Reklamı Kapat

Müftü Arif Akşit Eğitim ve Kültür Vakfı'ndan Mustafa Öztürk'e cevap

Müftü Arif Akşit Eğitim ve Kültür Vakfı, Karar yazarı Mustafa Öztürk’ün “Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde neler oluyor?” başlığıyla kaleme aldığı mesnetsiz iddialarına cevap verdi.

Büyütmek için resme tıklayın

Müftü Arif Akşit Eğitim ve Kültür Vakfı’ndan, Karar gazetesi yazarı Mustafa Öztürk’ün geçtiğimiz haftalarda “Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde neler oluyor?” başlığıyla kaleme aldığı mesnetsiz iddialarına cevap.

Sayın; Mustafa ÖZTÜRK

Gazetenizde ‘bir grup genç akademisyen’ adına size ulaştırılan ‘KIYMETLİ DEKANLARIMIZ’ hitabıyla başlayan gayri ciddi üslupla yazılmış ve baştan sona dayanaksız ithamlarla dolu bir mektuba köşenizde yer verdiniz. Ancak, akademik sıfatınızın da gereği olarak objektif olmanızı bekliyor ve yine köşenizde bahsi geçen ithamlara karşı cevap niteliğinde, gerekli detayları içeren ve somut bilgi ve belgelere dayanan aşağıdaki mektubumuza da yayımlamanızı 5651 sayılı internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında  kanunun 9’uncu maddesi uyarınca  vakfımızın kişilik haklarını ihlal eden  ‘Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde Neler Oluyor’ başlıklı içeriğin yayından çıkarılmasını  bekliyoruz.

Pamukkale Üniversitesi İslami İlimler Enstitüsü, üniversite rektörlüğüne bağlı resmi bir eğitim kurumu olarak kendisi de Denizli’li olan ve değişik ilahiyat fakültelerinde bir ömür boyu eğitim faaliyetlerinde bulunmuş İslam Hukuku Profesörü olan Sayın Prof. Dr. Mustafa Cevat Akşit hocamızın ilahiyat lisans eğitimi üzerine sadece Yüksek Lisans ve Doktora seviyesinde İslami İlimler üzerine araştırmalar yapacak yüksek seviyeli bir bilimsel enstitülü kurulması fikri, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her aşamada ciddi destek ve himayeleriyle resmi olarak faaliyetine başlamıştır. Kuruluşundan bu yana kendi alanında ilk olmanın getirdiği birçok zorluğu çözmeye çalışan İslami İlimler Enstitüsü’nün faaliyete geçmesinin, kendi fikir ve çıkarlarına uymadığını düşünenlerin ciddi engellemelerine de maruz kalmaktadır. Ancak, bu defa tek bir belge dahi sunulmadan, en masum ifadeyle kasıtlı bir yönlendirmenin sosyal medya ve basın yoluyla yapılması nedeniyle kamuoyunu belgelere dayanarak doğru bilgilendirme ihtiyacı doğurmuştur. Tüm hukuki haklarımız saklı olmak kaydıyla, maruz bırakılan ithamlara karşı aşağıdaki bilgi ve belgeleri dikkatinize sunuyoruz:

1. PAÜ Rektörlüğü’ne bağlı olarak İslami İlimler Enstitüsü kurulması, Bakanlar Kurulu’nca 29.2.2016 tarihinde kararlaştırılmış,Bakanlar Kurulu  kararının altında  Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası vardır.  18.03.2016 tarihli Resmî Gazete’de  yayımlanmıştır.

2. Pamukkale Üniversitesi İslami İlimler Enstitüsü’nün (PAÜİİE) Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Senatosunca 05.08.2014 tarihli kabul edilmiş Kuruluş Önerisi’nde, ‘İslami İlimler Enstitüsü’nün merkezi Denizli’nin Serinhisar ilçesi Yatağan mahallesinde olacaktır’ diye belirtilmiştir.

Ayrıca aynı Senato kararında geçen PAÜİİE’nün “büyük ve başarılı bir eğitim ve öğretim geçmişi olan Denizli ili Serinhisar ilçesi Yatağan mahallesinde bulunan zengin kütüphane ve eğitim-öğretim binasında faaliyete geçmesi ayrı bir zenginlik kaynağı olarak görülmelidir. Bunun aynı zamanda PAÜ’ni geçmişten gelen köklü ve sağlam bir zemine oturtacağı da ortadadır” açıklamasıyla yerleşim tercihinin gerekçesi açıkça belirtilmiştir. Bu kütüphanede Ege bölgesinin en köklü ve en büyük medreselerinden Yatağan Medresesi’nden kalan çok kıymetli el yazması eserler mevcuttur.

3. 26.02.2018 tarihinde PAÜ REKTÖRLÜĞÜ ile MÜFTÜ ARİF AKŞİT EĞİTİM ve KÜLTÜR VAKFI arasında 2809 sayılı Yüksek Öğrenim Kanunu’nun 8. maddesi gereğince Pamukkale Üniversitesi İslami İlimler Enstitüsü’nün daha etkin bilimsel ve akademik faaliyetlerde bulunması, Enstitüsü öğrencilerin daha iyi yetişmesi maksadıyla resmi bir protokol imzalanmıştır.

İmzalanan protokolün 6. Maddesi’e göre “Öğrencilerin tüm zamanlarını ilmi faaliyetlerde verebilmelerini sağlamak maksadıyla gerekli müracaatı yaptıkları takdirde kendilerine mecburi hizmet gibi herhangi bağlayıcı bir şart koşulmaksızın geçimlerini sağlayacak ölçüde burs verilebilecek ve mesken sağlanabilecektir. Öğrenciler dilerlerse kendilerine takviye programları uygulanabilecek alanın uzmanları marifetiyle takviye kursları ve dersleri düzenlenebilecektir. Öğrencilerin çalışmaları sağlıklı bir biçimde yürütebilmeleri için çalışma ofisi/odası sağlanabilecektir.” Yine aynı protokolün 10. Maddesi’nde “Vakıf, Enstitü’nün Yatağan yerleşkesinde yürütülecek her türlü bilimsel etkinlik ve öğrenci destek programları için gerek fakülte öğretim elemanlarına gerekse fakülte dışı öğretim elemanlarına ders ücreti ve ek ders ücreti ödemeleri yapabilecektir.” Protokolün 11. Maddesi’nde ise “Enstitü’deki eğitim faaliyetlerinde görev alacak Fakülte eğitim üyelerinin sayısının yetersiz kaldığı durumlarda diğer üniversitelere ait kadrolu öğretim üyelerinin YÖK Kanunu’nun yurtiçi görevlendirme ile ilgili maddeleri ve yönetmelikleri çevresinde Fakülte’ye ve/veya Enstitü görevlendirmeleri durumunda vakıf öğretim üyelerinin geliş gidişlerinin iaşe ve ibatelerini karşılayabilecektir. Ayrıca öğretim üyelerine teşvik maksadıyla verdikleri dersler de dikkate alınarak ödemeler yapabilecektir.”

Yatağan’daki eğitim ve öğretim faaliyetlerini desteklemek amacıyla “35 yıl önce kurulmuş” bir eğitim vakfının yukarıdaki resmi protokol maddelerinde de açıkça belirtildiği gibi öğrenci ve öğretim üyelerine protokol gereği verilen desteğin “yüklü miktarda gayri ahlaki para ödenmesi” diye tanımlanması da tamamen kanunlara dayanan bu protokolü hukuk dışı göstermeye çalışan kasıtlı bir çarpıtmadır.

4. PAÜİİE’nin açılışı 7 Nisan 2018 tarihinde Yatağan mahallesindeki eğitim binasında yapılmıştır. Açılış törenine Denizli Valisi Sayın Hasan Karahan, Denizli Milletvekili (64. Dönem Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı) Sayın Dr. Sema Ramazanoğlu, PAÜ Rektörü Sayın Hüseyin Bağ, Denizli İl Müftüsü Sayın Mehmet Aşık, Denizli İl Milli Eğitim Müdürü Sayın Mahmut Oğuz, Denizli İl Emniyet Müdürü Sayın Mevlüt Demir başta olmak üzere kaymakamlar, belediye başkanları, diğer resmi yetkililer ile siyasi parti il başkanları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katılmıştır.

Enstitü’nün Yatağan yerleşkesindeki bina 2500 m2 kapalı alanda bir idari kat ve yemekhane, 12 derslik, 25 kişi kapasiteli 13 araştırmacı odası, bir kütüphane, 10 apart odadan müteşekkil misafirhane ve bir konferans salonu ile eğitim-öğretim ve araştırma hizmeti verecek şekilde vakıf tarafından hazırlanarak aylık 1000 TL kira bedeli ile Pamukkale Üniversitesine tahsis edilmiştir.

5. 09.08.2019 tarihinde PAÜ Rektörü Hüseyin Bağ’ın İslami İlimler Enstitüsü’ne gönderdiği yazıda “Yatağan mahallesinde tahsis edilen bina tamamlanmış olup; Enstitümüzce eğitim öğretim faaliyetleri, idari iş ve işletmelerin 09.08.2019 tarihinden itibaren Yatağan İslami İlimler Enstitüsü binasında yürütülmesi” bildirilmiştir.

PAÜ Kınıklı Kampüsü’nde eğitim-öğretime devam eden İlahiyat Fakültesi’nin Sağlık Bilimleri Fakültesi’yle aynı binayı paylaştığı vakıadır. Bu paylaşım hali hazırda İlahiyat Fakültesi için yer darlığına sebep olurken, İslami İlimler Enstitüsü’nün Yatağan yerleşkesinde eğitim faaliyetleri yürütmesine karşı çıkılması hem resmi kararlara hem de mantığa aykırıdır. Bununla birlikte Enstitü’nün Kınıklı Kampüsü’ne uzaklığı 32 km’si duble yol olmak üzere 39 km’dir ve ulaşım yaklaşık 30 dakika sürmektedir. Bu mesafe ve sürenin Türkiye ortalamasında gayet makul olduğu açıktır.

6. 2019-2020 öğretim yılı bahar dönemi için açılan lisansüstü öğrenci kontenjanları ilanında, 13.12.2019 tarihli Senato kararı da eklenerek, derslerin Yatağan yerleşkesinde gerçekleştirileceği, başvuru adresinin de Yatağan yerleşkesi olduğu açıkça belirtilmiştir. Hem ders verecek öğretim üyelerinin hem de Enstitüyü tercih eden öğrencilerin, bahsi geçen ilan gereğince, derslerin Yatağan yerleşkesinde yapılacağını biliyor olmaları gerekmektedir. “Tarikat gölgesinde ders vermek” veya “öğrencileri alan değiştirmeye veya eğitimi bırakmaya zorlamak” gibi iddiaların mesnetsiz ve kötü niyetli olduğu gayet açıktır.

7. Kendilerini bir grup genç akademisyen olarak tanımlayan kişilerin güncel akademik unvanları Profesör seviyesine henüz ulaşmamıştır. Enstitü açılmadan önce de PAÜ İlahiyat Fakültesi’nde kadrolu Profesör unvanına sahip öğretim üyesi bulunmamaktaydı. Enstitü’nün doktora eğitimi verebilmesi için gereken öğrenci kontenjanını alabilmesi, YÖK yönetmelikleri gereği kadrolu Profesör ve yeterli sayıda öğretim üyesi bulundurması şartıyla mümkündür. Türkiye’deki ilk İslami İlimler Enstitüsü’nün ilmi seviyesini yüksek tutmak ve katkıda bulunmak üzere fedakârlık yaparak gelen ve bu genç akademisyen grubunun da hocası konumunda bulunan ilim adamlarımıza bu grup tarafından gösterilen muamele ve ithamlar akademik adap dışıdır. Enstitü, YÖK’ten kontenjan alabilmek ve doktora eğitimi yapmak için bu genç akademisyen grubun Profesörlük unvanı almasını beklemek zorunda mıdır? Yoksa bu beyler kurdukları vasat düzenin ve kendilerinin sahibi olduklarını sandıkları İlahiyat Fakültesi’nin yönetiminin ellerinden çıkması endişesini mi taşımaktadırlar?

Yapılmak istenen PAÜ İlahiyat Fakültesi’nde huzursuzluk ortamı oluşturup, huzursuzluğun sebeplerini de enstitünün kuruluşunda büyük katkıları olan “Cevat Hoca’ya” bağlamaktır. Bunu yaparken yalana tevessül etmekten çekinmeyerek kendinden menkul ithamlarını yaymaya çalıştıkları görülmektedir. Asıl amaç Enstitüye gelmek isteyen Profesör/Doçent ünvanlı öğretim üyelerinin gelmelerine engel olarak kendi vasat düzenlerini idame ettirmektir. Bu beyhude çaba Enstitü’nün işleyişine karşı yapılabilecek büyük bir psikolojik engellemedir. İslami İlimler Enstitüsü’nün açılıp faaliyete başlaması sürecinde hiçbir emeği, katkısı ve gayreti olmayan bu grup mensuplarının, Yüksek Öğretim Kanunu başta olmak üzere, ilgili kararname ve üniversite yönetmeliklerini hiçe sayarak, Enstitü’nün işleyişini sabote etmeye çalışmaları, daha da vahimi, kendilerine kanunen yüklenen görev ve sorumluluklarını alenen reddetmeleri veya yok saymaları açık bir şekilde suçtur.

Sonuç olarak; Gezi parkı provokasyonu benzeri senaryoların sistemli bir şekilde uygulandığı artık net bir şekilde gözükmektedir. Aşağıda ciddi bir şekilde araştırılmasını beklediğimiz birkaç noktaya dikkatinizi çekmek istiyoruz:

- Büyük çoğunluğu 2012 yılıyla başlayarak 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar daha sonra FETÖ’den tutuklanan eski rektör ve o rektörün (İlahiyat Fakültesi Dekanı olarak da görev yapan) yardımcısı zamanında PAÜ İlahiyat Fakültesi’nde kadrolaşan bu yapının FETÖ ve diğer cemaat ve yapılarla bağlantısı var mıdır?

- Kimlere, ne maksatla hizmet emektedirler?

- Başından beri “İslami İlimler Enstitüsü’ne gerek yok”, Sosyal Bilimler Enstitüsü üzerinden zaten bu iş çözülüyor diyerek Enstitü’nün kuruluş çalışmalarına karşı çıkıp engel olamayınca PAÜİİE’nin eğitim faaliyetlerine engel olma gayretleri nedendir? Kaldı ki Pamukkale Üniversitesinde Sosyal Bilimler Enstitüsünden ayrılmış, ayrı bir Lisansüstü eğitim programına sahip Arkeoloji Enstitüsü ’de bulunmaktadır.

- PAÜİİE kurulmasını ve ilk olarak Denizli Yatağan mahallesinde faaliyete girmesini uygun gören “devletimizin iradesine karşı mı”, yoksa böyle bir ilim yuvasını memleketi olan Denizli’ye kazandıran Prof. Dr. Mustafa Cevat Akşit’in itibarına mı bir kasıt vardır?

Bu ve benzeri soruların üstteki ilgili maddelerce ciddiye alınıp, incelenmesi ve gereğinin yapılması vakti gelmiştir. Devletin ilgili makamları, akademik camia ve Aziz Türk Milletine saygıyla arz olunur.

Müftü Arif Akşit Eğitim ve Kültür Vakfı

21 Mart 2020 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?