Saadet Partisi'nden baroya kınama Ak Parti'ye samimiyet çağrısı

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya, Ankara Barosu'nun cuma hutbesini hedef almasını kınadı. Kaya, İstanbul Sözleşmesi üzerinden iktidara da seslendi.

Emre Gürbüz
ÖZEL HABER Emre Gürbüz Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya, bazı baroların cuma hutbesi üzerinden yaptıkları hadsiz açıklamaları sert sözlerle eleştirerek Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na sahip çıktı. Bülent Kaya, “İnsan hakları ve hürriyet müdafaasından çok İslam dinine karşı kin kusan bu açıklamaları esefle kınıyoruz. Sevinerek görüyoruz ki marjinal bir yer tutan meslek kuruluşunu temsilden ziyade meslek kuruluşunun marjinal yöneticilerinin bu provokatif dil ve üslubu geniş bir toplumsal mutabakat ile reddedilmiştir. Bu tür maksatlı ve provokatif dil ve üsluplar üzerinden tartışma yürütülmesi ve gündem işgal etmesi millet tarafından reddedilmiştir.” dedi.

YETKİ SİZ DE BUYURUN SAMİMİYETİNİZİ İSPAT EDİN

İktidar partisine seslenen Saadet Partili Kaya, "Diyanet İşleri Başkanımızın hassasiyetlerini paylaşan ve bunu destekleyen ve bunu siyasi bir manevraya çevirmek için mütedeyyin kadrolara sahip siyasi partilere seslenerek neredesiniz diye soran iktidar partisi mensuplarına da biz buradan seslenmek istiyoruz. Biz buradayız da siz sadece tweet atıp vazifenizi yaptığınızı mı zannediyorsunuz? Hiçbir çekince ve şerh koymadan imzalayıp mecliste de oy birliği ile onaylayarak yürürlüğe koyduğunuz İstanbul Sözleşmesi ve bu sözleşmeye dayanan yasal düzenlemelere karşı oluşan çekince ve şerhleri ne zaman ele almayı düşünüyorsunuz. Bunun için milletin veya bizim değil sizin harekete geçmeniz lazım. Bu işler tweet atıp sosyal medyayı köpürtmekle olmaz. Söz de karar da yetki de siz de. Buyurun samimiyetinizi ispat edin ya da lütfen susun." ifadelerini kullandı.

Bülent Kaya kimdir?

Bülent Kaya, konuşmasında şunları kaydetti:

"Dini bir vecibeyi yerine getirmek üzere aile hayatının kutsallığını, neslin muhafaza edilmesi gerektiğini ve İslam’ın evrensel ahlaki ilkelerini bir hutbe vesilesiyle hatırlatmak gayet tabiidir. Bu beyan ve nasihatler bir nefret suçu olarak değerlendirilemez. Bu beyanatlara karşı bir kısım meslek kuruluşu ve dernekler son derece maksatlı ve provokatif bir dil ve üslup ile fikir beyanından ziyade yüce dinimize hakaret etmeye dönük bir çaba içerisine girmişlerdir.

MAKSATLI VE PROVOKATİF BU DİLİ ESEFLE KINIYORUZ

İnsan hakları ve hürriyet müdafaasından çok İslam dinine karşı kin kusan bu açıklamaları esefle kınıyoruz. Sevinerek görüyoruz ki marjinal bir yer tutan meslek kuruluşunu temsilden ziyade meslek kuruluşunun marjinal yöneticilerinin bu provokatif dil ve üslubu geniş bir toplumsal mutabakat ile reddedilmiştir. Bu tür maksatlı ve provokatif dil ve üsluplar üzerinden tartışma yürütülmesi ve gündem işgal etmesi millet tarafından reddedilmiştir.

POLEMİKLERDEN UZAK DURMAK ÖNCELİĞİMİZ OLMALIDIR

Küresel pandemi ile mücadele dönemine denk gelen bu Ramazan ayında her zamankinden fazla birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde aile değerlerimizi sarsan, dini duygularımızı rencide eden, toplumsal dayanışma bilincimizi zayıflatan, yeni kutuplaşmalara sebep olan anlamsız tartışma ve polemiklerden uzak durmak iktidarı ve muhalefeti ile hepimizin önceliği olmalıdır.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ İMZALAYIP ONAYLANAN SİZSİNİZ

Bu vesile ile Sayın Diyanet İşleri Başkanımızın hassasiyetlerini paylaşan ve bunu destekleyen, ve bunu siyasi bir manevraya çevirmek için mütedeyyin kadrolara sahip siyasi partilere seslenerek neredesiniz diye soran iktidar partisi mensuplarına da biz buradan seslenmek istiyoruz. Biz buradayız da siz sadece tweet atıp vazifenizi yaptığınızı mı zannediyorsunuz? Hiçbir çekince ve şerh koymadan imzalayıp mecliste de oy birliği ile onaylayarak yürürlüğe koyduğunuz İstanbul Sözleşmesi ve bu sözleşmeye dayanan yasal düzenlemelere karşı oluşan çekince ve şerhleri ne zaman ele almayı düşünüyorsunuz.

KARAR DA YETKİ DE SİZ DE, BUYURUN SAMİMİYETİNİZİ İSPAT EDİN

Bunun için milletin veya bizim değil sizin harekete geçmeniz lazım. Bu işler tweet atıp sosyal medyayı köpürtmekle olmaz. Söz de karar da yetki de siz de. Buyrun samimiyetinizi ispat edin ya da lütfen susun.

MİLLETİN DEĞERLERİ İLE ÇATIŞARAK MUHALEFET YAPILMAZ ANCAK DESTEK VERİLİR

Bir sözümüz de iktidara muhalefet ettiğini zanneden grup ve çevrelere. Milletin acil çözüm bekleyen sorunları, bu sorunları çözmekten ziyade her geçen gün bu sorunları artıran bir siyasi iktidar var. Milletin dertleri ile dertlenerek muhalefet yapmak milletin faydasına olur. Milletin değerleri ile çatışarak iktidara muhalefet yapılmaz ancak destek verilir. Demokrasi tarihimiz bunun sayısız örnekleri ile doludur. Hiç olmazsa bu tarihten ders alın."

# SAADET PARTİSİ İLE İLİŞKİLİ:

30 Nisan 2020 - Siyaset

Muhabir Emre Gürbüz


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?