Reklamı Kapat

Saadet Partisi'nden 21 maddelik eğitim manifestosu

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin hazırladığı geniş kapsamlı Eğitim Manifestosu’nu kamuoyuna açıkladı.

Muhammed Vefa
Muhammed Vefa Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin hazırladığı geniş kapsamlı Eğitim Manifestosu’nu kamuoyuna açıkladı. Eğitimde yaşanan problemleri 11 maddeyle sıralayan Karamollaoğlu, problemlerin çözümüne ilişkin ise 21 maddelik manifesto açıkladı.

Saadet Partisi Balgat Eğitim Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında Karamollaoğlu, eğitimde yaşanan sıkıntıları bir bir söyleyerek çözüm önerilerini de tek tek açıkladı. Karamollaoğlu, yeni eğitim ve öğretim yılını tebrik ederek konuşmasına başladı. Gençliğin önemine dikkat çeken ve Türkiye’nin genç nüfus açısından sahip olduğu cevherin iyi işlenmesi gerektiğini ifade eden Karamollaoğlu, “Evlatlarımız sınava değil, hayata hazırlanmalı.” dedi.

EĞİTİMLE İLGİLİ KAPSAMLI KAMOUYONU ARAŞTIRMASI

Eğitim konusunun öneminden dolayı Saadet Partisi olarak kapsamlı bir kamuoyu araştırması yaptıklarını söyleyen Karamollaoğlu, araştırma kapsamında 1 Ağustos ile 17 Eylül 2020 tarihleri arasında 81 ilde ikamet eden 1.333 öğrenci, 1.197 öğretmen, 1.333 veli olmak üzere toplam 3 bin 863 kişiyle bir saha çalışması gerçekleştirdiklerini ifade etti.

GENÇLİĞİMİZ BİZİM EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMİZ

Gençliğin önemine dikkat çeken Karamollaoğlu, “Bir ülkenin en büyük serveti ne doğalgazı, ne petrolü, ne uçağı, ne de gemisidir.  Bir ülkenin en büyük serveti gençliğidir. Genç nüfusudur.  Biz Türkiye olarak Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip ülkesiyiz. Bakınız, Türkiye’de okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde 18 milyon 241 bin öğrenci var.  Örneğin Almanya’da 8 milyon civarı genç varken, bizde sadece 18 milyon öğrenci var. Şimdilerde, aramızın gergin olduğu Yunanistan’da da 1 milyon civarında genç bulunuyor. Sadece bu rakamlar bile, Türkiye’nin genç nüfus açısından, sahip olduğu potansiyeli, zenginliği ortaya koymak için yeterlidir. Peki, bu potansiyelden, bu cevherden, bu zenginlikten yeterince yararlanabiliyor muyuz? Bu sorunun cevabı maalesef hayır.” ifadelerini kullandı.

EĞİTİM SİSTEMİ DENEME TAHTASINA ÇEVRİLDİ

Hükümetin eğitim politikasını eleştiren Karamollaoğlu, “Gençlik bir cevherse, o cevherin işleneceği süreç de eğitim sistemidir. 18 yıldır bu ülkeyi aynı iktidar, aynı anlayış yönetiyor. Ama 18 yılda eğitimde 7 kere bakan, neredeyse 77 kere de sistem değişti. Değişen bakanların neredeyse hepsi de bir önceki sistemi eleştirip, yeni bir sistem getireceğini söyleyerek göreve başladı. Sonuç olarak hepsi hüsran! Hepsi hayal kırıklığıyla sonuçlandı! Maalesef Cumhuriyet tarihinin bu konuda en çok yanılan iktidarıyla karşı karşıyayız. Bizzat kendileri istisnasız, hemen her konuda ‘yanılmışız’ dediler. Reform diye getirdikleri her sistem bir öncekini mumla arattı. Gariplik şurada ki; yapanlar da kendileri şikâyet edenler de. Ancak eğitim başka yanlışlara benzemez.  Eğitimde yapılan bir yanlış gelecek 50 yılınızı, gelecek 100 yılınızı etkiler.” diye konuştu.

ÇOCUKLAR BİR SINAVDAN ÖTEKİNE KOŞTURUYOR

Eğitim sisteminin yazboz tahtasına döndüğüne dikkat çeken Karamollaoğlu, “LGS, OKS, SBS, TEOG, YDS, YGS, LYS, DGS, TUS, DUS, LES, ALES, KPDS, KPSS sayarken dilimiz bile dönmüyor. Bunlar Türkiye’de uygulanan sınav sistemlerinin isimlerinden bazıları. Çocuklar at yarışı gibi bir sınavdan öbürüne koşturuluyor. Sınavlara hazırlanmaktan bir türlü hayata hazırlanamıyorlar.  Hepimiz biliyoruz ki; eğitim 7’den 70’e toplumumuzun tamamını ve geleceğimizi ilgilendiren bir konudur. Uzun yıllardır kapsamlı ve bütüncül politikalar üretilemediği için maalesef ülkemizde eğitim meselesi adeta bir kangrene dönüşmüş vaziyette. Gönül isterdi ki eğitim deyince ülkemizin başarılarından, dünyaya model olmasından bahsedelim ama maalesef önümüzdeki veriler böyle bir tablo ortaya koymaktan oldukça uzaktır. Tereddütsüz ifade edebiliriz ki, eğitim geleceğimizdir ve milli eğitim memleketin en önemli meselelerindendir. Saadet Partisi olarak milli eğitimi, memleketimizin en başta gelen meselesi olarak görüyoruz ve bu konuda atılması gereken adımların, ülkemizin bekası gözetilerek,  günlük siyasetten uzak bir anlayışla ele alınması gerektiğine inanıyoruz.” şeklinde konuştu.

EĞİTİMİMİZ GERÇEK HAYATTAN KOPMUŞTUR

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Milli eğitim memleketin en önemli meselelerindendir.” diye konuştu. Karamollaoğlu, söz konusu tablonun eğitim sisteminin büyük bir kaos ve belirsizliğin içine yuvarlandığını gösterdiğini belirterek, şunları söyledi:

“Eğitimimiz gerçek hayattan kopmuştur ve vatandaşlarımız ümitsizliğe sürüklenmiştir. Ortaya konulan süslü lafların aksine birçok okulumuz teknik ve fiziksel olarak yetersiz durumdadır.  Milli Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk’a duyulan kısmi güven ve var olan iyimser algı da, beklentilerin somut adımlarla desteklenmemesi nedeniyle zamanla azalmaya başlamıştır. Esasında problemlerin en önemli nedenlerinden bir tanesi ehliyet ve liyakate önem verilmemesidir.  Öğretmenlerin mülakata mahkûm edildiği, yönetici atamalarının siyasi partilerden referans bulmaya kaldığı, yöneticilerin keyfi kriterlerle belirlendiği bir ortamda eğitim sisteminin bu noktaya sürüklenmesi kaçınılmazdır.”

Karamollaoğlu, Saadet Partisi olarak milli eğitim alanındaki temel tespit, teşhis ve önerilerini içeren 21 maddelik Eğitim Manifestosu’nu kamuoyuna açıklayarak, “İnanıyorum ki; Türkiye bu tespit ve önerileri hayata geçirebildiği ölçüde, 2023’e de, 2053’e de daha emin ve sağlıklı adımlarla yürüyecektir.” dedi.

81 İLDE EĞİTİM ENİNE BOYUNA ELE ALINDI

Eğitim konusunun öneminden dolayı Saadet Partisi olarak kapsamlı bir kamuoyu araştırması yaptıklarını söyleyen Karamollaoğlu, araştırmayı 1 Ağustos ile 17 Eylül 2020 tarihleri arasında 81 ilde ikamet eden 1.333 öğrenci, 1.197 öğretmen, 1.333 veli olmak üzere toplam 3 bin 863 kişiyle bir saha çalışması gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Karamollaoğlu, eğitim sistemindeki problemleri 11 başlıkta topladıklarını söyleyerek, maddeleri tek tek açıkladı:

1) Türkiye’de eğitimin ciddi bir nitelik sorunu bulunmaktadır. Vatandaşlarımızın yüzde 72,6’sı Türkiye’de nitelikli eğitim yapılmadığını ifade etmektedir. Bu oran öğretmenler arasında yüzde 78’e kadar yükselmektedir.
2) Eğitimdeki eşitsizlik gözle görülür ve tüm kesimler tarafından fark edilir hale gelmiştir.
3) Vatandaşlarımızın yüzde 81’i tüm öğrencilerin kaliteli bir eğitime ulaşamadıklarını düşünmektedir. Bu oranın bu derece yüksek olması çok düşündürücüdür ve birçok toplumsal sorunun işaretidir.
4) Gerçek hayattan kopuk olan bir eğitim sistemi çocuklarımızı hayata hazırlayamamaktadır. Vatandaşlarımızın 4’te 3’ü eğitim sisteminin çocukları hayata hazırlamadığını ifade etmektedir. Bu oran öğretmenler arasında bile yüzde 80’leri aşmaktadır.
5) Öğrencilerimiz, akademik başarı için okul dışındaki aktörlere muhtaç ve mahkum edilmektedir. Katılımcıların yüzde 67’si, okulda verilen öğretimin akademik başarı için yeterli olmadığını düşünmektedir.
6) Okullar spor salonu, bina, bahçe gibi fiziki özellikler ve laboratuar malzemesi, eğitim araç gereçleri gibi teknik donanımlar açısından yeterli değildir. Okulların fiziki özellikler ve teknik donanım açısından yetersiz olduğunu ifade edenlerin oranı yüzde 70’leri aşmaktadır.
7) Eğitim sistemimiz her geçen gün daha da kötüye gitmekte ve vatandaşlarımız sisteme ilişkin güvenlerini kaybetmektedir.
8) Vatandaşlarımızın yaklaşık 4’te 3’ü eğitim siteminin eskiye nazaran kötüye gittiğini ifade etmektedir.
9) Adrese dayalı kayıt sistemi okulların kalitesinde denklik sağlanmadığı için mağduriyetler ortaya çıkarmaktadır.
10)  Vatandaşlarımızın yüzde 62’si çocuğunu en yakın devlet okuluna gönül rahatlığı ile kayıt ettiremeyeceğini söylemektedir.
11)  Öğretmenlik mesleği uygulanan politikalar nedeniyle sürekli itibar kaybetmektedir. Öğretmenlerimiz, maaşlarını ve özlük haklarını yetersiz bulmaktadır. Ücretli/sözleşmeli, kadrolu gibi ayrımlar da başka bir eşitsizlik durumu ortaya çıkarmaktadır.

EVLATLARIMIZ SINAVA DEĞİL HAYATA HAZIRLANMALI

1. Eğitimde nicelikten çok niteliğe önem verilmelidir.
2. Evlatlarımızı sınava değil hayata ve geleceğe hazırlayacak kalitede bir müfredat ve eğitim metodu oluşturulmalıdır.
3. Eğitimde fırsat eşitsizlikleri ortadan kaldırılmalı veya en az seviyeye indirilmelidir.
4. Kaliteli eğitim, maddi imkânları yetenlerin imtiyazından çıkarılmalı ve toplumun geneline yayılmalıdır.
5. Okulların teknik, teknolojik, fiziki imkânları ve sınıf mevcutları nitelikli öğretime uygun hale getirilmelidir.
6. Eğitimin her kademesinde, özellikle de yönetim kademelerinde, yapılan atamalarda liyakat esas alınmalıdır.
7. Bir ülkenin eğitiminin kalitesi öğretmenlerinin nitelikleri ile doğru orantılıdır. Ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli öğretmen yetiştirme konusunda ciddi adımlar atılmalıdır.
8.Öğretmenlerin meslek onuruna yakışır şartlarda çalışabilmesi ve görevlerini şevkle ifa etmeleri için öğretmen maaşları ve özlük hakları acilen yeniden düzenlenmelidir.
9. Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun çıkarılması ve söz verilen 3600 Ek Gösterge konuları ivedilikle gündeme alınarak çözülmelidir.
10. Devlet okullarının kaybettiği itibar, isabetli reformlarla yeniden kazandırılmalı ve okullarda verilen destekleme/yetiştirme kurslarının niteliği artırılmalıdır.
11. İmam hatip liselerinin planlaması ihtiyaçlar dikkate alınarak yapılmalı. Sadece seçilmiş olanlarda değil, tüm imam hatip liselerinde eğitimin kalitesi ve niteliği yükseltilmelidir.
12. Meslek liseleri, ilgili sektörlerin ihtiyaçları dikkate alınarak planlanmalı ve meslek liselerindeki eğitimin niteliği hem mesleki hem de akademik anlamda artırılmalıdır.
13. Pandemi ve benzer acil durumlara karşı eğitim sisteminin alt yapısı güçlendirilerek, uzaktan eğitim ve diğer eğitim modelleri üzerinde etkili, verimli ve güven veren planlamalar acilen yapılmalı ve uygulamaya konulmalıdır.
14. Eğitim sistemine veliler, öğrenciler ve öğretmenler tarafından duyulan güven çok alt seviyelerdedir. Güven vermeyen bir sistemin ayakta kalması da faydalı olması da mümkün değildir; bu yüzden eğitim sistemine güven tesis edecek adımlar süratle atılmalıdır.
15. Eğitim sisteminin tüm yapı taşlarının, siyasi popülizmden uzak, gerçekçi ve uygulanabilir bir sistemin inşası önem arz etmektedir.
16. Öğretmenler arasında ücretli, kadrolu ve sözleşmeli gibi tüm ayrımlar ortadan kaldırılmalı. Tüm öğretmenler kadrolu olarak istihdam edilmelidir.
17. Öğretmen performansı objektif kriterlerle, sürekli ölçülmelidir.
18. Eğitim sistemi sınav stresinin cenderesinden kurtarılmalıdır.
19. Öğrencilerin, test sorularının değil bilgi ve hakikatin peşinden koşmasını sağlayacak bir sınav sistemi getirilmelidir.
20. Eğitimdeki amaç; öğrencilerimizi uluslararası alanda akranlarıyla rekabet edebilecek birikim ve donanıma ulaştırmak. Mesleki ve akademik olarak hayata hazır hale getirmek, ahlaki ve insani değerlerle donanmış bir birey olarak yetiştirebilmek olmalıdır.
21. Eğitim sistemimizin sorunları yüzeysel değil; köklü ve kroniktir. Dolayısıyla alınacak tedbirler de günü kurtarmaya yönelik pansuman tedbirler değil tüm paydaşların katılımıyla köklü, kalıcı ve cesur reformlar olmalıdır.

# TEMEL KARAMOLLAOĞLU İLE İLİŞKİLİ:

22 Eyl 2020 - 04:30 - Siyaset

Muhabir Muhammed Vefa


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Mehmet Sezai Aydıngöz - 1942 de ABD. ile yapılan gizli "FULBRİGHT" sözleşmesi,yürürlükte olduğu müddet ce,Türkiye Cumhuriyeti eğitimine "MİLLİ" demek mümkün değildir.Kimse kimseyi kandırmasın.Bir milletin eğitimi ve ekonomisi milli değilse,o ülkenin bağımsızlığı söz konusu olamaz.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 22 Eylül 15:56
02

Hadra - Sn Genel başkan Baştan sonuna kadar dile getirilen Mevzulara yürekten katılıyorum, Eskiden Öğretmen Adayı olan kimse Kendi Öğretmenin (yüksek Okuldaki) II. Yarıyılını Okullarda Staj da geçirirdi! Şimdi ? Test çöz? Test ÇÖz? ..... Başka? Temel Bilgi Yok edildi Ben Hem Eğitim Enstitüsu Hem İnşaat Fakültesi mezunuyum YTÜ de bir gün dahi Laboratuvar görmedim? Şimdiki Durumları Bilmiyorum Rahmet Oldu Hocam Uluslar arası iki tane teoremi Var. Derdi eski bir Yılda 12 tane Proje yaptırıyorduk Şimdi en Fazla İki tane? Eğitim öldü ? İlk okulda, Orta okulda, Lisede hak etmeyen öğrenci sınıfta kalıtyormu varmı Yoksa benim mi haberim yok? Sonra kalite veya başarı isteniyor Özel Dersaneler ve Kurslar Politik Maalzeme ve Ticarethane vaziyetindedir.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 22 Eylül 10:10
01

Hakikat - Bu kadar sınav ne için? Dünyada başka heangi ülke bu metodu kullanıyor!

Bu medod gerçektende vazgeçilmez ve BAŞARILI mı?

Bütün sınavlar kaldırılmalı, eğitim ve ÖĞRETIM'E geçilmeli! Derslerde bile SINAV ÇALIŞAN ÇARPIK Bir sistem bu! Dünyada başka örneğimiz yok, eğitimde başarıszlıktada bir örneğiz(!)

Kpss, ygs gibi sınavlar niye yapılıyor? Zati diploma var notlarda var kişinin becerisini oradan görebilirsiniz! Yeteneğine göre üniversite kayiti yapilmali, diplona not yeteneğine göre atanmali veya işe alinmali! Bu kpss ve diğer birçok sınav fetö nün projesi idi! Niye hala uygulaniyor!?

Dünyada kpss veya üniversite giriş sınavı diye uygulama tek Türkiye devar! Diploma ive karne ile kişinin yeteneklerine bakılıyor!

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 22 Eylül 06:28


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?