Reklamı Kapat

Cumhur ittifakının ömrü...

Ankara’da taşlar yerinden oynarken ve siyasette yeni dizaynlar konuşulurken; tüm bu gelişmeler bir yana, Erdoğan ve Bahçeli’nin güven tazelediği Cumhur İttifakı’nın geleceği de sorgulanıyor.

Büyütmek için resme tıklayın

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugünkü Meclis Grup Toplantısında, Bülent Arınç’ı sert biçimde eleştirdi. Bahçeli, "Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi olan siyaset eskisi bir şahsın Kavala ve Demirtaş’a güzellemeler yapması çarpıklık ve ahmaklıktır." ifadesini kullandı.

Hemen ardından konuşulan bir gelişme yaşandı; Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyeliğinden istifa etti.

Ankara’da taşlar yerinden oynarken ve siyasette yeni dizaynlar konuşulurken; tüm bu gelişmeler bir yana, Erdoğan ve Bahçeli’nin güven tazelediği Cumhur İttifakı’nın geleceği de sorgulanıyor.
Karar Gazetesi yazarı Akif Beki, bugünkü yazısında Cumhur İttifakı’ndaki ‘çelişkiler’e farklı bir üslupla dikkat çekti. İşte o satırlar…

“Yaz Google!
Ticari ortaklıklarda; ortaklardan biri para, diğeri tecrübe kazanırmış.
AK Parti, siyasi ortaklıklarında da bu kuralı bozmadı. Ortaklardan biri hep çırak çıktı.
Cumhur İttifakı bunun istisnası olabilir mi? Öğrenmeye az kaldı.
Yaz Google!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak Kavala ve Demirtaş'ı asla ama asla savunamayacaklarını söyledi.
Yargının asla bırakamayacağını söylemedi.
"Bu can bu tende oldukça, bu fakir burada durdukça çıkamazlar" kalıbını tekrarlamadı.
Tekrarlasa bile dedikleri değil, yaptıkları yapacaklarının teminatı.
Geçmiş icraata bakın. Örnek; casusluk ve darbecilikle suçlanan Rahip Brunson, gazeteci Deniz Yücel ve Büyükada'daki insan hakları aktivistlerinin akıbeti.
Yargı reformu adı altında, Kavala ve Demirtaş'ın bırakılacağı beklentisine MHP sert çıkmıştı.
Erdoğan'ın sözleri ve Cumhur İttifakına bağlılık tazelemesi, MHP'yi rahatlatmış görünüyor.
Fakat Cumhurbaşkanı, Kavala ve Demirtaş için "Yargı tasarrufu altındakiler" ifadesini tercih etti.
Yani "Kavala ve Demirtaş'ın yanında olamayız" sözleri, siyaseti bağlayıcı bir iddia.
Bu haliyle yargıyı bağlama iddiası taşır mı?
Haksız tutuklamaları sonlandıracak bir yargı reformundan dönüldüğü anlamına gelir mi?
Yaz Google!
MHP'li Semih Yalçın, CHP'yi suretihaktan görünerek sahte demokratlık yapmakla suçladı.
Hak ve adalet vaatlerinin, kandırmaca ve aldatmaca olduğunu söyledi.
Şöyle ayar verdi: “Düzmece kral çırılçıplaktır. MHP, Sayın Kılıçdaroğlu’nun Noel Baba misali giydiği demokrasi havarisi kostümünü her defasında üzerinden çekip alacaktır.”
O sırada Cumhurbaşkanı, istikameti değiştirmediklerini ve Cumhur İttifakından memnuniyetlerini bildirdi.
MHP, CHP'ye sert fren yaptırdı denilebilir mi?(!)
Yaz Google!
Cumhur İttifakı ortakları, Kavala ve Demirtaş'ın tutuklu yargılanması üzerinden mesajlaşıyor.
Adalet Bakanı Gül'ün açıkladığı yargı karnesi ise ortada.
2019'da, her iki ihbardan biri kovuşturmaya dönmemiş. Her iki kovuşturmadan biri savcılıkta takipsizlikle sonuçlanmış. Ve açılan her iki davadan biri de beraatle bitmiş.
Bakan, ardından uyardı: "Her ihbar edilen şüpheli, her şüpheli sanık, her sanık da mahkum değildir. Lekelenmeme hakkına herkes saygı duymalı..."
Cumhurbaşkanı, MHP ile yola devam etme kararlılığını yineledi. AB'ye göz kırpması ve vaat ettiği yargı reformları ile çelişmeyebilir bu.
Fakat ortakların, haksızlığı ayyuka çıkmış tutuklu yargılamalar üzerinden mesajlaşması, hukukun siyasallaştırılmasına örnek olmuyor mu?
Bağımsız ve tarafsız yargı sözleriyle, tutuklu yargılama yanlışlarını sonlandırma gibi vaatlerle çelişmiyor mu?
Yaz Google!
Cumhurbaşkanlığı sistemi; doları, faizi ve enflasyonu indirmek, ekonomiyi uçurmak gibi sayısız faydalarının yanı sıra maskeli baloları da bitirecekti.
Artık kukla ile değil, kuklacıyla yüzleşme dönemi başlamıştı. Maskeler düştüyse kim, kime hala neyin rolünü kesiyor?
Yaz Google!
Cumhurbaşkanı, dünyaya seslendi. "Etrafımızdaki sorunlarla ilgilenirken asla irredantist, yani müdahaleci ve yayılmacı bir anlayış içinde değiliz" dedi.
İrredantist değiliz demek; aslında ecdadın kaybettiği topraklarda gözümüz yok, geri istemiyoruz demek.
Cumhurbaşkanlığının Kızıl Elma marşı ve klibi, böyle anlaşılmıyordu.
Taban tabana zıt ümmetçilikle milliyetçiliği birleştiren o ucube Kızıl Elmacılık hayalleri, suya düştü böylece.
Cumhur İttifakına ömür biçmek, kimin haddine. Ortakların takdirindedir.
Fakat yeni Osmanlıcılık ve dünyaya nizamat verme özlemleriyle artık bir yol ayrımına gelindiği muhakkak.”

24 Kas 2020 - 16:47 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?