Reklamı Kapat

Merkez Bankası’ndaki değişiklik dolar ve euro'yu nasıl etkileyecek?

Hükümetin Merkez Bankası hamlesinin ardından piyasaların nasıl tepki vereceğini Ekonomist-Yazar Prof.Dr. Aziz Konukman milligazete.com.tr’ye değerlendirdi. Konukman, "Merkez Bankası'na kayyum atandı"

Baki Sancak
Baki Sancak Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Türk Lirası her geçen gün dolar ve euro karşısında değer kaybetmeye devam ederken, Merkez Bankası ile ilgili önemli bir değişiklik oldu. Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla bugün Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal görevden alınırken, yerine eski Maliye Bakanı Naci Ağbal getirildi. Hükümetin Merkez Bankası hamlesinin uluslararası literatürdeki karşılığını ve yapılan değişikliğe piyasaların nasıl tepki vereceğini Ekonomist-yazar Prof. Dr. Aziz Konukman milligazete.com.tr’ye değerlendirdi.

MERKEZ BANKASINA KAYYUM ATANMIŞ GİBİ OLDU

Merkez Bankası yönetim geleneğinde ilk defa böyle bir değişiklik olduğunu dile getiren Aziz Konukman, “İlk defa bütün kökeni kamu-finans olan bir Maliye Uzmanı Merkez Bankası Başkanı olarak atandı. 16 yıldır AKP hükümetleri Merkez Bankası bünyesinde aktif görev almış kişiler atanıyordu. Ağbal hamlesiyle adeta Merkez Bankasına ‘kayyum’ atanmış gibi oldu. Uluslararası literatüre göre ülkelerin Merkez Bankası başkanları akreditasyon alan başkanlar atanır” şeklinde konuştu.

FAİZLER ARTINCA MERKEZ BAŞKANI GÖREVDEN ALINDI

Aziz Konukman, “Faiz düşerse enflasyon da düşer hipotezinin gerçekleşmemesi sebebiyle bu değişiklik yapılmış gibi gözüküyor. 11. Ekonomik Kalkınma Planına, YEP’e ‘enflasyonun nedeni faizdir’ maddesi girmesiyle Merkez Bankası başkanlarının faiz arttırması mümkün değildi. Bu dönemde de faizler arttırılınca görevden alındı. Tabi ki Merkez Bankası Başkanı’nın faizi arttırmasında Cumhurbaşkanı’nın haberi olmaması mümkün değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan faiz arttırıldığında tepki vermedi. O tarihte Merkez Bankası Başkanı'nı görevden almadı” diye konuştu.

MERKEZ BANKASININ ÖZERK OLMADIĞI KESİNLEŞTİ

Aziz Konukman, “Piyasalar artık Merkez Bankası ile uğraşmaktansa direk Cumhurbaşkanı’na yönelmesi lazım. Artık Merkez Bankası’nın özerk bir yapıda olmadığı kesinleşmiştir. Öyle olmadığı daha nasıl kanıtlanabilir ki? Herkes bunu görmek zorunda. Murat Uysal da, Naci Ağbal da özerk bir şekilde yönetebilecek nitelikte değil. Uluslararası finans sistemi merkez bankalarına akredite edilmiş kişilerin atanmasını ister. Merkez Bankası'na sıradan bir kişi atanamaz. Merkez Bankası başkanları akredite edilmiş kişilerden seçilir. Murat Uysal da akredite edilmişti ama bunun yeterli olmadığını gördük. Dolayısıyla piyasanın ne tür bir reaksiyon göstereceğini bekleyip göreceğiz” şeklinde konuştu.

NACİ AĞBAL BUGÜNE KADAR PASİFİZE EDİLMİŞTİ

Naci Ağbal’ın Cumhurbaşkanlığı Stratejik Bütçe Başkanlığı gibi çok önemli bir görevde olduğunu dile getiren Aziz Konukman, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesiyle Naci Ağbal’ın çok öne çıkması bekleniyordu. Fakat Hazine ve Maliye Bakanlığı birden Strateji Bütçe Başkanlığına ortak edildi. Ekonomi yönetiminde Berat Albayrak’a adeta farklı bir statü kazandırıldı. Maliye Bakanlığı’nın teşkilatlanma yasasının ikinci düzenlenmesinde Orta Vadeli Mali Bütçenin hazırlanmasında Strateji Bütçe Başkanlığına ortak edildi. Oysa ilk düzenlemede Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın böyle bir yetkisi yoktu. Bir nevi ‘süper bakanlık’ haline getirildi. Nitekim orta vadeli program ve mali plana bakıldığında ortak imzayla olduğu görülür. Ama hep sahnede kim var? Tabi ki Berat Albayrak. Hâlbuki ismine bakıldığında Cumhurbaşkanlığı Strateji Bakanlığı’nın hiyerarşide daha üste olduğu gözükür. Ama işlevsizleştirildi. Bazıları Naci Ağbal’ın harcandığını düşünebilir. İlk başta böyle bir izlenim var ama zaten Ağbal bu güne kadar pasifize edilmişti” diye konuştu.

07 Kas 2020 - 16:18 - Ekonomi

Muhabir Baki Sancak


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Ömer Salman - Masallar masallar, pazartesi günü hepimiz tadına bakacağız neler olduğunun. Millet çok ta alakadar değil artık. Gariban esnaf ve sabit gelirli insanımız başına geleceğe razı edilmiş durumda zaten, herkes çok acımasa bari modunda

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Kasım 21:11
02

Gülgün - Ben bir seçmen olarak Berat beyi dinlendirmek daha makul olur diyorum .

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Kasım 18:47
01

Hakan Duman - Ben anlamadım bu işten ; bu yıl en düşük Merkez Bankası Politika Faizi % 8.25 idi ( 3 ay önce ). Şu an % 10.25

- Ne Faizi %7 'nin altına düşürebildiler nede faizi %14 ' ün üzerine çıkardılar .

Cumhurbaşkanımız Faiz Lobisine alın terimizi yedirmeyecekti.

Ya gerçekten vakit kaybetmeden çok agresif faizleri düşürsünler. Yada tam tersi. Vakit aleyhimize işliyor gün geçtikçe eriyor Türkiye . Paramız Pul oldu. Gerçek Enflasyon aldı başını gitti.

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 07 Kasım 17:31
05

murat - @Hakan Duman 01 nolu yoruma cevabı: Senin bu yazdıklarından ekonomi bilginin sıfır olduğunu anlıyorum. İktisat bir bilimdir. Bilimden şaşan uçuruma gider bizim gibi. Bu ülkede yönetim yokki ekonomi yönetimi olsun. İktisadın iki temel kuralı var. Milli gelir ve fert başına düşen gelir ile gelir dağılımında adalet. Bir de kaynakların etkin kullanımı var. Bu da kitaplarda şöYle geçer. İkTisatta cevap verilmesi gereken temel sorulardan biridir. Neden kötüyüzün cevabı 1. Faziler düşük tutuluyor ve toplanan vergilerin kamu harcamalarına gitmesdi sağlanıyor. Bu doğru ama kamu harcamalarında bir jharcanması gereklen yere 10 harcanıyor ve bu paraların gittiği şirketler gelir vergisi ve kurumlar vergisini pek vermiyor, bu durumda kısa sürede çok zsengin bir sınıf yarattı ve gelir dağılımında adalet kalmadı. 2. Yolsuzluk kopnusunda denetim kısmen var bazılşarı ortaya çıkarılıyor ama yargıya gidemiyor iş engelleniyor, bu durum da halk için harcanması gereken paranın azalmasına birilerinin de zenginkeşmesine yol açıyor. 3. Bizde ürertim konusunda plansızlık hakim. Esakiden ürettiğimiz bir çok şeyi şimdi ithal ediyoruz. Sorsan cevabı şu olur bizde maliyetler çok yüksek oluyordu onun için ithal ediyoruz. Bu gülünç bir şey maliyet yüksek ise nedenleri bul ve çöz. İthalat her zaöan yüksek bizde miktar değil parasal olarak bu da cari açığa neden alıyort. Cari açık demek bşir yerden borç buıl demektir. Bunu hep borçla kapatırsan ve belli süre sonra cari fazlaya ulaşamazsan borç çığ olur bizdeki gibi, ve sonu. ithal ürün fiyatları aşırı artar ama halkın gelir düzeyi lira c,sns,nden oşduğu ve artıiş oranı enflasyon oranında kaldığı için mal ve hizmete ulkaşamaz ve böyleyece ticari hayat durma noktasına gelir. BBizde olduğu gibi

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 08 Kasım 05:42


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?