Reklamı Kapat

Zalim Myanmar ordusunun ticaret imparatorluğu

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Savunuculuk Direktörü Ruhat Sena Akşener, Myanmar’daki ordu yetkililerinin, Arakan’daki şiddet dalgasından nasıl rant elde ettiklerini Millî Gazete’ye anlattı.

Abdussamet Karataş
Abdussamet Karataş Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

 Zulmün organize olmuş hâli Myanmar’da sergileniyor

Küresel egemenlerin ikiyüzlü ve adaletsiz politikalarından cesaret alan Myanmar devleti, askeri güçleri aracılığıyla Arakanlı mazlumlar üzerinde zulüm fırtınası estiriyor. Uzun yıllardır dünyanın gözleri önünde yaşanan bu insanlık suçunun arkasında, Myanmar ordusunun sahibi olduğu dev bir holding çıktı. Masum insanlar üzerinde acımasız zulümler gerçekleştiren askerlerin, ceplerini dolduran Myanmar ordusuna ait Myanmar Economic Holdings Public Company Ltd. (MEHL) şirketinin savaş suçları, Uluslararası Af Örgütü’nün yayınladığı bir raporla deşifre edildi. Uluslararası Af Örgütü Savunuculuk Direktörü Ruhat Sena Akşener, şiddetten rant sağlayan Myanmar ordusunun zulümlerini Millî Gazete’ye anlattı.

ARAKANLI MÜSLÜMANLARA İNSANLIK DIŞI ZULÜMLER UYGULANIYOR

Öncelikle Arakan’da neler yaşanıyor? Yıllardır bölgeden acı haberler alıyoruz. Sizler de şahit olduğunuz zulümleri anlatır mısınız?

Uluslararası Af Örgütü (UAÖ) olarak Myanmar güvenlik güçlerinin yaygın ve sistematik saldırılara başladığı Ağustos 2017 tarihinden itibaren Arakan’ı ve burada yaşanan ihlalleri yakından takip ediyoruz. Myanmar ordusunun Arakan eyaletinde yürüttüğü, 3 yıldan fazla bir süredir devam eden askeri operasyonlarla, 740 bin Arakanlı evlerini terk etmeye zorlanarak Bangladeş’e sığındı. Myanmar ordusunun “etnik temizlik” olarak nitelendirebileceğimiz saldırılarında, çapraz ateş altında bırakılan Arakanlılar, çatışmalar nedeniyle uzun süredir büyük acılarla mücadele ediyor ve adeta bir kuşatma altındalar. Myanmar güvenlik güçlerinin işlediği geniş kapsamlı insan hakları ihlallerini sürekli olarak belgeledik. Yargısız infazlar ve diğer hukuk dışı öldürmeler, zorla kaybetmeler, keyfi gözaltılar ve işkence ile zorla çalıştırmalar da bu ihlaller arasında. Güvenlik güçleri, tam olarak bilemediğimiz sayıda kadın, erkek ve çocuğu öldürdü; kadınlara ve kız çocuklarına tecavüz etti, mayınlar döşedi ve Arakanlı Müslümanların köylerini yaktı. Bulgularımıza göre Myanmar’da kalan Arakanlı Müslümanlar insanlık dışı bir apartheid sistemine maruz kalıyor. Yine Myanmar güvenlik güçlerinin Arakan’daki köyleri bombaladığını, gıda ile insani yardıma erişimini engellediğine dair bilgileri ortaya koyduk, Arakanlılara işkence ve diğer türde kötü muamele uygulandığını belgeledik.

HOLDİNG HİSSEDARLARI ÜST DÜZEY ASKERLER

Myanmar’da Arakan Müslümanları başta olmak üzere çeşitli etnik gruplara yapılan sistematik zulmün Myanmar ordusuna ait bir şirket tarafından finanse edildiğini ortaya çıkardınız. Bu araştırmanızda hangi ayrıntıları deşifre ettiniz?

Arakan’la ilgili çalışmalarımızı takip eden süreçte, Eylül’de yayımlanan raporumuz konuya farklı bir açıdan bakmayı amaçladı. “Askeri Ltd.: Myanmar’da İnsan Hakları İhlallerini Finanse Eden Şirket” başlıklı raporumuz, Myanmar’da işlenen askeri suçlar ile küresel ticaretin ilişkisini detaylarıyla açıklıyor. Bu raporda, Myanmar Economic Holdings Public Company Ltd (MEHL) isimli kamu şirketi ile savaş suçu kapsamındaki suçlardan ve diğer insan hakları ihlallerinden sorumlu olan askeri birimler arasındaki derin finansal bağlantıyı net biçimde gün yüzüne çıkarıyoruz. MEHL ile uluslararası hukuka göre suçlara karışan askeri birimler arasında ciddi bir bağlantı var. MEHL, birçok alanda faaliyet gösteren gizli bir şirket. Raporda incelenen resmî belgeler Myanmar ordusunun, MEHL hisselerinden nasıl büyük bir gelir elde ettiğini, dolayısıyla aslında işlenen ihlaller ve insanlık suçlarında bir anlamda nasıl işbirliği yapıldığını açıkça ortaya koyuyor. MEHL hissedar kayıtları, savaşan birlikler de dâhil olmak üzere ordunun MEHL hisselerinin yaklaşık üçte birine sahip olduğunu gösteriyor. Holding hissedarları arasında bölge komutanları, askerler ve gazi derneklerinin bulunması en dikkat çeken noktalardan. Uluslararası Af Örgütü olarak ortaya çıkardığımız bu tablo ve elbette bunun önemli bir başka boyutu da var; failler ve şirketler arasındaki bu ilişki, aslında günümüzde dünyada oldukça yaygın. Bunları ortaya çıkarmak ve tartışmak çok önemli.

ŞİDDET UYGULAYIP CEPLERİNİ DOLDURUYORLAR

Myanmar ordusu, öncülüğünü yaptığı bu şiddet sarmalından nasıl bir rant sağlıyor?

Finansal güç ve ilişkiler bu saldırıların sürdürülebilir olmasını sağlıyor. Ayrıca bu güçlü finansal ilişkiler, hemen her raporumuzda vurguladığımız cezasızlığın da sürmesini beraberinde getiriyor. Bu, MEHL’nin “farkında olmadan” ihlalleri finanse etmesi durumu değil elbette. Şirketin tüm yönetim kurulu üst düzey askerlerden oluşuyor. Af Örgütü’nün rapordaki bulgularına göre, Myanmar’ın yakın tarihindeki en ağır insan hakları ihlallerinden bazılarının failleri, MEHL’nin ticari faaliyetlerinden ciddi gelir elde edenler arasında. Dolayısıyla bu pekâlâ bizim tarafımızdan bir tür “ortaklık” olarak değerlendirilebilir. Kayıtlar ayrıca, MEHL ile Rohingya nüfusuna ve diğer etnik azınlıklara karşı suçlar dâhil Arakan’daki operasyonları denetleyen Batı Komutanlığı arasındaki bağlantıları da detaylandırıyor. Yani “denetleyen”ler, “faillerle” finansal olarak ilişkili, ki bu kabul edilemez. Rapordaki bilgiler, Myanmar ordusunun geniş bir ticaret imparatorluğundan nasıl yararlandığına dair yeni kanıtlar sağlıyor ve ordu ile MEHL’nin ayrılmaz şekilde bağlantılı olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

KÖTÜLÜĞÜN ORGANİZE OLMUŞ HALİ MYANMAR’DA SERGİLENİYOR

Bu devasa insan hakları ihlallerinin hesabı neden sorulamıyor?

Bir diğer sorun, hesap verebilirlik. Hesap sorulmasının bir ayağı da bu ihlallerin finansal olarak desteklenmesi olmalı. Resmi adı Tatmadaw olan Myanmar silahlı kuvvetleri, on yıllardır sivil gözetim ve hesap verebilirlikten bağımsız olarak ihlaller gerçekleştiriyor. Halen hizmet veren şirket, 1990 yılında Myanmar’ın askeri rejimi tarafından kurulmuş ve emekli askeri personel tarafından yönetiliyor. Bu bağlantı açıkça orduya resmi bütçesinin üzerine önemli bir gelir sağlıyor, ancak ilişkinin tam niteliği “gizlilik” adı altında örtülüyor. Zira, rapordaki kayıtlar MEHL şirketi ile Arakan eyaletindeki Arakanlılara ve diğer etnik azınlıklara karşı işlenen suçlar da dâhil olmak üzere Arakan’daki operasyonları denetleyen Batı Komutanlığı arasındaki ilişkileri de detaylandırıyor. Hesap verebilirliği tamamen bitiren bir süreç var bütün bu ilişkilerde. Ve ordunun bölgede yürüttüğü harekâtlara yönelik topladığımız tanıklıklar, Myanmar’ın ordu kademelerinde cezasızlığın halen ne kadar yaygın olduğunu kanıtlıyor. Dolayısıyla bu ilişki, cezasızlığın sürmesine de olanak sağlıyor. Bu rapor, dünyada bu şekildeki benzer kirli ilişkileri anlamak ve ortaya çıkarmak adına da son derece önemli. Bu ilişkilenme biçimi sadece Myanmar ve Arakanlılara yönelik katliamlara özgü değil.

ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ: MEHL İLE İŞBİRLİĞİNE SON VERİN!

Myanmar hükümetini baskı altında tutan Myanmar ordusu, uluslararası alanda kendilerine yapılan hiçbir uyarıyı dikkate almamakta ve vurdumduymaz tavrını sürdürmekte. Myanmar ordusunun insan hakları ihlalleri nasıl durdurulabilir?

Konuyla ilgili uzun zamandır gerçekleştirdiğimiz çeşitli araştırmalarda, bölgede giderek artan insani kriz ile ilgili endişelerimizi uluslararası kamuoyuna bildirmiş ve harekete geçmeye çağırmıştık. Bu rapordaki bilgiler yalnızca kamuoyu için ve Myanmar hükümeti için değil, aynı zamanda MEHL’nin birçok yabancı ve yerel iş ortağı için de önemli. Bu holding ile iş yaparak aslında onlar da bu suçlar ve ihlallerle ilişkilendirilebilir duruma geliyorlar. Raporda öncelikle MEHL’in iş ortaklarını holdingle bağlarını koparmaya çağırıyoruz. Şirketler, dünyanın neresinde faaliyet gösterirlerse etsinler tüm insan haklarına saygı gösterme sorumluluğuna sahiptir. Bu sorumluluk, Avrupa İnsan Hakları ve İş Dünyası ve İnsan Hakları Kılavuz İlkeleri’nde de belirtilmiştir. Bu sorumluluk, şirketlerin insan hakları ihlallerine neden olmaktan veya bunlara katkıda bulunmaktan kaçınmasını gerektirir. Buna ek olarak, Myanmar hükümetini, ordu ve ekonomi arasındaki bağlantıyı koparmak için müdahaleye çağırıyoruz. MEHL’nin mülkiyetinde ve yönetiminde kapsamlı ve şeffaf bir reform bu bağlantıyı koparmak için atılacak adımların bir parçasıdır. Hükümet ayrıca, MEHL tarafından finanse edilen veya MEHL’nin hissedarları olan askeri birimler tarafından işlenen insan hakları ihlallerinden hayatta kalanlar için MEHL’nin kârlarını kullanarak bir tazminat fonu oluşturmalıdır. Ayrıca Myanmar hükümeti en kısa zamanda anayasal ve diğer yasal ve politik reformlarını yapmalı, bağımsız bir komisyon kurarak sivil parlamentonun tüm askeri harcamaları denetlemesini sağlamalıdır. Uluslararası toplum da bu konuda üzerine düşeni artık yapmalı ve Myanmar’daki durumu tam olarak araştırmak ve kovuşturma başlatmak için Uluslararası Ceza Mahkemesi harekete geçmelidir.

29 Eyl 2020 - 04:30 - Gündem

Muhabir Abdussamet Karataş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?