Reklamı Kapat

Bedri Gencer: Ramazan ayı sıdk, sadakat, sadaka ayıdır

Prof. Dr. Bedri Gencer ile Ramazan ayının feyz ve bereketini konuştuk.

Ramazan ayı, sadece şehvet ve iştahtan değil, şehvet ve iştaha götüren bilumum araçlardan, e-medyadan (Twitter, Facebook, İnstagram, YouTube) uzaklaşmak, ilim ve ibadete, zikir ve duaya yoğunlaşmak demektir. Şehr-i Ramazan, silkinme ve disiplin, muhasebe, karar ve tatbikat, ânîden ebedîye, fânîden bâkîye, ehemden mühimme, dünyadan âhirete, hesabîlikten hasbîliğe hicret, sefer için maddî ve manevî donanma ayıdır.

Rahmet, bereket ve gufran ayı Ramazan müminler için ne ifade eder? Ne ifade etmeli? Bu ayın fazl ve bereketinden azami şekilde istifade edebilmek için yapılması gerekenler nelerdir?

Öncelikle tâbiînin büyüklerinden, Mekke’nin fakihlerinden Mücâhid, bu ay için “Ramazan” demeyi hoş karşılamazdı ve “Belki bu, Allah’ın isimlerindendir” derdi. Bu konuda isabetli olan, “Ramazan ayı” denmesidir. Çünkü Rasûlullah ‘aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm Efendimiz, “Ramazan geldi, Ramazan gitti, demeyin. Ramazan ayı geldi deyin. Çünkü Ramazan, Allah Teâlâ’nın isimlerinden bir isimdir.” buyurmuştur (Rûhu’l-Beyân). Gün, hafta, sene gibi zaman birimleri, aynı zamanda insan ömrünün kesitleridir. Sabah, Cuma, Ramazan, zaman birimleri, insan ömrünün kesitleri olarak gün, hafta, sene için değerlendirme vakitleridir. Ramazan ayı, geleneksel ifadesiyle on bir ayın sultanıdır. Bu sultanlık, insan ömrünün birimi olarak senenin öncesi ve sonrası için ayrı bir mânâ taşır. Bu mübarek ay, hem senenin öncesi için muhasebe, hem sonrası için tecehhüz (donanma) zamanıdır. Bu, dünyevî hayat ve işten uhrevî hayat ve işe yönelme demektir. Dolayısıyla Osmanlı zamanında olduğu gibi olabildiğince normal çalışma temposunu düşürerek Ramazan ayının manevî havasına girmek lazımdır. Ancak günümüz kent ve çalışma hayatı, maalesef giderek bu manevî havaya girme imkânını azaltıyor. Ramazan ayı, bilhassa teravih namazıyla toplu ibadetin yoğunlaştığı aydır; ibadet, câmi, câmi, mahalle-eksenli bir şehirde mümkündür. Ancak maalesef câmi, mahalle-eksenli olmaktan çıkan, apartman, site-eksenli hale gelen metropollerde Ramazan ayı giderek daha az idrak edilen, içselleştirilen değil, adeta giderek mekanikleşen kent ve çalışma hayatına iliştirilen bir şey haline gelmektedir.

TASADDUK EDERSEK O KADAR AZ İSRAF EDERİZ

Ramazan ayı, aynı zamanda müminlerin sadakada, zekâtta, infakta yarıştıkları, Rasûlullah ‘aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm Efendimiz’in cömertlikte “Rüzgâr ile yarıştığı” bir ay. Bu ayın müminleri sosyo ekonomik inşası noktasında neler söylersiniz?

Sıdk, sadakat, sadaka, hepsi aynı kökten gelir ve bunların irtibatı Ramazan ayında en somut şekilde test edilir. Allaha ve Rasûlüne imanımızı, bağlılığımızı tazelemek, güçlendirmek sıdk, cemaatle ibadetlere devamla müminlere, ümmete bağlılığımızı güçlendirmek sadakat, Allah’ın bize verdiklerinden mümin kardeşlerimize vermek de sadakadır. Buna göre Allah’a ve Resûlü’ne, ümmete sıdk ve sadakat, sadakada birleşir, sadaka ile sıdk ve sadakat artar. “Az sadaka, çok belayı def’ eder” Hadis-i Şerifi’nin tecellisini Suriye olayında ülkece yaşadık. Türkiye, Suriyelilere dokuz yılda 40 milyar dolar harcadı. Suriye sorununa kayıtsız kalan dünyanın ise koronavirüsten dolayı sadece bir aylık zararı 1.1 trilyon dolar oldu. İşte Ramazan ayı, bu şuuru, kazancı arttırma fırsatı. İsraf ile tasadduk, bileşik kaplar gibidir. Ne kadar tasadduk edersek o kadar az israf ederiz; yani, ne kadar az kayıp, o kadar çok kazanç demektir.

SÖZDE DEĞİL, ÖZDE KUR'AN'A YÖNELME

Ramazan ayı Kur’ân ayı. Yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerim bu ayda nazil olmuş. Bu bağlamda müminler olarak Ramazan ayında Kur’ân-ı Kerim’le ilişkimizi nasıl tanzim etmeliyiz?

Kur’ân-ı Kerim’de Rabbimiz buyurur: “Kitaptan sana vahy edilmiş olanı tilâvet et ve namazı dosdoğru kıl. Şüphe yok ki namaz, hayâsızlıklardan ve yaramaz şeylerden nehy eder. Ve elbette ki Allah’ın zikri en büyüktür. Ve Allah ne yapar olduğunuzu bilir” (Ankebût, 29/45). Buna rağmen günümüzde Müslümanlar, giderek Kur’ân’dan uzaklaşmaktadırlar ve işin acı tarafı, bu uzaklaşma, “Kur’ân’ı anlama” adına, meal okumaya yönelme ile olmaktadır. Hâlbuki Rabbimiz, Kitabında “Kur’ân’ı anlayın” değil, ısrarla “Allah’ı çok zikr edin, Kur’ân’ı okuyun (kıraat ve tilavet edin) diye emr etmektedir. O yüzden Ramazan ayı, bir program şeklinde sözde değil, özde Kur’ân’a yönelme, Kur’ân okuma ayı olmalıdır. Mukabele ve hatimli teravih namazlarına iştirak etmek çok güzeldir. Dahası “Müzmin bir günahımı (gıybet, göz zinası vs.) terk edeceğim, Kur’ân okumayı öğreneceğim, Kur’ân’ı hatm edeceğim, Kur’ân’ı ezberlemeye başlayacağım, Arapça öğrenmeye başlayacağım, kırk hadîs, abdest, cenaze namazı dualarını, Arapça bir akaid/fıkıh metnini ezberleyeceğim.” gibi somut bir hedef ve programla Ramazan ayı değerlendirilmelidir.

RAMAZAN AYI SİLKİNME, DİSİPLİN, MUHASEBE AYIDIR

Ramazan’ın timsali olan oruç ibadetimizi yerine getirirken nasıl özenli davranmalıyız? Bu ibadetimizden en yüksek derecede faydalanabilmek için nelere dikkat etmeliyiz?

Malumdur ki pis bir yer, temizlenmeden süslenemez. Bu, fıkıhta “Def’-i mefâsid, celb-i menâfiden evlâdır.” kaidesi olarak ifade edilmiştir. İbadetlerin yoğunlaştığı Ramazan ayının hakkını verebilmek için de öncelikle günahlardan, dahası kesret-i alâik ve iştigal-i mâlâyâniden, yani dağınıklıktan, boş işlerle uğraşmaktan kurtulmak lazımdır. Muhtemelen en başta terk edilecek iki ana yaygın ve yıkıcı günah, gıybet ile göz zinasıdır. Ramazan ayı, sadece şehvet ve iştahtan değil, şehvet ve iştaha götüren bilumum araçlardan, e-medyadan (Twitter, Facebook, İnstagram, YouTube) uzaklaşmak, ilim ve ibadete, zikir ve duaya yoğunlaşmak demektir. Şehr-i Ramazan, silkinme ve disiplin, muhasebe, karar ve tatbikat, ânîden ebedîye, fânîden bâkîye, ehemden mühimme, dünyadan âhirete, hesabîlikten hasbîliğe hicret, sefer için maddî ve manevî donanma ayıdır.

Milli Gazete - Nedim Odabaş

28 Nisan 2020 - Ramazan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?