Cansuyu Derneği Genel Başkanı Mustafa Köylü: Önceliğimiz milletimiz

Dünyanın dört bir yanında yardım faaliyetleri gerçekleştiren Cansuyu bu yıl Ramazan ayında Anadolu önceliği ile çalışmalara başladı…

Ramazan Kaya
Ramazan Kaya Tüm Haberleri
+1
Haber albümü için resme tıklayın

Yıllardır başta kriz bölgeleri olmak üzere birçok alanda Anadolu’nun yardım eli olarak faaliyetlerini sürdüren Cansuyu Derneği, bu yıl önceliğini Anadolu olarak belirledi. Cansuyu Derneği Genel Başkan Mustafa Köylü ile Ramazan ayı başta olmak üzere son dönemde yaşanan insanlık krizlerini ve yardım faaliyetlerinin ana temasını konuştuk.

Cansuyu Derneği uzun yıllardır mazlum coğrafyalara ulaşıyor. Yardımlarınız hakkında neler söylemek istersiniz?

Cansuyu Yardım ve Dayanışma Derneğimiz kurulduğu günden beri Türkiye’nin 81 ilinde ve dünya üzerinde muhtaçlığı had safhada olan ülkelerde yardım çalışmalarını sürdürmektedir. Dernek olarak yaptığımız yardım çalışmalarında 21 kalemde faaliyette bulunuyoruz. Bunların içerisinde; acil yardım faaliyetlerimiz var, giysi yardımlarımız var, su kuyuları var, eğitimler, okullar var, yetimler, yetimhaneler, cami ve medreseler var, Kur’an-ı Kerim dağıtımları var, fitre, zekât ve sadaka dağıtımları var, canlı hayvan dağıtım yardımlarımız var. Yani insani yardımlar deyince, insanoğlunun ihtiyacı olabileceği aklınıza gelebilecek her alanda çalışmalar yapıyoruz.

KORONAVİRÜS SEBEBİYLE DAĞITIMLARIMIZI ERKENE ALDIK

Malumunuz olduğu üzere bu yıl ülkemiz birçok felaketle karşı karşıya kaldı. En son olarak biyolojik afet olarak nitelenen virüs ile mücadele ediyor. Bu süreç çalışmalarınıza nasıl yansıdı?

Genellikle ağırlıklı olarak Ramazan aylarında Türkiye içerisinde Gıda Dağıtım Programlarımız var. Bu yardımları periyodik olarak bütün illerde, ilçelerde yapıyoruz. İnşallah bu sene de yine aynı tempoda devam edeceğiz. Ancak, tabi bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de çok olumsuz bir dönemden geçiyor. Bir koronavirüs gibi bir salgınla karşı karşıyayız. Dağıtımlarımız bu koronavirüs sebebiyle erkene alınmış oldu. Bu nedenle Türkiye’de on binlerce aileye yayılmış olan virüs nedeniyle, evlerinde kapanıp kalmaları, işyerlerinin kapalı olmaları, işsiz hale gelmeleri nedeniyle gıda dağıtım programımızı daha erken ve daha yoğun bir şekilde başlatmış olduk. Yine Ramazan süresince de gıda dağıtım yardımları sürdürmeye devam ediyoruz. Bu dağıtımları; hayırseverlerin bize ulaştırmış oldukları zekâtlarından, sadakalarından temin ederek sağlıyoruz. Bize gelen fitreleri ise herhangi bir başka şeye çevirmeden, hiçbir masraf kesintisine tabi tutmadan yine verildiği kadarıyla ihtiyaç sahiplerine doğrudan nakit para olarak ulaştırıyoruz. Dünyanın dört bir yanına yardım götürürken, tabi ki en önemli önceliğimiz milletimiz. Milletimiz için bütün çabayı sarf etmek bizim için en ulvi görevlerdendir. Milletimiz güçlü olacak ki, biz diğer ülkelerde mazlum ve mağdurlara ulaşalım. O yüzden bu yıl önceliğimizi milletimiz olarak belirledik.

VİRÜS NEDENİYLE MUHTAÇLIK SEVİYESİ VE SAYISI YÜKSEK BOYUTLARA ULAŞTI

Tabi yaşadığımız süreç birçok insanın normalde çalışarak geçinebiliyor olmasına rağmen virüs nedeniyle evlerine kapanmaları sebebiyle, işyerlerinin kapanması sebebiyle bu yıl muhtaçlık seviyesi ve sayısı daha yüksek boyutlara ulaştı. İnşallah bu vahim durumun üstesinden gelebilmek için toplumun her katmanının, devletin, bütün sivil toplum kuruluşlarının güçlerini birleştirmeleri ve bu süreci aşmak için işbirliği yapmaları gerekiyor. Aksi takdirde devletin bunu tek başına karşılaması mümkün değil. Veyahut ta birkaç sivil toplum kuruluşunun bu ihtiyaçları karşılaması mümkün değil. Mutlaka herkesin bu işe katkıda bulunması lazım. Biz, bize verilen emanetleri en organize şekilde temin ediyoruz ve gayet düzenli bir şekilde de dağıtımlarını gerçekleştiriyoruz.Dolayısıyla Ramazan ayı içerisinde bize gönderilen emanetlerin tamamını ihtiyaç sahiplerine ulaştırmış oluyoruz. Ramazan’dan sonra gelenleri ise yıl içerisinde hayırseverler tarafından bizlere ulaştırılan hayır ve hasenatları da dağıtmaya devam ediyoruz. Hiç beklenmediği bir zamanda ihtiyaç veya zaruret hâsıl olduğunda dağıtım veya hayır faaliyetler derneğimizin genel bütçesinden karşılanarak sürdürülmektedir.

İSLAM HUKUKUNA UYGUN OLARAK DAĞITIM YAPIYORUZ

Yardımları yaparken nelere dikkat ediyorsunuz, bu anlamda kıstaslarınız var mı?

Ramazan ayında insanlarımızın gönlü biraz daha inceliyor ve yardım konusunda daha çok hassaslaşıyorlar. Tutmuş oldukları oruçlar, yaptıkları ibadetler, sabahtan akşama kadar hiçbir yemeyip içmemeleri nedeniyle insanlarımız biraz daha hayır ve hasenat duygularını harekete geçiriyor. Dolayısıyla Ramazan ayında hayır işleri daha çok ağırlıklı olarak yapılıyor. İnsanlarımızın büyük bir kısmı zekâtlarını da genellikle Ramazan ayı içerisinde hesap yaparak vermeyi tercih ediyorlar. Keza fitreler de zaten Ramazan ayı içerisinde veriliyor. Bunlar toplandığı zaman büyük meblağlara ulaşıyor. Biz de bize emanet edilen bu meblağları kendi fıkhına uygun olarak değerlendiriyoruz. Yani İslam hukukuna göre uygun olarak değerlendiriyoruz. Ve o şartlara göre o fıkhın amir hükümlerine göre dağıtımları yapıyoruz.

İBADETLERİN KÂMİL MANADA TAHAKKUK ETMESİ İÇİN GAYRET EDİYORUZ

Mesela; zekât olarak bize gelen miktarı zekâtın dağıtılacağı yerlere dağıtıyoruz. Fitrenin nerede nasıl kullanılacağını yine onun fıkhına uygun olarak dağıtıyoruz. Bu konuda derneğimizin kurulduğu günden bugüne kadar büyük bir hassasiyeti, büyük bir titizliği var. İbadetlerinin kâmil manada tahakkuk etmesi, gerçekleşmesi için biz Cansuyu Derneği olarak elimizden gelen katkıyı sağlamaya gayret ediyoruz.

KRİZ BÖLGELERİNE YARDIMLARIMIZ SÜRECEK

Yardımlarda yurtiçi yurtdışı ayrımını nasıl yapıyorsunuz. Bu alanda nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz?

YURTDIŞINDA yaptığımız yardımlar genelde dünyanın en fakir ülkelerine veyahut da savaş bölgelerine, kıtlık ve kuraklık yaşanan bölgeleredir. Buralara gittiğimiz zaman da yani o fakir ülkenin en fakir bölgelerine gönderiyoruz ekiplerimizi ki; o bölgelerde bulunan insanlar gerçekten biçareler, gerçekten naçarlar. Yani muhtaçlıkları had safhadadır. Ülkemizde de yoksulluk var, fakirlik var. Ama bu bahsettiğim dünyanın en yoksul ülkelerde ki yoksulluk, biçarelik, naçarlık; bizim ülkemizdeki yoksullukla mukayese edilemeyecek derecede vahim bir fakirliktir. Yani o bölgelerdeki fakir ile bizim fakirimizi yan yana getirdiğimiz zaman bizim fakirlerimiz onlara göre zengin gibi kalır, ağa gibi görünür. Ama bizim fakirimiz de bizim standartlarımıza göre, yani içinde bulunduğu toplumun standartlarına göre fakirdir. Onun için bunların da yardım almaya, destek almaya ihtiyaçları vardır.

RAMAZAN, MUHASEBE AYIDIR

Ramazan ayı da geldi. İnsanımız bu ay hem manevi olarak hem de yardımlaşma adına çok daha duyarlı oluyor. Neler söylemek istersiniz?

Ramazan ayı ümmetin kendisini bir kere daha muhasebeye çekmesi, bulunduğu pozisyonu bir kere daha değerlendirmesi açısından çok önemlidir. Tabi İslam’ın emri olan, farzı olan zekâtın ve fitrenin verilmesi İslam dünyasına ayrı bir hava, ayrı bir neşe katmaktadır. Bu, batı dünyasında böyle bir şey yok. Onların böyle bir nimetten mahrum olduğunu hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla Ramazan ayının insanları dirilten, insanlara nefes veren, insanlara yeniden insan olduklarını hatırlatan güçlü bir yanı daha vardır ki; bu da Allah’ın bir lütfudur. Belki orucun farz kılınmasının hikmeti de bu olsa gerektir diye düşünüyorum. Çünkü insanlar bir kere daha kendilerini muhasebeye çekiyorlar. Dünya hayatının geçici olduğunu bir kere daha anlıyorlar. Dünyada yapmaları gereken vazifelerini biran önce yapmaları gerektiğini tekrar idrak ediyorlar. Ve bu yüzden tabiri caizse; kesenin ağzını açıyorlar, daha cömert hareket ediyorlar. Ve vermeleri gerekenin de üzerinde Allah’ın rızasını kazanmak için de fazla miktarda sadaka veriyorlar.

Su kuyusu açma çalışmalarımız da sürüyor

Bir yerde su kuyusu açıyorsak bu sudan en az bin kişi istifade ediyor. Dolayısıyla insanlar bu eziyetlerden, bu külfetlerden kurtarılmış oluyor.

Cansuyu Derneği olarak kuraklığın yaşandığı, insanların temiz suya ulaşmakta zorluk çektikleri bölgelerde çok sayıda su kuyuları açıyorsunuz. Bu konuda neler anlatabilirsiniz?

Bizim su kuyusu açtığımız yerler genelde insanların 3-5 kilometre uzaklıklarda ihtiyaçları olan su taşıyarak hayatlarını idame ettirmeye çalıştıkları bölgelerdir. Bazen de bazı şehirlerde olmalarına rağmen su temin edemeyip her gün içecekleri ve kullanacakları suyu satın almak zorunda kaldıkları bölgeler. Şehirde su şebekeleri yoktur pek çok şehirde veya şehrin büyük bölgelerinde. Biz, böyle mahrumiyetlerin yaşandığı bölgelerde su kuyuları açıyoruz. Takriben, minimum bin kişinin istifade edebileceği planlamasıyla kuyuları açıyoruz. Yani bir yerde su kuyusu açıyorsak bu sudan en az bin kişi istifade ediyor. Dolayısıyla insanlar bu eziyetlerden, bu külfetlerden kurtarılmış oluyor. Çok büyük dualar alıyor su kuyusu açtıran hayır sahibi kardeşlerimiz. Buna vesile olduğumuz için İnşallah biz de bu dualara muhatap oluyoruz diye ümit ediyoruz.

KENDİ GÜÇLERİYLE SU KUYUSU AÇMA İMKÂNLARI YOK

Su olmayan yerde hayat olmuyor. Ama insanlar yüzlerce, binlerce yıldan beri bir şekilde bazı bölgelere yerleşmişler. Bu bölgelerde bulunan insanların başka bölgelere gitme imkânları yok. Kendi güçleriyle su temin etme imkânları, su kuyusu açma imkânları yok. İşte Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği olarak o bölgelerde partnerlerimiz vasıtasıyla su kuyusunun açılacağı noktalarını, yerlerini tespit ediyoruz. Ve gittiğimiz yerlerde de eğer kuyuları okul veya cami varsa, yani kamuya açık yerler varsa o kurumların bahçelerine açıyoruz. O kurumlardan elektrik alıyoruz. Kuyulara kurduğumuz dalgıç pompalar vasıtasıyla suları çekerek insanların hizmetine veriyoruz. Veya köylerin tüzel kişiliğe ait meydanlara açıyoruz kuyuları. Oralarda da elektrik varsa yine dalgıç pompalar kuruyoruz. Eğer elektrik yoksa emme- basma pompalar, elle manuel olarak çalıştırılan pompalar kurarak suyu yüzeye çekerek insanların hizmetine sunuyoruz. Su kuyularını kişilerin mülkiyeti olan alanlara açmıyoruz.

SU KUYULARINI AFRİKA, KAMBOÇYA VE ARAKAN’DA AÇIYORUZ

Su kuyularını hangi bölgelerde açıyorsunuz?

Biz ağırlıklı olarak Afrika’da su kuyusu açıyoruz. Asya’da da açıyoruz ama şu anda Asya’da sıkıntımız var. Genelde Arakan kamplarının bulunduğu bölgelerde yani Bangladeş’te su kuyuları açıyorduk. Bangladeş’te yüzeye yakın açılan kuyularda çıkan sularında siyanür var. Dolayısıyla bu sular insanlar, hatta canlılar için çok sağlıksız. O bölgelerde daha derin kuyulardan temiz su çıkarmak gerekiyor. Yalnız Bangladeş hükümeti su kuyuları konusunda bir sınırlama getirdi. Hükümet kendi ülkesinde açılacak temiz su kuyuları için sınırlama olarak 250 metre derinliğine karar verdi. Bundan daha yüzeyde kuyu açılması tamamen yasaklandı. Tabi 250 metre derinlik çok uzun bir mesafe. Çok derin olduğu için açılacak su kuyuları çok büyük maliyeti olmaktadır. Bu nedenle Bangladeş’te su kuyusu açmayı durdurduk. Uzakdoğu Asya’da Kamboçya ülkesinde ihtiyaç bulunan bölgelerde su kuyusu açıyoruz. Arakan bölgesinde, yani Myanmar ülkesinin gerçek Arakan bölgesinde kuyu açıyoruz. Şu geçtiğimiz süreçte koronavirüs nedeniyle o bölgelere gidip bu hizmetleri yapan kardeşlerimizin sağlıklarını, canlarını tehlikeye atmamak için göndermiyoruz ki herhangi bir zayiatımız olmasın diye.

ÜMMETİN YETİMLERİNE MİLLETİMİZ SAHİP ÇIKIYOR

Yetime bağışta bulunmak isteyenler neler yapmaları gerekiyor?

EVET, bu tür yardımlar yıl boyunca sürdürülmektedir. Yetimlerimiz var. Cansuyu olarak yardımda bulunduğumuz, baktığımız 5 bin yetimimiz var. Bunların bin tanesi Türkiye’de, geri kalan kısmı ise dünyanın muhtelif bölgelerinde yaşamaktadır. Bu yetimlerimizin büyük kısma, Gazze, Yemen, Suriye, Arakan ve Afrika’nın pek çok ülkesinde yaşamaktalar. Bu yetimlerin hepsinin ödemelerinin tamamını aksatmadan, kesintisiz olarak gönderiyoruz. Bu yetimlerin eğitimlerine de yardımda bulunuyoruz. Okul sezonunda yetimlerimize kırtasiye malzemeleri başta olmak üzere çanta, kıyafet, ayakkabı dağıtımı oluyor. Ayrıca da üniversiteli öğrencilere belli miktarlarda eğitim yardımı sağlıyoruz. Üniversiteli öğrenciler olarak yalnızca Türkiye’de okumakta olan öğrencilere sağlıyoruz.

HAYIRSEVERLERİMİZ HANGİ YETİME BAKTIĞINI BİLİYOR

Bağışta bulunmak isteyen hayırsever kardeşlerimiz temsilciliklerimize, genel merkezimize veya internet sitelerimiz üzerinden hesaplarımıza girmek suretiyle yetim başına aylık 120 lira olarak he kadar yatırabilecekse yetim parasını yatırıyor. Kişi başına verilmesi gereken 120 lirayı kardeşlerimiz genellikle yıllık olarak yatırmaktalar. Biz yetim masrafı üstlenen kardeşlerimize bir karne gönderiyoruz. Para yatıran kardeşimiz hangi yetimin masrafını üstlendiğini biliyor. Kendilerine gönderilen karnenin bir yüzünde para gönderen kardeşimizin bilgileri bulunuyor. Diğer yüzünde ise hayırseverimizin finanse ettiği yetimin bilgileri bulunuyor. Yani hayırsever kardeşimiz hangi yetime baktığını biliyor. Yıllık olarak bizim yetim hesabımıza yatırılan para yıl boyunca yetime her ay aksatmadan gönderiliyor. Yatırılan para bitmeden bir ay öncesinde hayırsever kardeşimize hatırlatmada bulunuyoruz. Eğer devam etmek istiyorsa devam ettiriyoruz, yok etmeyecekse açığa çıkan yetime yeni bir finansör buluyoruz.

İSTEYENLER DİLERSE 5 LİRA, 10 LİRA BİLE VEREBİLİR

AMA bunun dışında biraz önce su kuyusunda da ifade ettiğim gibi bir kardeşimiz yetimlere yardım etmek istiyor ama 120 lira verecek durumda değil. Çok az miktarlarda her ay yetim için para vermek istiyor. Mesela her ay 5 lira, 10 lira 20-30 lira para vermekte olan insanlarımız var. O küçük meblağlar oluşturduğumuz yetim havuzunda toplanıyor. Toplanan para bir yetimi finanse edecek rakama ulaşınca unun için bir yetim bağlanıyor. Dolayısıyla kim ne kadar para verirse versin onun parası da mutlaka bir yetime gidiyor.

CENAB-I HAK, ÜMMET-İ MUHAMMED’E MERHAMET ETSİN

Sayın Başkan, son olarak vermek istediğiniz bir mesajınız varsa buyurun, söyleyin.

BEN içinde bulunduğumuz zor şartlar sebebiyle Rabbimden niyazım şudur ki; Cenab-ı Hak, ümmeti Muhammed’e merhamet ve yardım etsin biran evvel İnşallah. Bütün bu sıkıntılardan ümmeti kurtarsın. Bu salgını üzerimizden izale etsin. Bu duayı elbette ki bütün insanlık âlemi için de yapıyorum. Neticede biz Elhamdülillah Müslümanız. Bizler insanlık için hayır isteyen insanlarız. Dolayısıyla Cenab-ı Hak, bütün insanlara merhamet etsin, beladan kurtarsın diye dua ediyorum. Ben, bütün Müslüman kardeşlerimin mübarek Ramazan-ı Şerifi’ni tebrik ediyorum. Bu ayda yapacakları ibadetlerinin kabul olunmasını, yapacakları hayır ve hasenatların Allah nezdinde kabul edilmesini Cenab-ı Haktan niyaz ediyorum. Ve kardeşlerimizden şunu rica ediyorum; lütfen bize çok dua etsinler. Çünkü bizim işimiz gerçekten zor.

Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Gerçekten de işiniz çok zor. Allah, herkesin hayrını kabul etsin, sizden ve hayırseverlerden razı olsun…

Köylü, “Şehirde su şebekeleri yoktur pek çok şehirde veya şehrin büyük bölgelerinde. Biz, böyle mahrumiyetlerin yaşandığı bölgelerde su kuyuları açıyoruz” dedi.

10 Mayıs 2020 - Ramazan

Muhabir Ramazan Kaya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?