Reklamı Kapat

Hakkı haykıran bir ömür: İskilipli Atıf Hoca kimdir?

Yazdığı eser nedeniyle İstiklal Mahkemeleri tarafından idama mahkum edilen, İskilipli Atıf Hoca vefat yıl dönümünde anılıyor. İşte İskilpli Atıf'ın biyografisi.

Video için play'e tıklayın

Batı kültürü dayatmasına karşı çıktı, idam edildi!

4 Şubat 1926 ylında idam edillen İskilipli Atıf Hoca'nın vefatının üzerinden 94 yıl geçti.

Birçok araştırmacı hocayı yakından tanımak istiyor. İşte İskilpli Atıf'ın hayatı.

İSKİLİPLİ ATIF HOCA KİMDİR ?

Babası Akkoyunlu aşiretinin İmamoğulları ailesinden gelen Hasan Kethüdaoğlu Mehmed Ali Ağa, annesi Mekke'den göç etmiş, Arap Ben-î Hattab aşiretinden Nazlı Hanım'dı.

1875 yılında, Bayat'ın Toyhane köyünde doğdu.

Altı aylıkken öksüz kalan Mehmed Âtıf, dedesi Hasan Kethüda'nın himayesinde yetişti.

Köy hocasından başladığı tahsiline 1891'den itibaren iki sene İskilip'te devam etti.1893'ün Nisan ayında İstanbul'a gelerek medrese eğitimine burada devam etti.

1902'de medresedeki öğrenimini tamamladı.

1905 yılında, İstanbul'daki Fatih Camii'nde ders vermeye başladı.

1913'te,Mahmud Şevket Paşa'nın öldürülmesi olayında suçlu bulunarak 5,5 yıllığına Sinop'a sürüldü.

Serbest kaldıktan sonra müderrisliğe devam eden Mehmed Âtıf Hoca, 15 Şubat 1919'da kurulan Cemiyet-i Müderrisin'in kurucuları arasında yer aldı.

Atıf Hoca, şapka devriminden önce yayımlamış olduğu Frenk Mukallitliği ve Şapka kitabı, müslümanları amel-iman bütünlüğüne davet ediyordu.

Müslümanların, müslüman olmayanların kılık kıyafet ve kültürel alışkanlıklarına benzemeye çalışmasının caiz olmadığını söylüyordu.

1922'de Dolmabahçe Sarayında Huzur dersleri verir. Bu dönemde özellikle batılılaşma karşıtı yazılar yazar .

Tesettür-ü Şer'i, Din-i İslam'da Men-i Müskirat (İslam dininde İçki Yasağı), Frenk Mukallitliği ve Şapka eserlerini kaleme alır.

Bir Müslüman ile Hıristiyanın veya bir Yahudinin kılık kıyafetinden ayırt edilebileceğini, hatta edilmesi gerektiğini savunuyordu.

Kendi ifadeleriyle "Batı medeniyeti ancak insanın hayvani ve cismani yönüne hizmet ediyor"du.

Bu cesur sözleri ona pahalıya mal oldu. 26 Aralık 1925'te,13 kolluk kuvveti tarafındna gözaltına alındı ve Ankara'ya gönderildi.

26 Ocak 1926 Salı günü ,Ankara İstiklal Mahkemesinde yargılandı.frenkk mukalltliği ve şapka kitabını kanunun çıkarılmasından önce yayınlamış olduğuna dair savunma yapsada, dönemin Savcısı Kel Ali, İskilipli Âtıf Hoca için idam kararı verir ve 4 Şubat 1922'de eski meclis binasının yakınındaki çarşıda asılarak idam edilir.

Atıf hocadan geriye tarihe geçen, mahkeme başkanını ile girdiği diyalog kalır şapka ve sarığı karşılaştırarak,ikisinin de bez parçasından ibaret olduğunu söylemesine karşılık Atıf hoca, hakimin arkasındaki bayrağı göstererek onun hammaddesinin de İngiliz bayrağının hammaddesiyle aynı olduğunu söyleyerek cevap verir.

04 Şubat 2020 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?