Reklamı Kapat

Filistin için meydana çıkacağız

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, düzenlediği basın toplantısında ABD Başkanı Trump’ın ‘yüzyılın projesi’ olarak adlandırdığı projesine sert tepki gösterdi.

Bünyamin Güler
Bünyamin Güler Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Bu projenin İsrail’in zulmünü zirveye çıkaracağını kaydeden Karamollaoğlu, “İslam ülkeleri de bu projenin karşısında olduklarını birlik içerisinde ilan etmeli. Biz buna razı olmadığımızı bütün dünyaya ilan ediyoruz” dedi.

HEM FİLİSTİN’İN YANINDA OLACAKSINIZ HEM DE İSRAİL’İN, BU OLMAZ!

Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin de mutlaka açık ve net bir tavır sergilemesi gerektiğini belirten Karamollaoğlu, “Böyle bırakamazlar. Hem Filistin’in yanında olacaksınız hem de İsrail’in yanında olacaksınız. Hem zalime destek vereceksiniz hem de mazlum için ‘acıyoruz bunlara’ diyeceksiniz. Bu ikiyüzlülük olur. Onun için ben Sn. Cumhurbaşkanı’nın açık ve net bir şekilde böyle bir deklarasyona rıza göstermediğini, Filistinlilerin haklarını sonuna kadar müdafaa edeceğini açıklamasını bekliyorum. Allah nasip ederse biz hem ülke çapında dile getirmek hem de bütün dünyaya haykırabilmek, Türkiye ve dünyada Filistinlilerin yanında olanlara destek vermek için büyük bir miting tertip etmeyi planlıyoruz. Yakında tarihini ve yerini de duyuracağız” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık olağan basın toplantısında gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Partisinin Balgat Eğitim Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda Karamollaoğlu, konuşmasına Elazığ ve Malatya’daki depremde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet dilerken, yaralılara da geçmiş olsun dileyerek başladı.

MİLLET OLARAK TEK VÜCUT OLMAMIZ BİZİ MEMNUN ETTİ

Başkanlık divanı üyeleri ve çevre illerdeki teşkilat mensuplarıyla Elâzığ ve Malatya’da depremzedelerle bir araya gelerek acılarına ortak olduklarını söyleyen Karamollaoğlu, “5 gündür milletimiz bu acı ile çalkalanıyor. Hepimizin yüreği yanıyor. Bu depremde millet olarak tek yürek, tek vücut olmamız bizi fazlasıyla memnun etti. Bölgede gördüğümüz tablo Türkiye’nin her tarafından insanlarımızın ve yardım kuruluşlarının orda olmasıydı. Bu bizim sadece bir deprem anında değil, aslında her zaman dikkate almamız gereken bir husus. Depremin ilk anından itibaren Genel Başkan Yardımcımız Atik Ağdağ Bey ve Konya Milletvekilimiz Abdulkadir Karaduman Bey bölgeye intikal etti ve vatandaşlarımızla beraber oldular” dedi.

TEDBİRLERİN GECİKMEYE TAHAMMÜLÜ YOK

“Alacağımız tedbirler artık gecikmeye tahammülü olmayan tedbirler” diyerek konuşmasına devam eden Karamollaoğlu, “Bütün uzmanlar neredeyse ittifak halinde bölgemizde özellikle Kuzey Hattı’nda İstanbul’a uzanan koridorda ciddi bir deprem beklentisinin olduğu yönünde. Biz geçmişte büyük depremler yaşadık. Şu an bile Sakarya’ya gittiğimizde depremin izleri hâlâ var. Oturulmayan ve hâlâ boş olan binalar. Bugüne kadar atılması gereken adımlar atılmadıysa, bundan sonra bu adımların atılacağı yönünde tereddütlerimiz var. Deprem olduktan sonra hayıflanmak, dizlerimizi dövmek, ‘bundan sonra mutlaka gerekli tedbirleri alacağız’ deyip üst perdeden konuşmak kimseye fayda sağlamaz. Daha önce sağlamadı, bundan sonra da sağlamaz” diye konuştu.

KARAMOLLAOĞLU, ÖNLEMLER KONUSUNDA UYARDI

Bundan sonra dikkat edilmesi gerekenlerle uyarı ve tavsiyelerde bulunan Karamollaoğlu şöyle devam etti: “Ülkemiz bir deprem bölgesinde olduğu için bütün şehirlerimizi istisnasız ileride olabilecek bir depremi dikkate alarak, planların buna göre yapılmasına ihtiyaç var. Şehir planları depreme göre yapılmalı. İstanbul, bu illerin başında geliyor. Şehir merkezlerinde yoğunluk mutlaka azaltılmalı. Mümkün olduğu kadar yüksek binalardan kaçınılmalı. Mesela Elâzığ’da deprem olunca en büyük sıkıntı trafiğin kilitlenmesi olmuş. İstanbul, Allah saklasın, eğer bir depremle karşılaşırsa emin olun en büyük sorunlardan biri trafik sorunu olacak. Kimse şehirden çıkamayacak, kimse şehre doğru dürüst giremeyecek. Bu problemi İstanbul’da Ankara’da, İzmir’de, Bursa’da, Kocaeli’nde şimdiden tedbir alıp çözmezsek yarın çok geç olur.”

HASARLI BİNAYI HASARSIZ GÖSTERMEK CİNAYETE DAVETİYE ÇIKARIR

Karamollaoğlu, “İkinci husus, hasarlı binalarla ilgili çalışma süratle yapılmalı. Eğer takviye edilerek güçlendirilmesi gereken bir imkân varsa o takviyeler yapılmalı ve insanlar o binalarda oturmalı. Eğer bu sağlanamıyorsa o binaların ayakta kalmasına izin verilmeden yıkılmalı ve yerine yenileri inşa edilmeli. İmar barışı diye bir düzenleme aslında bir felaketten ileriye gitmez. Ne demek imar barışı? Siz kaçak bir bina yapmışsanız, o da şehrin planını bozmuyorsa onlara geçici olarak bir ruhsat verilebilir. Ama depremde hasar görmüş bir binayı hasarsız gibi kabul etmek aslında doğrudan doğruya cinayete davetiye çıkarmak manasına gelir” dedi.

İHTİYACA GÖRE YARDIMLAR DAĞITILMALI

Evleri tahrip olan, bütün varlıklarını kaybeden, geçim sıkıntısı çeken ailelere yardım edilmesi gerektiğinin altını çizen Karamollaoğlu, şöyle devam etti: “Zengin olanlar bu yükü kaldırabilirler. Ama bütün varlığı evinden ve evin içindeki eşyalardan ibaret olan dar gelirli bir insan mutlaka yardıma muhtaçtır. Partizanlık yapmadan ihtiyaca göre bu yardımlar dağıtılmalıdır. İster istemez aklımıza deprem vergisi geliyor. 99 depreminden sonra 72 milyar TL toplandı, peki ne oldu bu paralara? Maalesef bu paraların büyük bir kısmı deprem için kullanılmadı. Onun için depremden sonra mağdur olan vatandaşların mutlaka yardımına gidilmeli ve ihtiyaçları giderilmeli.”

VATANDAŞIN DERDİYLE DERTLENMEK GEREKİR

“Eksiklikleri, hataları abartarak iktidarın üzerine gitmenin doğru olmadığını biliyoruz” diyen Karamollaoğlu, “Bu noktadaki sözlerimizde de mümkün olduğunca ihtiyatlı davranıyoruz. Ancak bazı yetkililerin söz gelimi fısıltıyla ‘kamuoyunda algı çok iyi’. İyi, aferin, becermişsiniz! İşinizi yapacağınıza algı oluşturmuşsunuz. Bu sözü kullanmak bile ayıptır. Demek ki siz sadece algı oluşturmak için çaba sarf ediyorsunuz. Vatandaşın derdiyle dertlenmek, derdine çare olmak için değil. Herkes biliyor ki, deprem algılarla değil, ciddiyetle, ciddi tedbirlerle üzerine gidilmesi gereken bir konudur” dedi.

BU PROJE İSRAİL’İN ZULMÜNÜ ZİRVEYE ÇIKARACAK BİR PROJE

ABD Başkanı Trump’ın ‘yüzyılın projesi’ diye takdim ettiği açıklamalarına da sert tepki gösteren Karamollaoğlu, “Trump, ABD’nin başına geçmiş, düşünmeden hareket eden, kendi menfaatleri dışında hiçbir şeyi düşünmeyen bir Amerika başkanı. Tam materyalist bir zihniyete sahip, her şeyi kendi menfaati istikametinde planlayan, dünyanın umurunda olmadığı bir insan. 100 yıllık bir proje dediği proje ise İsrail’in zulmünü zirveye çıkaracak olan bir proje. Bizim böyle bir projeye destek vermemiz, dikkate almamız mümkün olmaz” şeklinde konuştu.

İSRAİL DEVLETİ BİR FACİADIR

Bütün İslam âleminin rencide edildiğini belirten Karamollaoğlu, “Zaten İsrail devletinin kurulması bir faciaydı. Trump, maalesef İsrail’in zulmünü artırması için ve Filistinlileri hiçe sayan bir tavır sergiledi. O kadar çelişkilerle dolu ki. ‘Bir taraftan Kudüs bölünemez ve İsrail’in başkenti’ diyor. Diğer taraftan ise diyor ki; ‘Belli bir bölge de Filistin’in başkenti olarak kabul edilmeli.’ Bundan ne anlaşılır? Bu kadar aptalca bir ifade olur mu? Netanyahu bugünden ilan etti. Yeniden Filistinlilere ait olan toprakları işgal edeceğini duyurdu. Amerika’nın buna karşı çıkması mümkün değil. Siyonizm diye bir olgu var. ABD’deki siyasiler, Siyonizm’in temelini oluşturuyor. Özellikle de kendilerini Evanjelik olarak ilan edenler… Zulüm ile inşa ediyorlar geleceklerini. Zulüm ile abat olunmaz. İsrail’in bu zulmü bir gün gelecek mutlaka geri tepecek. Bütün dünyayı karşısına alıyor. Bu projeye Amerika’nın içerisinde karşı çıkanlar, Yahudilerin içinde de karşı çıkanlar, Avrupa siyasetçilerinden karşı çıkanlar var” diye konuştu.

FİLİSTİN’E DESTEK VERECEĞİZ

“islam ülkeleri de bu projenin karşısında olduklarını birlik içerisinde ilan etmeli” diyen Karamollaoğlu, şunları kaydetti: “Filistinliler açıkça, alenen bu projeye tepkililer. Biz buna razı olmadığımızı bütün dünyaya ilan ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin de mutlaka açık ve net bir tavır sergilemesi gerektiğine inanıyoruz. Böyle bırakamazlar. Hem Filistin’in yanında olacaksınız hem de İsrail’in yanında olacaksınız. Hem zalime destek vereceksiniz hem de mazlum için ‘acıyoruz bunlara’ diyeceksiniz. Bu ikiyüzlülük olur. Onun için ben Sn. Cumhurbaşkanı’nı açık ve net bir şekilde böyle bir deklarasyona rıza göstermediğini, Filistinlilerin haklarını sonuna kadar müdafaa edeceğini açıklamasını bekliyorum. Böyle bir adıma rıza göstermemiz mümkün değildir. Bunun da bütün vatandaşlarımız tarafından bilinmesini istiyorum. Allah nasip ederse biz hem ülke çapında dile getirmek hem de bütün dünyaya haykırabilmek, Türkiye ve dünyada Filistinlilerin yanında olanlara destek vermek için büyük bir miting tertip etmeyi planlıyoruz. Yakında tarihini ve yerini de duyuracağız.”

30 Ocak 2020 - Gündem

Muhabir Bünyamin Güler


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?