MAZLUMDER'den iktidara hukuka dönüş çağrısı!

MAZLUMDER, iktidara hukuka dönüş çağrısında bulundu. İnsan Hakları Eylem Planı çalışmaları için önerilerde bulunan dernek, Türkiye'nin hâlâ OHAL psikolojisinden çıkamadığını söyledi.

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) iktidara hukuka dönüş çağrısında bulundu. 2018 yılından bu yana sözü verilen ancak bir türlü hayata geçirilmeyen 'İnsan Hakları Eylem Planı' çalışmaları için önerilerin sunulduğu çağrıda, "Devlet artık hukuka dönmelidir!" denildi.

"BEKA KAYGISI YÖNETİLEMEZ BOYUTLARA ULAŞTI"

MAZLUMDER tarafından konuya ilişkin yazılı basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, "Yargıdan siyasete, eğitimden bürokrasiye yıllardır devam edegelen kronik sorunlar, 15 Temmuz kalkışması sonrası kuvvetlenen beka kaygısı, içe kapanma ve güvenlikçi politikalar nedeniyle daha da büyümüş artık yönetilemez boyutlara ulaşmıştır. Devlet ve siyaset 15 Temmuz’la birlikte travmatik bir psikolojiye sürüklenmiştir. Darbe girişiminin üzerinden uzun bir zaman geçmesine rağmen OHAL dönemi psikolojisinden çıkılamamaktadır. Hatta OHAL’in bazı uygulamaları çeşitli düzenlemelerle kalıcı hale getirilmiştir. Devlet artık hukuka dönmelidir!" ifadeleri kullanıldı.

"YARGININ TUTUMU GÜNÜ BİRLİK SİYASETE GÖRE DEĞİŞMEMELİ"

İnsan Hakları Acil Eylem Planın hazırlanmasını desteklediklerini dile getiren MAZLUMDER açıklamanın devamında, "Adil Yargılanma Hakkı herkes için temel bir korunaktır. Yargının bürokrasi ve iktidarlara, onların değişimine ya da günübirlik siyasi tutumlara göre değil, hak ve adalete göre yapılandırılması gerekmektedir. Başta HSK’nın yapısından başlayarak “bağımsızlık ve tarafsızlık” ile “hâkim güvencesi” kavramlarının mevzuatta ve uygulamada hayatiyet kazanması gerekmektedir" ifadeleri yer aldı.

OHAL KALINTISI YASALARDAN KURTULMALIYIZ

Açıklamada, "OHAL döneminin kalıntısı olan “kovuşturma aşamasında tahliyeye itiraz” düzenlemesi ciddi hukuksuzluklara sebep olmuştur ve olmaktadır. 15 Temmuz darbe girişiminden bugüne dört yıldan, Olağanüstü Hal’in kaldırılmasından bugüne ise iki yıldan fazla zaman geçmiştir. Olağanüstü Hal döneminde çıkarılan ve kanunlaşarak kalıcı hale gelen KHK’ların hukuka ve insan haklarına uygun yeni bir bakış açısıyla tekrar gözden
geçirilmesi, mağduriyetlerin giderilmesi ve yeni mağduriyetlerin önlenebilmesi için zaruri hâle gelmiştir" şeklinde belirtildi.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

Hak etmediği halde tahliye edilenler, tahliye olması gerekirken tutuklananlar adalete olan güveni zedelemektedir. Görülmekte olan bir davada tahliyelerden sonra aynı gün içinde başka bir dava ile aynı kişinin yeniden tutuklanması kamuoyunda davaların hukukiliği konusunda şüpheleri derinleştirmektedir.
Cezaevlerinde salgın süreciyle birlikte yaşam hakkı ihlallerine varan
ciddi sağlık sorunlarına yol açmış, temel hakların kullanımını engelleyici bir boyuta ulaşmıştır.
Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları bütün mahkemeler ve idari birimler için bağlayıcıdır. Ancak yeniden yargılama kararlarının hukuk mantığına ve yasaya aykırı bir şekilde yok sayıldığı pratiklerle karşılaştığımız ortadadır.
Anayasa Mahkemesinin açık ve emsal nitelikteki kararlarına rağmen bazı mahkemeler ceza vermekte, savcılıklar emniyet raporlarını esas alarak ceza talep edebilmektedir.
Bu pratiğe bir son verilmesi, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına karşı Anayasanın ve yasaların gerekli kıldığı hassasiyetin gösterilmesi, kararların arkasından dolanma şeklindeki uygulamalara son verilmesi, aksi tutumların soruşturma konusu haline getirilerek önlenmesi gerekmektedir.
Hak ihlallerinin giderilmesi bakımından oldukça önemsediğimiz Bireysel Başvuru yolunda verilen kararlarının niteliğine bakıldığında kararların %95’inin Kabul Edilemezlik adı altında olumsuz olarak sonuçlandırıldığı görülmektedir.
Özellikle kamuoyunda öne çıkan, arkasında belli bir sosyal medya ya da siyaset desteği bulunan dosyalarda verilen oldukça önemli ve gerekli bulduğumuz kararları, sahipsiz ve isimsiz insanların dosyalarında görememekteyiz.
Mahkeme bazı dosyaların kararlarını yıllara yayabilmekte aynı nitelikteki başka dosyalarda ise oldukça hızlı kararlar verebilmektedir.
Anayasa Mahkemesi bu tutumunu değiştirmeli, hak ve adalet eksenli bir mekanizmanın önü açılmalıdır.
Nezarethanelerde, cezaevlerinde, geri gönderme merkezlerinde ve diğer kapatma alanlarında yer yer işkence ve kötü muamele iddiaları gündeme gelmektedir.
Adi bir insanlık suçu olan ve onurlu insanların yeltenmeyeceği işkence, maalesef tekrar konuşulur hale gelmiştir.
Tamamen pratik amaçlarla gündeme gelen açık-örtülü aflarla ceza adalet sistemi ciddi hasar almış, infial nitelikli suçlar sebebiyle gündeme gelen değişikliklerle başta İnfaz Kanunu olmak üzere ceza mevzuatı yamalı bohçaya dönmüş ve suç–ceza dengesi bozulmuştur.
Kayyım atamalarının sistematik hale gelmesiyle seçme ve seçilme hakkının özüne dokunulmakta ve bu hak ihlal edilmektedir.
Belediye başkanının görevini engelleyecek bir suç işlemesi durumunda, belediye meclis üyeleri arasından yeni başkan seçilmeli, tepeden kayyım atanması suretiyle halkın iradesinin önüne geçilmemelidir.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 13 Aralık 2018 tarihinde ikinci 100 Günlük Eylem Planı çerçevesinde “Yeni Bir İnsan Hakları Eylem Planının Hazırlanması" için çalışmaların başlatılacağı duyurulmuştu. O tarihten bu yana çalışmaların sürdüğü İnsan Hakları Eylem Planının 2021 yılında yürürlüğe koyulması bekleniyor. 

08 Ara 2020 - 14:40 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?