Reklamı Kapat

Destici’den Doğu Akdeniz ve teröre ilişkin değerlendirmeler

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, “Müzakere karşıtı değiliz, lakin Türkiye bu konuda aynı deliklerden aynı yılanlara bu müzakere süreçleri yüzünden çok sokuldu.” dedi.

Video için play'e tıklayın

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Destici, parti genel binasında düzenlediği basın toplantısında Yunanistan ile yaşanan gerginliğe değinerek, “Türkiye’nin hakkı olan Yunanistan’ın gasp ettiği ve etmeye çalıştığı 150 küsur kayalık ve adacıklar mevcut, bunlar burnumuzun dibinde. Bu adalar, Lozan’ın 16’ncı maddesine göre işlem görmek zorunda olan adalardır. Yoksa en hafifiyle dün ‘Akdeniz sorununu ben çözeceğim’ diyerek topa gireceği mesajını veren, GKRY’yi onore eden hamleler yapan Trump’ın Türkiye’yi refüze edici beyanlarıyla yüz yüze kalabiliriz. Yani önceki Trump kepazeliklerine dönebilir işler.” ifadelerini kullandı.

Yunanistan ile müzakere edilecek bir konu olmadığını söyleyen Destici, “Müzakere karşıtı değiliz, lakin Türkiye bu konuda aynı deliklerden aynı yılanlara bu müzakere süreçleri yüzünden çok sokuldu. Önce saha, önce alan hakimiyeti konusunda somut kazanımlar elde etmemiz gerekiyor. Her şeyden önce BMGK’yi acilen toplantıya çağırmamız gerek. Fransa’nın provokasyonlarını ve GKRY’nin silahsızlanmasının kaldırılmasını kanıt olarak göstererek, Fransa’dan ve ABD’den şikayetçi olmalıyız. Diplomatik notalar sürecine biran önce start vermeliyiz. Diplomasiyle saha çalışmasını birlikte yürütmemiz elbette doğru olan bir strateji.” açıklamalarında bulundu.

Terör olaylarının geçmişten bugüne hala devam ettiğinin altını çizen Destici, “7 Ağustos 1982 tarihinde Ankara Esenboğa Havalimanı’nda menfur bir terör eylemi gerçekleştirildi. Esenboğa Havalimanı’nda, bir terörist yolcu salonunda, check-in bölgesindeki kalabalığın ortasında bir bomba patlattı. İkinci bir terörist de pasaport kontrolünden geçmekte olan yolcuların ve pasaport kontrol memurlarının üzerine hafif makineli tüfekle ateş açtı. Saldırı ve çatışma sonucunda 9 kişi hayatını kaybetti, 72 kişi yaralandı. Ölenler arasında üç Türk polis, üç Türk yolcu, bir Türk havaalanı personeli, bir Amerikalı kadın yolcu ve bir Alman mühendis vardı. Saldırıyı 2 ASALA üyesi teröristin gerçekleştirdiği anlaşıldı. Saldırganlardan Zohrap Sarkisyan çatışma sırasında öldürüldü, Levon Ekmekçiyan ise canlı olarak yakalandı. Saldırıda yaralı olarak ele geçirilen ASALA militanı Levon Ekmekçiyan yargılandı ve 28 Ocak 1983’te idam edildi. Ekmekçiyan, bu katliamın ardından eğer idam edilmeseydi ülkemizdeki yasalar ve sonrasında yapılan infaz düzenlemeleriyle 1990’lı yılların başlarında serbest kalacaktı.” ifadelerini kullandı.

Başta terör olayları olmak üzere belirli suçlarda idamın gelmesi gerektiğini söyleyen Destici, “Terör bugün dahi ülkemizin en önemli problemi ve gündem maddesi. Hala terör eylemleri devam ediyor. Şehir merkezlerinde patlatılan bombaların, çocuklara, bebeklere yönelik cinayetlerin failleri dahil, sayısız caniyi yıllarca besliyor, sonrasında ellerini kollarını sallayarak gitmelerine izin veriyoruz. Bu konuyla ilgili, bugüne dek, sayısız girişimimiz oldu. Belirli suçlarda, idamın geri gelmesi ve yine belirli suçlarda hükümlülerin hiçbir şekilde serbest kalmamalarıyla ilgili gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını, camiamızın ve halkımızın talepleri olarak aracılığınızla siyasi partilerimiz ve kamuoyuyla tekrar paylaşmak istiyorum. 12 Eylül 2020 günü ilginç bir şekilde, sosyal medyada kalabalık bir topluluğun devrimci sıfatını kullanarak Levon Ekmekçiyan’ı andıklarını, fotoğraflarını paylaştıklarını ve övgüler düzdüklerini gördük. Biraz geriye gittiğimizde aynı kişilerin HDP, çok az sayıda da CHP taraftarı paylaşımlar yaptıklarına şahit olduk.” değerlendirmesini yaptı.

Bir çağın geçiş noktasında olunduğuna değinen Destici, Türkiye’nin bulunduğu jeopolitiğin ve Türk milletinin tarihi seyrinin sonucu birtakım saldırılara maruz kalındığını ifade etti. Destici, “Bugün itibariyle Yunanistan’la, ABD’yle, Fransa’yla, Almanya’yla yoğun diplomatik problemler yaşıyoruz. Haksız ve hukuksuz da olsa, problem yaşadıklarımızın menfaatlerinin takipçisi olduklarını anlayabiliyoruz. Hepsiyle baş edeceğiz. Hepsiyle mücadele etmeye gücümüz de, kudretimiz de var. Türkiye Cumhuriyeti kimliği taşıyan ve devletimizin tüm hizmetlerinden askere gidip şehit olan evlatlarımızla aynı düzeyde faydalanan bu topluluk, başka ülkelerle yaşadığımız her ihtilafta karşı karşıya olduğumuz tarafı destekliyor, düşmanlarımız için doğal lobicilik alanı işlevi görüyorlar. Bu anekdotu ve yaşadığımız bu derin çelişkiyi paylaştıktan sonra yargı kurumlarımıza, suçu ve suçluyu övmeye dair yasa başta olmak üzere yasaların gereğini getirmelerini önemle hatırlatıyorum.” diye konuştu.

Fransa’nın terör eylemlerini görmezden geldiğini söyleyen Destici, “Başını yine Fransa’nın çektiği Avrupa ülkeleri, yaşananların adice, alçakça cinayetler olduğunu görmezden gelip, konuyu sanki bir entelektüel tartışmaymış gibi sunmaya çalıştılar. Esasen gerçekleşen terör eylemlerinden aşağıda kalır hiçbir yanı olmayan bu alçaklık, 15 Temmuz 1983 tarihinde Türk Hava Yolları’nın Paris Orly Havalimanı’ndaki bürosuna gerçekleştirilen bombalı saldırıya kadar devam etti. O saldırıda ikisi Türk, dördü Fransız, biri Amerikalı, biri İsveçli 8 kişi öldü, 28’i Türk 55 kişi yaralandı. Bomba kendilerini de vurana kadar cinayete ‘cinayet’, katile ‘katil’, teröre ‘terör’ diyemediler ve teröristleri muhafaza etmeye devam ettiler.” dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Türkiye hakkında sarf ettiği sözlere ilişkin de Destici, “Aynı Fransa bugün, ‘Problemimiz Türk halkıyla değil, Erdoğan’la’ diyor ve malum işbirlikçilere dayanışma sinyali gönderiyor. Bugün Fransa’nın izlediği politikalar yakın geçmişte François Mitterrand ve Jacques Chirac’tan sonra özellikle Sarkozy ve Macron dönemleri, Fransa için siyasetin, siyasetçinin, devlet anlayışının yerlerde sürünen kalitesi konusunda endişe verici bir görüntü sergilemektedir. Fransız halkı adına üzgün olduğumu burada ayrıca ifade etmek istiyorum. Orly katliamının olduğu güne kadar, başta diplomatlarımız olmak üzere vatandaşlarımızı hedef alan cinayetleri desteklerken probleminiz kimleydi. ASALA’ya, PKK’ya destek olurken probleminiz kimleydi. Fransa Ege’nin neresindedir. Fransa Doğu Akdeniz’in neresindedir. Problemimiz Türk halkıyla değil, Erdoğan’la’ derken muradınız nedir?” diye konuştu.

16 Eyl 2020 - 15:28 Ankara- Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?