Reklamı Kapat

Ya Annan planı kabul olsaydı… Rumlar, Kıbrıs’ı tapulu malı gibi görüyor

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, parti genel merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu.

Haber albümü için resme tıklayın

Doğu Akdeniz’de gerginliği artıran tarafın Rum-Yunan zihniyeti olduğunu söyleyen Erdoğan, “Rum kesimi, 2003 yılından beri Ada’yı adeta tapulu malı gibi görüyor” dedi. Akıllara ister istemez, 2004 yılında yapılan ve o tarihte Türkiye’nin de desteklediği Annan Planı geldi.

RUMLAR, KKTC’Yİ YOK SAYMAYA ÇALIŞIYOR

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de meşruiyet temelinde ve Libya ile olan mutabakat muhtıralarına göre hareket ettiğini söyleyen Erdoğan, “Akdeniz’de gerginliği artıran Türkiye değil, Türkiye’yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yok saymaya çalışan Rum-Yunan zihniyetidir. Rum kesimi, 2003 yılından beri Ada’yı adeta tapulu malı gibi görüyor, hiçbir hakkı olmadığı Ada’nın deniz yetki alanlarında petrol/doğalgaz arama faaliyetlerinde bulunmaya yönelik imtiyaz ruhsatları veriyor” açıklamasında bulundu.

MACERA PEŞİNDE DEĞİLİZ, GERİLİM DE ARAMIYORUZ

Doğu Akdeniz’de çözümün yolu diyalog ve müzakeredir. Sağduyu ve aklıselimle hareket edilirse, herkesin hakkını koruyan, kazan-kazan temelli bir formül bulunabilir. Biz asla gereksiz macera peşinde değiliz, gerilim de aramıyoruz. Avrupa Birliği olarak üyeniz olan bir ülke, Avrupa Birliği hukukuna göre Batı Trakya’daki Türk azınlığın hukukunu koruma sorumluluğunu yerine getiriyor mu, getirmiyor mu? Bunun hesabını Avrupa Birliği’nin, Yunanistan yönetimine sorması lazım.

ANNAN PLANI’NI DÖNEMİN HÜKÜMETİ DESTEKLEMİŞTİ

Bilindiği üzere, 2004’te Kıbrıs’ta Annan Planı için referandum yapılmış ve dönemin başbakanı Erdoğan da Rumların liderliğindeki “Birleşik Kıbrıs” fikrini desteklemişti. Kıbrıs’taki iki toplumu “iki kesimli tek devlet” bünyesinde birleştirmek maksadını güden Annan Planı onaylanmış olsaydı, Türk askeri çoktan adayı terk etmiş olacaktı ve Kıbrıs Türkleri de Rum ağırlıklı birleşik Kıbrıs devletinde “azınlık” olarak yaşamak zorunda kalacaktı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin dış siyasette daha aktif, daha kararlı bir tavır takınmasının birilerini rahatsız ettiğine işaret ederek, “Bölgemizi kardeş kavgasına sürüklemeye çalışanlar, Türkiye’nin barışı ve adaleti savunan politikalarından rahatsız oluyor. Ülkemizi, enerji rekabetinin dışında bırakmak isteyenler, bizim haklarımıza sahip çıkmamızdan da rahatsız oluyor. Ülkemizin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerini garantiye almaya yönelik adımları hem iç politikada hem dış politikada adeta bir turnusol kâğıdına dönüşmüştür” dedi.

KOMŞULUK HUKUKUNU GÖZETEN ANLAYIŞLA HAREKET ETTİK

Türkiye’nin şimdiye kadar Yunanistan’la sorunların çözümünü hep diplomaside, müzakere masasında aradığına dikkati çeken Erdoğan, “Kimi zaman karşılık bulamasak da komşuluk hukukumuzu gözeten bir anlayışla hareket ettik. Buradan şu gerçeğin altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum. Bizim kimsenin hakkında gözümüz yok, ancak hiçbir ülkeye de hakkımızı yedirtmeyiz. Türkiye’yi ve Kıbrıs Türklerini dışlayan, hak ve hukuku çiğneyen hiçbir girişim ve anlaşmanın başarı şansı yoktur” ifadelerini kullandı.

“RUM KESİMİ, ADA’YI ADETA TAPULU MALI GİBİ GÖRÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Doğu Akdeniz’de Türkiye, bugüne kadar ne yaptıysa meşruiyet temelinde ve Libya ile olan mutabakat muhtıralarına göre yapmıştır. Akdeniz’de gerginliği artıran Türkiye değil, Türkiye’yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yok saymaya çalışan Rum-Yunan zihniyetidir. Rum kesimi, 2003 yılından beri Ada’yı adeta tapulu malı gibi görüyor, hiçbir hakkı olmadığı Ada’nın deniz yetki alanlarında petrol/doğalgaz arama faaliyetlerinde bulunmaya yönelik imtiyaz ruhsatları veriyor.”

“ORUÇ REİS, 23 AĞUSTOS’A KADAR FAALİYETLERİNİ YÜRÜTECEK”

Oruç Reis’in pazartesi günü başlattığı çalışmanın Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler’e bildirdiği kıta sahanlığının sınırları içinde olduğunu ifade eden Erdoğan, “Oruç Reis gemimiz, bölgede 23 Ağustos’a kadar sismik araştırma faaliyetlerini yürütecektir. Yunanistan’ın, Ege ve Akdeniz’de ortaya koyduğu tavır ise art niyetlidir. Türk kıyılarına 2 kilometre, Yunan ana karasına 580 kilometre uzaklıktaki Meis Adası üzerinden deniz yetki alanı talep etmek, akılla ve sağduyu ile izah edilemez. Buradan Yunanistan’ı, Türkiye’nin hak ve hukukuna riayet etmeye tekrar davet ediyorum” dedi.

GEREKSİZ MACERA PEŞİNDE DEĞİLİZ, GERİLİM DE ARAMIYORUZ

Erdoğan şöyle devam etti: “Doğu Akdeniz’de çözümün yolu diyalog ve müzakeredir. Sağduyu ve aklıselimle hareket edilirse, herkesin hakkını koruyan, kazan-kazan temelli bir formül bulunabilir. Biz asla gereksiz macera peşinde değiliz, gerilim de aramıyoruz. Ancak benim Batı Trakya’daki soydaşlarıma, kardeşlerime saldıranlar da şunu bilmeli ki; bunun uluslararası hukukta da, diğer yöntemlerle de hesabını verecek. Buradan Avrupa Birliği’ni de uyarıyorum. Avrupa Birliği olarak üyeniz olan bir ülke, Avrupa Birliği hukukuna göre azınlıkların hukukunu koruma sorumluluğunu yerine getiriyor mu, getirmiyor mu? Bunun hesabını Avrupa Birliği’nin, Yunanistan yönetimine sorması lazım. Biz sadece adalet istiyoruz, hakkaniyet istiyoruz, soydaşlarımızın hukukunu korumak da bizim görevimizdir.

#

14 Ağu 2020 - 04:30 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

hunkartensi - o yüzdendir ki artık Ak Deniz de KKTC nin olmayacağı hiç bir masanın kurulamayacağını anlatmalılar dünyaya ve AB ye Türkiye artık Rum ve Yunan ikilisinin aç gözlü ve kaprise dayalı politikalarından sıkıldı artık gözleri bir türlü doymak bilmiyor Türkiye nin kadar hangi AB devleti bu iki devletin şartlarını kabul ederdi AB nin en küçük devleti dahi bakın Belçika İtalya İspanya halklar aynı topluluğa üye olduğu ve aynı ülkeler içerisinde yaşadıkları halde geçinemiyorlar zaman zaman iç çatışmalar yaşanıyor biz neden bu ikilinin aç gözlü politikalarını çekelim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Ağustos 10:04
01

Sonra Ağlamak Yanlış - akp nin milli diye adlandırdığı gerçekte milli olmayan politikaları bu bunları görüp hala akp üyesi olan üye olmadanda oy veren bu politaları onaylayan kişilerin ta kendileridir.yani her bir vatandaşın bir birimlik iradesi bile nelere mal oluyor sonra başına felaket geldiğinde ağlamasın kimse kendim ettim kendim buldum.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Ağustos 07:16


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?