Reklamı Kapat

Netflix ile İslam dünyasını dizayn ediyorlar

LGBT sapkınlığı ve gençlere uyuşturucu bağımlılığı aşılama misyonunu üstlenen ABD merkezli dijital yayın platformu Netflix’e tepkiler her geçen gün çoğalıyor.

Ali Çağlar Tınbek
Ali Çağlar Tınbek Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

LGBT sapkınlığı ve gençlere uyuşturucu bağımlılığı aşılama misyonunu üstlenen ABD merkezli dijital yayın platformu Netflix’e tepkiler her geçen gün çoğalıyor. Toplumsal değerlerimizi hiçe sayan, yayın politikası ve içerikleriyle tartışılan Netflix’i Müzik ve Sinema Derneği (MÜSİDER) Başkanı Arslan Ateş ile konuştuk. Millî Gazete muhabiri Ali Çağlar Tınbek’in sorularını yanıtlayan Ateş, “Netflix’in yasaklanması asla çözüm değil. Yasaklar bilakis ilgiyi daha da artıracaktır. Türkiye’nin kendi dijital platformunu kurması kaçınılmazdır” dedi.

ÇOK YÖNLÜ ULUSLARARASI BİR OPERASYON

Başkanım sizce Netflix nasıl bir platform? Bu platformun arkasında kimler var ve yayın politikası nedir?

Netflix, 30 yıldır ABD’de faaliyet gösteren dijital yayın platformudur. Dijitalin hayatımıza girmesiyle doğru orantılı Netflix’in de aksiyon aldığını görüyoruz. Hollywood’un taşıdığı misyon ve amaç ne ise Netflix de aynı gayeye hizmet ediyor. Çok yönlü uluslararası bir operasyondan bahsediyoruz aslında… ABD Ulusal Güvenlik Ajansı, medya ve sermaye çevresi bu alanda da etkin... Bir yönüyle etkili bir propaganda aracı, diğer yönüyle hiçbir dinin ve kutsal kitabının kabul etmediği bir yaşam tarzının diğer milletlere dayatılması, transfer edilmesi…

İSLAM DÜNYASININ 10 YIL SONRASINI DİZAYN EDİYORLAR

Netflix, Türkiye’de şu an çok popüler. Peki, bu platform hangi yaş gruplarını etkisi altına alıyor?

Tartışmasız 8-15 yaş grubunu özellikle tehdit ediyor. Yaşadığımız sağlık süreçleri bizi sosyal hayattan koparırken TV, medya, sosyal medya ve dijital platformlara ve etkilerine daha açık hale getirdi. “Korona sosyal ortamlarda hızlı yayılırken Netflix kendisini asosyal ortamlarda daha fazla ifade etmektedir.” Herkesin kendi odasında, elinde akıllı telefonu, tableti ve bilgisayarı ile günden 10 saatten fazla (istatistikler daha ürkütücü rakamlar vermektedir) zaman geçirdiğini düşünürseniz işin vahametini daha iyi anlarsınız. Siz hem kapital dünya için iyi bir pazar, iyi bir müşteri hem de ideolojik ve politik yaklaşımların rahatlıkla yön verebileceği bir hedef kitlesiniz artık demektir. Daha iddialı bir şey söyleyeyim; Türkiye’nin hatta İslam dünyasının 5-10 yıl sonrası dizayn ediliyor. İnançla arasına mesafe koymuş, hiçbir kutsalı, değeri, geleneği tanımayan, özgürlük adı altında kendi benliğinden kopartılmış, dün konuşmaktan bile korktuğumuz şeyleri bir yaşam biçimi olarak gören ve savunan bir anlayışın egemen olduğunu göreceğiz.

KODLARIMIZLA OYNUYORLAR

Bu platformun asıl amacı nedir? Detaylarına biraz girer misiniz?

Bu tür platformlarla bütün duvarlarınızı yıkarlar, sizi siz yapan ve farklı kılan tüm değerlerinizi itibarsızlaştırırlar, inancınızla aranıza barikat örerler, kültür kodlarınızla oynarlar, kadim geçmişinize sünger çekerler, tarihinizden koparırlar, modern hayatın insanı bireyselleştiren, yalnızlaştıran ve kendine bile yabancılaştıran yönüyle aidiyet duygularınızı flulaştırır, çizgileri belirsiz hale getirir, hatta silerler... Siz özgür bir birey olma yolunda hızlı ilerlerken seküler bir hayatın kollarında acımasız bir şekilde savrulursunuz. Dün konuşmaya bile hayâ ettiğiniz, hatta korktuğunuz birçok şey hayatınıza girmiştir, sıradanlaşmıştır, sizi müzmin bir üyesi ve savunanı yapmıştır artık. Hollywood, bunu sinema ile 100 yıldır yapıyor. Hollywood’da üretilen, senaryoları algıyı yönetmeye dönük ve tamamen manipülatif; yönetmen Sidney J.Furie’nin American Soldiers (Amerikan Askerleri), Clint Eastwood’un American Sniper (Keskin Nişancı) ve Gavin Hood’un Eye In The Sky (Ölüm Emri) filmlerini izlerseniz; ABD’nin bölgemize adalet, huzur, esenlik ve barış için geldiğini düşünmeye başlarsınız... Minnet bile duyarsınız içten içe…

BİZİM İNSANA, EŞYAYA, DÜNYAYA BAKIŞIMIZ FARKLI

Tedirgin olmalı mıyız?

Kesinlikle tedirgin olmalıyız. Bizim insana, eşyaya, dünyaya bakışımız farklı. Bu bakış açısı sarsıntı geçiriyor. İslam dünyası yıkımın eşiğinde... Kültürel olarak düştükten sonra işgal edilmişsiniz demektir. Topraklarınızın elinizden alınması ya da göndere bir başka ulusun bayrağının çekilmesi gerekmiyor. Siz zaten kaybetmişsiniz demektir. Piyade savaşına gerek duyulmayacak şekilde uluslararası güçlerin hedeflerine hizmet ediyorsunuzdur. Daha iyi anlaşılsın diye örnekleme yapayım; saatte 1000 km hızla giden bir kasırganın önünde 75 model bir araçla kaçmaya ve içindekileri korumaya çalışıyoruz. Görüntümüz aynen budur! Dün topla, tüfekle amaçlarına ulaşamayanlar, bugün televizyon ile, sinema ile, dijital ile bunu gerçekleştiriyorlar.

RTÜK TOPU TACA ATTI

Birçoğumuz durumun ciddiyetinin farkında değiliz. RTÜK’ün bu konuda bir çalışması var mı? Takip ediyor musunuz?

Önemli bir şey söyleyeceğim; “Netflix bir sonuçtur...” Televizyon ve sinemamız Netflix’i aratmayacak içerikte yayın yapıyorlar. RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, “Netflix Türkiye yapımı ‘Aşk 101’ adlı diziye ilişkin ‘Uyardık, gözümüz üzerlerinde. Kırmızı çizgilerimiz bellidir. Ahlaksızlığa geçit vermemekte kararlıyız” şeklinde konuşurken işi daha da ileri götüren yerli yapımlara karşı aksiyon almamasını tam bir tutarsızlık olarak görüyorum. Televizyonlarımızda yayınlanan Kılıç Günü, Aşkı Memnu, Gel Dese Aşk gibi onlarca dizi ve film ile her türlü ahlaksızlık ve her türlü sapkınlık bir yaşam biçimi olarak, hayatın gerçekliği gibi takdim edilirken, denetim mekanizmasını işletmeyen RTÜK’ün Netflix ile ilgili yaptığı açıklamayı “topu taca atmak” olarak değerlendiriyorum. Hal böyle olunca müsait zemin bulan Netflix, zaten elini kolunu sallayarak harim-i ismetimize girebilmiştir. Dolayısıyla RTÜK Başkanı ve yetkililerin önce içeriye dönmesi gerekir. İçerideki tablo daha vahimdir. Ayrıca Netflix’ten faydalanmak için abone olmak ve ücret ödemek zorundasınız. Yani size bir maliyeti var. Ama bizim televizyon programlarımıza 7/24 bedelsiz ulaşabilmektesiniz. Böyle bakarsanız bizim dizilerin maliyeti Netflix’ten daha fazla…

TÜRKİYE’NİN KENDİ DİJİTAL PLATFORMUNU KURMASI KAÇINILMAZ

Başkanım ne yapmalıyız? Tavsiyeleriniz var mı?

Burada hem denetim mekanizması (RTÜK) işletilmeli, yerli ya da yabancı ayartıcı tüm yapımlarla mücadele edilmeli hem de “milli bir yayın çizgisi” teşvik edilmeli ve bu alanda ortaya konan tüm çabalar desteklenmeli. Bunu görmek istiyoruz. Sektörün yaşadığı teknik, ekonomik ve diğer sıkıntılar bellidir. Bunların ortadan kalkması için Kültür Bakanlığı başta olmak üzere tüm kurumların aksiyon alması gerekiyor. Türkiye’de bu alanda güçlü isimler var. Dijitalin hayatımıza daha çok girdiği bu günlerde bu alanın boş bırakılması kabul edilmez. Netflix’in yasaklanması asla çözüm değildir. Yasaklar bilakis ilgiyi daha da artıracaktır. Türkiye’nin kendi dijital platformunu kurması kaçınılmazdır.

18 Nisan 2020 - Kültür-Sanat

Muhabir Ali Çağlar Tınbek


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?