Reklamı Kapat

İsrail, Tunus’u anlaşma masasına oturtamadı

İsrail'le normalleşme fitnesine karşı çıkan Tunus, Siyonizm’in açık hedefinde...

Abdussamet Karataş
Abdussamet Karataş Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

2011’deki halk devriminin ardından Tunus’ta askeri baskıların uzağında gerçekleşen seçimlerden üstün çıkan 3 isim de İsrail karşıtı tavırları ve politikaları ile dikkat çekti. Munsif Marzuki, Baci el-Sibsi ve Kays Said’in Tunus’un İsrail ile anlaşma masasına oturmaması ve karşı adımlar atması Tunus’u yeniden hedef tahtasına koydu.

HEDEFTEKİ İSLAM ÜLKESI TUNUS YAZI DİZİSİ 2. BÖLÜM

Millî Gazete olarak, Batılı emperyalistlerin İslam coğrafyasına yönelik hain planlarını deşifre etmeye devam ediyoruz. Siyonist İsrail’in normalleşme adı altında yürüttüğü fitne çarkına alet olmayan İslam ülkesi Tunus, kirli bir ağla çevreleniyor. Yakın zamanda Mısır ve Sudan’daki kendine muhalif yönetimleri darbeyle deviren İsrail, Tunus’ta da Siyonizm’e köle olacak bir yönetimi başa getirmeyi amaçlıyor.

Tunus’ta 2011’deki halk devriminden bugüne kadar 6 farklı isim cumhurbaşkanlığı yaptı. Bunlardan 3’ü kısa süreli geçiş dönemlerini yönetirken, özgür seçimlerle iş başına gelen 2 isim ise uzun süreli devlet başkanlığı yaptılar. Son seçimleri ezici bir çoğunluğun oylarıyla kazanan mevcut cumhurbaşkanı Kays Said ise henüz 1 senedir görevde. Tunus’ta askeri baskıların uzağında gerçekleşen seçimlerden üstün çıkan 3 isim de İsrail karşıtı tavırları ve politikaları ile dikkat çekti.

MARZUKİ, HER FIRSATTA İSRAİL’İN DEVLET TERÖRÜNE VURGU YAPIYORDU

2011-2014 yıllar arasında cumhurbaşkanlığı yapan Munsif Marzuki, yer yer sert söylemleriyle öne çıkan entelektüel bir isimdi. Marzuki’nin, askeri darbeye maruz kalan ve mahkeme salonunda şehit düşen Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ile yakın bir dostluğu vardı. Filistin davasına büyük kıymet veren Marzuki, her fırsatta İsrail’in Filistin topraklarında devlet terörü işlediğini ifade ediyordu. Cumhurbaşkanlığı görevinin sona ermesinden sonra Gazze’ye 3. Özgürlük Filosu’na bizatihi katılım sağlayan Marzuki’nin Türkiye’deki 15 Temmuz hain darbe girişiminin İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından finanse edildiğine yönelik açıklamaları dünya medyasında büyük ses getirmişti.

Marzuki’den sonra cumhurbaşkanı seçilen ve 2019 yılında görevi başındayken hayatını kaybeden Baci el-Sibsi de Filistin davasını destekleyen beyanlarda bulunmuştu. 2018 yılında İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında Sibsi’nin sert çıkışları olmuştu. Tunus Cumhurbaşkanı Sibsi, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’la yaptığı bir görüşmede “İsrail’in Gazze’de işlediği çirkin suçları kınıyoruz. Nakba’nın 70. yılında Filistinlilerin içinde bulunduğu durum üzüntü vericidir. Tunus’un Filistinlilere yönelik “sabit ve temel” desteğimizi bir kere daha ilan ediyorum” ifadelerini kullanmıştı.

TUNUS’TA 2019 PARLAMENTO SEÇİMLERİNİN TABLOSU

* Tunus’ta 2019 yılında bir ay arayla hem parlamento seçimleri hem de cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı. 6 Ekim 2019 tarihinde gerçekleşen parlamento seçimlerinde 217 sandalyenin 52’sine sahip olan En- Nahda partisi, parlamento seçimlerini kazandı. Ancak tek başına iktidar olmak için gerekli olan 109 milletvekiline sahip olamadı. İnsan hakları aktivisti Muhammed Abbou’nun sosyal demokrat Attayar (Demokratik Akım) partisi 22 sandalye kazandı. Selefileri savunduğu bilinen avukat Seifeddine Makhlouf’un yakın bir zamanda kurduğu İslami-popülist bir hareket olan El-Karama, 21 sandalye kazandı. Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin desteğini alan ve son dönemde Müslümanlara yönelik provokatif hareketleriyle öne çıkan İslam karşıtı avukat Abir Moussi liderliğindeki Özgür Anayasa Partisi ise 17 sandalye kazandı. Devrik cumhurbaşkanı Zeynel Abidin bin Ali’nin rejimini savunan avukat Abir Moussi, Tunus’tan milletvekili seçildi.

FİTNENİN SPONSORU SİSİ VE KRALİYET YÖNETİMİ

* Müslümanların seküler baskılardan kurtulup rahat bir nefes aldığı Tunus’u eski kötü günlerine geri döndürme özlemi çeken karanlık bir plan dikkat çekiyor. 2019 seçimlerinde 17 milletvekiliyle Tunus Parlamentosu’na giren eski rejim yanlısı avukat Abir Musi, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklenmekle suçlanıyor. Mısır’da Muhammed Mursi’ye karşı hain bir darbe gerçekleştiren darbeci Sisi’nin ve İsrail ile normalleşme anlaşması imzalayan Birleşik Arap Emirlikleri kraliyet yönetiminin Tunuslu muhalif lider Musi’yi finanse ettiği, El Nahda yetkilileri tarafından defalarca beyan edildi.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDE İSRAİL PARMAĞI

Tunus’ta insan hakları aktivisti Muhammed Abbou’nun liderliğini yaptığı 22 milletvekiliyle Meclis’te yer alan Demokratik Akım Partisi, Tunus cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci tura çıkan Nebil el-Karvi’nin İsrail’le anlaşmalı olduğunu deşifre etti. Parti, seçimlerde kendisine destek sağlaması için eski İsrailli istihbarat subayının yönettiği bir reklam şirketiyle anlaştığı gerekçesiyle, cumhurbaşkanı adayı Nebil el-Karvi’ye dava açtı. Partiden yapılan yazılı açıklamaya göre, “ ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşme ayarlaması için eski bir İsrail istihbarat subayı tarafından yönetilen Kanadalı bir reklam şirketiyle 1 milyon dolarlık anlaşma imzaladığı iddiasıyla cumhurbaşkanı adayı Nebil el-Karvi aleyhine dava açıldı. Açıklamada, Karvi’nin söz konusu şirketle imzaladığı anlaşma metinlerinin, ABD Adalet Bakanlığı sitesinde yayınlandığı iddia edildi. Kanadalı şirketin müdürü Ari Ben-Menashe’nin Binyamin Netanyahu ile yakın ilişkisi dikkat çekiyor. Katil İsrail ordusuna bağlı eski istihbarat subayı olan Ari Ben-Menashe, Siyonist Başbakan Binyamin Netanyahu’nun eski istihbarat danışmanı ve silah tüccarı olarak biliniyor.

KAYS SAİD’DEN İSRAİL’İ KIZDIRAN ADIMLAR

* Sibsi’nin 2019’da vefatının ardından yapılan seçimlerde ülkenin yeni cumhurbaşkanı seçilen Kays Said, 2011’deki halk devriminin kazanımlarını sıkı sıkıya koruma vaadiyle seçildi. Anayasa profesörü olan Kays Said, cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların yüzde 70’ten fazlasını alarak İsrail ile işbirliği yapmasıyla gündeme gelen rakibi medya patronu Nebil el-Karvi karşısında ezici bir zafer elde etti. Bu nedenle Tunus medyası, sonuçları ‘ikinci bir halk devrimi’ olarak nitelendirdi. Kays, İsrail’in sorunlu olduğu ülkelerden Katar’a yaptığı resmi ziyarette bazı Arap ülkelerinin İsrail ile yaptığı normalleşme anlaşmalarına karşı olduğunu söyledi. Kays’ın cumhurbaşkanı seçildikten sonra Katar’ı ziyareti İsrail’e karşı bir mesaj olarak değerlendirilmişti. Katar resmi haber ajansına (QNA) röportaj veren Kays Said, Katar ile ilişkilere büyük önem verdiğini belirterek İsrail’i kızdırmıştı.

FİLİSTİN DAVASI MERKEZ DAVAMIZDIR, İSRAİL’LE NORMALLEŞMEYE KARŞIYIZ

* İsrail’i kızdıran ifadeleri bununla da sınırlı değildi. Said Kays, İsrail ile normalleşmeye ilişkin ifadelerinde şunları kaydetmişti: “Normalleşme ifadesine karşıyım çünkü önceden böyle bir sözcük yoktu. Bu Camp David Anlaşması sonrasında ortaya çıktı. Bizler devletlerin tercihlerine müdahalede bulunmuyoruz, istedikleri tercihi yapabilirler, onlar da özgürdür. Ancak bana göre, Filistin davası merkezi bir davadır. Hatta birçokları, bir Arap vatandaşının ilgi alanından bunu çıkarmak için çaba gösterse de Filistin davası, İslam ümmeti ve Arap insanlarının ana merkezi konusu olarak kalmaya devam edecektir.”

# ABD, Rusya

25 Kas 2020 - 04:30 - Dünya

Muhabir Abdussamet Karataş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?