Müthiş kısır döngü!

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın ilk icraatı olan faizlerin yükseltilmesi ne anlama geliyor?  Yine aynı senaryo. Aynı sözler, aynı açıklamalar, aynı vaatler...

İnternet Haber Merkezi
İnternet Haber Merkezi Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın ilk icraatı olan faizlerin yükseltilmesi ne anlama geliyor?  Bundan iki sene önce, 2018 yılıyla 2020 yılında söylenenler bire bir aynı mı, değil mi?
Gazeteci-yazar Mehmet Tezkan, “Soruyorum size: 2018 yılıyla 2020 yılında söylenenler bire bir aynı değil mi? Birini düz yazı ile yazdım diğerini italik. Başka türlü ayırt etmek mümkün değil. Sonuç şu; bize iki yılda bir aynı masalı okuyorlar. Ekonomiyi yönetemedikleri için iki yılda bir önümüze açı reçete koyuyorlar.” ifadesini kullandı.

T24.com.tr yazarı Mehmet Tezkan, alınan “faiz” kararını masaya yatırdı. Peki, neler yazdı, Tezkan? İşte o satırlar;

“İki yıl önce de aynı kararı almıştınız; ayıp!
Merkez Bankası Para Kurulu'na sorum şu:
Aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemeye ne denir?
Bu filmi gördük, bu maçı izledik... İzlemek ne kelime içindeydik; açı reçete önümüze kondu. Bedelini ödedik.
Aradan 29.5 ay geçti yine aynı senaryo. Aynı sözler, aynı açıklamalar, aynı vaatler...
2018 yılının Mayıs ayının son günlerine dönelim.
Bir haftalık repo faizi (politika faizi) yüzde 8 idi. Aslında gerçek faiz bu değildi. İktidarı Merkez Bankası'na dikte ettirdiği faizdi.
Faizi düşürdük mü; düşük numarasıydı. Çünkü Merkez Bankası "Geç Likidite Penceresi" adı altında yeni bir kulvar açmış borç verme işlemini oradan yapıyordu.
Geç likidite faizi de yüzde 16.5'ti.
Merkez Bankası Başkanı'nın Londra seyahatinin arifesinde, Para Kurulu toplandı faizi sadeleştiriyoruz tek kalemde topluyoruz adı altında politika faizini 8.5 puan yükseltti.
Yani 850 baz puan artırdı. Faiz bir gecede yüzde 8'den yüzde 16.5'e çıktı.
Merkez Bankası şu açıklamayı yaptı; tüm fonlamanın temel politika aracı olan bir hafta vadeli repo faiz oranı üzerinden yapılmasına karar vermiştir.
Temel amacın fiyat istikrarını sağlama, enflasyon hedeflemesi olduğu söylendi.
Bu karar, Merkez Bankası'nın piyasalara "sizinle inatlaşmıyorum" mesajı olarak yorumlandı.
Başlık şuydu: Faizde U dönüşü.
Piyasa alkışladı.
Düne dönelim.
Daha iyi anlaşılsın diyerek aynı kelimelerle aynı cümlelerle ifade edeceğim. Çünkü içinde bulunduğumuz durum bire bir aynı.
Bir haftalık repo faizi (politika faizi) yüzde 10.25 idi. Aslında gerçek faiz bu değildi. İktidarın Merkez Bankası'na dikte ettirdiği faizdi.
Faizi düşürdük mü; düşük numarasıydı. Çünkü Merkez Bankası "Geç Likidite Penceresi" adı altında yeni bir kulvar açmış borç verme işlemini oradan yapıyordu.
Geç likidite faizi de yüzde 14.75 ‘ti.
Para Kurulu toplandı faizi sadeleştiriyoruz tek kalemde topluyoruz adı altında politika faizini 4.75 puan yükseltti. Yani 475 baz puan! Faiz bir gecede yüzde 10.25'ten yüzde 15'e çıktı.
Merkez Bankası şu açıklamayı yaptı; tüm fonlamanın temel politika aracı olan bir hafta vadeli repo faiz oranı üzerinden yapılmasına karar vermiştir.
Temel amacın fiyat istikrarını sağlama, enflasyon hedeflemesi olduğu söylendi.
Bu karar Merkez Bankası'nın piyasaların sesine kulak verdiği şeklinde yorumlandı.
Piyasa yine alkışladı.
Soruyorum size:
2018 yılıyla 2020 yılında söylenenler bire bir aynı değil mi?
Birini düz yazı ile yazdım diğerini italik.
Başka türlü ayırt etmek mümkün değil.
Sonuç şu; bize iki yılda bir aynı masalı okuyorlar. Ekonomiyi yönetemedikleri için iki yılda bir önümüze açı reçete koyuyorlar.
Enflasyon inecek diye faizi indiriyorlar, kur baskısına yenik düşüp yeniden artırıyorlar. Ne yaptıklarını bilmiyorlar.
Merkez Bankası Para Kurulu'na sorum şu:
Aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemeye ne denir? Dilim varmıyor!”

20 Kas 2020 - 11:56 - Ekonomi

Muhabir İnternet Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Neye Karşıyız - faiz sebep enflasyon sonuç bu söylem ekonomi literatüründe yok ama doğru bir söylem bunu erdoğan kendi düşünmemiştir zaten promterden okuyor promteri kim yazıyorsa oradaki akıl maksat nabza göre şerbet siyasi algı yapmak.neden az çok farketmez faiz sebep enflasyon netice.hani bir atasözü var dün yediğin hurmalar bugün seni tırmalar.faizin yüzde 25 e çıktığı dönemlerin vadelerin bitişi bugünler.işte o zamanki açılan delik şimdi para bulamayınca vergi toplayamayınca dış ticaret fazlası yapamayınca üretemeyince ne yapacak para tabanını genişletip enflasyon yapacak.faiz artsın kurda artsın ama şu para genişlemesine gitmesin devlet en çok karşı durduğumuz nokta bu neden başkasının borcunu alakasız kişilere yüklemek demektir bu tam adaletsizliğe nedenidir.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 20 Kasım 13:58


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?