Reklamı Kapat

Deniz Zeyrek'ten Numan Kurtulmuş'a özgür medya dersi

Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında 154’üncü sırada yer alırken "Türkiye'de medya özgür" açıklamasında bulunan Numan Kurtulmuş'a yanıt geldi

Türkiye, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde bu yıl 180 ülke arasında 154’üncü sırada yer alırken AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş KON TV  ekranlarında Türkiye'de özgür bir medya olduğunu iddia etti.

Herkes basında istediğini istediği gibi dile getirme hakkına sahiptir diyen Kurtulmuş AK Parti'ye yakın olan gazete ve televizyonların muhalefete de eşit davrandığından söz etti.

 Numan Kurtulmuş'un özgür ve eşit medya söylemine tepki Sözcü yazarı Deniz Zeyrek'ten tepki geldi.

Muhalefetin açıklamalarını Halk TV, KRT, Tele1 kanalları verdiğini söyleyen Zeyrek yandaş medyanın ise taraflı davrandığına dikkat çekti.

Zeyrek "Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı, herhangi bir bakan ya da Kurtulmuş gibi herhangi bir AK Parti Genel Başkan Yardımcısı (Ömer Çelik, Mahir Ünal) ya da AK Parti Grup Başkanvekili bir açıklama yaptığında onlarca kanal aynı anda canlı yayınlıyor" diyerek  "Sayın Kurtulmuş, durumu görmek istiyorsa İstanbul Havalimanı CIP terminaline gitsin ve gazete standında hangi gazeteler olduğuna baksın" diye yazdı.

İşte o yazı...

Meslektaşım KON TV Ankara Temsilcisi Sinan Burhan, Anadolu'da yayın yapan 30'a yakın yerel kanal için AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş ile röportaj yapıyordu.

Sözü basın özgürlüğüne getirdi. “Basın özgür değil diyorlar” dedikten sonra CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun “AK Parti yargı ve kolluk kuvvetleriyle basını susturuyor” eleştirisini hatırlattı. Ardından da RTÜK'ün Tele 1 ve Halk TV'ye verdiği 5 günlük yayın durdurma cezasına dikkat çekip “böyle bir eleştiriyi kabul ediyor musunuz” sorusunu yöneltti.

Kurtulmuş'un yanıtını aynen aktarıyorum:

“Şimdi Sayın Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısını ben de izledim. Herhalde çok sayıda televizyon kanalında naklen yayınlandı. Bu nasıl basın kısıtlamasıdır önce bunu sorgulamak lazım. Türkiye'de günlük çıkan gazetelerin önemli bir kısmını alalım, sabah önümüze koyalım. O gazetelerden çok büyük bir kısmının hükümetin neredeyse her icraatına karşı çok açık, zaman zaman çok sert eleştiriler hatta hakikaten bu kadar da olmaz dedirten eleştirilerin basıldığı, yazıldığı da ortadadır. Dolasıyla ister konvansiyonel medyada olsun, ister sosyal mecralarda olsun bir sözüm var, bir muhalefetim var diyen birilerinin sözünün kısılması söz konusu değildir. Uygulamadan söylüyorum. İnanmayan herhangi biri varsa yayınlara baksın. Gazeteci olmak, gazeteci kimliğine sahip olmak, insanların suça karşı korunduğu anlamına gelmez. İsmi geçenlerle ilgili soruşturmalar var. Eğer bunlar masum ise, suçsuzsa bağımsız mahkemeler var. Bu mahkemeler kararlarını ortaya koyar ve herkes o karara uyar. Herkes basında istediğini istediği gibi dile getirme hakkına sahiptir ancak bu mecraların hiçbiri de gazeteci kimliği olan birisine suç işleme rüçhaniyeti vermez.”

★★★

Şimdi en baştan başlayalım:

Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısını Halk TV, KRT, Tele1 kanalları veriyordu. Ancak onların dışında ana akımdan sadece HaberTürk TV'de genişçe izleyebilmiştim. Oysa bırakın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı, herhangi bir bakan ya da Kurtulmuş gibi herhangi bir AK Parti Genel Başkan Yardımcısı (Ömer Çelik, Mahir Ünal) ya da AK Parti Grup Başkanvekili bir açıklama yaptığında onlarca kanal aynı anda canlı yayınlıyor.

Hatırlar mısınız? CHP'li Muharrem İnce'nin canlı yayın konuğu olduğu bir programda Cumhurbaşkanına bağlanılmıştı. İnce yayını terk etmekle yetinmişti. Çok merak ediyorum Kurtulmuş'un ya da başka bir AK Partili'nin canlı yayında olduğu bir programı kesip Kılıçdaroğlu'na bağlanılırsa o kanala ne olurdu?

★★★

Kurtulmuş diyor ki Türkiye'deki gazetelerin önemli bir kısmı hükümetin icraatlarına karşı çıkıyor, sert eleştiriyor, hatta “bu kadar da olmaz” dedirtiyor. Türkiye'de basılan ulusal gazetelerin tamamına her gün bakan bir gazeteci olarak Kurtulmuş'un “önemli bir kısım” tanımından ne anladığını merak ettim. SÖZCÜ, Korkusuz, Yeniçağ, Cumhuriyet, Birgün ve Evrensel'e bir de Karar Gazetesi'ni ekleyebilirim. Onun dışında hangi gazetelerde hükümete eleştiri var bilemedim. Saydığım gazetelerin hiçbirinin de kamu kuruluşlarına alınmadığını hatırlatmak isterim. Sayın Kurtulmuş, durumu görmek istiyorsa İstanbul Havalimanı CIP terminaline gitsin ve gazete standında hangi gazeteler olduğuna baksın. Eleştirel olanlara “gazetelerin önemli bir kısmı” diyebiliyorsa oradaki gazetelere ne diyecek merak ettim.

Bu arada unutmadan söyleyeyim. Saydığım gazetelerde de eleştirilerin hiçbiri cezasız kalmıyor. RTÜK televizyon kanallarına nasıl ceza kesiyorsa, Basın İlan Kurumu da gazetelere öyle cezalar kesiyor. Bakın 2020'nin ilk beş ayında gazetelere 316 gün ilan kesme cezası verilmiş. İşte birkaç örnek:

Evrensel Gazetesi'ne 55 gün, Cumhuriyet Gazetesi'ne 35 gün, Korkusuz'a 19 gün, SÖZCÜ'ye 17 gün, Birgün'e 7 gün.

★★★

Televizyonların durumunu zaten biliyorsunuz. RTÜK'ün kılıcı Fox TV'nin, Halk TV'nin, Tele 1'in ensesinde sallanıp duruyor.

Hapisteki gazeteciler konusunda sadece şunu yazacağım: Allah hiçbir siyasetçiyi, hele hele “demokratım” diyenini gazetecilerin hapsedilmesini savunmak zorunda bırakmasın, komik duruma düşürmesin.

Daha yazacaklarım vardı ama yerim bitti.

04 Tem 2020 - 10:09 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?