Reklamı Kapat

Temel Karamollaoğlu: Diyanet’in çağrısının muhatabı iktidardır

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, baroların cuma hutbesini hedef alan açıklamaları üzerine Diyanet’e sahip çıktı.

Bünyamin Güler
Bünyamin Güler Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, bazı baroların Cuma hutbesi üzerinden yaptıkları açıklamaları sert sözlerle eleştirerek Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ve Diyanet kurumuna sahip çıktı. “Bu milletin değerlerini, inançlarını küçümseyemezsiniz. Bu tavırla bir yere varmanız mümkün değildir” ifadeleriyle barolara sert çıkan Karamollaoğlu, iktidara ise, “Bir sürü laf ediliyor, tamam da bugün  İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan iktidar.  Diyanet’in çağrısının muhatabı iktidardır” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, gündeme ilişkin düzenlediği basın toplantısında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.  Balgat Eğitim Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda Genel Başkan Karamollaoğlu, koronavirüsle ilgili son günlerde açıklanan rakamların ümit verdiğini belirterek, önümüzdeki süreçte salgının etkisini yitireceği intibaının uyandığını söyledi. Karamollaoğlu, salgında hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet dilerken, sayıları on binleri bulan hastalara Cenab-ı Hak’tan şifa diledi.  Önümüzdeki günlerin aydınlık ve parlak olduğuna inandığını söyleyen Karamollaoğlu, “İnşallah bayrama, koronavirüsü ülke olarak yenmiş bir şekilde tam bir bayram havasında gireceğimizi ümit ediyorum. Yeter ki tedbiri elden bırakmayalım.” dedi.

SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZ DESTAN YAZIYORLAR

Sağlık çalışanlarının koronavirüsle mücadele konusunda adeta destan yazdığının altını çizen Karamollaoğlu, “Hakikaten çok ciddi bir mücadele verdiler, fedakârca davrandılar. Bu bütün dünyada böyle oldu ama bizim ülkemizdeki sağlık çalışanlarının gayretlerini unutmamız mümkün değil. Şüphesiz bu başarıda en önemli husus sağlık çalışanlarının ehil kadrolardan oluşmasıdır. Bu da bize gösteriyor ki, işi ehline vermediğiniz zaman problemler daha çabuk çözülüyor. Bu konu iktidar tarafından her sahada dikkate alınırsa ülkemizde problemler ciddi manada çözülecektir.” diye konuştu.

GÜVENLİK GÜÇLERİNİN DAHA TİTİZ DAVRANMASI GEREKİR

Dünya olağanüstü bir dönemden geçerken herkesi üzen olayların da yaşandığını hatırlatan Karamollaoğlu, şöyle devam etti:

“Dün Afrin’de PKK’nın düzenlediği hain saldırı neticesinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyor, bu vahşi saldırıyı ve faillerini lanetliyorum. Bu dönemde halkımızın hassas davranması özellikle güvenlik güçlerine yardımcı olması gerekir ancak güvenlik güçlerinin de daha titiz davranması icap eder. Bundan dolayı 17 yaşındaki kalbinden vurularak hayatını kaybeden Ali’ye Allah’tan rahmet diliyorum. 17 yaşında bir gencin kalbinden vurulmasını gerektiren bir durum olduğunu asla düşünmüyorum.”

TBMM’NİN ETKİNLİĞİ AZALDI

TBMM’nin kuruluşunun 100’üncü yılı olduğunu da hatırlatan Karamollaoğlu, “Sivas ve Erzurum kongreleri sonrası Milli Mücadele Meclis’in kontrolünde yürütüldü. Meclisimiz dualarla açıldı ve duvarına istişarenin önemi yazıldı. Geldiğimiz noktada TBMM’nin etkinliği azaldı. KHK’larla Meclis’ten geçmeden birçok kararlar alınabiliyor. Hâlâ Meclis öyle çalışmalara girebiliyor ki bir konu olgunlaşmadan dahi alelacele kanunlaşabiliyor.  Meclis’in iktidarı denetleme görevi vardır, maalesef bu görev ortadan kaldırıldı.” dedi.

TARIM CİDDİ BİR KRİZ İÇERİSİNDE

Tarım ve gıdanın bir numaralı mesele olduğunu vurgulayan Karamollaoğlu, “Şimdi çay mevsimi geldi çay toplanacak, yaklaşık 150 bin insan çalışması lazım. Bununla alakalı tedbirler muhakkak alınmalı. Sadece çay değil yazlık ekim yapan her yerde çiftçiye mazotu, tohumu, gübresi destekle verilmelidir. Gerekli tedbirler alınmazsa tarımda ithalata mecbur kalırız. Bu kabul edilebilir bir durum değildir.  Çok daha küçük olan Avrupa ülkeleri bizim ihracatımızın on misli ihracat yapabiliyor.  Onlar bizden akıllı mı hayır. Onların iktidarları çiftçiyi ayakta tutuyorlar.  İktidar bu dönemi bir fırsat bilip çiftçinin elini tutmalıdır.” şeklinde konuştu.

EKONOMİK TSUNAMİ GELİYOR

En ciddi problemin ekonomide göründüğünü belirten Karamollaoğlu, şöyle devam etti:

“Salgın sebebiyle işyerlerinin büyük bir kısmı kapandı. Esnafın büyük çoğunluğu işçi çıkarmak zorunda kaldı sonra buna bir önlem getirildi. İşyerini açamayan berberler, kafeler, tezgahını açamayan pazarcılar, günlük yevmiye ile çalışan işçiler, işyerini açtığı halde siftah edemeyen terziler, konfeksiyoncular… Her meslek grubunun mağdur olduğu çok sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Daha da endişe verici olan ise salgın sonrası oluşacak ekonomik tablo. Bakınız çok açık bir şekilde ifade ediyorum; eğer gereken tedbirler alınmaz veya gecikirse ekonomik bir tsunami geliyor. Şu an zaten büyük bir problem var, insanımız geçim sıkıntısı çekiyor. İşsizlik aldı başını gidiyor. Zaten 4.5 milyon işsiz vardı şimdi işsizlik yüzde 20’lerin üzerine çıktı belki şu an 8-9 milyon işsiz var.”

KARAMOLLAOĞLU İKTİDARA 3 ÖNEMLİ UYARIDA BULUNDU

İnsanların ihtiyacını karşılayacak bir gelire sahip olmadığının altını çizen Karamollaoğlu, “Bundan dolayı biz iktidarı 14 maddelik bir tavsiye ile gelecek tehlikelere karşı uyardık. Şu anda bir numaralı meselemiz insanların günlük ihtiyaçlarının karşılanmasıdır.  Bir evin faturalarının ödenmesi, gıdanın sağlanmasıdır. Biz en önemli konu olarak herkese bin lira verilmesini teklif etmiştik bunun herkese verilmesi gerektiği kanaatindeyiz. İkinci önemli konu ise esnaf borçlarını faturalarını ödeyemiyor. Şimdi ‘bankalara gidin kredi alın’ diyorlar, tamam da bu kredi yüzde kaç faizle veriyorsunuz esnafımız ne zaman geri ödeyecek? Esnafımızın sırtına kredi ile yüklenen yük yüzde 9, dünyada faiz şu an yüzde 0’lar civarında. Bu ne demek 6 ay sonra esnafımız yüzde 6-7 faizle borcunu ödemek zorunda kalacak, esnaf borcunu ödeyemeyecektir.  Üçüncü konu ise Türkiye’nin önemli kurumları borsada değer kaybederse bunları dışarıdan satın almak isterler. Buna kesinlikle fırsat verilmemelidir.  Bunlar bizim milli değerlerimizdir.” diye konuştu.

BİZİM DÜNYAYA ATACAK HAVAMIZ KALMADI

Maske ile ilgili devam eden karmaşıklığa da değinen Karamollaoğlu, “Ülkemizde hâlâ maske alamayan, aldığı halde elindeki maskeler tükenen milyonlarca vatandaşımız var. Dün bir uçak dolusu yardım malzemesi Amerika’ya gönderildi. Daha önce de İngiltere’ye, İtalya’ya, İspanya’ya da yardım malzemesi gönderdik. Ama iktidar diyor ki ‘bizi alkışlayın, bizimle gurur duyun, Amerika’ya bile yardım yapıyoruz.’ Tamam, sizinle gurur duyalım ama şu soruyu da soralım; Suriye’ye ne gönderdin, İdlib’e hangi yardımı yaptın? Şu anda İran ciddi bir ambargonun altında, Arakan’da ki durum içler acısı, Filistin çok kötü durumda.  Biz kendi ihtiyaçlarımızı ve mağdur ülkelerin ihtiyaçlarını karşılayamaz ‘Batı’ya yardım ettik’ diye övünürsek bu boş bir tesellidir. Bizim şu an dünyaya hava atacak durumumuz kalmadı. Maske muamması bir an önce son bulmalı vatandaşımızın mağduriyeti giderilmelidir.” dedi.

BU MİLLETİN DEĞERLERİNİ İNANÇLARINI KÜÇÜMSEYEMEZSİNİZ

Diyanet İşleri Başkanı’nın Cuma hutbesinde ifade ettiği dini emirlere yönelik bazı baroların hadsiz açıklamalarına da değinen Karamollaoğlu, Erbaş’a sahip çıkarak, baroları şu sözlerle eleştirdi:

“Buradan bu ülkede toplumun değerleriyle çatışarak yol almaya çalışanlara sesleniyorum; bugüne kadar yaşanan hadiselerde hiç mi ders almadınız? Bu toplum partisi, düşüncesi ne olursa olsun asgari müşterekleri özümsemiş bir toplumdur. Bu milletin değerlerini inançlarını küçümseyemezsiniz. Bu tavırla bir yere varmanız mümkün değildir.  İktidarın yanlış yaptığı o kadar konu var ki; bunları ele almadan sadece belli konularda ‘iktidarla mücadele ediyorum’ derken milletle çatışmanız kimseye fayda sağlamaz. Barolar kendi işini yapmalı adaletin tesis edilmesi için uğraşmalıdır.  Keşke baro bu konuda gayret ortaya koyacağına, infaz yasasında gayret ortaya koysaydı.”

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI’NA SALDIRMAYI DOĞRU BULMUYORUZ

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görevinin milletin inancıyla alakalı konuları gündeme getirmek olduğunu söyleyen Karamollaoğlu, “Bundan dolayı Diyanet İşleri Başkanı’na saldırmayı doğru görmüyoruz. Özellikle bu çevrelere sesleniyorum; siz iktidarın bütün zafiyetlerini ortadan kaldırdınız, milletle mücadeleye girdiniz. İktidarın istediği havayı siz oluşturdunuz.  Bu millet içinde farklı görüşler her zaman vardır. Bu sebeple geçmişteki yanlış tavrı devam ettirmeye çalışmak ancak kutuplaşmayı körükler. Bu milletin inancıyla herkes barışmak mecburiyetindir.  Biz değerlerimizi ihya ettiğimiz zaman güçleniriz, huzura kavuşuruz.  Ama siz bu değerleri yok saymaya kalkarsanız bu ülkeye zarar verirsiniz. Bir sürü laf ediliyor tamam da bugün İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan iktidar. Diyanet’in çağrısının muhatabı iktidardır.  Eğer biz bu konularda milletimizin değerleri ile kavga içine girmeden problemlerimizi çözmeye kalkarsak, barış olur, huzur olur, kalkınma olur” dedi.

# TEMEL KARAMOLLAOĞLU İLE İLİŞKİLİ:

30 Nisan 2020 - Siyaset

Muhabir Bünyamin Güler


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

04

vatandaş - sayın genel başkanım doğru söylüyor iktidarın yaptığı istanbul sözleşmesi diyanet işleri başkanını çileden çıkartmıştır

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Nisan 12:58
03

Yağmur - Sayın Başkan en doğru tespiti yapmış durumdu. Kendisini tebrik ediyorum. Asıl zinaya ve onun bunun sapık hallerinin meşru hale gelmesini sağlayanlar iktidar sahipleridir. Şimdi de asıl suçlarının üstünü örtme telaşına girdiler. Sözde İslam hak hukuktan bahsedenler ve bu hususta kimseye söz söyletmeyenler sapıklığın dayanağı olan İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ hiç bir değerlendirmeye tabi tutmadan hiç bir virgülüne dokunmadan imzalayan Erdoğan Hükümetidir. saygılar.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Nisan 12:05
02

Zeki Maboçzade - bilge başkana kulak ver, kurtuluş yolunu bulabilirler...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Nisan 10:50
01

kezili - karamollaoğlu doğru söylüyor. ekonomiz kötüye gidiyor baro türkiyenin müslüman ülkesi olduğunu unutmuş kendi kafasına göre yorum yapıyor asil büyük hata ise ab zinanın serbest bırakılması şimdi geldikleri duruma bakın acizlik içindeler ortaalık arap saçına dönmüş durumda .

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 30 Nisan 10:24


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?