Makedonya’nın dört bir yanında Ramazan heyecanı…

“İstanbul’un fethinden önce Makedonya’nın birçok şehri Osmanlı idaresince fethedilmiştir. Dolayısıyla bu ülke Osmanlı ve İslam kültürünün etkisinde kalmıştır ve bu etkinin varlığı halen sürmektedir.”

Abdussamet Karataş
RÖPORTAJ Abdussamet Karataş Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Osmanlı Devleti’nin asırlarca huzur ve barış içinde yönettiği Balkan ülkesi Makedonya’daki Ramazan yaşantısını Üsküp Murat Paşa Camii Vaizi ve Hatibi Prof. Dr. Süleyman Baki ile konuştuk. Baki, son düzenlemeyle ismi Kuzey Makedonya olarak değişen ülkenin İslamiyet’le sarsılmaz bağını ve Makedonya Müslümanlarının Ramazan kültürünü Milli Gazete’den Abdussamet Karataş’a anlattı.

HEM İLİM ADAMI HEM AKADEMİSYEN

Sayın Prof. Dr. Süleyman Baki sizi tanıyabilir miyiz?

Bendeniz 1975 senesinde Üsküp’te annesi ve babası Kur’an hafızı olan bir evde dünyaya geldim. İlköğretimimi Üsküp’te tamamladım. Daha sonra eğitimime Bursa’da devam ettim. Bursa İmam-Hatip Lisesi’ni 1993’te, Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni 1998’de ve aynı fakültede Kelam İlmi alanında yüksek lisansımı tamamladım. 2001’de Üsküp’e döndükten sonra Üsküp Türk Çarşısı’nın merkezinde bulunan tarihi Murat Paşa Camii’ne Üsküp Müftülüğü tarafından önce Ramazan vaizi daha sonra 2003’te Cuma kürsü vaizi olarak tayin olundum, 2014’ten beri de hatiplik vazifesini deruhte ettim.  Halen Murat Paşa Camii kürsü vaizi ve hatibi olarak görevime devam etmekteyim. 2012’de Osmanlı Dönemi alanında doktoramı tamamladım. Tetova Devlet Üniversitesi’nde Şarkiyat Bölümü’nde Osmanlıca dersi hocası olarak da vazife yapmaktayım.

5 BUÇUK ASRA YAKIN OSMANLI HAKİMİYETİNDE KALDI

Bize Makedonya’nın İslamiyetle bağından bahseder misiniz?

Makedonya, yeni ismiyle Kuzey Makedonya Balkanlar’ın 2 milyon nüfuslu küçük ama önemli bir ülkesi. Tarihte ve günümüzde de siyasi, sosyal, dini ve kültürel açıdan önemli bir coğrafyanın ve bölgenin ismidir. Çok kültürlü ve dinlerin kesiştiği bir ülke Makedonya. Ülkede Müslümanların yanı sıra Hrıstiyan Ortodokslar da yaşamaktadır. Makedonca, Arnavutça ve Türkçe’nin yanı sıra bir çok dilin (Rumca, Boşnakça, Ulahça, Sırpça vs) konuşulduğu bir Balkan ülkesi. Tarihte Roma, Bizans ve Osmanlı hakimiyetinde kalmış Makedonya 14.asrın sonlarından 20.asrın başına kadar 5 buçuk asra yakın bir zaman diliminde Osmanlı cihan devletinin hakimiyetinde kalmıştır. İstanbul’un fethinden önce Makedonya’nın bir çok şehri Osmanlı idaresince fethedilmiştir. Dolayısıyla bu ülke Osmanlı ve İslam kültürünün etkisinde kalmıştır ve bu etkinin varlığı halen sürmektedir.

RAMAZAN HEYECANI ÜLKENİN HER KÖŞESİNİ KAPSIYOR

Makedonya’da Ramazan-ı Şerif nasıl ihya ediliyor?

Ramazan-ı Şerif ülkemizde tıpkı Osmanlı’da ve günümüzde Türkiye’de ve İslam dünyasında olduğu gibi coşku, heyecan ve sevinçle karşılanmaktadır. Makedonya Müslümanları (ülkenin %40-45’ini oluşturuyor), Ramazan ayının sevincini ve coşkusunu, kültürümüzde önemli bir yer teşkil eden üç ayların gelişiyle birlikte hissetmeye başlar. Ramazan ayının yaklaşmasıyla hanımların ev temizliği ve hazırlığı ile birlikte bu coşku ve sevinç daha da artar ve artık ilk teravih namazı ve sahurla birlikte zirveye ulaşır. İlk gün tutulan oruç, camilerde hafızlar tarafından tilavet olunan mukabeleler, irad edilen vaaz-u nasihatler ve ilk iftarın manevi coşkusu ve atmosferi adeta tüm ülkeyi kaplar. Ramazan ayının gelişi, müminlerin evinde ayrı bir huzur ve mutluluk vesilesidir.  Kur’an’ın inzal edilmeye başlandığı bu ayda Kur’an okuma ve hatim indirme gayreti daha da artar bu dönemde. Makedonya’da Ramazan coşkusu sadece Müslümanlar arasında değil diğer toplumlarda da bir bilinç oluşturur. Ramazan aynda oruç tutan Müslümanlara saygıdan dolayı çarşıda veya mahallede gayrimüslim vatandaşlar açıktan yemek yememeye itina gösterirler. Günümüzde de bu durum kısmen devam etmektedir. Ülkemizde olduğu gibi bazı Müslüman ülkelerde son yıllarda Müslümanların kendi arasında bile bu saygı anlayışının olmaması ne kadar üzücü. Rumeli’yi kaybettiğimiz gibi Rumelilikten çok şey kaybettik kanaatimce.

TÜM DÜNYADA BARIŞ VE SELAMET HAKİM OLSUN

Makedonyalı bir ilim adamı ve akademisyen olarak İslam dünyasına vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?

Makedonya İslam’ın ve İslam kültürünün hakim olduğu bir bölgedir. Bu bölgede doğmuş bir Evlad-ı fatihan olarak bu Ramazan’ın birlik, huzur ve kardeşlik kazandırmasını diliyorum. Tüm dünyada barışın ve selametin hakim olmasını Rabbim’den niyaz ediyorum. Başta Kuds-i Şerif olmak üzere Şam-ı Şerif beldesinin de özgürleşmesini, huzura kavuşması için dua ediyorum. Filistin, Gazze, Doğu Türkistan, Arakan, Suriye, Irak, Yemen, Libya ve Mısır gibi İslam beldelerinden Müslümanlar’a reva görülen zülum, işkence, katliam ve işgalin behemhal bertaraf olmasını Mevlam nasip eylesin. Bazı Arap ülkelerinin başındaki kukla idarecilerin ıslahını diliyorum. Korona salgınında vefat eden mümin kardeşlerimize rahmet diliyor, bu salgının biran evvel sona ermesini temenni ediyorum. Tüm insanlık olarak bu salgından ders ve ibret alınmasını, İslam’ın ne kadar güzel bir din olduğunun idrakine varılmasını niyaz ediyorum. Rumeli’den Üsküp’ten baki muhabbetlerimizle. Not: Röportajın daha geniş halini milligazete.com.tr’den okuyabilirsiniz..

KORONA SEBEBİYLE RAMAZAN AYINA MAHZUN GİRDİK

Korona salgını Makedonya’daki Ramazan yaşantısını nasıl etkiledi?

Tüm dünyayı etkisi altına alan ve kanaatimce küresel bir oyunun mini provası olan Korona musibeti veya salgını ülkemizi de etkiledi. Mart ayının başından itibaren sokağa çıkamamak, camilerde cemaatle namaza kılamamak ve değişik sağlık tedbirleri ile birlikte zaman zaman  günlerce evlere kapatıldık maalesef. Haliyle Ramazan ayına mahzun girdik. Camilerde sadece ezanlar okunuyor, salgını önlemek adına Makedonya İslam Birliği (Diyanet) kararınca cemaatle namaz kılınmasına müsaade edilmiyordu. Bu durum Ramazan’ın coşkusunu en çok hissettiğimiz anlar ve mekanlar itibariyle cemaatle kılınan namazlar, vaazlar, mukabeleler ve tabiki teravih namazları kılınamıyordu. Fakat son günlerde vaka sayılarındaki düşüş, yeniden hayata dönüş kapsamında tedbirleri yumuşatma ile Müslüman halkın arzusu ile 12 Mayıs’tan itibaren camilerde toplu ibadete tekrar başlanacağı kararı alındı. Bu karar, Ortodoksların ve Ortodoks Kilisesi’nin bazı yetkilileri tarafından 7 Mayıs Hıdırellez kutlamaları kapsamında Ustruga şehrinde yoğun bir kalabalık oluşturması ve yasak ve kuralların çiğnendiği bir kutlamaya tepki olarak alınmıştır. İnşallah bu karar hakkımızda hayırlı olur.

21 Mayıs 2020 - Ramazan

Muhabir Abdussamet Karataş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?