Reklamı Kapat

Naci Görür açıkladı: İstanbul’da en riskli bölge neresi?

Naci Görür, İstanbul’da kaç şiddetinde deprem bekleniyor, en riskli bölge neresi? şeklindeki sorulara açıklık getirdi.

Büyütmek için resme tıklayın

İzmir’de 100’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini 6,9 şiddetindeki depremin ardından Türkiye’nin fay hatları üzerinde olduğu ve çok sayıda ilin deprem riski altında olduğu gerçeği bir kez daha gündeme geldi.

Deprem uzmanları İstanbul’da büyük bir deprem yaşanacağı yönünde yıllardır uyarılarda bulunuyor. Peki bu depremin büyüklüğü kaç olacak? Deprem uzmanı, Bilim Akademisi üyesi Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul’da minimum 7,2, maksimum 7,6 şiddetinde deprem yaşanabileceğine dikkat çekti ve ekledi: “Bu hangi fayın veya fayların kırılacağına bağlı.”

Amerika’nın Sesi’ne konuşan Naci Görür, “Kumburgaz fayı Silivri açıklarından Yeşilköy açıklarına kadar sürüyor. Eğer o fay kırılırsa depremin büyüklüğü 7,2 olur ama Adalar fayıyla birlikte kırılırsa 7,6 olur. Sadece Adalar’ın güneyindeki fay kırılırsa o zaman depremin şiddeti en fazla 7 civarında olur. Onun için büyüklük vermek doğru değil ama minimum 7,2 bekliyoruz. Çünkü öncelikle Kumburgaz fayının kırılmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Kumburgaz fayı üzerinde olan küçük depremlerin endişe verici olduğunu belirten Görür, “Silivri açıklarıyla Yeşilköy açıkları üzerinde olan bu fay kilitlidir. O fay üzerinde de zaman zaman 3-4 büyüklüğünde depremler olabiliyor. Böyle kilitli faylarda krip dediğimiz çok yavaş kaymalar olabiliyor. Bu yavaş kaymalar zamanla yeterince stres biriktirince küçük depremler oluştururlar. Bu depremler de aslında kilitli faya bir anlamda tetikleme yaparlar ama tabi onların stres transferi küçüktür. Bunların fazlalığı asıl ana depremi tetikleme noktasında bir etki yapabileceği için bizi endişelendirmektedir” dedi.

Naci Görür, beklenen büyük İstanbul depreminin ne zaman olacağıyla ilgili de şunları söyledi:

“Depremin ne zaman olacağı zaten 2000 yılının başlarında söylenmiş. Özellikle Yer bilimci Prof. Tom Parsons ve diğer bilim adamları 500 yıllık tarihi deprem kayıtlarını çalışarak oradaki verileri göz önüne almış, Coulomb stres transferi hesabını ve de kırılacak fayın özelliklerini göz önüne alarak 1999’dan sonra her an olmak kaydıyla 30 yıl içerisinde depremin olma olasılığını yüzde 62 artı eksi 15 olduğunu söylemişlerdi. Bunu bütün dünya da biliyor. Bilim literatüründe yazılı olan, bilim dünyasının süzgecinden geçmiş olan zamanlama budur.”

İstanbul’da en riskli yerleri de söyleyen Görür, Avrupa yakasına dikkat çekti ve şu ifadeleri kullandı:

“Ölçüler içerisinde baktığımız zaman en riskli yerler İstanbul’un Avrupa yakasındaki Marmara sahillerinden 10 km içeriye girecek şekilde sahile paralel şeritin olduğu kısımdır. Özellikle Avrupa yakasında bulunan zemin, deprem şiddetini arttıracak şekilde, depremin etkisini katlayacak şekilde Türk deprem yönetmeliğimize göre iyi nitelikli olmayan D ve E dediğimiz bazen C tipi zeminlerdir. Yerel zemin yönetmeliğine göre ise Z3-Z4 dediğimiz gevşek, az çimentolu, içerisinde su bulunduran, kil, kum veya çakıl tipinde genç malzemelerden yapılmıştır. Böyle zeminler depremin etkisini katbekat arttırır. En büyük endişemiz de Avrupa yakasında bu sözünü ettiğimiz şerit içerisinde en fazla can ve mal kaybının olacağı yönündedir.”

Naci Görür’e göre olası büyük bir depremde tsunami yaşanabilir.

İstanbul’da tarihte 7 ve üzeri büyüklükte yaşanan bütün depremlerde tsunami yaşandığını hatırlatan Görür, “Klasik tsunami, deniz tabanındaki fay hareketlerine bağlı gelişir. Halbuki İstanbul’da gelişen tsunami bu anlamda klasik tsunami değildir. Deprem başladığı zaman oluşan şiddetli sarsıntı nedeniyle Marmara’nın kuzey kıta kenarında bulunan kimi çökeller sağlam kayalar olmadığı için bu şiddetli sarsıntı karşısında denizaltı heyelanları yaparlar. Muazzam kütleler kıta yamaçlarından derin denize doğru kayarlar. Bu kütle hareketleri sonucunda denizde bir anlamda hacimsel değişiklik meydana geldiği için tsunamiye neden olurlar. Dolayısıyla İstanbul’da her zaman tsunami bekliyoruz. 1509 yılında 10 metre yüksekliğinde tsunami olmuş ve Marmara kıyılarındaki İstanbul surlarını aşmıştır" ifadelerini kullandı.

12 Kas 2020 - 08:13 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Doğrucu Davut - Hocanın sözleri, bilimsel ciddiyetten çok uzak iddialardan ibarettir. Marmara içindeki faylar yanal atımlıdır ve bu nedenle bu tür faylar kırıldığında asla tsunami oluşmaz. Adaların güneyindeki faylar bu yüzyıl içinde kırılması imkansız durumdadır, çünkü zaten kırılmış vaziyettedir. Milleti boşuna korkutmayın...Binalar zaten her şartta sağlam yapılmak zorundadır. Deprem riski olmasa bile, uzun yıllar dayanabilmesi için zaten sağlam yapılmaları lazım. Böyle tedirgin edici ağızla konuşan hocaların, millete korku vererek sürekli gündemde kalıp, böylece kendilerine ek bir gelir kapısı açmak gibi saf bir düşünceleri var. Üniversitede 1 ayda aldıkları maaşı, tv.deki oturumlarda tek seferde alınca şuursuzlaşıyorlar. Marmara'da sadece Kumburgaz açıklarındaki fay kırılacak. Başka kırılmamış fay yok. Bu fay da çok dar ve sığ vaziyette olduğundan, 6-6.5 arası şiddette deprem üretebilir.Milleti kandırmayın...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Kasım 15:09


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?