Reklamı Kapat

Karamollaoğlu: Sosyal medya adliyeye döndü

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Bir ülkede adalet, sosyal medya üzerinden sağlanmaya çalışılıyorsa o ülkede adalet yok demektir.” dedi.

Muhammed Vefa
Muhammed Vefa Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında, Türkiye’nin en büyük sorununun adaletin tesisi olduğunu söyleyerek, “Her gün Twitter’da bir suçlunun yakalanıp ceza alabilmesi için kampanyalar düzenlenir hale geldi. Adeta Twitter adliye koridorlarına döndü. Bir ülkede adalet, sosyal medya üzerinden sağlanmaya çalışılıyorsa o ülkede adalet yok demektir. İktidar, adaleti tesis etmekle sorumludur.” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Saadet Partisi’nin Balgat Eğitim Merkezi’nde gerçekleşen basın toplantısında Karamollaoğlu, 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi’nin 949’uncu yıl dönümü ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayarak konuşmasına başladı.

TARİHİ OLAYLAR ÜZERİNDEN KUTUPLAŞTIRMA YAPILMAMALI

Tarihi olayların kutuplaştırma aracına dönüştürülmemesi gerektiğine vurgu yapan Karamollaoğlu, “Tarihi olayları bir kutuplaştırma aracına dönüştürmek kimseye fayda sağlamaz. Bu tarih hepimizin tarihidir. Malazgirt de bizimdir, 30 Ağustos da, İstanbul’un Fethi de bizimdir, 23 Nisan da. Bu anlayışa ne kadar sahip çıkarsak bu ülkede birlik ve beraberliği o kadar koruyabiliriz” ifadelerini kullandı.

ÜLKEMİZ BETONLAŞMA ZİHNİYETİNDEN KURTARILMALIDIR

Giresun’da yaşanan sel felaketiyle ilgili değerlendirmelerde bulanan Karamollaoğlu, “Ne yazık ki Giresun ve ilçelerinde yaşanan sel ve sonrasında ortaya çıkan tablo bütün milletimizi derinden üzdü. Bilmemiz gerekir ki, bu felaket bir sonuçtur; neyin sonucu? Doğayı betona kurban etmenin sonucudur. Şehrin silueti bozuldu diyorlar, eğer siz doğanın siluetini bozarsınız elbette ki bu felaketlerle karşı karşıya kalırsınız. Böyle bir felaketle karşı karşıya kalmamak için 3 maddeyle önerilerimi sıralamak istiyorum; birincisi, ülkemiz muhakkak betonlaşma zihniyetinde kurtarılmalıdır. İkincisi, imar izinlerinde çevre faktörü dikkate alınmalı, dere yataklarına bina yapımına izin verilmemelidir. Son olarak üçüncüsü ise HES’lerin bu bölgede doğaya yaptığı tahribatı gidermek için gerekli tedbirler alınmalıdır. Doğa dikkate alınmadığı için bu felaketlerle karşı karşıya kalıyoruz. İktidarın bu konuda bir çalışma yapması gerekiyor. Yoksa biz bu felaketleri tekrar tekrar yaşarız” şeklinde konuştu.

BIDEN’IN AÇIKLAMASINA İLK GÜNDEN TEPKİ VERDİK

Karamollaoğlu, dış politikada endişeli gelişmelere tanık olduklarını belirterek, “Geçtiğimiz hafta Türkiye’de ABD başkan adayı Joe Bıden’ın aylar önce yapmış olduğu bir konuşma gündeme geldi. Biz bu konuşmayı en sert şekilde o gün kınadık, bugün de kınıyoruz. Kınamamak da mümkün değil. Kimsenin Türkiye’yi müstemleke ülkesi gibi görmeye hakkı yoktur; biz ABD gibi sadece zulme dayalı 200 yıllık geçmişe sahip devlet değiliz, Osmanlı Devleti gibi 600 yılık bir geleneğe sahibiz. Osmanlı Devleti adalettin teminatı olmuştur. Fakat böyle köklü bir geleneğin bugünkü temsilcisi ülkemiz, Joe Bıden konusunda çok çelişkili bir manzarayla karşı karşıya kaldı” ifadelerini kullandı.

BÖYLE BİR TAVIR TÜRKİYE’Yİ MAHCUP DÜŞÜRÜR

Karamollaoğlu şöyle devam etti:

“Günler sonra ilk defa bu konuya değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki; ‘Ya dostluğumuz var ya. Oturup konuşmuşluğumuz, çay içmişliğimiz var ya. Böyle bir ifadeyi bizim için nasıl kullanırsın?’ Geçmişte Trump’ın yazdığı hakaret dolu mektuba bile doğru dürüst bir tavır sergileyemedik. Böyle bir tavır Türkiye’yi mahcup duruma düşürür. Üzülerek ifade ediyorum ki düşürdü de. Bunun üzerinden Türkiye’de kahramanlık yapmış gibi bir politika izletmek akıllara ziyan. Burada iktidarın ilk yapması gereken iş, muhalefeti de kucaklayarak, biz kendi içimizde bir takım problemlerimizi müzakere ederiz ama size halt düşer demesi gerekiyordu.”

EN BÜYÜK SORUN ADALETİN TESİSİDİR

Adalette yaşanan problemlere dikkat çeken Karamollaoğlu, “Adalet mülkün temelidir, yani devlettin temelidir. Temeli sağlam olmayan bir devlet ayakta duramaz. Bugün Türkiye’nin her alanda devasal problemleri var ama en büyük problem adalet mefhumunun zedelenmesidir.  Bir ülke düşünün ki millet adaleti sosyal medya üzerinden sağlamaya çalışsın. Her gün Twitter’da bir suçlunun yakalanıp ceza alabilmesi için kampanyalar düzenlenir hale geldi. Adeta Twitter adliye koridorlarına döndü. Çok açık bir şekilde söylemek istiyorum; bir ülkede adalet sosyal medya üzerinden sağlanmaya çalışılıyorsa o ülkede adalet yok demektir. İktidar adaleti tesis etmekle sorumludur. Adaletin olmadığı yerde ise zulüm vardır” şeklinde konuştu.

DOĞALGAZIN BULUNMASI SEVİNDİRİCİ

Türkiye’nin ekonomide bir çıkmazın içinde olduğunu söyleyen Karamollaoğlu, “Karadeniz’de bir gaz bulduk. Karadeniz’de bulunan gaz bütün problemlerimizi çözecek kanaatine getirmeye çalışıyorlar. İnşallah, öyle olur. Bizim böyle bir kaynağı bulmuş olmaktan dolayı sevinmemiz elbette gerekir. Ancak o kaynağı bulmak marifet değil. Önemli olan bu kaynağı millet hizmetine sunabilmektir” diye konuştu.

VENEZÜELLA’DAN ALTIN GETİREMEDİLER PEYNİR GETİRİYORLAR

Türkiye’nin Venezüella’dan sıfır vergi ile peynir ithal edecek olmasını değerlendiren Karamollaoğlu, “Emin olun akıllara durgunluk veren bir karar. Edirne Ezine Peyniri, Kayseri Çömlek Peyniri, Konya Küflü Peynir, Diyarbakır Örgülü Peynir, Van Otlu Peynir, İzmir Tulumu ve saymakla bitiremeyiz. Bunlar bitti ve şimdi de Venezüella’dan peynir getireceğiz. Sadece bir cümleyle ifade etmek istiyorum; Allah akıl fikir versin! Bir ara Türkiye’ye Venezüella altınlarını getireceğiz diyorlardı. Demek orada başarılı olamadılar. Peyniri getiriyorlar. Tarım ve hayvancılığı her alanda öldüren; hayvan ithal eden, buğday ithal eden bu iktidar şimdi de peynir üreticisini hedefe koymuş gözüküyor. Bunun altında mutlaka bir bit yeniği vardır! Henüz ne olduğunu bilmiyoruz. Böyle bir politika olamaz ve asla kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.

SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZ YORULDU

Koronavirüs salgınının etkisini kaybetmediğini, son günlerde vaka artışının hızlandığını dile getiren Karamollaoğlu, önümüzde belirsiz bir sürecin olduğunu kaydetti. Koronavirüs testlerinde yaşanan aksaklıklara dikkat çeken Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Koronavirüs PCR test şartları nelerdir? Bu konuda herkeste bir tereddüt var. Bazı bürokratlar neredeyse günde birkaç tane yapabiliyor. Ama gidip test yapmak için kapıda bekleyip, test yapamayanlar var. Testi yaptığı halde 2-3 günde netice alamayanlar var. Bu beceriksizlik işte! Sağlık Bakanlığı ve sağlık çalışanları çok özverili bir çalışmanın içine girdi. Sağlık çalışanlarımız yoruldu. Vatandaşın da endişesi arttığı için karşı karşıya gelebilirler. Hadiseler patlak verebilir. Hükümet bu noktada mutlaka tedbir almalı. İşi hızlandırmalıdır. Hükümet sağlık çalışanlarımıza bu fedakâr tutumlarını sergilemeleri için gerekli desteği vermesi icap eder.” 

KARMA KOMİSYON KURULSUN YOLSUZLUK ARAŞTIRILSIN

Karamollaoğlu, basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın, “Geçmişte birileri neleri peşkeş çektiyse, ülkeyi parsel parsel hangi fiyatlara verdiyse, bu iktidarı öyle sanıyor” sözlerini sormasına ilişkin Karamollaoğlu, “Zannetmenin üstesinden kurtulmak için hemen süratle Meclis’te bir karma komisyon kurmaları gerekiyor. Bu Albayrak’ın yapması gereken ilk iştir. Bu komisyon bu iktidarı da, bundan önceki iktidarı da ekonomik davranışlarını sil baştan ele almalı. Biz Meclis’te bir komisyonun kurulduğunu biliyoruz. O komisyonda 4 bakan suçsuz bulundu. Her şey gözümüzün önünde cereyan etti. O komisyonun bütün evrakları imha edildi. Albayrak bunun hesabını versin. Nasıl oldu bu iş. Evraklar nasıl imha edilebilir? Suçluluk korkusu varsa evraklar imha edilir. Onun için bu konuda bizim tavsiyemiz, yapılacak ilk iş; iktidar Meclis’te karma bir komisyon oluşturacak. Bütün yolsuzluklar o komisyon tarafından araştırılacak.” dedi.

# TEMEL KARAMOLLAOĞLU İLE İLİŞKİLİ:

27 Ağu 2020 - 04:30 - Siyaset

Muhabir Muhammed Vefa


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?