‘sessiz devrim, tarihi reform yaptık’ diye övündüğü anayasa değişikliklerini savunmuyor, sahiplenmiyor yeni AK Parti. Tam aksine tanımazdan geliyor.

Yenisi, sadece eski Ak Parti’nin reformlarını reddetse yine iyi. Yeni AK Parti, düne kadar iftarla sahiplendiği Menderes’in, Özal’ın siyasi miraslarını da reddediyor.

Türkiye’nin AİHM’le ilişkisini Menderes başlatmış, Özal güçlendirmiş, Erdoğan’sa zirveye taşımıştı.

Yeni AK Parti, eski AK Parti ile birlikte bu miras ve kazanımlarla da ilişiğini kesiyor.

Menderes’in, Özal’ın ve eski Ak Parti’nin demokratik hukuk reformlarını hükümsüz kılan yeni bir reform sürecindeyiz yani.
Bu yol, Cumhurbaşkanlığı sistemi ve tek başlı yönetim anlayışıyla çelişen Anayasa Mahkemesini kaldırmaya, AİHM’den de ayrılmaya kadar uzayabilir.

Bir AYM ile AİHM değil ki, Anyasa’nın bizzat kendisi de bazen fazla olmuyor mu!

Cumhurbaşkanlığı sistemini fazlalıklarından, kamburlarından kurtarma teklifi her an raftan indirilebilir.

Geleceğimizi AB’de görüyor fakat aynı zamanda AİHM’i ‘bırakıp gitmek’le tehdit de edebiliyoruz.

Hoş geldi reform yılı 2021, iyiyiz maşallah gene, hadi gözümüz aydın, müjdeler olsun.”

24 Ara 2020 - 16:48 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?