Reklamı Kapat

Davutoğlu'ndan olay sözler: Ak Parti'yi bölünmekle karşı karşıya...

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye siyasetinin yakın tarihinde yaşanan olaylarla ilgili konuştu. Ahmet Davutoğlu, "Hırs için parti kurdu" eleştirilerine de cevap verdi.

İnternet Haber Merkezi
İnternet Haber Merkezi Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Youtube platformunda yayınlanan Onuncu Köy programında açıklamalarda bulundu. Eski AKP'lilerle kurduğu Gelecek Partisi ile siyasete devam eden eski Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, "Hırs için parti kurdu" eleştirilerinden, Gezi Parkı olayları, Osman Kavala, 17-25 Aralık, Şeffaflık Yasası, Haziran olayları ve 15 Temmuz Darbe Girişimine ilişkin sorulara cevap verdi. 

"AK PARTİ'Yİ BÖLÜNMEYLE KARŞI KARŞIYA BIRAKABİLİRDİM"

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, "Eğer bir intikam hırsı ile davranmış olsaydım 2016'da bir seçimi büyük bir zaferle kazanıp, demokrasi tarihinin en yüksek oyunu aldıktan sonra, devlet yönetimi zaafa uğramasın diye başbakanlığı, genel başkanlığı bırakmaz, kongreye aday olarak gider ve Ak Parti’yi bir bölünmeyle karşı karşıya bırakabilirdim." dedi. "Ak Parti'ye zarar vermek isteseydim 31 Mart seçimlerinden önce konuşurdum." diyen Davutoğlu, "Ülke kötüye gidiyor, azim ile siyaset yapacağım. Hırsın kimde olduğu Şehir Üniversitesi’nin başına gelenlerden belli oldu." açıklamasında bulundu.

GEZİYE BÜTÜNE İLE ÇEVRE VEYA TERÖR HAREKETİ DENİLEMEZ

Gelecek Partisi lideri Davutoğlu, "Gezi Olayları" ile ilgili soruya, "2013 yılının hem Türkiye hem de bölge için kırılma yılı. 2013 yılında bölgemizdeki bazı demokratikleşme hareketleri birilerini rahatsız etti. O dönemde Türkiye’deki Gezi olayları ile Mısır’daki darbe bir ay arayla gerçekleşti. O dönem kendi meselelerini tartışarak çözen ve bu rüzgârı arkasına almış olan bir Türkiye vardı. Ama bu şu demek değil Gezi olaylarının çıkışı bir komplonun veya bir darbe girişiminin sebebi demek değil. Ben o dönem Başbakan Erdoğan'a da söyledim. Bir çevre olayı olarak görülüp süreç yönetilebilseydi biz o türbülansta çok rahat bir açılım yaparak, yönetebilirdik ancak bu yapılmadı ve sonradan anlaşıldı ki özellikle polisin içerisine yuvalanmış FETÖ'cüler ve bir takım tahrik eden terör unsurları o barışçıl çevre hareketinin mahiyetini değiştirdi. Biz hükümet olarak en başında ben Dışişleri Bakanı olarak Taksim Dayanışma Platformu Başkanı ile de konuştum. Mesele suhuletle çözülsün diye. Bütünü ile bir terör hareketi denilemez ancak ikinci aşamada terörize edilmesinden dolayı bütünü ile de çevre hareketi denilemez." şeklinde cevap verdi.  

KAVALA'NIN SUÇU TESPİT EDİLMEDEN CEZAEVİNDE TUTULMASI DOĞRU DEĞİL

Osman Kavala hakkında da konuşan Ahmet Davutoğlu, "Ben Kavala hakkında net bir hükümde bulunamam ama son mahkeme süreci konusunda kamu vicdanının rahatsız eden husus bir suçlamadan beraat ettikten sonra, suni bir suçlamanın yapılmasıdır.  Eğer o suçlama vardıysa, daha önceden olmalıydı. Dolayısı ile insanların suçu tespit edilmeden suçlanmaması gerektiğine inan birisi olarak Kavala’nın suçu tespit edilmeden cezaevinde tutulmasını doğru görmedim görmem." diye konuştu. 

BEN ÖZGÜRLÜK DERKEN, ERDOĞAN DAHA FAZLA OTORİTERLİK DEDİ

"17-25 Aralık bir darbe girişimiydi” ifadesini kullanan Gelecek Partisi Lideri Davutoğlu, "Hatırlatırsanız, benim odamı da dinlediler. Sayın Erdoğan, ben ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan. Çünkü FETÖ için bu üç isim engeldi ama daha sonra Erdoğan ile yollarımızın ayrıldığı nokta ben demokrasiye birileri darbe girişiminde bulunduysa bunun çözümü daha fazla özgürlük ve kamu düzeni ile daha fazla demokrasidir derken, Erdoğan özellikle Anayasa referandumu sonrası, daha fazla güç, daha fazla otoriterlik demeye başladı. Ayrıldığımız nokta bu." dedi.

4 BAKANA YÜCE DİVANA ÇIKIN DEDİM

17-25 Aralık ile ilgili 4 Bakan meselesi hakkında da konuşan Davutoğlu, "Burada iki uç nokta var. Bir grup yani bu girişimde bulunan FETÖ çetesi ‘Bir dönemin Başbakanı’ diyerek hükümeti devirmeye çalıştılar. Milli iradeye bir darbeydi bu. Diğer grup ise ‘Türkiye’de hiç yolsuzluk yok, yolsuzluk sözünden bahseden bile FETÖ'cü’ diye ayrı bir ifrat çıktı. Benim tutumum ise hep şuydu; FETÖ’ye karşı en sert tavır bir iddia var ise onu da şeffaf bir şekilde araştırılması. Soruşturma komisyonu ise bahsi geçen bakanlar ile ilgili benim değil Sayın Erdoğan’ın döneminde kuruldu. Ben daha sonra Başbakan oldum. O zamanda Sayın Cumhurbaşkanı ile istişare edip onayını alarak o bakan arkadaşlara dedim ki 'sizin bu ithamlardan kurtulmanızın en iyi yolu yüce divana gidip aklanmanızdır' dedim. Sayın Cumhurbaşkanı da benim ile aynı kanaateydi. Daha sonra bu kanaat değişti ve aramızda fikir ayrılığı doğdu. Ortada bir yolsuzluk iddiası var ise kiminle ilgili olursa olsun ben dâhil. Hatta Cumhurbaşkanı benim ile ilgili ‘dolandırıcılık’ ifadesini kullanınca ben buradayım, ailem, üçüncü dereceden akrabalarım hepsi araştırılsın dedim. Tekrar söylüyorum. O günkü tavrım da kesinlikle flu değildi. FETÖ’ye karşı en sert mücadele ve yolsuzluk iddiaları karşısında da en derin soruşturma." ifadelerini kullandı. 

O DÖNEM ÖNÜME YOLSUZLUKLA İLGİLİ DOSYALAR GELİYORDU

Gelecek Partisi Lideri Ahmet Davutoğlu, "Şeffaflık Yasası"nı o dönem getirmek istemesinin sebebini ise, "O dönemde önüme yolsuzlukla ilgili dosyalar geliyordu. Bataklık var ise sinekleri kovalamak yerine bataklığı kurutmak gerekir. Bu da şeffaflık yasası ile mümkün olacaktı. Mesela imar rantını önlemek için mücadeleye girdiğimde, beni inşaat sektörüne karşı olmak ile suçladılar. Bakın şuanda koronavirüs sebebiyle hastane binaları inşa ediliyor. Halbuki elde büyük fuar alanları var. VIP, CIP binaları var. Ne gerek var havaalanı pistlerini kırıp inşaat yapmaya. Mesela hediye genelgesi çıkarttım. Devlet adamları hediye almayacak dedim. Mesela bana verilen yurtiçi veya yurtdışından hediyeleri sonraki Başbakan Binali Yıldırım'a bırakarak ayrıldım. Bu bir devlet kuralıdır. Yakınlara atama yapılmaması için mücadele ettim. Benim herhangi bir yakınımın bir yerde özel muamele gördüğüne kimse şahit olmamıştır." şeklinde açıkladı.

HDP, YÖNETİM KRİZİ DOĞACAĞINI SANDI

Ahmet Davutoğlu, 7 Haziran - 1 Kasım arasındaki terör operasyonları hakkında da konuşurken o dönem HDP liderlerinin samimi bir sınav vermediğini belirtti. Davutoğlu, "Başbakan olduktan kısa bir süre sonra, çözüm süreci ile ilgili yasal bir çerçeve çıkardık meclisten. Sayın Demirtaş ile Başbakanlıkta görüştüm. Söz verdikleri gibi bütün PKK unsurlarının, sınır dışına çıkma sözünü hatırlattım. Bunun sözü 2013 yılında verilmişti. Ama bunun yerine 6/7 Ekim olayları başlatıldı. Bütün doğu vilayetlerimizi kan gölüne çeviren olaylar başlatıldı. O zaman arkadaşlara talimat verdim. ‘Mart ayına kadar ya silah bırakıp giderler, ya da kamu düzenini tesis etmek için gerekeni yaparız’ dedim. Ancak 7 Haziran seçimlerinden sonra, HDP’nin mecliste Milletvekili sayısı artınca küstahlaştı. Bizim çoğunluğu alamamamızdan dolayı ülkede bir yönetim krizi doğacağını sandılar. Bir dakika bile ülkeyi hükümetsiz bırakmayacağımıza söz verdim. 15 Temmuz 2015’te HDP liderleri ile binalarında görüştüm. O hafta içinde PKK ‘silahlı eyleme başladık’ şeklinde açıklama yaptı. Bu HDP liderleri 12-13 ilçede Suriye’deki kantonlara benzer özerklik açıklaması yaptı. Kendi binalarında onlara dedim ki, ‘Buraya geliş sebebim hükümet kurmak değil. Fakat ne yapmak istediğinizi de görüyorum. Sakın ola ki Davutoğlu mecliste çoğunluğu yok tedbir alamaz diye düşünür ve böyle devam ederseniz hiç görülmemiş bir terörle mücadele başlatırım’ dedim. O tarihten sonra devam eden olaylar sonrası ise 23 Temmuz’da bu mücadelenin talimatlarını verdim." ifadelerine yer verdi.

BAŞBAKANLIKTAN AYRILMA SÜRECİMDE FETÖ'NÜN ETKİSİ VARDI

15 Temmuz 2016 yılında yaşanan hain darbe girişimi hakkında da konuşan Davutoğlu, "O dönem ben Başbakan değildim. Herhangi bir görevim de yoktu. Bir spekülasyonda bulunmam” derken daha derinlemesine bir araştırmaya kesinlikle ihtiyaç olduğunu vurguladı. Davutoğlu, “Şimdi geriye dönüp yorumda bulunuyorum. Bu FETÖ unsurlarının benim Başbakanlıktan ayrılma sürecimde de etkileri vardı. Çünkü önce Türkiye’de bir hükümet krizi çıkarmak istediler. Ancak hesaplayamadıkları şey benim fedakârlık yapıp ayrılacağımdı. İşte bundan yola çıkarak darbe girişimini tercih ettiler."

DARBE KOMİSYONUNA ERDOĞAN CEVAP VERMEDİ

Davutoğlu, konuşmasının devamında şunları söyledi:

"Malum darbe komisyonu kuruldu mecliste. İşlerin ciddiye alınması lazım. Bizim Genel Başkan Yardımcımız Selçuk Özdağ komisyon başkan yardımcısıydı. Bana sorular geldi ve ben titizlikle oturup 80 sayfalık rapor yazdım. Bunu daha sonra da kitaplaştırdım. Şuanda bunu meclis iradesine saygı gereği söylüyorum, o komisyona benim dışımda sorulara cevap veren üst düzey devlet yetkilisi yoktur. Yalnızca bildiğim Sayın Abdullah Gül tek sayfalık bir cevap verdi. Ne bakan ne başbakan ne de Cumhurbaşkanı bu komisyona cevap vermedi. Meclisin üstünde otorite yoktur ama hala ihtiyaç var ise meclis bir komisyon kurar herkesi çağırır ve konuşur."

 

# AHMET DAVUTOĞLU İLE İLİŞKİLİ:

19 Nisan 2020 - Siyaset

Muhabir İnternet Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Hakan - AKP kendini yok etmek için elinden geleni yapmaktadır. AKP yakın gazetecilerde buna yardımcı oluyorlar

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 09:43
01

zuhtu - Yani partiyi akepeyi desteklemek icin kurdun oylemi!

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 20 Nisan 09:19


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?