Reklamı Kapat

Yükseköğretimde veriler iç açıcı değil

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin hazırladığı Yükseköğretime Bakış 2020: İzleme ve Değerlendirme Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı.

Ahmet Açkay
Ahmet Açkay Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

“Yükseköğretime Bakış 2020 Raporu”nun detaylarını duyuran Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, yükseköğretimde eksiklerin giderilmesi çağrısında bulunarak, alınması gereken önlemleri açıkladı. Boş kontenjan sorununun devam ettiğini ifade eden Yalçın, yükseköğretim mezun sıralamasında OECD ülkeleri arasında sonlarda olduğumuzu söyleyerek, nitelikli eğitim için öğretim görevlisi sayısının 124 binden 206 bine yükseltilmesini talep etti.

Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Yalçın, eğitimin her alanına ilişkin odak analizler, araştırmalar, raporlar hazırlayıp projeler yürüttüklerini, veriye dayalı bilimsel bakış açısıyla çalışma hayatının ve eğitim sisteminin temel sorun alanlarını ve çözüm önerilerini ele aldıklarını söyledi. 2019 yılında yükseköğretimin öğrenci kaynağını oluşturan ortaöğretimden toplamda 1 milyon 50 bin öğrencinin mezun olduğunu dile getiren Yalçın, “2012 yılında zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması üzerine Türkiye’nin ortaöğretim mezuniyet oranlarında hızlı bir artış gerçekleşmiştir. Buna karşın 2017 yılında OECD ülkeleri arasında Türkiye, lise mezuniyet oranı (yüzde 75) bakımından sonlarda yer almaktadır. Ortaöğretime kayıtta sağlanan başarının ortaöğretimden mezuniyette sağlanamadığı görülmektedir” dedi.

BOŞ KONTENJAN SORUNU DEVAM EDİYOR

2020 yılında liseden yeni mezun olanların yüzde 32’sinin bir yükseköğretim programına yerleştirilebildiğini belirten Yalçın, “Bu veriler, liseden yeni mezun olanların üçte ikisinden fazlasının üniversite giriş sınavının ilk senesinde bir programa yerleşemediğini ortaya koymaktadır. Bu durum, yükseköğretime giriş sınavından kaynaklı arz ve talep uyumsuzluğunun önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini göstermektedir. Geçmiş yıllara göre ön lisans ve lisans programları kontenjanları azaltılmasına rağmen kontenjanların dolmadığı görülmektedir” diye konuştu.

2015’TEN SONRA CİDDİ BİR DURAKSAMA GÖRÜLÜYOR

Son beş yılda yükseköğretimde toplam yeni kayıt öğrenci sayısının yaklaşık 40 bin azalarak 2019’da 1 milyon 367 bin, yüz yüze öğretim yeni kayıt sayısının ise son beş yılda 4 bin artış göstererek 831 bin olarak gerçekleştiğini kaydeden Yalçın, yükseköğretim sisteminde 2006-2014 yılları arasında yaşanan genişlemeden sonra 2015 sonrasında ciddi bir yavaşlamanın ve duraksamanın görüldüğünü ifade etti.

MEZUN SIRALAMASINDA OECD’NİN SONLARINDAYIZ

Türkiye’nin, OECD ülkeleri arasında yükseköğretim mezunu oranları bakımından son sıralarda yer aldığını ifade eden Yalçın, “Sadece 25-34 yaş aralığı için OECD ülkeleri yükseköğretim mezun oranları ortalaması ve Türkiye’nin oranı arasında 10 puanlık fark vardır” değerlendirmesinde bulundu.

ÖĞRETİM ELEMANI SAYISI 206 BİNE ÇIKARILMALI

2020 yılında 129 devlet üniversitesi, 79 vakıf yükseköğretim kurumu olmak üzere Türkiye’de toplamda 208 yükseköğretim kurumunun bulunduğunu söyleyen Yalçın, şöyle devam etti: “2019-2020 öğretim yılı itibarıyla yükseköğretimde 51 bin araştırma görevlisi, 38 bin öğretim görevlisi ve 86 bin öğretim üyesi (doktor öğretim üyesi, doçent ve profesör) bulunmaktadır. Türkiye’nin mevcut yüz yüze öğrenci sayısı dikkate alındığında, OECD ortalamasında (15 öğrenci) öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısına sahip olması için toplam öğretim elemanı sayısının (araştırma görevlisi hariç) 124 binden 206 bine çıkarılması gerekmektedir.”

19 Kas 2020 - 04:30 - Gündem

Muhabir Ahmet Açkay


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Cemal - sarıdan öte sendika. liyakatsiz ama sadakatli üyelerinin işbaşına getirmek için yaptıklarınızı anlatın cesaretiniz varsa.veya liyakatsizlerin atanmasını önlemek ,için ne yaptığınızı söyleyin.bir zamanlar rüşvetin belgesimi olur diye bir söylem vardı o yüzden ispat istemeyin herkesin bildiği gördüğü konularda.çok lekelendiniz çok.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Kasım 10:24
02

Yusuf Toygun - ağzı olan konuşuyor. kim çalışacak, kim kazanacakki bunlar okul okusun? kim besleyecek bu kadar öğrenciyi? ve üniversite okumuş bu insanları ömür boyu kim sırtında gezdirecek? kimse eski ayağının üstüne aksamasın. o eski çamlar kürek oldu. artık yığınla ilkokul mezunu yokki yarısı çiftçi yarısını da asgari ücretli işçi yapasınız onların alın terinden çalıp üniversitelerde gösek atasınız. o günler bitti!!!! artık nimette bölüşülecek külfette...dolayısıyla siz kendiniz gibi yiyici insan sayısını artırmayı tavsiye ederek aslında yemek yediğiniz çanağa ortak arıyorsunuz ama benim umudum birilerinin çıkıp o çanaklarınıza tekme vurması ve "yeter ülen, kalkın çalışın ve kazandığınız kadar yiyin" demesi!!!

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 19 Kasım 09:51
01

Tarik bin ziyad - Bence Tıp fakülteleri de dahil üniversiteler dehal lise olarak hizmet vermeli ... bir hoca aramak için koridora giriyorsun hepsinin soyadı aynı .... Atatürk üniversitesinde de böyleydi hepsinin soy adı aynı birinin farklıydı sordum bölüm başkanı dayısıymış ...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 19 Kasım 05:29


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?