Reklamı Kapat

Kurdaş'tan çarpıcı Doğu Akdeniz ve İslam düşmanlığı yorumu!

Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş yükselen İslam karşıtlığını ve Doğu Akdeniz'de yaşananları Buyurun Başlıyoruz programında değerlendirdi.

Büyütmek için resme tıklayın

İslam düşmanlığı yükselişte! Doğu Akdeniz'de yaşananlar ve düşmanlığının nasıl bir ilişkisi var?

TV5'te yayınlanan Buyurun Başlıyoruz'da bu hafta Gazeteci Hasan Basri Akdemir'in konuğu olan Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş yükselen İslam karşıtlığını ve Doğu Akdeniz'de yaşananları değerlendirdi.

Mustafa Kurdaş programda, Batı'da yaşanan Charlie Hebdo saldırısı ve 11 Eylül gibi İslam’ın itham edildiği küresel olayların perde arkasını irdelerken ve Batı’nın yürüttüğü küresel algı operasyonları üzerinde durdu.

Batı’nın İslam dünyasına bakışını irdelemek gerektiğinin altını çizen Kurdaş Batı'nın İslamofobi kavramı üzerinden yeni bir küresel sistem ortaya koyduğunu. Başta Türkiye olmak üzere İslam dünyasında bunun kanıksandığına işaret etti.

Algı operasyonlarını Batı’nın kendi üzerinde de yaptığını dile getiren Kurdaş Avrupa’da İslam’a ve Müslümanlara karşı son çeyrek asırdır bilinçli bir şekilde ciddi bir proje yürütüldüğünü bilinçli  bir şekilde İslam eşittir terör algısın oluşturacak bir çalışma yapıldığını kaydetti.

İslam’a ve Müslümanlara yönelik saldırıların bir takım gruplar tarafından yapılıyor görünse de aslında batının gelen politikası olduğuna dikkat çeken Kurdaş Avrupalı devletlerin bu grupların arkasına saklanarak İslam’a ve Müslümanlara karşı saldırılar düzenlediğini söyledi.

İslam düşmanlığının Avrupa’da birden bire alevlenmesinin nedeninin Doğu Akdeniz’deki Müslüman halkların kendi haklarını savunmak yerine başka bir gündemle meşgul olması ve Avrupalıları İslam’a karşı birleştirmek olduğunu da söyleyen Mustafa Kurdaş, İsrail karşıtlığı nefret suçu sayılırken İslam’a hakaretin serbest olduğuna vurgu yaptı.

Mustafa Kurdaş programda şu değerlendirmelerde bulundu

Yakın çağa bakıldığı zaman kitlesel ölümler soykırımlar batılılar tarafından yapılmış. Soykırım şeklinde yapılan bu kitlesel ölümler modernizim ve çağın gereği olarak takdim edilirken,  küçük bir takım şiddet örnekleri  ortaya çıkınca İslam üzerinden bir takım yargılar oluşturulmaya çalışılıyor.

Terörizm batının ve batılın beslediği eylemlerdir.  Batı bugünkü hegemonyasını gücünü kitlesel ölümlere, soykırımlara, sömürgeciliğe köleliğe, faiz ve vergi düzeni üzerinden sömürmeye dayalı.

Yasal legal halklara kabul ettirilmiş faiz düzeni de ekonomik terördür.

Bugün saldırıya maruz kalan ölenler katledilenler Müslümanlar ama buna rağmen terörist yine Müslümanlar oluyor. 2 Müslüman Irak’ta katlediliyor ama ABD terörist olmuyor.

11 Eylül olayları, terör eşittir İslam algısını tamamen kurumsallaştıran bir süreçtir.  İslam ülkelerini işgal etmek halkları üzerine baskı kurmak için küresel dünya politikası haline getirilmiştir.  

Avrupa’da Kuran’ı Kerimlerin yakılması, Charlie Hepton aracılığı ile Efendimize saldırması  11 Eylül olaylarının yansımasıdır.

Doğu Akdeniz’de yaşananlar  ve İslam düşmanlığı

İslamafobi İslam düşmanlığı kavramını yumuşatan kabul edilir hale getiren bir söylem. İşin esası İslam düşmanlığıdır. Bu söz Müslümanlar için günlük bir politika haline getirilmiş durumda. Bu gibi olaylar Türkiye’de ve diğer Müslüman ülkelerde toplumların tepkisini çekmiyor. Alıştırıldık kabullendirildi.

Aslında bu yaşananlar Doğu Akdeniz ‘de yaşanan olaylarla da bağdaşmaktadır. Çünkü Doğu Akdeniz’de çok büyük zenginlikler var.  Son 10 yıl içerisinde Arap Baharı ile başlayan olaylar aslında Doğu Akdeniz’e sınırı olan Müslüman ülkelerin halledilmesi amaçlı. Mısır’da Muhammed Mursi’ye yapılan darbe ABD ve Avrupa tarafından desteklenen bir darbedir.  Libya’da hiçbir zulüm yokken Fransa’nın isteği ile NATO tarafından Muhammed Kaddafi’nin devrilmesi ile orada kaos oluşturdu. Filistin’de Müslümanların Filistin’i yalnızlaştırması, İsrail ile normalleştirilme süreci başlatıldı. Suriye’de iç savaş  başlatıldı.

Avrupa Birliği Doğu Akdeniz’de Yunanistan üzerinden hak talep etmek istiyor. Yunanlıları çok sevdiklerinden değil, Avrupa menfaatlerini korumak için bu olaylar çıkarılıyor.

İslam düşmanlığının Avrupa’da birden bire alevlenmesinin nedeni Doğu Akdeniz’deki Müslüman halkların kendi haklarını savunmak yerine başka bir gündemle meşgul olması ve Avrupalıları İslam’a karşı birleştirmek.

Avrupa Doğu Akdeniz’i enerji konusunda Rusya’ya karşı kurtuluş olarak görüyor.  Bunu ABD’de destekliyor.

İsrail karşıtlığı nefret suçu sayılırken İslam’a hakaret serbest

Siyonizm’e dair Yahudi ve Museviliğe karşıtlığına dair birçok konu nefret suçu olarak kabul edilirken Kuran’ı Kerim’i yakmak bir nefret suçu değil.

Hollywood yapımı filmlerin tamamında Araplar Müslüman olanlar bir şekilde mutlaka terörle ilişkilendiriliyor. Bir tarafta İslam’a saldırıyorlar saldırırken de İslam’ın şiddeti teşvik ettiğini ortaya koymaya çalışıyorlar diğer taraftan da Türkiye’de de izlenen filmlerin tamamında Müslümanlar terörle mutlaka anılıyor.  

İslam bir barış dinidir. Milli Görüş hareketi şiddete karşıdır.

İslam bir barış dinidir Peygamber Efendimiz SAV bir barış peygamberidir.  Cihat bugün kılıç üzerinden gösterilmeye çalışılıyor.  Cihad insanların katledilmesi, terörün yapılması değil, İnsanlığa iyiliğin güzelliğin adaletin götürülmesi, zulmün ortadan kaldırılması için yapılan çalışmalardır. Erbakan Hocamız Milli Görüş’ü tanımlarken bir cihat hareketi olduğunu vurgulamıştır. Milli Görüş hareketi Türkiye’de 50 yıldır siyaset yapıyor ve şiddete hiçbir şekilde bulaşmayan ve kendi mensuplarını şiddete yaklaştırmayan tek harekettir.  Milli Görüş hareketi bugün bile kutuplaşmaya karşıdır. Şiddeti ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak için çalışıyor.

Küresel şiddet hegemonyası kabul ettirilmeye çalışılıyor

Bugünkü küresel sistemde Amerika’nın her ülkeyi işgal etme hakkı vardır. Milyonlarca insanı Japonya’da Afganistan ve Irak’ta olduğu gibi öldürme işgal etme hakları vardır.  

Siyonizm ve azgın azınlık

3-5 bin ailenin kölesi edilen sistem barış sistemi olarak takdim ediliyor. Erbakan Hocamız da bu 3-5 bin aileyi azgın azınlık olarak tanımlıyor Batıyı sömürgeciliği Siyonizm’i anlatırken azgın ve mutlu azınlık olarak takdim ediyordu.

15 Eyl 2020 - 09:41 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Atak Tosya - Sayın Mustafa Kurdaş beye katılıyorum kendisinden Allah'ım yâr ve yardımcısi olsun iyiliği emreden ve kötülükten men eden kimseler tarafından yönetilmedikce ulkenin selamete çıkması için saadetli günlerde buluşmak üzere herkese selamlar saygılar sunarım

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 15 Eylül 14:21


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?