Reklamı Kapat

Temel Karamollaoğlu: Adalet, suç üreten iklimi düzelterek sağlanır

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı canlı yayınlar ile ülke gündemini değerlendirmeye devam ediyor.

Ahmet Sesli
Ahmet Sesli Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı canlı yayınlar ile ülke gündemini değerlendirmeye devam ediyor. Önceki gün koronavirüs kapsamında alınması gereken sosyal ve ekonomik önlemleri kamuoyu ile paylaşmıştı. Dün yapılan canlı yayında ise Karamollaoğlu, infaz indirimi düzenlemesi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Canlı yayınlar ile gündemi değerlendiren Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, gündemin önemli bir konu başlığı olan infaz indirimi ile ilgili partisinin önerilerini paylaşarak, “Adalet cezaevlerini boşaltarak değil, suç üreten iklimi düzelterek sağlanır. Hükümetlerin görevi suçluyu değil, suçu ortadan kaldırmaktır. Aksi takdirde bundan sadece adalet değil, millet zarar görür.” ifadelerini kullandı.

213 BİN KAPASİTELİ CEZAEVLERİNDE 292 BİN KİŞİ KALIYOR

Af düzenlemelerinin dönem dönem toplumsal bir ihtiyaç olarak kendisini gösterdiğini belirterek sözlerine başlayan Karamollaoğlu, “Nitekim bugün; 213 bin kapasiteli cezaevlerimizde 292 bin kişi kalmaktadır. Ancak burada nihai amaç cezaevlerindeki doluluğu azaltmak değil, toplumsal bir talebi, adalet ve vicdan zemininde gidermek olmalıdır” şeklinde konuştu.

SAADET PARTİSİ OLARAK DÜZENLEMEYİ UZMAN İSİMLERLE İSTİŞARE ETTİK

Saadet Partisi olarak sorumlu muhalefet gereği sürece katkı yapmak adına mevcut düzenlemeyi hem partilerinin Hukuk Komisyonu’nda hem de Türkiye’nin yetkin hukukçularıyla istişare ettiklerini dile getiren Karamollaoğlu, tüm bu çalışmalar neticesinde düşünce ve önerilerini belirli başlıklar altında topladıklarını kaydetti.

TOPLUMSAL VİCDANI ETKİLEYECEK VE ADALET DUYGUSUNU ZEDELEYECEK MADDELER YER ALIYOR

Karamollaoğlu, partilerinin infaz indirimi düzenlemesi ile ilgili öneri ve eleştirilerini şöyle sıraladı: “Bu tür düzenlemelerde iki ana unsur esastır. Bunlar, adalete olan güveni tesis etmek ve toplumsal barışa katkı yapmaktır. Ancak kamuoyuna yansıyan ‘ceza infaz düzenlemesi’ mevcut haliyle toplumsal barışı tesis edecek bir anlayıştan uzaktır. Tam tersi toplumsal vicdanı ve adalet duygusunu zedeleyecek düzenlemeler içermektedir. Bu tür af kanunlarında temel esas düşünce ve ifade hürriyetini güvence altına almak iken yeni düzenlemede bu konuda tatmin edici düzenlemelere yer verilmemiştir.

DEVLET KENDİNE İŞLENEN SUÇLARI AFFEDEBİLİR, BİREYSEL SUÇLARDA MAĞDUR TARAFIN HAKKI GÖZETİLMELİ

* Kadın cinayeti, çocuk istismarı ve terör gibi birkaç istisna dışında vatandaşın vatandaşa karşı işlediği suçlar affa tabi tutulurken, düşünce ve ifade hürriyeti başta olmak üzere, somut delile dayanmayan birçok suç kapsam dışı bırakılmaktadır. Oysa devlete karşı işlenen suçlarda bağışlayıcılık esastır. Devlet kendisine yönelik suçları affedebilir. Ancak bireyin bireye karşı işlediği suçlarda mağdur tarafın hakları dikkate alınmalı ve korunmalıdır.

UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞININ TEDAVİ MERKEZİ CEZAEVLERİ DEĞİLDİR

Bu düzenlemede en çok tartışılan konulardan birisi de uyuşturucu ile ilgili suçların kapsamıdır. Bu konuda; uyuşturucu satıcılığı ile uyuşturucu bağımlılığı çok daha net bir şekilde birbirinden ayrılmalıdır. Uyuşturucu bağımlılığının tedavi merkezi cezaevleri değil, sağlık kuruluşlarıdır.

HÜKÜMLÜ TOPLUMA KAZANDIRILMALIDIR

Hukuki düzenlemelerin yanı sıra psikolojik, sosyal ve toplumsal önlemler da hayata geçirilmelidir. Af ceza indirimi, yargı reformu gibi kapsamlı düzenlemelerin temelinde esas olan hükümlüyü topluma kazandırmaktır. Aksi takdirde getirilen af düzenlemelerinin suç oranlarının azaltılmasında topluma olumlu bir etkisi olmadığı geçmiş af örneklerinde görülmüştür.”

AF MESELESİNDE POPÜLİST BİR YAKLAŞIMDAN UZAK DURULMALIDIR

Af meselesinin ciddi bir iş olduğu, bunun popülist bir yaklaşım ile ele alınmaması gerektiğini belirterek sözlerine devam eden Karamollaoğlu, canlı yayının sonunda iktidara şu çağrıda bulundu: “Adalet cezaevlerini boşaltarak değil, suç üreten iklimi düzelterek sağlanır. Hükümetlerin görevi suçluyu değil, suçu ortadan kaldırmaktır. Aksi takdirde bundan sadece adalet değil, millet zarar görür. Her zaman olduğu gibi biz bu uyarılarımızı bir kardeşlik vazifesi olarak yapıyoruz. İnandığımız doğruları milletimizle paylaşıyoruz.”

NÜFUS İLE HÜKÜMLÜ ORANINDA KÖTÜ BİR TABLOYA SAHİBİZ

Nüfus ile hükümlü sayısı oransal olarak kıyaslandığında en kötü tabloya sahip ülkelerden birisi maalesef Türkiye’dir. Türkiye’de 320 kişide 1 kişi hapishanede iken, bu oran İtalya’da 900 kişide 1 kişi, Almanya’da 1.200 kişide 1 kişidir. Yargılamada asıl olan tutuksuz yargılamadır. Ancak Türkiye’de attığı bir tweet nedeniyle bile tutuklu yargılamalar yapılıyor. Mevcut düzenlemede ceza alsa bile cezaevine girmeyecek insanlar tutuklu yargılanıyor. Bu ise cezaevlerinin kapasitesinin üstünde dolmasına neden oluyor.

HAMİLE VE ÇOCUKLU KADINLARIN İNFAZI EVDE GERÇEKLEŞTİRİLMELİDİR

Cezaevlerinde 780 çocuk var. Hamile ve çocuklu kadınların infazı evde gerçekleştirilmelidir. Cezaevlerinde bin 300’ün üzerinde hasta mahkûm bulunuyor. Hasta ve yaşlı mahkûmlar da zaman kaybedilmeden tahliye edilmelidir.

İNFAZ ERTELEME VE DENETİMLİ SERBESTLİK UYGULAMALARI ARTIRILMALIDIR

Cezaevlerini rahatlatmak için infaz erteleme, denetimli serbestliğin artırılması gibi uygulamalar hayata geçirilmelidir. Bu düzenlemeler ise Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olmayacak şekilde yapılmalıdır, eşitlik ve adalet duygusunu zedeleyecek bir düzenleme Anayasa Mahkemesi’nden dönecektir.

SUÇ VE CEZA ARASINDA ORANTISIZLIK VAR

Adalet mekanizmamızdaki en temel sıkıntılardan birisi de suç ve ceza arasındaki orantısızlık ve uyumsuzluktur. Alman kanunlarında 1 yıl hapis cezası öngörülen suç Türkiye’de 16 yıl ile başlamaktadır. Yine Norveç’te aynı suçtan 4 yıl ceza alan bir hükümlü ülkemizde 14 yıl hapis cezası ile hüküm giymektedir. Suç ve ceza arasındaki uyum yeniden gözden geçirilmelidir.

# TEMEL KARAMOLLAOĞLU İLE İLİŞKİLİ:

28 Mart 2020 - Siyaset

Muhabir Ahmet Sesli


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Ali Ergül - Firavun un zalim düzeni ve adaletsiz bir ülke de müsibete hazır olun.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 28 Mart 11:09


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?