Reklamı Kapat

Ekonomi gerçekten iyi gitmiyor

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, düzenlediği basın toplantısında, gündemin sıcak başlıklarını değerlendirdi…

Muhammed Vefa
Muhammed Vefa Tüm Haberleri
+1
Haber albümü için resme tıklayın

Haftalık basın toplantısında sıcak gündemi değerlendiren Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, ekonomiye ilişkin de önemli tespitler yaptı. “Arkadaşlar, hepimiz bilmeliyiz ki ekonomi iyi gitmiyor” ifadesini kullanan Karamollaoğlu, “Her geçen gün evvelkini aratır hale geldik. Rakamlarla oynamak kimseyi kurtarmaz, milletimiz bizzat yaşadığını biliyor. Gerçek işsizlik rakamının 7-8 milyon civarında olduğunu herkes biliyor. Dış borç 431 milyar dolar. Geçen yıl 2 milyon 500 bin kişi bireysel kredi borcunu, 2 milyon 700 bin kişi de kredi kartı borcunu ödeyemedi. 2019’da icra dosyası sayısı 20 milyonu aştı” değerlendirmesinde bulundu.

KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI, ŞAHSİYETLİ DIŞ POLİTİKANIN SONUCUDUR

Karamollaoğlu, 20 Temmuz tarihinin hem Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yıldönümü ve Saadet Partisi’nin kuruluşunun 19’uncu yıldönümü olduğunu hatırlatarak, “Öncelikle belirtmek isterim ki; ‘Önce ahlak ve maneviyat diyerek çıktığımız bu yola, üreterek kalkınma, şahsiyetli dış politika’ ile taçlandırarak lider ülke Türkiye’yi kurma ideallerinden hiç vazgeçmedik” dedi.

Karamollaoğlu, harekâtın, emperyalizmin ve sömürgeci güçlerin tahakkümüne aldırış etmeden, güçlü ve bağımsız bir duruş sergilemenin simgesi olduğunu söyledi. Harekâtla birlikte şahsiyetli bir dış politikanın hayata geçirildiğini kaydeden Karamollaoğlu, şöyle devam etti: “Bu harekât ile milletimizin çıkarları tavizsiz bir şekilde korunmuş, Kıbrıs’ta yaşanan katliamlar durdurularak barış ve huzur sağlanmıştır” diye konuştu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Saadet Partisi’nin Balgat Eğitim Merkezi’nde gerçekleşen basın toplantısında Karamollaoğlu, Hakkâri Çukurca’da terör örgütü PKK tarafından düzenlenen hain saldırıda şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet dileyerek konuşmasına başladı. Muğla’da vahşi bir şekilde hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’e de Allah’tan rahmet dileyen Karamollaoğlu, “Hayatının baharında gencecik bir kızımız vahşi bir cinayete kurban gitti. Şiddetin her türlüsüne karşı olduğumuzu bir kere daha vurgulamak istiyorum” dedi.

ENSARİ’NİN VEFATI ÜLKEMİZ İÇİN BÜYÜK KAYIP

Şeyh Seyfullah Ensari’nin vefatının kendilerini derinden üzdüğünü belirten Karamollaoğlu, “Diyarbakır eski milletvekilimiz Seyit Haşim Haşimi’nin kayınpederi, ülkemizin ve bölgenin değerli kanaat önderlerindendi. Seyfullah Ensari, bölgede sevilen, vefanın ve samimi bir kulluğun, insanları kırmadan irşadın nasıl yapıldığını gösteren bir gönül insanıydı. Merhum; sayıları giderek azalan, bulundukları bölgede ve ülkemizde toplumun değerlerine sahip çıkan insanları bu yönde irşat eden, netice olarak da toplumda barış ve huzurun teminatı olan müstesna insanlardan birisi olarak bilinirdi. Vefatı, ülkemiz ve bölge için büyük bir kayıptır” diye konuştu.

SAADET PARTİSİ, TÜRKİYE’NİN SİGORTASIDIR

Karamollaoğlu, 20 Temmuz tarihinin hem Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yıldönümü ve Saadet Partisi’nin kuruluşunun 19’uncu yıldönümü olduğunu hatırlatarak, “Öncelikle belirtmek isterim ki; ‘Önce ahlak ve maneviyat diyerek çıktığımız bu yola, üreterek kalkınma, şahsiyetli dış politika’ ile taçlandırarak lider ülke Türkiye’yi kurma ideallerinden hiç vazgeçmedik. İnanıyoruz ki ülkemize ve dünyaya barış ve huzur ancak; düşmanlaştırma ve ötekileştirme değil, kardeşlik ve kucaklaşma, hak ve adalet, dürüstlük ve şeffaflık, fikir ve inanç hürriyeti ilkelerini tavizsiz bir şekilde hâkim kılmakla sağlanır. Güçlenerek kalkınma, müreffeh bir ülke ancak böyle bir ortamda gerçekleştirilebilir. Saadet Partisi’nin siyaset anlayışı, günü kurtarmak değil, geleceği toplumun faydası istikametinde şekillendirmek, gücü değil hakkı üstün tutmaktır. İnanıyorum ki bu anlayış ve hedeflerle; Saadet Partisi ülkemizin geleceğinin sigortası olmaya devam edecektir. Bu vesileyle merhum Hocamız ve Genel Başkanımız Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı rahmetle anıyor, Saadet Partisi’ne gönül veren herkesi kutluyorum” ifadelerini kullandı.

KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI, SAVAŞA KARŞI BARIŞI TESİS ETMİŞTİR

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın emperyalizmin ve sömürgeci güçlerin tahakkümüne aldırış etmeden, güçlü ve bağımsız bir duruş sergilemenin simgesi olduğunu söyleyen Karamollaoğlu, harekâtla birlikte şahsiyetli bir dış politikanın hayata geçirildiğini kaydetti. Karamollaoğlu, şöyle devam etti: “Bu harekât zulme karşı adaletin, savaşa karşı barışın tesisi manasına gelmektedir. Bu sebeple Kıbrıs Barış Harekâtı ülkemizin eşsiz bir zaferleri olarak tarihe geçmiş, Cumhuriyet döneminin çok önemli bir kırılma noktası olmuştur. Bu harekât ile milletimizin çıkarları tavizsiz bir şekilde korunmuş, Kıbrıs’ta yaşanan katliamlar durdurularak barış ve huzur sağlanmıştır. Bu duygularla Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yıldönümünde harekâtta emeği geçen başta Erbakan Hocamız olmak üzere, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’i, karara destek veren siyasileri ve Silahlı Kuvvetlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, şehit ve gazilerimizin aziz hatıralarını hürmetle yâd ediyorum.”

HIZLA ÜLKEMİZİN PROBLEMLERİNE ODAKLANMALIYIZ

Ayasofya Camii’nin uzun bir aranın ardından Cuma günü ibadete açılmasını değerlendiren Karamollaoğlu, “Bu konudaki memnuniyetimizi ve mutluluğumuzu dile getirdik. Burada Ayasofya’nın açılması ile birlikte önümüze açmamız gereken bazı konuları belirtmek istiyorum. Şimdi hızla ülkemizin problemlerine odaklanmalıyız. Türkiye’de yaşanan hukuksuzluklar ortada. Ne yazık ki artık hukukun gücünden değil, güçlünün hukukundan söz eder olduk. Bu husus acilen ele alınmalı, mağduriyetler en kısa zamanda giderilmelidir. ‘Böyle bir şey yok’ diyerek gerçeklere karşı gözlerimizi kapatarak bu mesele geçiştirilemez. Söz gelimi ülkemizde artık tutukluluk bir tedbir değil, fiilen cezaya dönüşmüştür. İktidarın anlayışına zıt bir şekilde karar veren hâkimler hemen sürgüne gönderiliyor, bu kabul edilemez. Basın ve fikir özgürlüğü defterini de açmalıyız. En güçlü ülkeler arasına gireceğiz derken, bugün basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 154. sırada. Birçok gazeteci tutuklu durumda, iktidar şimdi de sosyal medyada sansür uygulamanın peşinde. Ne acıdır ki, gençler arasında ‘Silivri soğuktur’ esprisi uzun zamandır gündemlerine oturdu. İnsanımız fikirlerini özgürce dile getiremez oldu” şeklinde konuştu.

EKONOMİ GERÇEKTEN İYİ GİTMİYOR

İktidarın ekonomi politikasını eleştiren Karamollaoğlu, “Arkadaşlar, hepimiz bilmeliyiz ki ekonomi iyi gitmiyor. Her geçen gün evvelkini aratır hale geldik. Şu iyi bilinmelidir ki; rakamlarla oynamak kimseyi kurtarmaz, milletimiz bizzat yaşadığını biliyor. İşsizlik; 3 milyon 775 bin kişiye gerilemiş. Kim diyor bunu, devlet. Fiilen gerçek rakamın en azından 7-8 milyon civarında olduğunu herkes biliyor. Açlık sınırı 2 bin 431 TL seviyesinde, asgari ücretle başa baş gidiyor. Yoksulluk sınırı 7 bin 919 TL’yi buldu. Neredeyse 8 bin TL. Şaşırtacak az sayıda vatandaşımız bu seviyede maaş alıyor. Dış borç 431 milyar dolar. Geçen yıl, 2 milyon 500 bin kişi bireysel kredi borcunu, 2 milyon 700 bin kişi de kredi kartı borcunu ödeyemedi. Tüketici kredisi ve kredi kartı borcu 583,6 milyar liraydı. 2019’da icra dosyası sayısı 20 milyonu aştı” değerlendirmesinde bulundu.

FINDIKTA TAM BİR CURCUNA VAR

Fındık sezonunun gelmesiyle birlikte farklı rakamların havada uçuştuğunu dile getiren Karamollaoğlu, Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli’nin rekolteyle ilgili verdiği 665 bin ton rekolte tahminine değinerek, şunları söyledi: “Başkası da başka tahminde bulunuyor. Tam bir curcuna var. Devlet yetkililerinin yüksek üretim rakamı telaffuz etmesinin ardından ne yattığını herkes az çok görüyor. Fındık fiyatlarını aşağıya çekmek istiyorlar. Fındık her zaman bizim derdimiz. Dünyada fındık üretiminin yüzde 65’ini karşılayan bir ülke fındık fiyatlarını belirlemede etkili olmuyor. Bunu ne anlamak ne de anlatmak mümkün değil. Fındık üreticisi son 50 senenin içinde bir kere memnun oldu. Yüzü güldü, hatta şaşırdı. Çünkü herkesin beklentisinin dışında yüzde 250 zam yapıldı. Ne zaman, 54. Erbakan Hükümeti zamanında. Ondan sonra fındık üreticisinin yüzü hiçbir zaman gülmedi.”

ÇARŞAMBA OVASI’NA ZARAR VERECEKTİR

Samsun’un Çarşamba ilçesinde kurulması planlanan biyokütle enerji santraline değinen Karamollaoğlu, “Bu santralin Çarşamba Ovası’nın göbeğine kurulması planlanıyor. Allah rızası için o bölgede, böyle bir fabrikanın kurulacağı verimsiz tek bir arazi kalmadı da, o ovaya tenezzül ediyorsunuz.  Bu çılgınlık. Eğer çiftçi isyan ediyorsa buna kulak kabartmalıyız. Biz gündemimizde her zaman üretime dönük yatırımları en üst seviyede tuttuk. Enerji santralleri de bunun içindedir. Ülkenin bu şekilde hızla kalkınacağını biliyoruz. Bunu söylerken de önce tarım demeyi de ihmal etmedik. Allah rızası için yapmayın. Sanki Türkiye’de hiçbir yer kalmamış gibi en verimli topraklara gidip enerji santralinin temelini atmaya kalkarsanız, bölgeye yapacağınız en büyük kötülük olacaktır. Biz bu kararın tekrar gözden geçirilmesini istiyoruz. Bu karar Çarşamba Ovası’na zarar verecektir” dedi.

ÖNCE KENDİ KANALLARINIZA, DİZİLERİNİZE BAKIN!

Sosyal medyayla ilgili TBMM’ye gelen düzenlemeyi değerlendiren Karamollaoğlu, “Sosyal medyada birtakım düzenlemelere ihtiyaç olabilir. Lakin bu ihtiyaç bahane edilerek sosyal medya üzerinden fikir ve düşünce özgürlüğünün kısıtlanmasını ve muhalefetin susturulmaya çalışılmasını doğru bulmuyoruz. Efendim neymiş, sosyal medyada ahlaksızlığın önüne geçeceklermiş, denetim sağlanacakmış! Çok açık bir şekilde söylemek istiyorum; ahlaksızlığın yayılmasını dert ediyorsanız, önce kendi elinizde olan kanalların gündüz kuşağına, akşam dizilerine lütfen bir göz attın. Her türlü ahlaksızlık bu kanallarda, bu dizilerde mevcut… Akıl almayacak kadar. Adeta şüyuu vukuundan beter olaylar her gün istisnasız bu millete teşhir ediliyor. Bunlarla alakalı en ufak kaygı gütmeyenlerin sosyal medyada ahlak bekçiliğine soyunmalarını kimseye anlatamazsınız!” ifadelerini kullandı.

İKTİDAR HER ŞEYE HÜKMETME ÇABASINDAN VAZGEÇMELİ

Karamollaoğlu şöyle devam etti: “Endişemiz, sosyal medya ile ilgili yapmaya çalıştığınız düzenleme Türkiye’yi yasakçı ve baskıcı bir ülke görüntüsüne sokmaktan başka bir işe yaramayacak. İktidar her şeye hükmetme çabasından vazgeçmeli, tarihin akışına karşı durmaya çalışmamalıdır. Çünkü tarihte hiçbir baskıcı ve yasakçı iktidar bu tavrı ile başarılı olamamıştır. İktidara gelinir, geldiği gibi gidilir. Bunu kabul ederseniz problemin yüzde 90’ı çözülür. Ama hayır her şeye rağmen halk bana destek vermese bile kalacağım diye endişeye kapılırsanız, işte o zaman siz de hapı yuttunuz, millet de hapı yuttu demektir”

DİPLOMATİK MÜNASEBETLERLE ÇÖZMELİYİZ

Libya’daki gelişmelerin kendilerini endişe ettirdiğini söyleyen Karamollaoğlu, “Mısır’da alınan kararı telin ediyoruz, doğru bulmadığımızı da görev biliyoruz.  Ancak başlangıçta; Libya’ya meşru hükümetin yanında olma noktasında verdiğimiz, alınan kararı, biz bütünüyle reddetmemiştik ama ihtiyatlı olunması gerektiğine vurgu yapmıştık. Sıcak bir çatışmanın içine girilmemesinin en isabetli yol olduğunu ifade etmiştik. Ancak bugün Libya hızla kaosun içine sürükleniyor. Bunun sebebi iktidarın gerekli diplomatik münasebetleri etkili bir tarzda yürütememiş olmasından kaynaklanıyor. Rusya yine karşımızda, Fransa karşımızda, Amerika karşımızda. Bir tarafta beraberiz, bir tarafta karşı karşıyayız. Eğer burada haklılığız varsa ki, ben haklı olduğumuza inanıyorum çünkü Libya’ya süratle barış gelmeli, Libya bütünlüğünü korumalı, Libya’nın üzerine dışarıdan kimse tahakküm uygulayamamalı. Her ülkenin kendine göre derdi var ama özellikle belli ülkelerin oradaki petrolde gözü var. Bunu bilmemek için aptal olmak lazım. Biz bunu diplomatik münasebetler ile çözmeliyiz” şeklinde konuştu.

MISIR’DA ALINAN KARARI TELİN EDİYORUZ

Libya’daki gelişmelerin kendilerini endişeye sevk ettiğini söyleyen Karamollaoğlu şöyle konuştu:

Rusya yine karşımızda, Fransa karşımızda, Amerika karşımızda. Bir tarafta beraberiz, bir tarafta karşı karşıyayız. Eğer burada haklılığınız varsa ki, ben haklı olduğumuza inanıyorum çünkü Libya’ya süratle barış gelmeli. Libya bütünlüğünü korumalı, Libya’nın üzerine dışarıdan kimse tahakküm uygulayamamalı” 

AYASOFYA’NIN AÇILMASINDAN MEMNUNİYET DUYDUK

Ayasofya Camii’nin uzun bir aranın ardından Cuma günü ibadete açılmasını değerlendiren Karamollaoğlu, “Bu konudaki memnuniyetimizi ve mutluluğumuzu dile getirdik” dedi.

23 Tem 2020 - 04:30 - Siyaset

Muhabir Muhammed Vefa


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Genç Osmanlı - akp nin görevi ülkeyi parsel parsel satmak

dinin içini boşaltmak akp den (hayırlı) millete hizmet beklemek beyhudedri.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 23 Temmuz 08:19
01

Melih - Beri devlet milleti rahatlatmak için astronomik vergileri düzenlesin!

Yüzde 20 den fazla olan vergiler yüzde 20 ye çekilsin!

Millet zaruri ohtiyacini karşilayamiyor birde vergi altinda devlet eziyor!

Hizmet edin sömürmeyin!

Elbette oyunuz erir hatta biter, milletin nefes alacak hali kalmadı!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 23 Temmuz 05:47


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?