Bir Kitapçı Çırağının Olağanüstü Hikâyesi

Beytullah Mısır tarafından kaleme alınan Bir Kitapçı Çırağının Olağanüstü Hikâyesi, Dava Adamı Yayınları tarafından geçtiğimiz Mart ayının sonlarında yayımlandı.

+1
Haber albümü için resme tıklayın

Akıcı üslubu ve ilgi çekici kurgusuyla tek solukta okunabilecek hikâye türünde bir eser olan hikâye, özellikle kitap, kitapçı, anlam arayışı ve yolculuk temaları etrafında şekillenen bir yapıya sahip.

Kitap, ana karakterin dostuyla birlikte “kitap bilimi” adında yeni bir bilim dalı kurmak istemesiyle başlar. Ancak hayal arkadaşının beklenmedik vefatı, kendisini derin düşüncelere sürükler. Ana karakter, hayata dair sorgulamaların peşinde koşarken, üniversite eğitiminin yanı sıra, bir kitapçının yanında çalışmaya başlar. Kitapçının sahibi hikmetli bir kişiliğe sahip olan ve sözleri yüreklere dokunan Eşref amcadır. Bu gençte kendi geçmişinden izler görür. İşe başladıktan sonra kendisine kitabın tarihi ve yapısına dair bilgiler verir. Birlikte çalıştıkları süre boyunca onu sıcacık çay muhabbetlerinde manevi olarak eğitir. Genç, bir yandan Eşref amcanın bu eğitimleriyle dolarken bir yandan kitapları tanır ve kitapçılığın inceliklerini öğrenir. Tabii zaman zaman başına trajikomik olaylar da gelecektir.

Her şey yolunda giderken kurguda ikinci bir kırılma noktası ortaya çıkar. Eşref amca, başkaraktere Eşref-i Mahlûkat isimli bir kitap ve üzeri sekiz köşeli Selçuklu yıldızıyla mühürlenmiş bir zarf bırakır. Kendisinden kitabın sayfalarında yazılı bulunan yerlere giderek bir sonraki sayfada yazılanları sesli şekilde okumasını ister. Ancak hiçbir şekilde önceki yere gidip yazılanlar okunmadan sonraki adıma geçilmemelidir. Böylelikle sürükleyici bir yolculuk başlar.

Karakterimiz Eşref-i Mahlûkat’ın rehberliğinde doğunun kalbi olan çeşitli şehirlere ve mekânlara seyahat eder. Isfahan’ı, Şiraz’ı, Semerkant’ı, Buhara’yı, Türkistan’ı ve daha nicelerini görür. Zaman zaman nereye gittiği anlamını yitirip yolda olması anlam kazanır. Önemli insanlar tanır. Kitap tarafından gönderildiği her mekânda sayfaları çevirip yazılanları sesli bir şekilde okur. Yolculuk boyunca yaşadıkları yalnızca hikmetli sayfalardan ibaret de değildir. İhtişamlı bir tarih olarak dimdik duran şehirleri görür. Başına beklenmedik olaylar gelir. Çeşitli badireler atlatır. Aslında tüm bu yaşananlar onun yolculuğunun bir parçasıdır. Gittiği son yerde ise düğüm çözülecektir. Tüm bu yolculuğun anlamını kavrayacak ve varması gereken yere varacaktır.

“Göç, bu dünyadaki yegâne hakikattir.”

21 Mayıs 2020 - Kültür-Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?