Reklamı Kapat

Kahveci: 'Merkez Bankası'nın teorisi 2 trilyon TL'ye mal oldu'

Ekonomist İbrahim Kahveci, Merkez Bankası'nın faiz düşürme teorisinin Türkiye ekonomisine pahalıya patladığına dikkat çekti.

İktidarın baskısıyla son yıllarda Merkez Bankası'nın faiz oranlarını düşürerek enflasyonu geriletme stratejisi başarısızlıkla sonuçlanırken, uzmanlar bu yaklaşımın ülke ekonomisine verdiği zarar ve maddi kayıplara dikkat çekiyor. 

Bu yaklaşımı desteklemek için 'faiz lobisi' gibi söylemlere başvurulurken, faiz oranlarının kademeli olarak düşürülmesine rağmen enflasyonun her geçen gün artması, son olarak Merkez Bankası'nın faiz artırımına zorladı. 

Ekonomist ve Karar Gazetesi yazarı İbrahim Kahveci ise, 28 Eylül tarihli yazısında gelinen nokta itibariyle bu teorinin Türkiye ekonomisine pahalıya patladığına dikkat çekti ve, "Çöpe giden 2 trilyon liralık teori" başlıklı yazısında, 2015 yılından bu yana Merkez Bankası'nın, "Faizler düşüyor. Faizlerin düşmesiyle beraber enflasyondaki gerileme de sürecek" yaklaşımının başarısızlıkla sonuçlandığını kaydetti.

Bu stratejinin çökmesinin ardından Merkez Bankası'nın politika faizini 200 baz puan yükselttiğine dikkat çeken Kahveci, kararın açıklanırken, "Güçlü kredi ivmesiyle ekonomide sağlanan hızlı toparlanma ve finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler neticesinde enflasyon öngörülenden daha yüksek bir seyir izlemiştir. Enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve enflasyon görünümüne yönelik risklerin sınırlanması amacıyla Ağustos ayından itibaren atılan sıkılaştırma adımlarının güçlendirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda Kurul, dezenflasyon sürecini yeniden tesis etmek ve fiyat istikrarını desteklemek amacıyla politika faizinin 200 baz puan yükseltilmesine karar vermiştir" ifadelerinin kullanılmasına da tepki gösteren Kahveci, yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"Fiyat istikrarını desteklemek için 200 baz puan faiz artırmak ne demek oluyor? Yıllardır dile getirilen bir teorimiz vardı bizim. Londra’da bile açıklamıştık bunu. (Gerçi salonda gülüşmeler olmuş ve yeniden Mehmet Şimşek’i izahat için geri göndermiştik)
Evet, ülkemizde tablo bu.
Enflasyonu düşürmek için yapmamız gereken yol haritasını Cumhurbaşkanı Erdoğan çizmiş. 'Faizi indireceksin ki, enflasyon düşsün' demiş.
Peki bu sadece bize ait olan teori başımıza ne işler açtı?
Son hızlı faiz indirimi 26 Temmuz 2019’da başladı. Yabancı para mevduatı 216 milyar dolardı. Dolar kuru ise 5,60 seviyesindeydi.
Şimdi yabancı para mevduatı 243 milyar dolara çıktı. Dolar kuru ise 7,70’e.
Kur artışı (ortalama kur) faiz indirimlerinin başlaması ile 13 ayda yüzde 40’a ulaştı (eroin ticaretinde yok bu kar). Bu rakam sadece dış borçlarda 900 milyar liralık yeni maliyet anlamına geliyor.
Kamu Özel İşbirliği projelerine verilen Hazine garantisi 150 milyar dolar ve buradaki maliyet artışı da 320 milyar lira.
Yıllık ithalat ise 200 milyar dolar ile toplam 420 milyar liralık ek pahalılık anlamına geliyor.
İç borçlanmada da dövize dayalı tutarın getirdiği kur artışı maliyeti şimdiden 80 milyar liraya ulaştı bile.
Kısaca nereden bakarsanız bakın son 13 ayda sadece kur maliyeti dolaylı etkilerle beraber 2 trilyon liraya geldi dayandı.
Acaba bu kadar büyük maliyetli bir teori Dünyanın hangi ülkesinde uygulanabilirdi? Ya da bu yanlış teoriyi uygulayanlar çark ettiğinde toplum faturayı sineye mi çekerdi? Ya da hesap sorar mıydı?
Galiba bir kez daha kandırıldık, aldatıldık diyerek bu işi örtebilir miyiz; ya da yanlış yapanların, laf dinlemeyenlerin hesabını görebilir miyiz?
Teori raftan kalktı. Ama 2 trilyon lira maliyetle. Ya da GSYH’nın yarısını götürerek."

28 Eyl 2020 - 13:58 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?