Oruçlunun mükâfatı Allah’ın (c.c.) katındadır

Mahmut Toptaş hocamızla Ramazan’ın faziletlerini konuştuk.

Nedim Odabaş
Nedim Odabaş Tüm Haberleri

Bir hadis-i şerifte Sevgili Peygamberimiz, ayetten alarak söylüyor birini, “Her iyiliğin karşılığı on sevaptır” diyor. Yine bir sadakayı anlatırken Bakara Sûresi’nde, 700 kat diyor. Yani Kur’an’da bildirilen, hadiste bildirilen on kat, Rabbimizin oruç için söylediği vardır hadis-i şerifle, hadisi kutsiyle, “O benim için aç kalmıştır, mükafatını ben vereceğim” diyor. Meleklerin de bildiği yok. Yazmıyorlar… “Onun karşılığı bana aittir” diyor. “Ücretini ben vereceğim...” Sınırsız ücret ve mükafat vermekle yetkili olan Allah’tır (c.c.)

İslam’ın şartının beşinin içine girebilmiş bir ibadetimizdir oruç ibadeti.  Hani imtihanlarda puanı büyük olan sorulardandır. Soruların puanı büyüktür. Namaz, oruç, hac ve kelime-i şehadet, ilk başta kelime-i şehadet, neredeyse yüz puan üzerinden yüz puan alır.

İslam’ın beş şartından birisi olan oruç ibadetinin içinde bulunduğu Ramazan ayındayız. Ramazan ayını nasıl ihya etmek gerekir?

Rabbimizin bize lütfu ve kereminden biridir Ramazan ayı. Aynı zamanda çocukluğumuzda öğrendiğimiz sevgili Peygamberimizin İslam’ın beş şartının içine girmiş. Cibril hadisiyle ortaya konulmuştur. İslam’ın şartının beşinin içine girebilmiş bir ibadetimizdir oruç ibadeti.  Hani imtihanlarda puanı büyük olan sorulardandır. Soruların puanı büyüktür. Namaz, oruç, hac ve kelime-i şehadet, ilk başta kelime-i şehadet, neredeyse yüz puan üzerinden yüz puan alır. Namaz, oruç, zekat, hac bunlar 25’er puanla, en büyük puanı yüksek olan sorularımızdandır. Genelde şehitlik olduğu zaman Kur’an-ı Kerim okunurken bir ayet okunur: “Korkuyla, açlıkla imtihan edeceğiz. Mallarınızdan veya canlarınızdan eksilterek imtihan edeceğiz” ayeti kerimesinde açlıkla imtihan vardır. Nefsin en beğendiği şeyleri, en tatlı şeyleri almayı sever.

Düşmanımız içimizde

Şeytanımızdan daha kuvvetli bir düşmanımızı içimizde taşırız biz. Düşmanımız içerimizde. Onun da tedavi edilmesi lazım. Tedavi ve terbiye edilmesi gerekiyor. Tedavi ve terbiyesi de açlıktan geçiyor. Başka türlü zapdedilmesi, terbiyenin neticesinde, sosyal hayatımızda bir şey görünüyor, suç en aza inermiş Ramazan ayında. Gemlemiş oluyoruz… Zaten, “Şeytanlara gem vurulur” diyor Sevgili Peygamberimiz. Ramazan ayı boyunca biz bu gemi, şeytanın vesvesesine, nefsimize de gem vurmuş oluyoruz. Rabbimizin bir lütfu ve keremidir… Öğle namazını kılmadan önce dört rekat sünnet kılıyoruz. Nedir o? Farza kendimizi alıştırmak işidir o. Sonrasında iki rekat kılarız. Farz namazda meydana gelen hataların sarılması. Cebir tabiri kullanılır. Yani kırıkları sarma. O iki rekat namaz cebirdir aslında. Farzı tamamlamak işidir. Baştaki ruhen namaza hazırlamak, aynen öyle…

Kurtuluşumuz Allah’ın affından geçer

Önce Recep ayı, Şaban ayı, asıl olan, asıl bize sınırsız sevap. Bir hadis-i şerifte Sevgili Peygamberimiz, ayetten alarak söylüyor birini, “Her iyiliğin karşılığı on sevaptır” diyor. Yine bir sadakayı anlatırken Bakara Sûresi’nde, 700 kat diyor. Yani Kur’an’da bildirilen, hadiste bildirilen on kat, Rabbimin oruç için söylediği vardır hadisi şerifle, hadisi kutsiyle, “O benim için aç kalmıştır, mükafatını ben vereceğim” diyor. Meleklerin de bildiği yok. Yazmıyorlar… “Onun karşılığı bana aittir” diyor. Ücretini ben vereceğim… Sınırsız ücret ve mükafat vermekle yetkili olan Allah’tır (C.C.). Biz bunu temenni ederek, bunu umarak, çünkü bizim kurtuluşumuz O’nun affından geçer. İbadetlerden değil… İbadetsiz olmaz ama ibadetsiz de gidilmez, ama Rabbimizin mükafatını, O’nun rızasını kazanmak, yalnız O’na kul olmak, köle olmaktan, alnını yere koyarak aczini itiraf etmekten, yeme dediyse, “Yemem Yarabbi” demekten geçiyor.

Hücrelerin içindeki çöplerin yakılması

Herhalde 2019’da bir Japon bilim insanı Nobel Ödülü aldı… Biyoloji dalında…. O günlerde ben de merak ettim gazetelerde okudum… Bu ödülü almasının sebebi, insan vücudundaki hücrelerin 1 milyon defa büyütüldüğünde görülüyormuş, o hücrelerimizin içinde atıklar varmış. Atıklarımız var ya mutfaklarımızda biriktiriyoruz, dışarıya atıyoruz. Vücudumuzdaki hücrelerin de bir atığı, çöp bidonu varmış. Onu atamazmış, atacak yer yok. Ancak belirli zamanlarla eritmişler o çöp bidonunu. Nasıl? Açlıkla… Aç kalırsa adam, vücuttaki hücrelerdeki çöp bidonlarındaki çöpleri geri yiyormuş. Ve onu temizliyormuş orada… Ben oradan hareketle söylüyorum… Sevgili Peygamberimizin bir hadis-i şeriflerinde, “Allah katında en değerli koku, oruçlunun ağız kokusudur.” Yani bizim orucumuz o hücrelerimizdeki hastalık yapan çöplüklerin de temizlenmesi. Allah-u alem, günahlarımızın da sarmaş dolaş olarak çıkması. Günahlarımızın affına vesilesidir. Affolmasının sebeplerindendir inşallah… En iyisini Rabbimiz bilir. Biz verilen emri yerine getiririz. Namaz kılmak için abdest alırız. Abdesti niçin alırız? Biz namaz için abdest alırız. Ama onun arkasından temizlik gelir mi? Gelir.  Şu anda Türkiye’de ve dünyada en temiz insanlar kimdir diye sorulursa, kuşkusuz beş vakit namazını kılan insanlar. Bunun eşi benzeri yok. Amerika’nın, Avrupa’nın en janti erkeğini veya kadınını getirin, beş vakit namazını kılan bir kadınımız veya erkeğimiz ikisini alacaklar, oturacaklar bir laboratuarın altına yüzünü inceleyecekler. Fotoğrafta onlar güzel çıkar, kuaföründe, akşama kadar aynı şey devam ediyor. Arada bir makyaj tazelemesini yapıyor. Ölü hücreler duruyor orda. Ama bizimki temiz çıkıyor. Fotoğrafta belki cancanlı çıkar ama, labarotuvarda bizimkiler tertemiz  çıkar. Biz ibadetlerimizi sorgulamayız. Rabbim emretti tutarız. Bunun arkasından bir hikmeti vardır, onu çağın ilim adamları bulur. Yabancı ilim adamları, bizim ilim adamlarımızbunu ortaya koyar. Japon da Rabbimizin kulu. Açlıktır bu şeyi tedavi eden diyor. Rabbimizin oruç emrinin o yönden olduğunu anlayıveriyor. Ama biz onun için tutmuyoruz, “Rabbim bana emretmiş”… Önemli olan sorgulamadan orucu tutmaktır. İlim adamları ayrıca araştırmaya devam etsin. Bilimsel araştırmalara o yine devam etsin. Ben Rabbim bana emretti diye tutarım. Çünkü Rabbimiz bize haksızlık etmez, zulmetmez “Gavura da zulmetmem, Müslüman’a da zulmetmem” diyor Rabbimiz. Herkes yaptığının karşılığını alır. Müslüman on katını alır… Kafir yaptığı kötülüğün dengini alır. Yine zulmetmemiş oluyor. Oruç ibadetimiz de Rabbimizin bize lütfudur. İmtihan sorumuzdur. İmtihan sorumuzu güzellikle vermeye gayret edelim.

20 Mayıs 2020 - Ramazan

Muhabir Nedim Odabaş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?