Reklamı Kapat

Karamollaoğlu: Darbeye karşı bütün partiler topyekûn ayağa kalktı

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 4’üncü yıldönümünde çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Muhammed Vefa
Muhammed Vefa Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Saadet Partisi’nin Balgat Eğitim Merkezi’nde gerçekleşen basın toplantısında Karamollaoğlu, 15 Temmuz’un 4’üncü yıldönümü başta olmak üzere ekonomi ve adalet konularında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Karamollaoğlu, Rize Çayeli ve Artvin Yusufeli’nde sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek konuşmasına başladı. Hain darbe girişiminin arkasında ABD’nin olduğunu söyleyen Karamollaoğlu, “İncirlik Üssü’nde bu işi yönetenler vardı. İktidarın da hatırlaması gerekiyor ki; bu darbeye millet topyekûn bir direniş göstererek karşı çıktı. Topyekûn bütün partiler ayağa kalktı.” dedi.

Ayasofya’nın cami haline gelmesinin 50 yıllık bir serüven olduğunu dile getiren Karamollaoğlu, “Erbakan Hocamız bu konuyu Türk siyasetinin gündemine getirdi. Bununla yıllarca uğraştı. Ayasofya’nın tekrar ibadete açılması elbette Erbakan Hocamızın ruhunu şâd etmiştir. Biz bu adımdan dolayı Sayın Cumhurbaşkanı’na da, hükümete de müteşekkiriz. Yurt dışından gelen ifadeler var; herkes önce kendisine baksın. Papa üzülmüş, üzülsün. Bunlar önce kendi memleketinde camilere yaptıklarına baksınlar. Bize şimdi kalkıp ders verenler, en azından Kurtuba’ya baksınlar.” değerlendirmesinde bulundu.

“AZERBAYCAN’IN YANINDA OLMAMIZ GEREKİYOR”

Ermenistan’ın önceki günlerde Azerbaycan’a yaptığı saldırıyı sert ifadelerle lanetleyen Karamollaoğlu, “En yakın dostumuz Azerbaycan’a yapılan bu saldırıya karşı eli kolu bağlı oturamayız. Oturmamamız icap eder. Bundan dolayı iktidarın üzerine düşeni yapması gerekiyor. Bu, öyle kendiliğinden yaşanan bir gelişme değildir. Bunun arkasında mutlaka müstemlekeci güçler vardır. Onların desteği olmadan Ermenistan böyle bir saldırıyı yapamaz.” ifadelerini kullandı.

15 TEMMUZ’A BÜTÜN PARTİLER KARŞI ÇIKTI

Karamollaoğlu, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 4’üncü yıldönümünde şehit olan vatandaşlara Allah‘tan rahmet dilerken, o gece gazi olan ve mücadele eden tüm vatandaşlara teşekkür etti. Karamollaoğlu, “15 Temmuz’da ülkemiz beklenmedik bir ihtilal ile karşılaştı. Bir defa bizim bunun anatomisini çıkarmamız gerekiyor. İktidar, bu kalkışmanın arkasında 15 yıl kucak kucağa olduğu FETÖ’nün ve ABD’nin olduğunu deklare etti. İncilik Hava Üssü’nde kimlerin olduğunu, kendileri sayıp döktüler. 15 Temmuz, Türkiye’ye çok önemli bir ders verdi. Hiç unutmayın, bugün ‘FETÖ örgütü ile mücadele ediyoruz’ diyen iktidar tam onlarla 15 yıl kucak kucağa oldular. Hukuku rafa kaldırdılar, liyakate hiç itibar etmediler, kendilerine yapılan ikazlara ‘biz bu davaların savcısıyız’ dediler. Ama 15 Temmuz’da her şey ters döndü. İktidarın da hatırlaması gerekiyor ki; bu darbeye millet topyekûn bir direniş göstererek karşı çıktı. AK Partililer değil, herkes tepki gösterdi. Birtakım AK Partililer toz oldu, ortalıkta gözükmedi, şimdi kahramanlık yapıyorlar. Topyekûn bütün partiler ayağa kalktı.” ifadelerini kullandı.

“BU SÜRECİ NORMALLEŞEREK AŞABİLİRİZ”

15 Temmuz şehit ve gazi aileleri için toplanan kampanya parasının akıbetini de soran Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Gazi olanlar için yardım kampanyası düzenlendi. O kampanyaların hesabını bu iktidar daha vermedi. Böyle bir mantık olur mu? Buralarda milyarlarca para toplandı. Nerede bu paralar, nereye harcandı? Neden mağdurlara bu para verilmedi? Bunun hesabını önce bu iktidarın vermesi gerekiyor. İktidar, 15 Temmuz’u bahane ederek FETÖ’cüleri değil, rakiplerini elimine edecek bir havanın içine girdi. Kendileriyle uyuşmayan, aynı fikri taşımayan, yeri geldiği zaman kafasını kaldırıp ‘yanlış yapıyorsunuz’ diyenlerin hepsi hain ilan ediliyor. Bu gidişat, doğru bir gidişat değil. Bunlar sadece kendi kafalarını vurmuyor, millet de bundan zarar görüyor. Bu süreci sadece normalleşerek aşabiliriz. Allah aşkına, iktidarıyla, muhalefetiyle kutuplaştırma dilini bir bırakalım. Burada en büyük görev iktidar partisine ve yanındakilere düşüyor.”

Karamollaoğlu, 15 Temmuz’da bir felaket sinyalinin verildiğini belirterek, “Hâlâ 15 Temmuz’un geri kalanlarını temizlemeye çalışıyorlar. Mahkemeye düşüp berat ettiği halde makamı kendisine verilmeyen on binler var. Haksızlıklar insanı isyana sürükler. Bir daha bu mesele olmasın diyorsanız, öncelikle kutuplaştırmayı durduracaksınız, adalete önem verecekseniz, işi ehline vereceksiniz, şeffaf olacaksınız. Kendinize bu noktada güveneceksiniz. Arkadaşlar kusura bakmayın ama siz demokratik olarak kendi mezarınızı kendiniz kazıyorsunuz. Yaptığınız yanlışların görülmesini istemediğiniz için tedbir alamıyorsunuz. Size yanlış yapıyorsunuz diyen herkesi hain ilan ediyorsunuz.” diye konuştu.

“DARBENİN ARKASINDA DİREKT ABD VAR”

15 Temmuz darbe girişiminin arkasında direkt ABD’nin olduğunu söyleyen Karamollaoğlu, “İncirlik Üssü’nde bu işi yönetenler vardı. Papaz Brunson niye gözaltına alındı? ABD ne yaptı etti, tehdit etti, Brunson’u serbest bıraktılar. ABD Başkanı’nın özel uçağı Brunson’u bekliyordu, alıp götürdü. Brunson, Beyaz Saray’da ABD Başkanı Trump’a dualarını iletti. ABD kendi adamına sahip çıkıyor. ABD, bu işin içine girenlere sahip çıkıyor. ABD kendisine göre bu işin üstünü örtmeye çalışıyor. Herkes biliyor, bunun altında ve arkasında doğrudan doğruya ABD’nin organları var. ABD, şimdi bu iktidarın bir numaralı stratejik ortağı! Siz ABD’yi kendinize kılavuz seçerseniz başınız beladan kurtulmaz. Bundan sonra benzer kalkışmalar olmasın istiyorsak, ülkenin içinde paralel yapılanmaların oluşmasına izin vermemeliyiz. Türkiye, parti devleti haline gelmemeli” şeklinde konuştu. 

Ayasofya’nın cami haline gelmesinin 50 yıllık bir serüven olduğunu dile getiren Karamollaoğlu, “Erbakan Hocamız bu konuyu Türk siyasetinin gündemine getirdi. Bununla yıllarca uğraştı. Ayasofya’nın tekrar ibadete açılması elbette Erbakan Hocamızın ruhunu şâd etmiştir. Bu adımı atanlara da müteşekkiriz. Şunu unutmamalıyız; Ayasofya bir simgedir. Fatih Sultan Mehmet’tin, İstanbul’u fethetmesinin ardından bir devir kapanıp bir devir açıldı. Bunu herkes böyle kabul ediyor. Fatih Sultan Mehmet, kimseye zulmetmemiştir. Fethin bir simgesi olan Ayasofya’yı kendi mülkiyetine geçirmiş ve cami olarak vakfetmiştir. Kimse bunları başka bir yere çekemez. Arkasından gelenlerin bu vakfiyeye sahip çıkması gerekiyor. Yurt dışından gelen ifadeler var; herkes önce kendisine baksın. Papa üzülmüş, üzülsün. Bunlar önce kendi memleketinde camilere yaptıklarına baksınlar. Balkanlar’da nereye gidersiniz gidin camilerin yüzde 99’unu yıktılar. Müslümanlara her türlü zulmü yaptılar. Bize şimdi kalkıp ders verenler en azından Kurtuba’ya baksınlar. Kurtuba oradayken, Ayasofya ile ilgili derdi anlamak mümkün değil.” değerlendirmesinde bulundu.

“EKİLMEMİŞ ARAZİ VARSA BU VEBALDİR”

Tarımda hasat sezonunun başladığını dile getiren Karamollaoğlu, “Sebze ve meyve bollaşmaya başladı. Siz tarımla ilgili olarak aldığınız tedbirlerin neticesini alamıyorsanız, dönüp kendinize bir bakın. Hâlâ bizim yüzde 10 ekilmemiş arazimiz varsa, bu sizin omuzlarınızda bir vebaldir. Tarım bizim en önemli ürünümüz. Sadece tarım yetmiyor. Bizi kalkındıracak olan üretimin esas sağladığı milli gelirdir. Milli gelir düşüyor. Bazı yerlerde ise yükseliyormuş gibi gösteriyorlar.” dedi.

“EKONOMİ GÜÇLENMEZSE DOLAR BU SEVİYEDE DURMAZ”

Ekonomi üzerinden iktidarın politikalarını eleştiren Karamollaoğlu, rakamlara bakıldığında durumun hiç de söylenilen gibi olmadığının ortaya çıktığını belirterek, şöyle devam etti:

“Dolar kurunda bile bu durumu görmek mümkün. 2016 yılında dolar 3 TL dolaylarında idi. 2018 yılı Temmuz ayında dolar 4,5 TL’ye çıkmış, günümüzde ise 6,86 TL. Baktığımız zaman sürekli dolarda düşüş ve kalkış oldu, bir dönem 7 TL’nin üzerine çıktı. Ama ekonomi güçlenmezse doları bu seviyede tutamazsınız. Euro 2016 yılı Ocak ayında 3,26 TL, ardından 9 Temmuz 2018 yılında 5,34 TL’ye çıkmış, bu yılın 9 Temmuz’unda ise 7, 80 TL’ye çıktı. Yani iki katından daha fazla artış olmuştur. Hem dolar hem Euro, iki yılda yüzde 100’ün üzerinde artış göstermiş. 4 kişilik bir ailenin geçiminde ciddi artışlar var. Açlık sınırı 2018 yılında 1.736 lirayken, bu yılın Haziran ayında 2 bin 431 liraya çıkmış. Bu neredeyse yüzde 35-40’lık bir artış. 4 kişilik bir ailenin tokluk sınırı ise 5 bin 662 liradan 7 bin 912 liraya çıktı.”

# TEMEL KARAMOLLAOĞLU İLE İLİŞKİLİ:

16 Tem 2020 - 04:30 - Siyaset

Muhabir Muhammed Vefa


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?