Son türkü yakılana kadar…

Kulaktan kalbe bir yol olduğu söylenir. Kulağınızdan ne girerse kalbiniz onunla dolar. Bir başka ifade de müziğin ruhun gıdası olduğu yönünde. Peki bu gıdalara ne kadar dikkat ediyoruz?

Haber albümü için resme tıklayın

Müziğin, özellikle halk müziğinin bir kültür taşıyıcısı olduğu tezinden yola çıkarsak günümüzde dinlenen ve yapılan müziklerin bizi geleneğimizden kopardığı söylenebilir. İşte böyle bir zamanda yeni albümünü çıkardı Erdal Şahin. Halk müziği aşığı. Gönüllü öğretmen. Mütevazı bir ses. Erdal Hoca ile sohbet ettik. Konuştuklarımızı buraya da not düşelim istedik…

Öncelikle kendinizi tanıtmanızı rica etsek

Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde gözlerimi dünyaya açtım. İlk öğrenimimi Kırşehir’de ve Ankara’da,  Orta öğrenimimi Ankara’da tamamladım. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Ses Eğitimi bölümü sınavını kazanıp İstanbul’a yerleştim. Şu anda hem doktora yapıyorum hem de türkü söylüyorum .

Türk Halk Müziğine olan ilginiz nereden geliyor?

 Klasik bir cevap olacak belki ama ilkokulda öğretmenim ve diğer öğretmenlerin keşfi ile kendimi okul konserlerinde elimde mikrofon ile buldum. Daha sonrasında TRT Ankara Radyosu Çocuk Korosu sınavını kazanıp, daha ciddi bir ortamda müziği öğrenmeye başladım. Devam sürecinde TRT Ankara Radyosu Türk Halk Müziği gençlik korosunda devam ettim. Ankara da birçok devlet kurumunun korolarına gittim. Sonrasında Konservatuar ile devam eden süreçten sonra TRT ve Kültür Bakanlığı Devlet Türk Halk Müziği korolarında profesyonel sanatçı olarak çalıştım. Kendimi akademik ortamda daha mutlu ve başarılı hissettiğim için bu kurumlardan ayrılıp üniversitelerde ders vermeye başladım. 

Kırşehirli olup saz çalmayan türkü söylemeyen yoktur herhalde?

Kırşehir Abdal Müziğinin merkezidir. Muharrem Ertaş , Neşet Ertaş, Hacı Taşan ve Çekiç Ali gibi çok büyük ustaların çıktığı bir şehir. Zaten doğduğumuzda çevremizde saz çalan türkü söyleyen insanlar vardı ve o türkü ve melodi tınıları ile büyüdük. Dolayısı ile bu yeteneğimin gelişmesinde en büyük katkı memleketimdir.

Daha önce bir müzik albümü çalışması yaptınız mı yoksa yeni çıkan şarkınız Savur Yellere ilk şarkınız mı?

 Konservatuar bittikten sonra hemen bir müzik albümü için kolları sıvadım ve Unutma Beni adlı müzik albümünü çıkardım. Çok güzel etkileşimler aldım bu albüm sonrasında. Yurt içinde ve Yurt dışında birçok konser verdik. 2015 yılından 2020 yılına kadar yaklaşık 100 tane konser verdim. Bunun dışında orkestra şefi olduğum ve koro şefi olduğum yüzlerce konser verdik. Sözü ve bestesi bana ait olan yeni şarkım Savur Yellere gerçekten hiç beklemediğim oranda güzel eleştiriler aldı ve beni yeni işler yapmaya sevk etti. Belki yeni şarkılarımı insanlara ulaştırmakta geç kaldığım söylenebilir. Bundan sonra nasip olur ise 2 yıl da bir yeni albüm çıkaracağım. Şu an 2 tane albümüm yolda. Bilindik türkülerden oluşan bir türkü albümü ve geleneksel oyun havalarından oluşan 2 albümün ilki inşallah 2020 yılının sonunda diğeri 2021 yılının ortalarında müzik piyasasında olacak.

Müzik piyasası nasıl bir yolda?

Maalesef müzik piyasası belki de son 80 yılın en kötü dönemini yaşıyor. Pandemi döneminde özellikle müzik emekçileri evlerine ekmek götüremediler ve büyük sıkıntı yaşadılar ve yaşamaya devam ediyorlar. Müzik sektörünün bir iş olduğu algısı maalesef insanlarda yeterince oturmuyor. Müzik bir eğlence sektörü ve önemsiz bir işmiş gibi düşünülüyor. Bu da müzik emekçilerine çok büyük bir sıkıntı olarak geri dönüyor. Memleket meselelerinde her zaman ilk olarak müzik susturuluyor. Bu her dönem de böyle olmuş ve böyle olmaya devam ediyor. Devletin bu konuda çalışma yapması gerektiğini düşünmekteyim. Bu çalışmayı da gerçekten sanattan anlayan insanlar ile planlaması gerekiyor. Özellikle kültür ve sanat yöneticileri yetiştirilmesi gerekiyor. Müzik emekçilerine samimi bir yardım ne zaman yapılacak çok merak ediyorum.

Müzik dinleyicileri ve popüler müzik kültürü ile ilgili düşünceleriniz neler?

Maalesef müzik artık çabuk tüketilen bir olgu haline geldi. Sosyal medya’nın da etkisi ile kaliteli -  kalitesiz birçok şarkı çıkıyor her gün. Özellikle çocukların ve gençlerin dinlediği müziklerin çabuk tüketilen ve müzikal olarakta kaliteli müzik olmayışı , geleceğin müzik kalitesi için büyük sıkıntılar doğuruyor. Geçim sıkıntısı sebebiyle çok iyi müzisyen ve şarkıcılarda, şarkıları çok dinlensin diye, müzikal seviyelerinin çok altında müzik yapmaya başladılar. Geçim sıkıntısı olduğu için onları da eleştiremiyorum. Ben bana düşeni yapmaya çalışıyorum. Gençlerin müzik alanında yetişmesi için elimden gelen gayreti gösteriyorum. Üniversitede verdiğim derslerden ziyade , her yıl Konservatuara yaklaşık 25 öğrenci hazırlıyorum. Bu gençlere ahlaklı olmanın önemini ve ileride insanlara nasıl örnek olabilecekleri konusunda bilgi ve tecrübemi de anlatıyorum. Kendi değerlerimizden uzak  genç müzisyenlerin olması , kültürümüze ciddi zararlar verecektir diye düşünüyorum. İlerde mezun ettiğim yaklaşık 500 öğrenci ile çok büyük bir projenin içerisinde olmak gibi bir hayalim var. Nasip olur inşallah.

30 Eyl 2020 - 13:12 - Kültür-Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Müzisyen - Erdal hoca kıymeti henüz anlaşılamayan çok önemli bir sanatçı

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 30 Eylül 14:13


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?