Erbakan: Manevi kalkınmanın öncüsü

İlklerin ismi ve pek çok ilki siyaset literatürüne ve hepimizin hafızalarına, bilinçlerine kazıyan bir isim Necmettin Erbakan.

İlklerin ismi ve pek çok ilki siyaset literatürüne ve hepimizin hafızalarına, bilinçlerine kazıyan bir isim Necmettin Erbakan. Hem siyaset hayatına getirdiği soluk, açtığı yol ve yeni damar, hem ağır sanayi hamlesi, hem getirmek istediği ekonomik sistem, hem dış politika vizyonu ile öncüdür. Onun asıl üzerinde durduğu konu ise, “Manevi kalkınma olmadan maddi kalkınma olmaz” dediği, ülkenin temel dinamiklerinin ahlak ve maneviyat üzerine kurulmasıdır. Bu ilkesel duruş ve bu talebin içinde şüphesiz ki ilk başta eğitim vardır. Necmettin Erbakan’ı bir siyasi lider, İslam coğrafyasında bir figür olarak önemli kılan, İslami hassasiyetleri baz alan, ilke edinen bir siyaset anlayışını getirmesidir. Birçok İslam ülkesinde 60’lı ve 70’li yıllarda başlayan İslami bilinç ve uyanış, Türkiye’de de onun öncülüğünde Milli Görüş hareketiyle hayata geçmiştir. Erbakan, Milli Görüş adını verdiği sistemde siyaseti dizayn ederken, yönetim biçimi, ekonomisi, eğitim ve sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere bütün bir toplumu dizayn edecek bir yolu, bir reçeteyi ortaya koymuştur. Genç yaşında açtığı ve yürüdüğü bu yol, sonrasında geniş kitlelere malolmuş, bir siyasi hareket buradan neşvü nema bulurken toplumun da temel İslam dinamikleri ile tanışması ve bu yolda ilerlemesine vesile olmuştur.

Onun manevi kalkınmadan bahsederken üzerinde durduğu ise o yıllarda tek parti dönemini henüz atlatmış, yeni yeni dinini öğrenme ve yaşama noktasında yol almaya başlamış bir toplumda, İslami hassasiyetlere ağırlık veren bir eğitimin hayata geçirilmesi, Kuran Kurslarının açılması, imam hatiplerinin sayısının artması, İslam enstitülerinin açılması, din görevlileri yetiştirilmesi ve bu isimlerin toplumun genelinde görev alarak manevi kalkınmaya hizmet etmesidir. Bu çerçevede Erbakan hocanın en büyük hizmetlerinden biri de, 1951 yılında açılan ve halkın teveccühüyle ağır aksak ilerleyen, kendi imkanlarıyla yaptırdığı okullar ve buralara sevkettiği öğrencilerle büyüyen, genişleyen imam hatip camiasına olmuştur. Burada anmadan geçemeyeceğimiz husus, Necmettin Erbakan’ın 1973 genel seçimlerinden sonraki kurulan koalisyon hükümetinde imam hatiplerin orta kısımlarının açılmasını şart koşmasıdır. Hatırlayalım, bu yılda yapılan genel seçimler sonucunda Cumhuriyet Halk Partisi  oyların 33’ünü, Adalet Partisi yüzde 29’unu ve Milli Selamet Partisi ise yüzde 11’ini almıştı. Adalet Partisi koalisyona yanaşmayınca CHP ve MSP koalisyonu sözkonusu olmuştu. Bu hükümette Erbakan’ın koalisyon protokolünde yer alan maddelerden biri de imam hatip okulları üzerineydi. Erbakan hocanın isteği üzerine CHP’yle kurdukları koalisyon hükümeti döneminde imam hatip okulları orta kısımlarıyla birlikte tekrar açıldı. Bu dönemde 33 imam hatip okulu eğitim ve öğretim hayatına başladı.

İmam hatipler, daha önce de belirttiğimiz gibi halkın tevevühü ve verilen eğitim modelinin bu topluma uygun olmasıyla yerini bulmuş, maya tutmuştu. İlerleyen yıllarda sayıları çok fazla olmasa da imam hatipler açılmaya devam etti. 1975 yılında 29 adet, 1975-1978 arası 233 imam hatip okulu eğitim hayatına atılırken, 1976’da ilk kez kızlar bu okullara öğrenci olarak kabul edilmeye başlandı. İmam hatip okullarının asıl kendini bulduğu, okul ve öğrenci sayısının arttığı dönem ise 28 Şubat dönemi olarak da bildiğimiz 57. Koalisyon Hükümeti dönemindeydi. Necmettin Erbakan’ın başbakanlığını yaptığı hükümet döneminde her beş meslek liseli öğrenciden biri imam hatip okulunda okuyordu. Bu okulların genel liseler arasındaki oranı ise yüzde 12 civarındaydı. Ancak 28 Şubat MGK kararlarıyla birlikte orta kısımlarının kapatılması ve üniversiteye girişte katsayı uygulanması nedeniyle bu okullarda okuyan öğrenci sayısı 60 binlere kadar düştü. Siyasi bir darbe olarak tarihe geçen bu dönem eğitim hayatına da bir darbe oldu. Rahmetli Erbakan hoca o dönemde de bu kazanımların elden gitmemesi ve yoluna devam edebilmesi için direnç göstermiş ancak milletin oylarıyla seçilmiş hükümetin iradesini elinden alan askeri bürokrasi, bu damarı da budamayı tercih etmişti.

Aradan yıllar geçti, başta Celaleddin Ökten hocamız olmak üzere manevi önderlerimizin, Erbakan hoca gibi siyasi liderlerimizin açtığı yol ve ektiği tohumlar meyvesini vermeye başladı. Orta kısımların açılması ve üniversiteye girişte katsayı adaletsizliğinin giderilmesiyle birlikte bu okullar yine halkımızın gözbebeği olarak hakettiği değeri buldu. Bugün 5 bin 200 imam hatip lisesi ve 1 milyon 400 bin öğrencisiyle, hem dini ilimler hem de pozitif ilimlerde, dil, fen ve sosyal bilimler, spor ve sanat alanlarında da donanım kazanarak yollarına devam ediyorlar.

Erbakan hocamız başta olmak üzere vesile olanlar, ülkenin ve milletin geleceğine dönük “manevi kalkınmanın” mimarları bugün bir görevi ifa etmiş olmanın huzuru içindedirler diye düşünüyorum. Allah hepsinden razı olsun. Açtıkları yolda yüzbinlerce genç ülkeye, millete, ümmete ve insanlığa hizmet etmek üzere yollarına devam edecek ve ekilen tohumlar gün be gün meyve verecek.

Kamber Çal
ÖNDER Genel Başkanı

# NECMETTİN ERBAKAN İLE İLİŞKİLİ:

29 Şubat 2020 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?