Reklamı Kapat

Ermenistan'ın işlediği savaş suçları raporlandı!

Füzelerle, misket bombalarıyla sivilleri hedef alan Ermenistan'ın işlediği savaş suçları rapor haline geldi.

Büyütmek için resme tıklayın

Azerbaycan işgal altındaki Dağlık Karabağ'ı 30 yıl sonra Ermenistan'ın elinden kurtardı. Azerbaycan, Ermenistan'ı 44 gün süren çatışmalarda hezimete uğratarak zafer elde etti. Barış anlaşmasının imzalanmasının ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, savaş suçu işleyen Ermenistan'ın yargılanmasını ve tazminat ödemesi gerektiğini söyledi. Savaş sırasında Ermenistan Gence, Terter, Goranboy, Ağdam ve Bakü civarını dahi füzelerle vuran Ermenistan sivilleri hedef aldı. Ermenistan Silahlı Kuvvetleri, misket bombası gibi kullanımı yasaklanmış silahları kullanarak sivillerin ölümüne neden oldu. Ermenistan'ın saldırılarında 3 bin 410 müstakil ev, 120 çok daireli konut binası ve 512 sivil tesisin ağır hasar aldı. 94 sivil Azerbaycan vatandaşının hayatını kaybetti, 414 sivil ise yaralandı. Ermenistan'ın işlediği savaş suçlarına ilişkin rapor hazırlandı.

"RAPOR TÜM DÜNYAYA DUYURULACAK"

Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç tarafından hazırlanan rapor bu haftadan itibaren Türkiye ve dünyadaki ilgili kurum ve kuruluşlar ile Avrupa Birliği ülkelerinin parlamentolarına gönderilecek. Ermenistan ordusunun Azerbaycan'da işlediği savaş suçlarının anlatıldığı raporda Ermenistan'ın Azerbaycan sivil yerleşimlerine yaptığı saldırılar belgelendi.

"BAŞKENT DAHİ FÜZELERİN HEDEFİ OLDU"

Rapor hakkında konuşan Şeref Malkoç, "Azerbaycan'a yaptığımız seyahatte, özellikle savaş alanları dışındaki sivil yerleşim bölgelerinde, Gence, Terter, Goranboy, Ağdam hatta Bakü civarında füzelerle vurulan yerleri dolaştık. Gence, savaş alanının kilometrelerce dışında olmasına rağmen Ermenistan'dan atılan füzelerle vuruldu, Terter de aynı şekilde vuruldu." diye konuştu.

"SİVİL YERLEŞİMLERİ VURMAK İNSANLIK SUÇUDUR"

Ermenistan'ın saldırıları sonucu 94 sivil Azerbaycan vatandaşının hayatını kaybettiğini, 414'ünün de yaralandığını belirten Malkoç, "Savaşın olmamasını hepimiz temenni ederiz ama uluslararası hukuka göre meşru müdafaa ve benzeri nedenlerle savaş cephede olabiliyor. Ama kasten, bilerek savaş cephesinin 100-150 kilometre ötesindeki sivil yerleşim bölgelerini vurmak bir insanlık suçudur. Bu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde belirtilen temel haklara, Cenevre Sözleşmesi'ne aykırıdır." ifadelerini kullandı.

"ERMENİSTAN'IN YARGILANMASI İÇİN ÇABALADIK"

Saldırıların kronolojik olarak raporda yer aldığını dile getiren Şeref Malkoç, "Savaş suçu işleyenlerin, sivilleri katledenlerin, çevreyi tahrip edenlerin, gecenin 01.00'inde 1 yaşındaki çocukları veya yaşlıları, savaşla ilgili olmayanları öldürenlerin tespitini yaparak, bunların uluslararası mahkemede yargılanması için çaba göstermeye çalıştık. Raporu, bu haftadan itibaren Türkiye'deki ilgili kurum ve kuruluşlar ile dünyadaki bütün insan hakları kurumlarına, ombudsmanlara ve insan hakları savunucularına göndereceğiz. Avrupa Birliği ülkelerinin parlamentolarının insan hakları komisyonlarına göndereceğiz. Ayrıca tabii Azerbaycan'a da göndereceğiz. İnsanlık ve insan hakları adına sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalıştık. Bundan sonrası uluslararası diğer kurumların işi. Bu suçları işleyenleri, sivilleri katledenleri, Cenevre Sözleşmesi'ne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ne aykırı davrananları yargılamak için savcıların, mahkemelerin önüne çıkarmak, elbette başkalarının da sorumluluğundadır. Bize düşen görev bunları kayıt altına almaktır."

RAPOR DELİL OLACAK

Ermenistan'ın savaş suçu işlemesine rağmen kendisinden hesap sorulmayacağını düşündüğüne dikkati çeken Malkoç, "Unuttukları bir şey var, artık dünya eski dünya değil, Azerbaycan eski Azerbaycan değil, Türkiye eski Türkiye değil. Dolayısıyla kendilerini bugüne kadar şımartanların koruyacağını zannediyorlar. Ama bu rapor, Ermenistan'ın insan hakları ihlalleri karşısında uluslararası yargılamada delil olacak." diye konuştu.

CAMİLERİ DOMUZ AHIRINA ÇEVİRDİLER

Malkoç, Ermenistan'ın 10 Kasım'da yürürlüğe giren ateşkesin ardından geri çekilmesiyle işgal ettiği bölgelerdeki tahribatın ortaya çıktığını belirterek, "Şuşa, Ağdam, Terter ve Kelbecer'de, tarihe karşı işledikleri suçlar var. Camileri domuz ahırına çevirmişler, Müslümanların mezarlarını tahrip etmişler. Bu olacak şey mi? Hocalı'daki katliamın veya benzeri katliamların, bunların hesabı mutlaka sorulacak ki bundan sonra kimse böyle yanlışlara cesaret edemesin." ifadelerini kullandı.

24 Kas 2020 - 10:15 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?