Reklamı Kapat

İstanbul sözleşmesi kabul edilemez!

AGD Genel Başkanı Salih Turhan: Toplumsal dejenerasyonu sadece İstanbul Sözleşmesi’ne bağlamak toplumsal değişimi okuyamamaktır

Muhammed Vefa
Muhammed Vefa Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

AGD İstanbul Kadın Kolları Şubat Ayı İl Divan Toplantısı geniş katılımla gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan AGD Genel Başkanı Salih Turhan, İstanbul Sözleşmesi içerisinde kabul edemeyecekleri maddelerin bulunduğunu dile getirerek, “Ancak toplumsal dejenerasyonu sadece İstanbul Sözleşmesi’ne bağlamak ya da İstanbul Sözleşmesi’ne kadar her şey güzeldi demek toplumsal değişimi okuyamamaktır” dedi.

Anadolu gençlik derneği (AGD) İstanbul Kadın Kolları Şubat Ayı İl Divan Toplantısı geniş katılımla gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan AGD ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) Genel Başkanı Salih Turhan, Van’da meydana gelen çığ felaketi nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet dileyerek konuşması başladı.

“ANNE BİR MEDENİYETİN KURUCUSUDUR”

kadının toplumdaki önemini anlatan Turhan, “Ümmet kelimesi ‘ümm’ yani ‘anne’den türemiştir. Anne olmadan ümmet olmaz. Bir medeniyetin kurucusu annedir. Annenin hayattan çekilmiş olması sorunların başlıca sebeplerindendir. İdeolojiler kendini kadın üzerinden inşa eder. Dünya sistemi değiştirmek ve topluma bir form vermek isteyen kadın konusunu çözmek zorundadır. Müslümanlar kadın meselesinde Müslümanca bir tavra gelmelidir. Günümüzde kadınların birçok sorunu vardır. Fakat bir kadın için en önemli konu çocukları meselesidir. Kadınların en büyük sorunlarından biri çocuklarının güvenliğidir. Hem gelecekteki güvenliği hem de o anda yaşadığımız zamanda güvenliği.  Toplumda güven duygusunu sağlayabilmek için komşuluk müessesesinin hayata geçirilmesi gerekir. Peygamber Efendimiz’in (sas) komşulukla ilgili emirlerini nasıl hayata geçireceğimiz sorusunun cevaplanması gerekmektedir. Komşuluk müessesesi ise mahallede hayat bulmaktadır. Daha önceleri bir mahalle hayatında yaşayan insanlar birbirinden sorumlu hisseder, sokaktaki herhangi birinin çocuğunu kendi çocuğu gibi koruyup kollardı. Mahalle hayatı sonucu olarak güvenlik meselesini otomatik bir şekilde çözmüş oluyordu. Mahalleye dönülmelidir” dedi.

GENİŞ AİLE HAFIZASI SİLİNDİ

İstanbul Sözleşmesi içerisinde kabul edemeyecekleri maddelerin bulunduğunu dile getiren Turhan, “Ancak toplumsal dejenerasyonu sadece İstanbul Sözleşmesi’ne bağlamak ya da İstanbul Sözleşmesi’ne kadar her şey güzeldi demek toplumsal değişimi okuyamamaktır. Tarım nüfusu hızla azaldı. Kentlere taşındık. Mahalleyi terk ettik. Ev yerine önce apartmanlarda, sonra gökdelen ve rezidanslarda yaşamaya başladık. Dede ile torun, babaanne ile torun aynı sitede değil. Mahalledeki geniş aile hafızası silindi. Otomobilin önce 2, arkada 3 koltuk olması, farkında olalım olmayalım, çocuk sayısına etki ediyor. Üç çocuk varsa arka koltukta oturmak da problem, hiçbiri ortaya geçmiyor. Türkiye’de 23 milyon kadar hane var. 150 yıldır aynı konutta, aynı adreste oturan kaç aile vardır? Tüketimin körüklendiği bu çağda ekonomik sıkıntıların aile yapısına etkisinin olmadığını kim iddia edebilir? Biz bir şeylere karşı çıkmak ya da reddetmek yerine ne yaparsak daha doğru sonuca ulaşırız, bunu düşünmeliyiz, bunun stratejisini oluşturmalıyız” şeklinde konuştu.

07 Şubat 2020 - Gündem

Muhabir Muhammed Vefa


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?