Reklamı Kapat

Van Gölü’nde martı ölümleri paniği: Peki neden ölüyorlar?

Van’da ağustos ayında artan martı ölümleri, halk arasında salgın hastalık, kirlilik gibi nedenlerle tedirginliğe neden oluyor. Peki martı ölümleri normal mi? Ölüm nedenleri nedir?

Prof. Dr. Lokman Aslan, Van’da üç milyonluk bir martı popülasyonu olduğunu belirterek, “Aslında martı ölümleri normal. Normal olmayan ölen martıların toplanmamasıdır. Martı ölüleri temizlenmediği için sanki bir felaket, salgın hastalık var diye vatandaşlarımızda telaş oluyor” dedi.

Gazete Duvar'ın haberine göre Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü havzasında yaklaşık 223 kuş türü yaşıyor. Sulak alanlar bakımından zengin bir bölge olan Van, Türkiye’de yaşayan 475 kuş türünün neredeyse yarısına ev sahipliği yapıyor. Bu kuş türlerinden birisi de, sadece Van Gölü’nde yaşayabilen Van Gölü martısı. Van Gölü martılarının yaşam alanı ise göl kenarında bulunan sazlıklar, bataklıklar ve kayalıklardan oluşuyor.

Özellikle ağustos aylarında meydana gelen martı ölümleri çevrede yaşayan insanları tedirgin ediyor. Martı ölümlerinin kuş gribi, gölün kirliliği ya da başka bir salgından kaynaklı olduğunu düşünen köylüler gölden uzaklaşırken, çocuklarını da uzak tutuyor. Belediyelerin ölen martıları toplamaması ise tepki çekiyor.

AÇLIKTAN ÖLÜYORLAR

Konuyla ilgili görü veren Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, köy sakinlerinin tedirgin olmaması gerektiğini belirterek, “İnci kefalleri dönüş yaptıktan sonra yumurtlama sezonu bitti. Martıların ulaşabileceği inci kefali artık imkânsız oldu. Onun için yiyecek bulamamaya bağlı olarak açlık, açlığa bağlı olarak da stresten kaynaklı ölümlerdir” dedi.
.

ÜÇ MİLYONLUK BİR MARTI NÜFUSU VAR

Van’da yaşanan toplu martı ölümlerini değerlendiren Aslan, herhangi bir artış ya da azalışın söz konusu olmadığını belirterek, Van Gölü havzası çevresinde yabani hayvan olarak bir karasal, bir de sulak bölgede yaşayan hayvanların olduğunu söyledi. Martıların hem şehir de hem de sulak bölgelerde yaşayan bir hayvan olduğu bilgisini veren Aslan, “Kartal ve Şahin nezdinde bu sene çok ölüm olmadı. Bizim merkezimize daha çok anneden ayrılan hayvanlar geldi. Yalnız Van Gölü çevresinde martılar üreme döneminde her sene, insanların az olduğu Adır Adası, Çarpanak ve Akdamar Adası gibi yerlerde şubat ayından başlayarak ağustos sonuna kadar yaşıyorlar. Mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz yumurtlama aylarıdır” dedi.

Martıların daha çok Adır Adası’nda yaşanan ölümlerle gündeme geldiğini belirten Aslan, “Burası Van merkeze daha yakın. Burada yüz binlerce martı yuva yaptığı zaman her yuvada iki yumurta olduğunu düşünürseniz üç milyonluk bir popülisyan demektir. Peki, bu martılar ne yiyecek? Bunların biyolojik düşmanı yok. Sadece besin ihtiyacından kaynaklanan sorunları var” ifadelerini kullandı.

HER YIL 150 BİN MARTI ÖLÜYOR

“Avlanma yasağı nisanda başlar, temmuz da biter. Bu dönemde beslenme problemi yoktur. Ancak ikinci yumurtlama döneminde bu durum değişiyor” diyerek sözlerini sürdüren Aslan “Bir kısım martı geç yumurtladığı için yiyecek bulmakta sorun yaşar. Yiyebileceği bir şey bulamadığından dolayı aç kalıyor. O popülasyona yiyecek dayanmaz. O süreci atlatamayanlarda strese bağlı ölümler gerçekleşir. 3 milyonluk popülasyandan bahsediyoruz. Yüzde beş martı ölümü normaldir. Yani 150 bin martı ölebiliyor” dedi.

‘MARTI ÖLÜLERİ TEMİZLENMEDİĞİ İÇİN TELAŞ OLUYOR’

Ölen martıların toplanmamasının toplumda doğal olarak telaşa neden olduğunu anlatan Aslan, bu konuda tüm kurumların koordinasyon içinde çalışması gerektiğini söyledi. YYÜ Üniversitesi Yaban Hayvanları Koruma Merkezi olarak Tarım İl Müdürlüğü, valilik ve belediyeye bu tür toplu ölümleri ve alınması gereken önlemleri bildirdiklerini vurgulayan Aslan, “Ama bazen kurumlar arası bazı anlaşmazlıklar oluyor. ‘Burayı kim temizleyecek, Bizim alanımız değil’ şeklinde sorunlar yaşanabiliyor. Bunu da kabul etmemiz lazım. Bu sene pandemi var, bahane var. Aslında martı ölümleri normal, normal olmayan ölen martıların toplanmamasıdır. Martı ölüleri temizlenmediği için sanki bir felaket, salgın hastalık var diye vatandaşlarımızda telaş oluyor. Biz görevlerimizi zamanında yaparsak, belediye zamanında temizliğini yaparsa herhangi bir sorun olmadan sorun çözülür” dedi.

‘LEYLEKLER, ALLI TURNALAR ARTIK GELMİYOR’

Martıların artık evcilleştiğini ve balkonlara yuva yapan kuşlara dönüştüğünü söyleyen Aslan, şehirdeki sulak alanların da risk altında olduğunu belirtti ve şu çağrıda bulundu: “Sulak alanları yok edersek çok büyük sorunlarla karşı karşıya kalırız. Karasuya eğer gelecek yaz müdahale edilmezse sulak alanlar yok olacak. Dünyadaki en şanslı illerden biriyiz. Van kuş cennetidir ama sahip çıkamıyoruz. Artık leylekler, allı turnalar gelmiyor, çünkü sulak alanlar azaldı. İncisi, martısı, kedisi, şahini ile doğal yaşam alanlarımıza sahip çıkalım.”

19 Ağu 2020 - 16:04 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Okullar 21 Eylül'de açılmalı mı?