Reklamı Kapat

Karamollaoğlu'dan 'çoklu baro' açıklaması: Düzenlemeye ihtiyaç var

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, çoklu baro tartışmalarını değerlendirdi. Karamollaoğlu, avukatların yürüyüşün engellenmesine tepki gösterdi

İnternet Haber Merkezi
İnternet Haber Merkezi Tüm Haberleri
Video için play'e tıklayın

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, düzenlediği basın toplantısında çoklu baro tartışmalarına değindi. Karamollaoğlu, "Barolar içerisinde bir takım kanuni düzenlemelere ihtiyaç var mı? Evet bunun var olduğu kanaatindeyiz. Baro içerisinde farklı görüşte bulunan kesimlerin temsilcilerinin de bulunacağı bir düzenleme yapılmalı. Varsa bir çekişme kendi içlerinde meydana gelir ama bu bütün adalet mekanizmasına yansımaz." dedi. Karamollaoğlu, "Bugün iktidarda bulunan arkadaşlar, avukatlara bir zaman yeşil pasaport vermeyi gündeme getirmişlerdi. Aynı avukatların bugün Ankara’ya girmesine engel oluyorlar." ifadesini kullandı.

KARAMOLLAOĞLU'NDAN İKTİDARA 'SAVUNMA YÜRÜYÜŞÜ' TEPKİSİ

Haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu, çoklu baro tartışmaları ile ilgili şunları söyledi:

"Muhterem arkadaşlar bildiğiniz üzere gündemin önemli konularından birisi de Pazartesi günü vuku bulan savunma yürüyüşünde yaşananlardı. Avukatların yürüyüş hakkı ne yazık ki polis zoru ile engellendi. Ardından ise dün avukatların Ankara’ya girişine izin verildi. Bakınız adalet herkese lazım, yürüyüş hakkı anayasal bir haktır. Bunun engellenmesi doğru değildi.  Bugün iktidarda bulunanlarda yarın muhalefete düşerlerse yürüyüş yapmaya ihtiyaç duyabilirler. Avukatlara yeşil pasaport vereceğiz diyen iktidarın aynı avukatları Ankara’ya sokmamaya çalışması ise siyasi bir çelişkidir. Bu iktidar artık yürüyüşe dahi tahammül edemez bir hale geldi. Burada çoklu Baro tartışmalarına da değinmek istiyorum. Biz bu tartışmaları doğru bulmuyoruz. Burada bir kamplaşma meydana gelecekse, yandaş baro karşıt baro gibi durumlar ortaya çıkacaksa bizim bugüne kadar ısrarla üzerinde durduğumuz kutuplaşma burada meydana gelir. Bizim ülke olarak en çok sıkıntı çektiğimiz konuların başında kamplaşma geliyor. Bunun hiç değilse hukukta olmaması icap eder. Barolar içerisinde bir takım kanuni düzenlemelere ihtiyaç var mı? Evet bunun var olduğu kanaatindeyiz. Baro içerisinde farklı görüşte bulunan kesimlerin temsilcilerinin de bulunacağı bir düzenleme yapılmalı. Varsa bir çekişme kendi içlerinde meydana gelir ama bu bütün adalet mekanizmasına yansımaz."

SEL FELAKETİ RANTA KURBAN EDİLEN DOĞANIN BİR SONUCUDUR

Bursa ve İstanbul'daki sel felaketlerine ilişkin konuşan Karamollaoğlu, "Bursa’da ve İstanbul'da hepimizi derinden üzen bir sel felaketi ile karşı karşıya kaldık. Ne yazık ki can kayıplarımız var, hepsine Allah’tan rahmet diliyorum. Yağmur Allah’ın bizlere bir bereketi fakat onu felakete dönüştüren insanların rant hırsı. Bu sel felaketi çarpık yapılaşma, beton anlayışı ve ranta kurban edilen doğanın bir sonucudur. Bursa ve İstanbul tarihi dokusu ve kentleşmesi ile dünyaya örnek olabilecek şehirlerken bugün betona kurban edilmiş, estetiği bozulmuş şehirler haline getirildiler. Sonuç ne yazık ki apaçık ortada" ifadelerini kullandı. 

2,5 MİLYON GENCİN PSİKOLOJİSİ ALTÜST OLDU

Koronavirüs salgının hayatın pek çok alanını etkilediği belirten Karamollaoğlu, "Bu etkilerin en başında atılan bir takım yanlış adımlar sebebiyle de gençlerimizin geleceğinin belirlendiği sınavlar gelmekte. Bu hafta sonu 2.5 milyon gencimiz YKS’ye girecek. Ben öncelikle bu sınavlara girecek bütün öğrencilerimize başarılar diliyorum. Ancak sınav tarihlerinin öğrencilerin psikolojik durumlarını dikkate almadan değiştirilmesi, ne yazık ki öğrencilerimizin psikolojisini etkiledi. Kendi torunlarımdan biliyorum bu süreçten etkilendiler tıpkı bütün gençler gibi. Burada acelecilikten kaynaklanan bir hata var. İktidarın bundan sonra alacağı kararlarda oluşturacağı menfi etkiyi dikkate alması gerektiğini vurgulamak istiyorum. Acele ile alınan kararlar pişmanlığa sebep olur. Burada gençlere seslenmek istiyorum; Bu sınavın gelecekleri için önemli bir gün olduğunu unutmamalarını karşılaştıkları zorlukları itidalle karşılamaları gerektiğini, olumsuzluklardan psikolojik olarak çıkmalarını tavsiye ediyorum. Allah hepinize zihin açıklığı versin." diye konuştu. 

Karamollaoğlu, açıklamasında şunları kaydetti: 

LİBYA'DA İKTİDARIN TAKINDIĞI TAVIR İSABETLİDİR

"Libya'da iktidarın takındığı tavır isabetli bir tavırdır. Libya’yı bölünmeye götürme tehlikesi arzeden ve BM nezdinde meşru olmayan Hafter ve yandaşlarının bir an önce bu savaştan çekilmesinin Libya’nın geleceği yönünde büyük önem arz ettiği kanaatindeyiz. Batılıların Libya’ya önem vermesinin tek sebebi Libya’nın petrol kaynaklarıdır. Fransa'nın küstahça ortaya çıkıp bir takım açıklamalar ve kışkırtmalarda bulunmasını telin ediyorum. Fransa sömürgeciliği her zaman önde bulunduran bir ülke olmuştur. Önce kendi geçmişi ile yüzleşmelidir. Öyle zalim bir anlayışı var ki nereye girmişse o ülkenin lisanının kullanılmasını yasaklamıştır. İşte bu sömürgeci mantığın zirvesidir. Başka sömürgecilerde var ama Fransızlar kadar hain bir tavır sergileyen başka sömürgeciler olmadı. Osmanlıyı itham edeler, Osmanlı bu coğrafya yüzyıllarca kaldı ama kimsenin lisanına müdahale etmedi. Siz 50 yıl işgal ettiğiniz yerdeki insanların lisanını rafa kaldırdınız.

VATANDAŞIN İKTİDARA GÜVENİ AZALIYOR

Bizim üzerinde en çok durduğumuz konulardan birisi liyakat konusu. Yani bir mevkiye tayinde bulunulacaksa o mevkinin ehli olan insanları iş başına getirmek gerekir ki o iş düzgün yapılsın kolay yapılsın. Bu iktidar en çok bu noktada zaafa uğruyor. İstisnası var yalnız; hadiseleri tersyüz etmekte hadiseleri tersinden okumakta mahir olan insanları zaman zaman iş başına getirerek fotoğrafı başka türlü göstermeye çalışıyor. İşte bu beceriyi gösteren insanları nasıl olduysa iş başına getirdiler. Vatandaş işsizlikten kırılıyor bu arkadaşlar diyor ki işsizlik azalıyor. Vatandaşın iktidara olan güveni azalıyor bunlar diyor ki tam tersi güven endeksi arttı. Biz şunu bilmeliyiz ki gerçekleri gizleyerek ülkenin problemlerini çözüyorsunuz kanaatini vatandaşta uzun vadede oluşturamazsınız. Şu anda gelinen noktada şikayetler var. Bunu görmezseniz tedbir alamazsınız bunun size zararı olur.

İKTİDARDA NASIL KALIRIZ SEVDASINA DÜŞTÜLER

Adalete güven kalmadı en önemlisi iktidara güven kalmadı. Şimdi bu güveni kaybettikleri için seçimi de kaybedeceğiz endişesi ile acaba bir yolunu bulur da daha az oy almamıza rağmen iktidarda nasıl kalırız sevdasına düştüler. Bu işin sonuna gelindi artık ciddi tedbirler almazlarsa veya gitmeye gönülden razı olmazlarsa hem kendilerine hem bu ülkeye çok büyük zararlar verirler. Tarih bunu yazar siz kahramanlık türkülerini ne kadar yüksek sesle söylerseniz söyleyin tarih gerçekleri yazar. Bundan kaçamazsanız.

BİR ŞEYİN BAŞINA İSLAM KELİMESİNİ EKLEYİNCE O İSLAM OLMAZ

Bu iktidar zihin karışıklığı da yaşıyor. Hakikaten iktidar en hafif tabirle ciddi bir kafa karışıklığı yaşıyor bir zamanlar “faiz dünya gerçeğidir diyenler şimdi İslam Ekonomisine geçmemiz gerek diyor” Biz de soruyoruz bu nasıl olacak tabiri caizse bu ne perhiz ne lahana turşusu demekten kendimizi alamıyoruz. İktidarın durumu trajik komik bir görüntü veriyor. Fakat bu iktidar daha dün salgın sürecinde bu milleti faizli kredilere mahkum etti. Türkiye’de bu yıl 920 bin kişi ilk defa hayatında ihtiyaç kredisi kullandı. Bu şartlarda çıkıp İslam ekonomisine geçmemiz lazım demenin mantığı nerede? Bir şeyin başına İslam kelimesini ekleyince o İslam olmaz.

MÜSLÜMAN ŞEFFAF OLUR, GERÇEKLERİ SÖYLER

Çok açık söylüyorum Müslüman yalan söyleyemez. Müslüman zalim olamaz. Müslüman yolsuzluk yapamaz, rüşvet alıp veremez. Müslüman şeffaf olur, gerçekleri söyler. Müslüman karşısındakine ne yapılıyorsa kendisine de yapılmasını kabul eder. İslam ekonomisi diyorsan israftan vazgeçeceksin. Yolsuzluk ve rüşvetin kökünü kazıyacaksın. Kamu malına sahip çıkacaksınız. Adil olacaksınız şeffaf ve hesap verebilir bir konumda kendinizi tutacaksınız.

İKTİDAR SAATTE 11 MİLYON LİRA FAİZ ÖDEDİ

İslam ekonomisi diyorsan faizci politikalardan vazgeçeceksin. Soruyorum 2019 da ne kadar faiz ödediniz?  2020 de ne kadar ödeyeceksiniz? 18 yıllık iktidarınızda 1 trilyon 400 milyar lira faize para ödendi. Ben sizlere söyleyeyim; bu iktidar geçen yıl günde 247 milyon lira saatte ise 11 milyon lira faiz ödedi. 2020 yılı için ödenecek faiz miktarı ise 140 milyar lira olması bekleniyor.

CANAN KAFTACIOĞLU'NA VERİLEN CEZA

Canan Kaftancıoğlu’nun 7-8 yıl evvel attığı tweetlerden dolayı verilen ceza onandı. Garip durumlar var burada birinci gariplik tarih tam 23 Haziran’a denk geldi, özelliği ne mahalli seçimlerde İstanbul’u iktidar partisinin büyük bir rakamla kaybetmiş olması. Sanki bunun rövanşı alınıyor gibi ama daha da garip olanı şu 7-8 yıl evvel atılan bu tweetleri cezai müeyyide için kullanırsanız, şu an da iktidar partisinin ne milletvekilleri ne il başkanları arasında ceza almayacak bir kişi kalmaz. Çıkarsınlar bütün tweetleri. Övgüler yağdırdılar, iktidar bankaları övgüler yağdırdılar “hasret kaldık ne zaman geleceksin” dediler. Bunlar suç değil ama CHP’li birisinin attığı tweet onun ağır bir ceza almasına vesile oluyor. Birazcık gerçeklerle yüzleşin. Özellikle hakimlere savcılara sesleniyorum. İktidar partisinin mensuplarının attığı tweetler ne olacak? Onlar masum çünkü zemzem suyu ile yıkanmışlar."

# TEMEL KARAMOLLAOĞLU İLE İLİŞKİLİ:

24 Haz 2020 - 15:46 - Siyaset

Muhabir İnternet Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

07

uluğbey - sayın diyanet işleri başkanı hakkında, Allah'ın emrini hutbeden okudu diye sözde suç duyurusunu kim yaptı. Birlik beraberli tamam. Ama inançlı ile birlik beraberlik. Müslimle birlik beraberlik. Din ve Allah düşmanı ile birlik beraberlik nasıl olacak. Aynı ülkede yaşanıyorsa, o kesim, Müslümanlara ve inanca dil uzatmamalı. Sonra baroda çoklu düzenlemenin ne mahsuru var? Daha demokratik olabilir.Benim tasvip etmediğim düşünceyi, benimmiş gibi, mecburen içinde bulunduğum oda beyanda bulunamaz.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 25 Haziran 12:07
06

Reşo - AVUKATLARLA ilgili yasal düzenleme yapılacaksa.TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ yasasımı

yoka AVUKATLIK yasasımı. bunun açık ve net ortaya konması gerekir. görünürde BARO BİRLİKLERİ . tamam yapılsında DEVLET-HALK(Yani en küçük atomu BİREY)-Vede baro üyesi AVUKAT nasıl bir düzenleme gerekiyor. bunu millete izah etsinler öyle tartışalım.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Haziran 11:10
05

Reşo - ANAYASAL kamu kurumu niteliğindeki MESLEKİ BİRLİKLERİN. kuruluş amacı,DEVLET-HALK-ÜYESİ arasında UYUMU KABUL EDİLEBİLİRLİĞİ DENGEYİ sağlamaya çalışmaktır.

ben burada halk yani birey olarak şunu istiyorum. DAVACI olarak davayı kazandım avukatıma peşin olarak ücretini ödedim.TAMAM davayı kaybedenin karara göre ödemesi gereken ücretide benim AVUKATIM aldı. YARGITAYIN eskiden kabul ettiği ictihatı ile. bende buna isyan ediyorum.tamam benden peşin aldın tabiiki kararı hakim verir kazanabilirimde kaybedebilirde bunda sorun yok. kazandığım davanın avukat ücreti niye benim avukatın cebine giriyor. AKTİF=PASİF diye muhasebe kuralına ters değilmi! o zaman HALK/BİREY menfaat dengesinden uzak bir uygulama.DEVLET---hakimin savcının memurun kurumun parasını öde devletin aldığı deve kulağı AVUKATIN aldığı HAMUT. Gelelim üyesine onuda kendileri halletsin. bu minval üzerine siyasiler ÇÖZÜM ÜRETSİN. bunun hakkında gazetelerde tv lerde yayın yok vatandaş biliçlendirilse iyi olur.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Haziran 11:02
04

Hadra - Sayın Başkan Bu Avukatlar ''CHP li Nur Sertel İstanbul Üniversitesinde Baş Örtülü Kızlarımıza İkna Odalarını kurarken nerdeydiler? Beni temsil etmeyen Baro Benim neyime, Vatanı bölmeye çalışanı savunan, Terör ve Teröristi himaye eden ,savunan, Onunla boy boy dolaşıp oturup kalkan, Asker evlatlarımöızı Polisimizi şehit eden Teröristleri, Siyasetçileri, savunan haklı gören Vatanımıza ,devletimize hiyanet eden Baro Benim Barom olamaz,! Bize Yakışmıyor Başkanım Masumluk ayrı bir şey! Haklılık ayrı bir şey, Hiyanet ,tefrika, fitne, Fesat ayrı bir şey?

''Bakara Suresi İkinci sayfa ''Yeryüzünde fesat çıkarmayın Denildiğinde Biz Islah ediciyiz ,::........''

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 25 Haziran 00:34
03

Hüsnü - İnşallah sonradan paralel baro gibi bir şeyden bahsetmeyiz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Haziran 22:32
02

Islam Ekonomisiymiş - kıymetli hakikatler kıymetsiz dillerde berheva oluyor.islamı bunlar amaç değil araç olarak kullanıyor.yani bunların dinleri faydacılık makyevelizm vahşi faizci kapitalizmdir.meşhur atasözümüz bunları tarif ediyor ele satar talkını kendi yutar salkımı hal bu.ne derlerse tersini algılayın.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Haziran 19:40
01

Salih - Bilge Başkan, C. Allah yar ve yardımcın olsun. Kula kul olmadın. Makam, mevki dünya hırsına bürünmedin , hep haktan yana oldun ve hakkı söyledin. Haksız taraf kardeşlerinde olsa haksız dedin. O cu, bu cu, şu Cu demedin herkesi hakka davet ettin. C.Mevlam razı olsun senden. Bazıları gibi bakanlığa, paraya önem vermedin. ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Haziran 18:55


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?